Giriş
(16)

işe başlar başlamaz izin istemek

yenibirgüzelnick
şimdiye kadar 4 bakıcı değiştirdim hepsi de işe başlar başlamaz o hafta izin istediler. neden sizce? artık bunun bir anlamı olmalı tesadüf olamaz diyorum. hatta bir önceki bakıcım ikinci haftadan yıllık izne tatile gitmişti. iki gün önce yeni bir bakıcı başladı. diyor ki hafta içi bir gün izin istey
şimdiye kadar 4 bakıcı değiştirdim hepsi de işe başlar başlamaz o hafta izin istediler. neden sizce? artık bunun bir anlamı olmalı tesadüf olamaz diyorum. hatta bir önceki bakıcım ikinci haftadan yıllık izne tatile gitmişti.
iki gün önce yeni bir bakıcı başladı. diyor ki hafta içi bir gün izin isteyebilir miyim? yani izin vermediğim olmadı şimdiye kadar kimseye. ama bu kıza izin versem ben çok zor durumda kalacağım ve oryantasyon için iş yerinden izin almıştım o boşa gidecek. ne düşünüyorsunuz? normal mi bunlar?
0
yenibirgüzelnick
(11 saat)
"Hafta içi bir gün izin isteyebilir miyim?" Kurcuğu cümle tam olarak bu mu? Eğer buysa 7 gün 24 saat çalışması üzerinden anlaşmışsınız gibi anlaşılıyor, haftalık izni yokmuş gibi. Eğer hafta sonları izinli de bir gün de hafta içi için istiyorsa ve bunu her hafta için istiyorsa bu iyi bir ley değil, önce işi bağlayıp sonra kendi istediği şekle çevirmeye çalışmak bu. Hepsi de çakal demek ki, belli bir kurumdan filan seçiyorsan o camiada bu bir alışkanlık olmuş olabilir.
+1
muhayyer divan
(11 saat)
bence hiç normal değil. ilk haftadan izin istenmez. siz çok yumuşak başlı bir insansınız, saf görmüşler kullanıyorlar. hadlerini bilsinler. siz hiç istediniz mi ilk haftadan izin? ben 10 farklı şirkette çalıştım hiçbirinden ilk 2 ay izin istemedim. giderse de gitsin.

evden çalışmalı bir iş bulmanız mümkün değil mi? siz veya eşiniz için?


--------
çocuğun tam bir eziyet olduğunu ve çocuk yapmama kararımın ne kadar doğru olduğunu bu tarz olaylarla daha bir anlıyorum. doğurması dert, büyütmesi dert, parası dert, baktırması dert...
+3
art cat chocolate
(11 saat)
@muhayyer divan, yok canım haftada 5 gün çalışıyor işte bugün ikinci günüydü ama cuma günü için gelmesem olur mu işim var dedi. ben zaten 5 günlük yıllık iznimi harcamıştım çocukla alıştırayım haftaiçi diye. boşa gitti şimdi.

@art cat chocolate, ben zaten evden çalışıyorum ama çocukla birlikte çalışmak mümkün değil. sanırım evde olduğum için nasıl olsa evde diye kimseyi çalıştığıma inandıramıyorum sürekli izin istiyorlar.
+4
🌸yenibirgüzelnick
(11 saat)
Pek bildiğim bir konu değil ama işe başlamadan önce ayarladığı ev temizleme işi olabileceği geldi aklıma. O işte bir günde güzel bir para kazanılıyor, sizden maaşı almasına da daha bir ay var, diğerleri de bu kişi de o yüzden ilk haftadan izin istemiş olabilir.
+1
michael_knight
(10 saat)
sinirlarinizi test ediyorlar. benim de kardesim otizmli. bir suru bakiciyla calistim. cogu beni suya goturup susuz getirir. ben de yumusak basli bir insandim. izin istedikleri zaman hayir diyemiyordum haliyle.

asagida yazdigi gibi, siz melek de olsaniz bakicilarin cogu 3 kurus fazlasini veren bir yer buldular mi gitme egiliminde olacaklar. maalesef onlarin bize degil bizim onlara ihtiyacimiz var ve bunu da cok iyi biliyorlar.

valla su an calistigim bir isim ve kardesimin bana ihtiyaci olmasa bakicilik yapmayi dusunurdum. herkesten de guzel yaparim.

allah iyi insanlarla karsilastirsin.
+5
trixi
(10 saat)
bu hiç normal değil, siz net bir şekilde acil bir durum olmadıkça izin veremeyeceğinizi belirtin. evden çalışsanız dahi çocukla ilgilenemeyeceğinizi ayrıca daha çocuğun alışma sürecinde sürece ket vuracağını bu sebeple kabul edemeyeceğinizi söyleyin.
+2
wendyangelamoiradarling
(10 saat)
Hayır diyeceksiniz, siz melaike de olsanız habersiz işi bırakabiliyorlar zaten hiç utanmadan. O yüzden en başta konuştuğunuz şartların dışına çıkmayın. Çünkü bu haftaki cuma gününün iznini verirseniz gelecek günlerde de izin vermiş olacaksınız. Baştan sert durun.

Yemin ediyorum insanlar çalışanların elinde oyuncak oldu ya.
+5
antihero
(10 saat)
Herkesin işi çıkabilir ama ilk haftadan izin veya alışkanlığa dönüşmüş izin mantıklı bir şey değil.

Ben sizin yerinizde olsam zaten kendim vakit bulamadığım için kendisine ihtiyaç duyduğumu ve daha ilk haftadan böyle bir talebi beklemediğimi söyler durumun absürtlüğüne vurgu yapardım. O hafta için izin verir, ancak sonrası için söz veremeyeceğimi belirtirdim. Kısa süre sonra tekrar izin isterse o kişiyle o iş olmaz zaten.
+2
akhenaten
(10 saat)
@akhenaten aslında bu hafta imkansız sonra istese yine ayarlardım ama mümkün değil izin veremem. ama şimdi de çocuğu nasıl bırakıp gideyim kadın sinirlenir izin vermedik diye. of ya nefret ettim bakıcılardan.
+1
🌸yenibirgüzelnick
(10 saat)
başka iş görşmesine gidiyorlar, izin verme, ilk haftadan izin mi istenir ya insan utanır, demekki utanmasıda yok. birde denemek için yapıyorlar resmen senin iyi niyetini baştan sıkı tutun.
+2
eja
(9 saat)
normal değil bence de. ben çalışan olarak işe girdiğim ilk haftalarda izin alacağım durumlar olursa baştan belirtiyorum. son girdiğim işyerinde doktor kontrollerim olacaktı mesela. işe başladığım hafta 2-3 defa gitmem gerekeceğini 1-2 saat geç kalacağımı belirtmiştim iş görüşmesi olumlu geçince. siz bence bir daha bakıcı görüşmesi olursa, yıllık izin ve hastalık hariç izin istenmesi durumunu kabul edemeyeceğinizi belirtip baştan önünü kapatın derim.
0
Sadece soruyorum
(9 saat)
@Sadece soruyorum, halbuki görüşme sırasında bir önceki bakıcı ile izin konusunda sıkıntı yaşadığımızı söylemiştim. önceki bakıcı da emrivaki şekilde çocuğu uyuttum çıkıyorum işim var diyip çıkıp giderdi. böyle şeyler yaşamak istemiyoruz demiştim.
ama geldiğimiz nokta yine ilk haftadan izin istemekler filan.
0
🌸yenibirgüzelnick
(9 saat)
Ya gelenlerle bir kaşın kalkık konuşamaz mısın, mesela kız geldi sana cuma izin alabilir miyim işim var dediğinde dümdüz hiç düşünmeden ve gayet net bir tavırla ve hafif yüksek sesle sadece HAYIR diyemez misin? Hiç lafı dolaştırmadan, sesinle yüzünle konuşamaz mısın? Bunu yapman lazım artık. Hatta her bakıcıyla baştan anlaş bence, ilk 6 ay kesinlikle izin yok de. Ha, gözün tutmadığı anda yine şutla. Hatta bence gözlerini de korkut, evin çeşitli yerlerinde hepsi bilgisayarıma bağlı olan 20 gizli kamera mevcut de mesela. Biraz tepeden konuş, konuşmazsan böyle oluyor. Kızmayı bil şu insanlara. İleride çocuk okulda sıkıntı yaşasa, mecbur kalıp da öfke dili kullanman gerekse ama kullanamasan kimi nasıl caydıracaksın ki. İnsan bunları öğrenmeli, hayat pamuk helvası gibi bir şey değil maalesef.
+1
muhayyer divan
(5 saat)
belki çok extrem bir durum olmuştur da o yüzden izin istemek zorunda kalmıştır. biraz bekle bakalım.
-2
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(5 saat)
kimsenin günahını almak istemem ama istatiksel olarka baktığımda net olarak şunu görüyorum.

yeaa tamam buraya başladım ama daha iyi bi yerden çağırıyolar bi gidip görüşeyim, anlaşırsam bırakırım. anlaşamazsam daha iyi bir iş bulana kadar burada takılırım.

dediğim gibi gerçekten izne ihtiyaç olan bir durum da olabilir ama bunu hiçbir zaman bilemeyeceğiz.
+2
omer460
(3 saat)
Muhtemelen birkaç hafta/ay gibi kısa bir süre çalışmayı düşünüyorlar. Daha iyi bir yer bulunca oraya sıçramak için. Girer girmez de izinleri kullanıp çalışmadan paraya çevirmiş oluyor.
0
msb
(2 saat)
(9)

Susuzlukla nasıl baş ediyorsunuz?

muhayyer divan
Özellikle yıkanma, beden ve saç temizliği, saçını evde boyayanlar, tuvalet... Bizim apartman da bugün itibariyle susuz kalmış, 62 daireyiz. Ne diyorsunuz neler yapıyorsunuz?
Özellikle yıkanma, beden ve saç temizliği, saçını evde boyayanlar, tuvalet...

Bizim apartman da bugün itibariyle susuz kalmış, 62 daireyiz. Ne diyorsunuz neler yapıyorsunuz?
0
muhayyer divan
(05.01.26)
normalde su akınca 5 litrelik şişelerde zula yapılır bizim evde onlar kullanılır, saydıkların kesintinin yapıldığı günde yapılması gerekiyorsa kuaföre veya suyu akan arkadaşa gidilir
+1
nahtoderfahrung
(05.01.26)
evimde her zaman yedekte beş altı bidon su olur. sular kesilirse onları kullanırım.

eğer o da yoksa;

youtu.be
+2
yurtsuz john
(05.01.26)
Aniden giderse 5 litrelik şişelerden kaç tane varsa arabaya atıp sokak çeşmesinden doldurup geliyorum.
Gideceği haberliyse gitmeden dolduruyorum.
Ketılda 3 4 kere kaynatıp biriktiriyorum duş için afedersin. 2 şişeyi de ılıtmak için. Az az şener şen misali kullanıyorum.
Bulaşığı yıkarken az deterjan kullanıyorum durulama için çok su gitmesin diye.
0
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(05.01.26)
Duruma, kesintinin sıklığına göre plastik musluklu bidon alınmalıdır . Bir ya da 2 tane 30 litrelik olanlardan almak iyi olur.

Uzun süre içinde su kaldıysa, kişisel değil , evin genel temizliği için kullanılır yeniden doldurulur .
+1
diyecevaplandı
(05.01.26)
Bursa, Ankara, İzmir? :) Su kesintisi sürekli olacak gibiyse ve yeriniz varsa su deposu öneririm. 50ltlik aldım, banyoya koydum. Daha büyükleri de var.
+1
gnosis
(05.01.26)
62 daireli toki apartmanının deposu ne kadarsa o kadar işte. Banyoya ayrıca yaptırın mı demek istedin?
-1
🌸muhayyer divan
(05.01.26)
@muhayyer divan Su deposu/tankı diye geçiyor ama vanalı kocaman bir plastik silindir ya da prizma aslında. Şöyle bir şey: www.trendyol.com
+1
gnosis
(05.01.26)
2 litre bana yetiyor. adam olana fazla bile.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.01.26)
www.instagram.com

Hahahahahahh 😁😁😁😁
+2
🌸muhayyer divan
(12 saat)
(2)

13 yaşında dehb, bugün?

rena
97liyim, 2010 yılında son sbsden 1 ay önce rehberlik öğretmenlerinin yönlendirmesiyle gittiğim psikiyatriden o dönemki adıyla "hiperkinetik bozukluk" tanısı almışım. o dönemleri pek hatırlamıyorum ama ailem 1 ay kullandığımı, ilacın fayda sağlamadığını aksine kötüleştiğimi, doktora danışıp ilacı kes
97liyim, 2010 yılında son sbsden 1 ay önce rehberlik öğretmenlerinin yönlendirmesiyle gittiğim psikiyatriden o dönemki adıyla "hiperkinetik bozukluk" tanısı almışım. o dönemleri pek hatırlamıyorum ama ailem 1 ay kullandığımı, ilacın fayda sağlamadığını aksine kötüleştiğimi, doktora danışıp ilacı kestiklerini söylüyor. lise, üniversite ve iş hayatında hep dikkat eksikliğinin etkilerinden muzdarip oldum. iki bölüm bitirdim, dereceyle mezun oldum, ama sosyal bilimler okuduğum için bitirme tezi ve akademik yazım gibi derslerde çuvalladım, yazamadım bir türlü ittire kaktıra verdiğim makalelerden zar zor ba/bb aldım. o ara yine 2017 gibi üni son senesinde doktora gittim, "çap yapıyorum ortalamalarım gayet iyi ama uzun vadeli işlerde çuvallıyorum, bitirme tezini bir türlü veremiyorum, masanın başına oturamıyorum, dikkatim çok kötü" dedim, devlete gitmiştim, tek dediği "welcome to the world" oldu baktım orta depresif nöbet tanısı koymuş alakasız. iş hayatına atıldım, akademideydim ama hala devam etti, meslek değiştirdim.. gerçekten çözüm bulmak istiyorum ama son doktor deneyimim gereksiz ve çözümsüz kaldığı için şüpheliyim. ayrıca ritalin ve concerta gibi eczanelerde stoğu çok zor ve uyarıcı ilaçların reçete edilmesi durumunda nasıl sürdürülebilir bir tedavi alabilirim bilmiyorum. deneyimi olan, yardımcı olabilecek olan varsa fikirlerinizi almak isterim. teşekkürler..
0
rena
(05.01.26)
Hiçbir tecrübem yok ama anlattıklarına bakılırsa gayet başarılı bir insansın, dehb'si olmayan insanlar her dersten aa veya ba ile geçiyor değiller, öyle sanıyorsan bunu sana dikte edenler iyice saçmalamışlar. Bence dehb problemin olmayabilir bile. Hiç kan değerlerine şöyle ayrıntılı derinlemesine baktırdın mı? İstanbul'da oturuyorsan Balıklı Rum hastanesindeki bir doktordan çok memnun kalmış bir arkadaşım, meğer tek problem vücudumdaki fosfor eksiğiymiş, bunca çektiklerim bi bunun başındaymış demişti. Bence oraya git. Orada yaşamıyorsan da öncelikle aile hekimine gidip kendisini sıkı sıkı kodla, de ki böyleyken böyle, bana yapılabilecek en derin tahlilleri veya en iyi sevki yapar mısın.

Kendini başarısız gibi yazmışsın ama gayet başarılısın, ki bu sadece akademik başarı. Kendini ifaden de çok iyi. Bence önce bi fizyolojik sağlam bir muayene lazım. Boşu boşuna ilaç içme.
0
muhayyer divan
(05.01.26)
cem cerit hocaya mutlaka bir gorunun. istanbul'da degilseniz online da gorusebilirsiniz.
0
arakaali
(05.01.26)
(15)

Flört işleri

kararsızataletfilozofu
Cv yi özet geçeyim mantıksal zemine oturtmak açısındanYaş 30larda erkek, çalışan biri.En son sevgili 8yıl önce olmuşHoşlandığı aşık olduğu insanlar olmuş ama hep friendzone a düşmüş.En son aşık olduğu kız, sevgilisiyle çam ağacı evde süslerken hikaye koydu.Bu sebeple bu sıralar hevessizliğin dibini
Cv yi özet geçeyim mantıksal zemine oturtmak açısından
Yaş 30larda erkek, çalışan biri.
En son sevgili 8yıl önce olmuş
Hoşlandığı aşık olduğu insanlar olmuş ama hep friendzone a düşmüş.
En son aşık olduğu kız, sevgilisiyle çam ağacı evde süslerken hikaye koydu.
Bu sebeple bu sıralar hevessizliğin dibini gördü.

Date sayısı bu 8 yılda 5-6 yı geçmediği için
Ne flört konusunda tecrübe kazanabildi ne de hatalarını görebildi.

Konuşurken fazla kendimi anlatıyorum hatalarımı bile, cool olmuyorum. Böyle bir eksikliği tek farkedebildim bir arkadaştan öğrendim en basitinden.
(Eskiden hiç konuşmuyordum ayarını bulamadım bu işin)

Spora zaten başladım kafam dağılsın diye
Kitap ve diziye de sarabilirim

Yada biraz daha çabalamalısın, buluşma kulüplerine, workshoplara katıl devam et flört çabalarına mı dersiniz ?

Yada önereceğiniz kendini geliştir şu video şu kitap, şu tavsiye öneriniz var mı ?
0
kararsızataletfilozofu
(05.01.26)
Ben CV'nizi okuyunca flört pratiği olmayan ama duygusal zekâsı ve farkındalığı yüksek birini gördüm. Önce acele etmeyi, kendinizi ispat ihtiyacını, kendinize yüklediğiniz o "birini bulmalıyım” baskısını biraz geri çekmenizi tavsiye ederim. Sonra da ilk birkaç buluşmada kendinizi çok dökmemeye gayret edin derim. Zira erken açılmak ister istemez karşıya yük bindirir. Bir de karşı cinsle iletişimde önceliği flört olarak belirlemediğiniz zaman daha rahat olursunuz. Bu da iletişiminize olumlu yansır ve şartlar uygunsa zaten o aşamaya kendiliğinden geçtiğinizi görürsünüz.
+2
zaman ilac degil insanlar unutkan
(05.01.26)
Bence bütün bu cv olayı bile yanlışın bir parçası aslında. Nasıl basitleştireyim bilemedim. Pek rahat görünmüyorsunuz. Rahat deyince insanlar ev halini anlıyor, bundan bahsetmiyorum. Arkadaşla, aileyle, tek başınayken, iş ortamında, yabancıların arasındayken, flört döneminde ve ilerlemiş bir ilişkide "rahat olma kriterleri" farklı. Rahat olayım derken toptan kendimi salayım anlamayın bu açıdan, ama siz biraz fazla teknik tarafta duruyorsunuz sanki.

Kendinizi düşünün, birisi karşınıza belli bir amaçla gelse, belli teknik konulara dikkat edip hedefi tutturmaya odaklı olsa siz ne hissedersiniz? İnsanlar böyle şeyleri sessizce anlar.

Evet insanın geçmiş ilişkileri ona bir şeyler öğretir, ama bu hayatın genel bir akışı. Bu hesaba katılması gereken bir kıstas değil. Kendinizi "ben deneyimsiz olduğum için teknik anlamda yetersizim" şeklinde konumlandırmanız yanlış.

Siz iyi vakit geçirdiğiniz insanlarla muhatap olacaksınız. Bu kişilerle hoşlandığınız şekilde vakit geçirmeye devam edeceksiniz. Sonra ne oluyorsa olacak. Hepten salmayın, ama bu kadar da teknik olmayın. Bence doğrusu bu.
+2
akhenaten
(05.01.26)
Bir olumsuz tecrübe yaşadığında hep böyle olacak diye genelleme. Binbir çeşit insan var. Birgün her halinle seni yere göğe sığdıramayan biri çıkar.
Burada 10 larca bu tür sorulara verilen cevaplara bak, hangi siteler etkili ya da değil öğren. Gerçi hiç belli olmuyor herkesin gömdüğü bir siteden tanıştığıyla evli de okumuştum.
Birde sağlığına çok dikkat et. Sana faydası olmayan bağımlılıkların varsa hemen uzaklaş.
Sana çok yakışan boyunu posunu güzel gösteren kıyafetler al ama dolabı nefes aldırmayaca kadar da tıkma. Ölçülü olsun.
Çok iyi fotoğraf çeken biri varsa etrafında onunla anlaş güzel pozlar verdiğin fotoğraflar çektir albüme at. Döner döner bakarsın. Òzgüveni yükseltiyor. Fotolar üzerinde sakın oynama hemen anlasılıyor.
Sosya medyaya birkaçını at.
Birdeee parana puluna sahip çık. Ölçülü harcamalar yap. Bir arkadaşın sevgilisi herkesin yol parasını vermişti de üzülmüştüm. Kimse ona centilmen demediği gibi ardından alay edilmişti ve sonra duyduğuma göre kız da terketmişti. Aklına mukayet ol.
-1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(05.01.26)
friendzone'a nasıl düşüyorsunuz anlamıyorum. hadi şimdi evliyim de eskiden ilk buluşma güzel geçiyorsa bi şekilde öpüşürdük, öpüşülmediyse önümüzdeki maçlara bakardık. muhabbete fazla sarıp fiziki çekimi falan arka plana mı atıyorsunuz, fazla mı dertleşiyorsunuz ne, sıkıntı orda bence.
+1
antihero
(05.01.26)
özgüveninizi neler artırır, buna odaklanmanız faydalı olur. yazdıklarınızda düşük özgüven hissettim. özellikle erkek tarafı için flört ve ilişki olayının en temel konusu budur. özgüveni karşıya hissettirmediğiniz görüşmelerinizin çoğunun sonu friendzone'a düşmektir.
+1
awlmi
(05.01.26)
yukarıda çoğu kişi söylemiş aslında. onlara katılıyorum. bence yeni biriyle tanışırken "ben bununla öpüşebilir miyim" diye düşünmektense yeni bir insan tanımaya odaklanmak daha önemli. o zaman rahat olursun, rahat olursan da sohbet etmek daha akışkan olur. karşındakine sadece seninle flört ederse değerli olacakmış gibi değil o zaten değerli biri ve sen onun hakkında bir şeyler öğreniyormuşsun gibi düşün. ve onun hakkında bir şeyler öğrendikçe bakarsın birbirinizi tamamlayan yanlarınızı veya birbirinize ilginç gelen yanlarınızı bulursunuz ve o zaman da sen çabalamasan da bir şeyler kendiliğinden ilerler.

tip ve para konusuna gelirsek, bu konular bu kadar önemli olsaydı kimse evlenemezdi. çoğu insanlar 20lerinde evleniyor ve evlenirken genelde kimsenin evi arabası olmuyor, sonradan alınıyor bunlar. ayrıca evli olan kişilerin hepsi çok güzel çok seksi veya çok yakışıklı değil.

ama evli kişilerin evlenmeden önceki hallerine bakarsan genelde bakımlı olurlar. kız çok güzel olmasa da en azından bir cilt bakımı yapar, biraz makyaj yapar saçına özenir. dişini fırçalar vs. mesela sen sigara içiyor ve günde en az 2 defa dişini fırçalamıyorsan dişlerin sararmıştır ve her 10 kızdan 8'i seni eliyodur daha yolun başında. Saçın sakalın birbirine karışmış geziyosan olmaz. asgari bakımı yapman lazım.

onun dışında bir ortama girdiğinde, hemen kendi hesabını ödeyip kaçıyosan bence senin cimri olduğunu düşünebilirler. ortama göre hareket etmek lazım. mesela hiç evden çıkmıyor bir kitap okumuyor bi film seyretmiyosan bi kızla buluştğunda ne anlatacaksın. sen kendini geliştirmeye odaklan, hayatını renklendir, senin hayatına eşlik etmek isteyen biri gelirse ne güzel olur. mesela bi de keskin çizgileri olan biriysen de itici olabilirsin, örneğin bir kızla flört edeceksin, kız seni beşiktaşa çağırdı, ben beşiktaşa gelemem çok uzak sen beylikdüzüne gel diyemezsin, ya da kız sanat filmine gidelim dedi, sen de "kızım ben sanat filmi sevmem" diyip kestirp atarsan itici olursun, ama "sanat filmi bana hitap etmez ama sen istersen gelirim belki fikrimi değiştirecek bir şey olur" dersen sevimli olursun. vs vs. genel geçer şeyler bunlar bence.
+1
Sadece soruyorum
(05.01.26)
yılışık bir havan var gibi geldi bana öyle birini anlatıyorsun ki karşımda burhan altıntopu düşündüm.

erkek adam kafasını yormaz bu tip şeylere çok fazla
-7
Hallegadola
(05.01.26)
Nasip bu işler. Bu şekilde takılıp direkt evlenen de var.
-1
arbre
(05.01.26)
sürekli friendzone düşüyorsan hata sendedir. o fırsatı-imkanı karşındaki kadına veriyorsun. bu genelde fazla iyi olmaya çabalayan, aşırı yardımsever. kendi değerini göstermeye çalışan insan hatasıdır.
0
orpheus
(05.01.26)
Kadınlar, karşısındaki erkeğin kendini tamamen ortaya koymasından hoşlanmaz; gizem ortadan kalkar. Zor çözülen erkek merak uyandırır. Eğer merak uyandıracak bir yönün yoksa, arkadaş olarak kalır ve sadece dert dinlersin.
Ayrıca günlük konuşmalarda sürekli İngilizce kelimeler kullanmak, birçok kadına itici gelebilir. “Friendzone” gibi kavramlara gerek yok; Türkçemiz yeterince güçlü ve güzel.
+1
deepex
(05.01.26)
bence tuhaf birisin. soruya üçüncü kişiden bahseder gibi girip, birden kendinden bahsetmen ne kadar tuhaf oldugunu gösteriyor. ikili ilişkilerde de bu şekilde tuhaf davranıyorsun muhtemelen.
-1
abelardo
(05.01.26)
Keyfin yerinde mi kendinle başbaşayken?
Seninle arkadaş veya sevgili olsan geçireceğimiz zaman keyifli olur mu?

Keyfi yerinde insanın enerjisi çok uzaktan farkedilir. Başka birine değil kendine doğru dön bence.
Eve kapanarak demiyorum elbette, ilgini çeken workshop, kurs işlerine gitmek kendin için iyi olur.

“Bu kızı öpebilir miyim?” diye düşünerek yaklaşma diyen arkadaşa çok katılıyorum. Ayrıca olaya istatistik olarak bakarsak da öpmediğin her kız ortalama 5 başka kıza giden yolu açıyor. 3 kız öpmesen 15 kıza erişimin oluyor.

Başta söylediğimi tekrar edeyim.
Sen keyfi yerinde ve etrafına keyif veren bir insan olduğunda zaten birisi gelir seni kapar. Sen kendinle ilgilen.
0
michael_knight
(05.01.26)
Burdakileri dinleme derdin varsa terapiye git. Bir soruna bakış açısı her insanın hayat tecrübelerine göre değişir, onların birikimi sende yoksa verecekleri tavsiye hep eksik olur.
+2
nahtoderfahrung
(05.01.26)
Çok acaip bulabilirsin ama kendimi tutamıyorum, astrolojik doğum haritana bakmak isterdim, seni konuşmakta bu kadar dengesiz yapan nedir, çözüm görünüyor mu diye. Çünkü çoğu zaman bu tarz şeylerin çözümü görünür. Durumun çok zor, arkadaşlar da söylenecek her şeyi söylemişler, bende de sadece bu kalmıştı onu sundum.
-1
muhayyer divan
(05.01.26)
Cevaplar için teşekkürler.
Uykusuz bir gece yine duyuruya danışmış oldum.

1.si alkol, kumar, sigara kötü alışkanlığım yok.
Dişler her zaman fırçalı, deodorant her zaman ve her gün duş alıyorum dikkat ederim,

2.si konuşmam arada garipleşebiliyor aklımdan öyle geçtiği için özneyi bir arkadaş gibi başlayıp kendimde bitirdim psikolojik bir sebebi vardır da çok kafaya takmadığım için duyuru sonuçta böyle yazdım.

3.sü benim mottom önce arkadaş olmak her zaman fakat bir süre zaman geçince hoşlanma olursa sonra flörte yönelik adım atılmayınca friendzone a geçiliyor.

4.sü bazı konularda seçici olabiliyorum gıdaların markası, sağlıklı olup olmaması filan gibi.

5.si bonkör değilim enayi olacak kadar, cimride orta halli yerine göre, ama karşı tarafla arkadaşta olsak 3buluşmanın 2sini ben öderim.

6.sı dizi-film eksiğini hissediyorum
Yurtdışı deneyimin eksikliğini hissediyorum
Tecrübesizliğin eksikliğini hissediyorum.

Psikolog aklımdan geçiyorda o kadar bütçe ayırıp o kadar fayda göreceğimi düşünmediğim için erteliyorum.
Onun yerine parayı spora, gıdaya, arabaya, kıyafetlere, vb. Şeylere ayırmayı tercih ediyorum şimdilik
0
🌸kararsızataletfilozofu
(05.01.26)
(10)

Bilgisayar aksamı olmadan üretilen araba var mı?

muhayyer divan
Ülkemizde tabii. Yani mesela arabanın 10 bin bakımı geldi, servise gitmedim diye kilitlenen araba istemiyorum. Ya da ne bileyim uzaktan kontrol edilebilen araba istemiyorum. Ülkemizde böyle araba var mı, sıfır alınabilecek? Yani bazı konforları da olsun elbette, klimasız olmaz mesela, son modellerde
Ülkemizde tabii.

Yani mesela arabanın 10 bin bakımı geldi, servise gitmedim diye kilitlenen araba istemiyorum. Ya da ne bileyim uzaktan kontrol edilebilen araba istemiyorum. Ülkemizde böyle araba var mı, sıfır alınabilecek? Yani bazı konforları da olsun elbette, klimasız olmaz mesela, son modellerde ne var bilmiyorum gerçi ama. (Bizim araba 94 model doğan slx, ilk sahibiyiz ve araba çürümek üzere, onun için soruyorum bunları)
0
muhayyer divan
(04.01.26)
Servise gitmedin diye kitlenen arabayı yeni duydum.

İlk olarak, bilgisayar olmayan arabadan hayır gelmez, hiçbir işe yaramaz. İnsanlar eski arabaların bilgisayarsız olduğunu falan sanıyor ama alakası yok.

2000lerden önce beri arabalarda bilgisayar var ve arabanın stabil olmasını sağlayan şey de bilgisayar.

Mesela gaz pedalı. Siz gaz pedalına basınca arabaya daha çok yakıt gitmiyor. Hatta ve hatta gaz pedalının mekanik bir bağlantısı yok. Sadece ne kadar basıldığını ölçen sensör var. Bu sensör arabanın ecu’suna (engine computer unit) ne kadar bastığınızı söylüyor. ECU kendi karar veriyor ne kadar yakıtın motora gideceğine.

Şöyle bir senaryo düşünün. Araba 4. Viteste, 4000 devirde 100 ile gidiyor olsun. Sizce yokuş çıkarken, inerken, düz yolda araç aynı yakıtı mı yakıyor?

Araç 4000 devirde gittiği için trigger kayışı pistonları her durumda aynı miktarda açıp kapıyor. Araba da ECU ‘su olmasaydı, hem yokuşta hem inerken hem de düz yolda araba aynı miktarda yakıt gönderirdi. Bu da felaket olurdu, çünkü yokuşta çok fazla tork gerekiyor. ECU, motorun tork üretemediğini görünce daha fazla yakıt gönderiyor.

Yokuş inerken de tam tersi. Çok dik bir yokuş inin. Gaz pedalına dibine kadar basın. Eğer zaten çok yüksek tork varsa motorda, ECU bir gram yakıt göndermiyor motora.

Keza abs, esp gibi sistemler full bilgisayara bağlı.

Yani bilgisyarsız araba mümkün değil. Yolda gitmez en basitinden.
+3
substituent
(04.01.26)
Bizim araba da mı bilgisayarlı?? 😮😮😮
-2
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Şunu söyleyim önce, bilgisayarsız arabalar elbette vardı, ama bilgisayarlı arabalar 90larda bile vardı. Onu demek istemiştim.

Doğan slx için şimdi baktım, enjektörlü ise ECU olduğu yazıyor, karbüratörlü ise bilgisayarsız olduğu yazıyor.
+2
substituent
(04.01.26)
Bizde karbüratör var bildiğim kadarıyla 1993 Ekim ayında trafiğe çıktı. Meme falan yapıyor 😁😁

Bahsettiğim servise gitmeyince çalışmayan araba şeysini galiba Toyota markası için mi ne duymuştum. Belki üst segmentler için geçerlidir bilmiyorum ama böyle şeyler var sanırım, yani ben Toyota olsam yapmaya kalkışırım 😁

Neyi kastettiğimi anlatabildim mi peki, benim irademi yok sayacak bir teknoloji istemiyorum arabada.
-3
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Evet anladım ama günümüz araçları için tam olarak öyle bir şey yok, ama yakınları var.

Modern araçları hiç bilmiyorum, kullanmadım/görmedim. Ama mesela babamın aracı Dacia Logan 2014. O dediğinize yakın biraz. Aracın bilgisayar aksamı var, ama dediğiniz o tarz şeyler yok.

Tabii geçen şöyle bir şey oldu. Arabada hiç sorun yokken 80le giderken bir anda arabadan beep diye ses gelip araba kendini kapattı. Hemen sağa çektim. Tekrar arabayı çalıştırmayı denedim, çalışmadı. Marş da basıyor sesi çok sağlıklı. Göstergede bir işaret çıktı. Neymiş ne değilmiş baktım, mazotta su göstergesi işaretiymiş.

Araç mazotta su algılamış, bu yüzden motora yakıt kesinlikle göndermiyor. Motora yakıt gönderse araç çalışacak yani.

Mazotta su yokmuş bu arada, araç 980bin km de olduğu için bayağı eskidi her şeyi, beyine giden bazı kablolarlarda kısa devre olmuş. Yaptırdık, düzeldi her şey.

Ama gerçekten yakıtta su olsaydı, motorun hayatını kurtarırmış. Çünkü dizel motora yakıt girince enjektörleri mahvediyor.

Son model araçlarda belki marş bile basmaz araba. Zaten motora yakıt gitmeyecek, bari kullanıcı marş basıp boşuna aküyü tüketmesin, diye.

Aslında hepsi kullanıcıyı korumak için var.
+1
substituent
(04.01.26)
Elbette kullanıcının korunması için, doğru ama mesela (nerede oturuyorsun bilmiyorum ama) şehrin en büyük anayollarından birinde 90'la giderken birden arabayı durdurması deyince aklıma yolun ortasında kalakalmak geliyor ki bu da çok tehlikeli bir durum, ben trafik kilitlendiğinde debriyaj fren debriyaj fren uğraşmaktan bacak kaslarıma ve ayağıma kramp girip Eskişehir yolunun en civcivli yerinde ortada kalmış insanım, bak bunun arabayla da alakası yok tamamen kendi sağlık problemim. Ama tepeme bir de böyle şeyler binerse artık yangın var deyip kaçarım herhalde. Kastettiğim bu.

Yani evet motoru korusun ama beni de korusun, o dediğin nasıl bir işlem, mesela "10 dk içinde kenara çekin" gibi bir uyarı veriyor mu, vermiyorsa nasıl durdu araba ne yaptın çok merak ettim şimdi.
-1
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Yok bildiğiniz arabayla giderken bir anda araçtan beep diye ses geldi ve araba gaz yemedi. Motor devri düşmeye başladı. Hemen sağa çekip güvenli bir şekilde durdum.

Araçta öyle yazı yazacak bir ekran yok zaten. Mazot su var göstergesi yandı sadece.
+1
substituent
(05.01.26)
ECU olmayan arac artik yok.
servise gitmedigin icin kitlenen arac yok, servis resetleme isi zor degil.
arac icin olumcul bir durum varsa motoru kitliyor modern araclar, bu benim de basima bir kere geldi ama cok cok nadir bir durum. bir sensor erimis motorda, ondan sinyal alamayinca motoru kitlemisti. yolda kaldim, servise cektirdim.

yeni dunya duzeni boyle. yok bunlara bulasamam diyorsa 30+ yasinda arac alman lazim.
+2
cooperr
(05.01.26)
sanırım sıfır lada nivalar hala karbüratörlü, ecu olmama ihtimali var. ama yakıt fazladır onlarda da.

o kadar ince elemeye gerek yok. ortalama bi araç alacaksan en çok satılan neyse onu al geç.
+1
antihero
(05.01.26)
2024 temmuz ayından itibaren ülkemizde satılan sıfır araçlarda şerit takip, çarpışma önleme sistemi vb. gibi sistemler tüm araçlarda zorunlu kılındı. Dolayısıyla öyle bir araç bulmanız artık mümkün değil. Yukardaki yazarların da bahsettiği gibi ancak 95 öncesi araçlarda minimum elektrik/elektronik aksam bulabilirsiniz.
0
mutantking
(05.01.26)
(24)

Duyuru kadınlarına: bir yüzüğe en çok kaç lira verirsiniz?

muhayyer divan
Bir yüzük var çok çok çok beğendim. Yüzük partner hediyesi tipinde bir yüzük ama bana göre isteyen istediğini takmalıdır, bence yani (evet partnerim yok, olmuyor da, Allah bana nasip etmemiş gibi geliyor hatta). Ama yüzük 3700 tl. Aşırı arada kaldım. Bu para bu yüzüğe verilir mi.
Bir yüzük var çok çok çok beğendim. Yüzük partner hediyesi tipinde bir yüzük ama bana göre isteyen istediğini takmalıdır, bence yani (evet partnerim yok, olmuyor da, Allah bana nasip etmemiş gibi geliyor hatta). Ama yüzük 3700 tl. Aşırı arada kaldım. Bu para bu yüzüğe verilir mi.
0
muhayyer divan
(04.01.26)
uzun yıllar takı takmıyorum ben almam. ama sen bildiğim kadarıyla çalışıyorsun neden almayasın, parmağında görmek seni iyi hissettirecekse 3700 çok bir para değil.

birde Allah bana nasip etmedi diyorsun ya, o cümleyi kurmazdım yerinde olsam. hep nasip edeceğinin hayaliyle yaşardım.
+1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(04.01.26)
Hayal etmekten bıktım, önüme gelenlerin sırtlan gibi sürekli beni yemelerinden de bıktım. Ne inanç ne güven kaldı. Yaşım iyice ilerledi, bu saatten sonra kimle ne zaman uyum yakalayacağız. Herkes evli çıkıyor, bıktım usandım yani.

Yüzüğü takmak bana ne katacak bilmiyorum, ellerim öyle uzun ince parmaklı değil tam tersi, küçücük ve dolma parmaklı. Bilemedim. Kaldım öyle.
0
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Partner hediyesi tipinde yüzük ne demek?
Ben çok iyi paralar verebilirim. 3700€ da verebilirim. Kalitesi ve ne kadar sevdiğim önemli.
+1
alice in potatoland
(04.01.26)
Yani o yüzüğü takan kadınların hayatında bir ilişki var anlamı verebilir yüzük, bir kadın arkadaşının parmağında görsen "ooo sevgili mi yaptın" veya "oo vatandaş ciddiyete mi gidiyor" dedirtir. Çok da cafcaflı bişey, aşırı gösterişli. Ya da bana öyle geliyor, bilemedim şimdi. Pırlanta sever değilim ama yüzüğün tasarımı pırlanta kullanılmış hissiyatı veriyor (3700 liraya pırlanta yüzük satmazlar tabii) ve şekli yapısı çok hoşuma gitti.
-1
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
veririm, daha fazlasını da veririm. yüzük takmayı çok seviyorum :D partner meselesi de umrumda olmaz.
+2
nolmus yani
(04.01.26)
parmağın dolma olsun daha iyi işte, türkler zaten balık seviyor diyorlar.
-1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(04.01.26)
🤭🤭🤭 ben epey bir balığım yalnız 🤭🤭
0
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Duyuru erkeğiyim. Açıklamana üzüldüm. Ben alayım sana. Hehe. Al ya. 3700 para değil çalışan insan için.
+1
arbre
(04.01.26)
3700 veririm çok beğendiysem de ama asıl allah bir partner nasip etsin istiyosam alyansa veya tektaşa benzeyecek dışarıya başım bağlı mesajı verecek takı takmam. Yani single yazan tişörtle de gezmem ama tek taş da takmam. Yanlış mesaj verip doğru anlaşılmayı beklemek olur.
+3
benim bir gizli bildiğim var
(04.01.26)
Yüzüğü ya da herhangi bir hediyeyi sevgilinden bekleme. Yüzüğünü de sevdiğin bir şeyi de sen kendine al. Kim ne derse, ne düşünürse düşünsün.

Yüzük takmak için sevgili lazım değil ve yüzük almak için de sevgili lazım değil. Sen kendine al.

" Yüzüğü takmak bana ne katacak ellerim ince ve uzun değil, parmaklarım da dolma" demişsin çok üzüldüm. Yüzük takmak için ince uzun parmaklı mı olmak lazım? Kendini hiçbir şeyden mahrum etme. Bir model üzerinde bir kıyafet mi gördün o kıyafetin büyük bedenini al. Bedenini çok sev ve lütfen şunu asla unutma; seni sen yapan senin bedenin değil. Yüzüğe verilecek paradan bağımsız yorum yapmak istedim
+3
rock n roll
(04.01.26)
3700 çok beğendiğiniz bir yüzük için çok da yüksek bir para değil.

Bir kadına evlilik teklif edecek olsanız kaç paralık yüzük alacaksınız?
+1
michael_knight
(04.01.26)
@rock n roll seviyorum seni. Ben de senin gibi düşündüğüm için almak istedim de, arada kaldım filan, haklısın.

@michael_knight ben erkek değilim kadınım 😁

@benim bir gizli bildiğim o yüzük tek taş veya alyans değil, minik minik kristallerle su damlası formuna gelecek şekilde işlenmiş, ortasına büyücek su damlası şeklinde tek bir kristal konmuş bişey. Reklam olmasın diye link vermedim.

@arbre çok hoşsun :)) teşekkür ederim.
0
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Çok beğendiyseniz ve kullanacağınızı düşünüyorsanız alın.
En güzel hediye insanın kendine aldığı hediyedir.
+3
mutekebbir
(04.01.26)
Saçma sapan bir markadan Bijuteri yüzükse vermem. Ama kendim için güzel bir altın takıya çok daha yüksek rakamlar veririm neden verilmesin ki? Ha ben yüzük değil de kolye bileklik severim o ayrı. 3700 bi şey değil
+3
dfn4
(04.01.26)
geçen sene yurtdışında bir ikinci elcide 1930'lardan bir yüzük görüp beğenmiştim. 12 bin lira falandı sanırım. gezimin son günüydü ve halihazırda çok fena içeri girmiş durumdaydım. hiç ikinci el takı almamıştım daha önce ve işin ilginç tarafı yüzük anca serçe parmağıma oluyordu. buna rağmen aşırı beğendiğim için aldım. normalde aynı yüzük istanbul'da 5 bin lira olsa almazdım; ama o gün onu alasım geldi.
o günden beri hemen her gün takmak istiyorum ancak sağa sola çok çarptığım için pek kıyamıyorum. en ufak pişmanlık yaşamadım. biraz kilo verdiğim için, yüzük parmağıma rahatlıkla olur oldu. benimki de partner hediyesi görünümünde bu arada da, kime ne yani..
çok*3 beğendiyseniz bi dakka bile durmayın, yarınımızın garantisi mi var?

edit: dolma parmak kısmını yeni okudum. benim de elim iridir ama üstten baktığımızdan, olduğundan daha iri görünüyor bence. yüzüğü denemek için parmağınıza takıp, türkan şoray gibi ayna karşınıda şöyle yüzünüzü gözünüzü okşayacaksınız:D öyle yapınca yukarıdan baktığımızdan daha iyi görünüyor:)
+1
lil siztah
(04.01.26)
Bekar kadın olsam ve ilişkim olmasa, 'ilişkisi var' intibaı uyandıracak bir takı takmazdım. İlgimi çeken bir kadında ilk baktığım şeydir, parmaktaki yüzük.

@benim bir gizli bildiğim var +1
+3
Mirket
(04.01.26)
Satınca para etmeyecekse
Hayatımda biri olsun istiyorsam karşı tarafa ilişkisi var intibası bırakacaksa almam.
0
Amaranta ursula
(04.01.26)
Çook beğendiysem 20 bin veririm ya bir daha mı gelicez dünyaya
+2
ekimoloji
(04.01.26)
@rock n roll çok güzel söylemiş. Parmaklarınıza dolma deyip de o kadar beğendiğiniz yüzüğü almaktan kaçınmayın diye bir destek de ben vermeye geldim. Alın, güzel güzel kullanın <3
+1
kobuzchu kiz
(04.01.26)
o kadar begendiysem alırım 3700e
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(05.01.26)
Fiyatından bağımsız olarak ilişkin var zannedilecek bir şey takma bence.
+1
yenibirgüzelnick
(05.01.26)
çok beğendiğin bir takı için 3700 çok değil +1
ilişkin olduğunu belli edecek bir yüzük takma +1
+1
Sadece soruyorum
(05.01.26)
Sağlam kaliteli yüzüğe verilir bu para. Mutlu edecekse alın. Takılarda kaybolması durumları var ona dikkat edin. Diğer meseleler de gelip geçici canını sıkma
+1
pembediken
(05.01.26)
Bijuteri ürünü çelik gümüş vs. ise kuruş vermem, hoşlanmıyorum. Altın ise ve o ay mani olacak ödemem yoksa 3700 değil 37000 de veririm severim takıyı.
+1
cilekli pasta
(05.01.26)
(10)

Hoşlanılan kişiye kanka demek

arbre
Kadınlara ve erkeklere soruyorum. Hoşlandığınız kişiye kanka der misiniz? Kanka demekten kaçınır mısınız?
Kadınlara ve erkeklere soruyorum. Hoşlandığınız kişiye kanka der misiniz? Kanka demekten kaçınır mısınız?
-19
arbre
(02.01.26)
hoşlandığım kişiyi geçtim kankam olan kişiye bile kanka demekten imtina ediyorum, çok itici kelime.
+4
yap desem yapmazsin he
(02.01.26)
Hayır knk olur mu oyle sey
+1
vedatchilipeppers
(02.01.26)
Demem. Ama bakarım ki vatandaşın benle hiiiiçç alakası yoksa ve olacak gibi de değilse kanka derim. Demişliğim var.
+1
muhayyer divan
(02.01.26)
eğer hoşlanıyorsam direkt bacım derim ki hoşlandığımı anlasın.
+5
ercu cozer
(02.01.26)
Bunu denemek istiyorum, tepkisini merak ediyorum, denenir mi
-7
🌸arbre
(02.01.26)
Bir arkadaşıma kanka deyince "nasıl kanka dersin bana? biz senle daha öteyiz" demişti. Ama kaç sene oldu tabi ki. Söyle tepkisini görürsün.
0
sevilen progressive türkücü
(02.01.26)
tabii lan manyak misin
+2
tabii lan manyak mısın
(03.01.26)
Kanka dersen en baştan mesafeni koymuş olursun o da sana emmi der geçinir gidersiniz
+2
yakalayamadığın.ışıklar
(03.01.26)
Müdür, ajan gibi daha samimi hitap şekilleri düşünürüm hoşlandığım kadına karşı
+2
cay koy geliyorum
(03.01.26)
dediğim adamla evlendim.
0
Hallegadola
(05.01.26)
(7)

görüşmek istememe konusunda haksız mıyım?

ercu cozer
iş vasıtası ile tanıştığım bir arkadaş var (ikimizde erkeğiz) yaşı benden büyük bana bir zararı yok belki kalben de iyi biri ama davranışlarından çok rahatsız oluyorum. müsait değilim diyorum açık açık söylüyorum ama hala ısrar ediyor. meşgulsem açamadıysam 7-8 kez arıyor bazen anlasın istiyorum.geç
iş vasıtası ile tanıştığım bir arkadaş var (ikimizde erkeğiz) yaşı benden büyük bana bir zararı yok belki kalben de iyi biri ama davranışlarından çok rahatsız oluyorum. müsait değilim diyorum açık açık söylüyorum ama hala ısrar ediyor. meşgulsem açamadıysam 7-8 kez arıyor bazen anlasın istiyorum.
geçen yemeğe gittik , garson bir hanımefendi var ona diyor ki sen buralarda dur ben çabuk yerim diyor (abi ne alaka gerek yok diyorum)
kalkıyoruz yemekten oradaki bir kadın çalışana diyor ki '' senin x'te akraban var mı'' kadın yok dedi . hala uzatıyor ''hımm seni oradan birine benzettim falan'' diyor hem kadın hem ben rahatsız oldum yani sen kadını neden o kadar inceliyorsun ki ayıp ya. onun adına ben utandım. uyardım da ama anlamıyor.

bir gün bizim yere ziyarete geldi. girişte birkaç personel yemek yiyormuş. diyor ki sizin girişte x var ya , evet var dedim. diyor ki o da iyi yemek yiyor:) abi bu ne alaka bunu nereden çıkarttın diyorum girişte onu yemek yerken görmüş kendine dürüm söylemiş maşallah diyor. abi sen kadının ne yediğini mi inceledin bu çok saçma değil mi diye muhabbeti kestim.

arıyor işim var vs diyorum açmasam bile 40 kere arıyor patavatsız mı kötü niyetli mi anlamadım ama hareketlerinden rahatsız olduğum için görüşmek istememe hususunda haksız mıyım?
0
ercu cozer
(02.01.26)
ilişkini kesemeyeceğin biri mi? değilse kes gitsin. açıkça de "ben senin davranışlarını yanlış buluyorum ve rahatsız oluyorum, bir daha arama, yazma görüşmeyelim"

yetmez yazar çünkü o yüzden engelle.
+3
art cat chocolate
(02.01.26)
belli ki mental sorunları var, böyle insanlarla konuşarak anlaşamazsın. görmekten kaçma fırsatın yoksa hiç etkileşim kurma tepki verdikçe ışığı görür.
+2
nahtoderfahrung
(02.01.26)
Tanıyorum ben bunu.

Canının sıkıntısından geberiyor. Kendini oyalayacak beyni de yok. Utanmak diye bir şey de bilmiyor. Kibarlık göstermeye gerek yok. Belli ede ede aşağılamak lazım. Çekinip kendini tuttuğun şeylerden çekinmene HİÇ gerek yok.

Babana bakıp da değerlendirme sen o dangalağı. Malın teki. Yaşının adamı olsaydı.
+4
lazor
(02.01.26)
Sen niye kendine güvenmiyorsun? Herif resmen kımıl zararlısı, içine sinmeyen, aklını ve kalbini aynı anda elektrik çarpmışa döndürecek kadar rahatsız eden insanı elbette hayatından şut ve gol, bunun nesini soruyorsun?
0
muhayyer divan
(02.01.26)
haklısın muhayyer divan. ama kene gibi kurtulmak zor yok diyorsun işim var bir bakıyorsun tamam kolay gelsin diyor. 5 dk sonra kapıda beliriyor.
0
🌸ercu cozer
(02.01.26)
"Abi sen de hep eli boş geliyorsun!", "Yanımda abim varken ben mi ödeyeyim?", "Abi senin tanıdıklar vardır, bizim yeğene bir staj ayarlasana." (iki gün sonra "abi, ne oldu staj işi?"), "Rüstem gel bak bu abim çok makaradır, abi geçen garson kıza nasıl yürüdüğünü anlatsana, hani saçma saçma sorular sormuştun.", "abi biz bir arsa alalım diyoruz, sen bir sordursana, vardır tanıdıkların. yok mu? aşk olsun kırk yılda bir bir şey istedik!" (bulursa da vaz geçtik, bir de ev sordursana, aa ondan da vazgeçtik.)

Bunlardan sonra kaçmazsa size deli gibi aşık olmuş ya da aşşırı yalnız demektir.
+4
cosmicstring
(03.01.26)
hocam arama pompadayım de kapa yüzüne.
+1
galahad reloaded
(03.01.26)
(9)

sevdiğiniz birini kıramadınız ve

baldan kaymak
instadan sevmediği kişiyi takipten çıktınız.Bu kişi durumu anladı. Size ulaşmaya çalışıyor. Whatsapptan yazdı, engelleme sistemi sağolsun işini yaptı üzerine yatarım. Ama instadan da talep atmış yine.Ne demem lazım? Bana bir bahane yol lazım.
instadan sevmediği kişiyi takipten çıktınız.

Bu kişi durumu anladı. Size ulaşmaya çalışıyor. Whatsapptan yazdı, engelleme sistemi sağolsun işini yaptı üzerine yatarım. Ama instadan da talep atmış yine.

Ne demem lazım? Bana bir bahane yol lazım.
-6
baldan kaymak
(29.12.25)
Ben olsam sevdiğim birinin "başkasını takipten çık" demesini garipserdim. Hatta o kişiyi gerçekten sevmeli miyim - diye düşünürdüm. Velhasıl bir bahaneye gerek yok, dilediğinizle takipleşme hakkınız olacak kadar yetişkinsinizdir diye umuyorum.
+3
ebabil curnatasi
(29.12.25)
“dilidiğinli tikiplişmi bikbikbikbik…” gibi zırıltılar duysan bile; istediğin kişiyi istediğin nedenden ötürü takipten çıkarmaya hakkın var.

Sorunun “böyle bir talep var, bu kişiyi takibi bırakmalı mıyım/geri takip etmeli miyim” gibi bir şey olmadığını idrak etmeye yetecek kadar beyin sahibi biri olarak cevap veriyorum;

Bu kişi madem takibi bırakmakta, whatsapptan engellemekte sakınca görmediğin bir kişi, o zaman istek atmasını durumu sormasını falan da önemsemene gerek yok. İnstagramdan da engelle bitsin gitsin. Aklı başında kimse “yav beni niye takipten çıktın” diye insanın peşine düşmez, en fazla “Hay götüm” der geçer. İşin içinde bu kadar ısrar varsa, engellenen tarafta hayvan gibi bir kıskançlık var demektir.

Değer verdiğin birisi bir başkasına olumsuz hisler besliyorsa buna saygı duymak ve yanında durmak doğru olan. Zaten sevdiğin birinin sevmediği birine karşı sen nötr mü duruyordun?
+2
lazor
(29.12.25)
instagram hesabı özel bir alandır. istediğinizi istediğiniz sebeple takip eder, istediğiniz sebeple takipten çıkarsınız. bunun için hesap sormaya kalkışan psikopatlara cevap bile vermeyin.

sevgili yapmışımdır, potansiyel olarak flörtöz hareketler içinde olduğum herkesi çıkarırım. ayrılırım eski-yeni içimden kim gelirse eklerim, isteyen kabul eder istemeyen kabul etmez. birinin siyasi görüşünden, yaptığı salak salak paylaşımlardan rahatsız olurum, takipten çıkarım, bir şey merak eder, bir şey diyecek olur tekrar ekler yada yazarım. umurumda bile değil. altı üstü insanların özel hayatlarıyla ilgili kişisel şov sayfası, bu kadar anlam yüklemeye gerek yok.
0
loch ness
(29.12.25)
''birlikte olduğum kişi seninle iletişimde olmamı istemiyor, ona saygımdan dolayı takip isteğini kabul edemiycem'' şeklinde bir mesaj, sonrasında engel...
+4
antihero
(29.12.25)
Ben eşlerin bile eşinin takiplerini kontrol altında tutmalarını doğru bulmuyorum. Ha, çok belli olan şekilde flörtöz yaklaşımlarla ekliyordur ve bunu nerdeyse eşinin gözüne sokuyordur, o zaman eyvallah, rahatlıkla çıngar bile çıkarırım onda problem yok ama bu tarz olmayan her türlü ekleme takip kontrolcülüğü bence saygısızlıktır. Benim kimi ne için seveceğimi de ne için takip edeceğimi de benden başka kimse belirleme hakkına sahip değildir. Böyle baskıları hadsizlik olarak görüyorum. Arkadaşına dikkat etmeni tavsiye ederim.
+1
muhayyer divan
(29.12.25)
önce bunu benden isteyen kişiye yol veririm, ardından da takipten çıkardığım kişiden özür dilerim.
0
yap desem yapmazsin he
(29.12.25)
"Değer verdiğin birisi bir başkasına olumsuz hisler besliyorsa buna saygı duymak ve yanında durmak doğru olan." +1

instadan da engelle. niye tekrar takip atmış ki? sevdiğin kişinin hisleri doğruymuş demek ki..
+1
love and trust
(29.12.25)
Takipten çıkarmadaki mesajı anlamayıp tekrar istek atmasını mı garipseyeyim, işin peşine düşüp açıklama beklemesini mi bilemedim. Kişisel hesabınızdan birini çıkarmak için bahaneye gerek yok, canınızın istemesi yeterli
+1
juliette
(29.12.25)
ilk hareket garip olsa da; takipten çıkarılan kişinin bunu hemen farketmesi, ısrarla arayıp yeniden takip göndermesi falan ilk hareketin biraz doğruluğunu gösteriyor. özel kişi ile bir gün yollarınız ayrılırsa bu kişi ile de tekrar takipleşmeyin.
+1
ground
(30.12.25)
(15)

Allah'tan uzaklaştım bu aralar

etna
Beni tekrar motive edecek YouTube konuşmacıları veya videoları veya kanalları atabilir misiniz?
Beni tekrar motive edecek YouTube konuşmacıları veya videoları veya kanalları atabilir misiniz?
0
etna
(21.12.25)
biz hep uzaktık. buralarda o işlerle ilgilenen pek olmaz. 1 2 sipritüel falan var.
-1
mikahakkinen
(21.12.25)
Kısası Enbiya (Peygamberler Tarihî'ni ) oku .
-4
diyecevaplandı
(21.12.25)
Prof. Dr. Hasan Onat
Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün

Bu ikisini bul bul dinle.
-6
muhayyer divan
(21.12.25)
benaslindayohum
(21.12.25)
beyin cerrahı ismail hakkı aydın ,
+2
designer
(21.12.25)
@Bir sıcak el uzanır

Neden fişlensin insanlar? Bir şeyi anlamaya çalışmak da mı suç? Bu nasıl bir yaklaşımdır aklım almadı artık.
+3
muhayyer divan
(21.12.25)
Birkaç farklı tefsir okursan kararın netleşir, insanlar daha neye inandığını bilmiyor.
+1
kimlanbu
(21.12.25)
Doğru yoldasın koçero devamm
0
Rondak
(21.12.25)
Youtube caner taslaman videoları bilimsel ve çok derin. Tavsiye ederim.
-2
luluki
(21.12.25)
Birkaç muzaffer ozak videosu yeterli olacaktır
+1
kel aynak kusu
(21.12.25)
Nouman Ali Khan'ın tefsirleri güzel: youtube.com
0
Amaranta ursula
(21.12.25)
aslan hoca, abdullah yolcu, ebu hanzala, othman al-khamis.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.12.25)
yadigar
(21.12.25)
Böyle devam et doğru yoldasın.
-1
yakalayamadığın.ışıklar
(21.12.25)
8:15-11:26 arası: www.youtube.com
0
yadigar
(22.12.25)
(8)

Sürekli kızlarla takılan kızlar

arbre
Bu kızların olayı ne?Kurstan bir kız arkadaşım var. Kız ailesinden zengin. Ortamcı bir kız. Çok efendi, tatlı bir kız. 2 yıldır sevgilisi yok, bir tane erkekle flört ya da sevgili olarak fotoğrafını görmedim. Lüks kafelerden, otellerden fotoğraf atıyor hep. Ama hep 2 3 sabit kız arkadaşıyla. Bu kada
Bu kızların olayı ne?

Kurstan bir kız arkadaşım var. Kız ailesinden zengin. Ortamcı bir kız. Çok efendi, tatlı bir kız. 2 yıldır sevgilisi yok, bir tane erkekle flört ya da sevgili olarak fotoğrafını görmedim. Lüks kafelerden, otellerden fotoğraf atıyor hep. Ama hep 2 3 sabit kız arkadaşıyla. Bu kadar ortamda nasıl tanışmıyor ya da tanışınca sevgili olmuyor?
-5
arbre
(20.12.25)
Sosyal medyaya koymuyordur.
-1
Kahvedesu
(20.12.25)
Kahvedesu, iyi de hep kızlarla.
-1
🌸arbre
(20.12.25)
Elalemin ağzına laf vermemek için bu tarz paylaşımlara girmiyordur veya erkeklere mesafelidir, travmatik tepkileri vardır, bahtsızdır olmuyordur vs. Hepsi ihtimal dahilinde.
+1
muhayyer divan
(20.12.25)
gizli takılıyordur. win win ya da fck bodysi vardır.
0
mikahakkinen
(20.12.25)
a. Lezbiyendir,
b. Evlilik öncesi ilişkiyi dışlayan bir ahlak anlayışı vardır,
c. Uzak mesafe ilişkisi vardır,
d. Sınırlı sürelerde görüşebildiği bir ilişkisi vardır,
e. ...

Uzar gider bu liste.
0
Mirket
(20.12.25)
Murathan Mungan'ın muhteşem tespitlerinin olduğu kitabın sevgilisinin (Alp Buğdayçay), Metin Kaçan'la beraber Güneş K'ye tecavüz etmesine tepki gösteren kadın yazarlara yazılmış olması.

ama tespitler muhteşemdir tabi, konu kadınlara bok atmak olunca.
-1
nefertarii
(20.12.25)
Eğlenceyi sevmekle eğlence olmak farklı şeyler.
+2
asue
(21.12.25)
bazı insanların libidosu düşük oluyor. sadece türkiyede değil yaşadım ülkede de var böyle tipler. hatta tinderda falan tanışıyoruz, ig ekleşiyoruz, bir süre muhabbet, baktım ons çıkmayacak sonra ghosting.

illa travmatik birşeyler arama, amerikan filmi izleye izleye bi garip oldunuz.
0
plastic_angel
(21.12.25)
(9)

Bu Kız Ne Ayak

depresif çocuk
8 aylık güzel bir ilişkim vardı. Sonra birden bire kız arkadaşım eski sevgilisiyle görüşmeye başladı. Telefonda yazışma ile başlayan süreci aramalar takip etti. Sonrasında yüz yüze görüşmeye başladı. Tabi bu süreçte çok ciddi kavgalarımız oldu. Kavgaların dozajı artıyordu ama her barışmadan sonra iş
8 aylık güzel bir ilişkim vardı. Sonra birden bire kız arkadaşım eski sevgilisiyle görüşmeye başladı. Telefonda yazışma ile başlayan süreci aramalar takip etti. Sonrasında yüz yüze görüşmeye başladı. Tabi bu süreçte çok ciddi kavgalarımız oldu. Kavgaların dozajı artıyordu ama her barışmadan sonra işler daha da kötüye gidiyordu. Taviz verdikçe bir adım ileriye gidiyordu. Neymiş, adamla 3 senesi geçmiş, zor zamanlarda yanında olmuş, iyi bir arkadaş olarak görüyormuş vs.

Ne oldu da bu kadar tahammül edebildin derseniz, size sormak istediğim de tam bu nokta aslında. Sizce bu kız, bu hareketlerine rağmen gerçekten seviyor olabilir mi? Çünkü kızı 1 ay içerisinde abartısız 6 defa terk etmişimdir. Her defasında bu olayla ilgili bir şey sebep oldu buna. Sonrasında yalvar yakar beni geri kazanmaya çalışıyor, eve hediyeler gönderiyor, engellememe rağmen bir şekilde bir yolunu bulup iletişime geçiyor. Hüngür hüngür ağlayıp ilk defa benimle gerçek aşkı yaşadığını falan söylüyor. Ancak o kişiyle görüşmekten de vazgeçmiyor.
0
depresif çocuk
(20.12.25)
Liseliyseniz normal böyle şeyler. Düşe kalka çok şey öğreniyor insan. Saçmalamak yararlı.

Ama eğer Değilsen; mantıkla izah edilemeyen ilk temasta yol vermen gerekirdi. Ağır saçmalamışsın. Ne mesajı ne araması ne tavizi? Gidip terapi gör. Yalnız kalmaktan mı korkuyorsun, ayrılmaktan mı korkuyorsun neyse travmaların tespit edilip çözülsün.
+6
lazor
(20.12.25)
Farz edelim ki gerçekten seviyor ve bu kişiyle de arasında gerçekten hiçbir şey yok. Sizin gönlünüz buna razı olmuyorsa nasıl sağlıklı şekilde sürdüreceksiniz ilişkiyi?

Bazen insanların karakteri birbiriyle uyuşmaz. Öyle değil mi? Yani dünyadaki her bir insan nasıl diğeriyle uyumlu olabilir? Bazen uyuşamazsınız. Siz uyuşamamışsınız belli ki.

Ben de kendi adıma bu durumu hoş göremem. Özellikle de ben bu kadar karşıyken inatla iletişimin dozunun artması hiç hoş olmamış. Herkes kendi olduğu haliyle birlikte mutlu olabileceği birini bulmalı bence, ben böyle bakıyorum hep.

Meseleden bağımsız, 1 ayda 6 kere bitip başlayan ilişki yürüyebilsin sanmıyorum. 6 olduğundan bile emin değilsiniz hem de. Neden diretiyorsunuz ki? Sevip sevmemesinin bir önemi yok sanırım bu durumda. En az altı kere sizi sevdiğine inanmışsınız ama geri döndüğünüzde yapamamışsınız. Mesele sevgiden bağımsız.
+4
akhenaten
(20.12.25)
Seviyorsan karşına çek adam akıllı konuş. Neden eski sevgiliye ihtiyaç duyuyor ya da neden senden de kopamıyor.
Ya da sen neden her defasında ona yenik düşüyorsun. Terapi aĺın. Ne istediğinizi bilin.
+1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(20.12.25)
Bazı insanlar hayatlarındaki bazı partnerlerini takıntı haline getirmiş olabiliyorlar ya da onları "güvenli liman" olarak görebiliyorlar. Bundan dolayı kız arkadaşınız hayatından eski sevgilisini çıkartmamakta diretiyor olabilir.

Fakat bu şekilde bir ilişki yürümez bana kalırsa. Siz birden bire eski sevgilisiyle görüşmeye başladı yazmışsınız ama bu durum uzun zamanlara da dayanıyor olabilir. Ben ilk öğrendiğimde bu ilişkiyi sonlandırır ve bir daha görüşmemek üzere o defteri kapatırdım çünkü bana göre bu düpedüz aldatmak sayılır. Aranda bir şeyler geçen insanla, hayatında biri varken görüşmeye başlamak/devam etmek normal davranışlar değil.
+3
mermaidd
(20.12.25)
Kızın sevgisi gerçek değil, bölünmüş sevgi. Ben bölünmüş sevgiyi gerçek sevgi olarak göremiyorum. Ona duyduğu hisler devam ediyor, etmiyorsa buyursun üçünüz görüşün, senin yanında görüşsünler. Ben inanmadım kıza.
+2
muhayyer divan
(20.12.25)
İlişkiyi 3 kişi yaşıyorsunuz. Dev kırmızı bayrak
+2
thesomberlain
(20.12.25)
bahsettiğin geri kazanma, ağlama, hediye yollama vs. seni sevdiğinin işareti değil.
+1
orpheus
(20.12.25)
Bu sorunun aynısı ya da benzeri geçen aylarda da soruldu sanki. Ben olsam ya o ya ben derdim. Seninle sevgiliyken exiyle görüşmesi çok yanlış
+1
pembediken
(20.12.25)
sana abi tavsiyesi onu değil Kendini seviyorsan terk et. Asla geri dönme. Bu ilişki bitmiş. Cuckold ilişkiye dönmüş. Kız seni aldatmış sen daha ne ayak diye soruyorsun. şu işi Hafifletme olaylarını geç. Kız arkadaşın belki ileride karın, çocuklarının annesi olacak kadın seni aldatmış.
+1
hexagon
(21.12.25)
(4)

Dünya kadar kendi cinsi varken farklı davranan hayvanlar

smokee
https://x.com/voiceofworldco/status/2001408914655494258Sizce bunun psikolojik açıklaması nedir,yani o kdr kendi cinsi arasında insana saldırması tecavüz etmeye kalkışması
x.com

Sizce bunun psikolojik açıklaması nedir,yani o kdr kendi cinsi arasında insana saldırması tecavüz etmeye kalkışması
0
smokee
(18.12.25)
Verilen kimyasalların (vitamin, yem, antibiyotik, ilaç, vs) etkili olabileceğini düşünüyorum, içlerine farklı malzemeler zerk edildiyse deney yapmak adına, bunlar gelişebilir. Neden olmasın?

Ayrıca frekanslarla hayvanların yönetildiğini, uzaktan kumanda edilebildiğini şahsen düşünüyorum, özellikle çiplilerse.
-11
muhayyer divan
(18.12.25)
Hayvanların bir nevi sevgi gösterisidir bu. Köpeklerin sahibine kerkinmesi olayı da vardır. Google'a yazarsanız bol miktarda video bulursunuz. Onların düşünme sistemi farklı. Sizin gibi düşünmesini beklemeyin.

Ayrıca çip konusuna çok güldüm. Allah da espiriyi yapanı güldürsün :D
+3
Mirket
(19.12.25)
aklima bu geldi: www.instagram.com
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.12.25)
adam bahtsiz bedevi olabilir, acidim ya hahah
0
cooperr
(19.12.25)
(6)

Doğum gününüzü kutlamazsa?

loch ness
Uzun süreli ilişkinizde , sevgiliniz doğum gününüzü kasten kutlamazsa , hediye , organizasyon vs.'yi geçiyorum, tek bir kuru mesaj bile yazmaz ise bu sebeple ayrılır mıydınız?
Uzun süreli ilişkinizde , sevgiliniz doğum gününüzü kasten kutlamazsa , hediye , organizasyon vs.'yi geçiyorum, tek bir kuru mesaj bile yazmaz ise bu sebeple ayrılır mıydınız?
0
loch ness
(18.12.25)
ayrıl geç ya, bu hareketler artık benden ayrıl deme hareketleri.
+1
asap raki
(18.12.25)
ayrıl
+1
black holes in the sky
(18.12.25)
Aranızdaki hukuka göre, ilişkinin tarihine göre, vatandaşın yapısına göre değişir. Her şey bir yana, içimde bir ses beni dehşetli dürtüyorsa ve huzursuz ediyorsa bunu değerlendirip peşine düşerim, muhakkak bişeyler aydınlanacaktır, ona göre davranırım. Muhtemelen ayrılırım.
0
muhayyer divan
(18.12.25)
Kasten derken? Yani doğum gününüz olduğunu bilmesine rağmen mi bir mesaj bile yazmadı? O an kavgalı ve konuşmuyor muydunuz?
0
bobinhoo
(19.12.25)
@bobinhoo ; olayı şöyle olmuş, doğum gününe 5-6 gün kala kadın ottan çöpten bir kavga çıkarıyor ve iletişimi kesiyor, arada beklenen gün geliyor ve geçiyor ses seda yok.
0
🌸loch ness
(19.12.25)
kutlamayan kadın bir de yani. 1 haftadır arada en ufak iletişim yok, ilişki bitmiş bile zaten.
+2
bobinhoo
(19.12.25)
(25)

Yılbaşı ağacı süslemek

alice in potatoland
Bu gelenek aileniz için yeni mi? Çocukluğunuzda yılbaşı ağacı kurar mıydınız? Tabii çocukluğunuzun hangi yıllara geldiği de önemli, 80'ler miydi? 2010'lar mı :)
Bu gelenek aileniz için yeni mi? Çocukluğunuzda yılbaşı ağacı kurar mıydınız?
Tabii çocukluğunuzun hangi yıllara geldiği de önemli, 80'ler miydi? 2010'lar mı :)
0
alice in potatoland
(18.12.25)
çocukluğum 90'ların sonu ile 2000'lerin başı arası, yılbaşı ağacımız vardı her sene süslerdik.
0
elektr10
(18.12.25)
Çocukluğumda süslerdik. 1995ten beri ailem hala süsler.

Hala da süslüyorum bu sefer kendi evimde eşim ile beraber.
0
drako
(18.12.25)
kendimi bildim bileli hep kurulur, ev kırmızı aksesuarlarla süslenir, bahçe ışıklandırılır. hatta çocukken 24u gecesi salona kurabiye ve süt de bırakırdım. anneannemler ve teyzemlerde de ağaç kurulur. ailemde süslenmeyen ev bilmiyorum.
0
eileengray
(18.12.25)
kendimi bildim bileli. annemler cocukluklarinda süslerlermis. annem ve babam 80'lerin sonunda evlenmisler, cocuklari olmadan da süslüyorlarmis. ben ilk cocugum ve 2 aylik bebeklik halimin yilbasi agacinin altinda fotograflari var.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
91liyim, hiç öyle ağaç filan süslemezdik. ama kuruyemiş ve meyve alıp yerdik. hatta dayımlara da giderdik ki dayım imamdır. sonraları siyasal islamın bizim oraları da vurması sebebiyle yılbaşında o güne özel alışveriş yapmak bile haram kılındı :D

eşimin dedesi ise gerçek çam söküp süsletiyormuş evde. bunu duyduğumda çok şaşırdım aslında.
0
elorelia
(18.12.25)
80'lerde suslerdik. Hatta babam eve cam agaci getirirdi, biz de pamuklari kesip kar gibi dizerdik agacin dallarina.
0
sertac akin
(18.12.25)
90lar çocuğuyum, biz de süslerdik. Hatta camlara yapay karla bişiler çizmeme annem ancak benim temizlemem şartıyla izin verirdi, temizlerken çok zor gelir bir daha yapmıycam derdim kendi kendime. Sünnetimde hediye gelen bir ladin vardı(kim niye sünnet hediyesi ladin alır hiçbir fikrim yok), onu süslerdik hep.
Sonra çok büyüyünce dışarı diktik, bir daha eve yapay çam almadık. Lise zamanlarıma denk gelir zaten, sonra evde olmazdım genelde süs işlerini bıraktık.

Kendi evimde yaşadığımdan beri hiç süslemiyorum bir tarafı, çocukluk hevesiydi.
0
Bruce
(18.12.25)
90larda çocuktum. Yılbaşı kutlardık o güne özel etkinlikler yemekler olurdu ama hiç ağaç süslemezdik.

Şu an evimde var ağaç ama benim için bir anlam ifade etmiyor. Denk geldi diye aldık süsledik özel bir anlamı yok.
0
yenibirgüzelnick
(18.12.25)
Eksiduyuru'nun tek koylusu benim sanirim. Cocuklugum 90'lara denk geliyordu. Etrafta agac satildigini gordugumu bile hatirlamiyorum. Herhangi bir susleme yapilmazdi, geri sayim kutlama falan da yoktu. 31 Aralik gecesi TV'de ilginc seyler oldugundan ailecek oturup izliyorduk diye hatirliyorum. Yatirmadilarsa havai fisek falan var mi diye bakiyorduk sanki, ama o da oyle cok yoktu. Sehir Istanbul bu arada. Tabii bir de ertesi sabah gene TV'de cizgi filmlerin yilbasi ozel bolumleri oluyordu, onlara bakardik.

25-26 Aralik tarihlerinin dunyada herhangi bir oneme sahip oldugunu bile bilmiyordum. Cok sonralari ogrendim.
0
mbond
(18.12.25)
İkinci köylü benim sanırım 90 larda çocuktum son 2-3 senedir ağaç vs işleri var o da çocuğa hediye eğlence olsun diye
0
basond
(18.12.25)
agaca yazik la, niye kesip eve aliyorsunuz. mantigi ne ola ki?
0
banach
(18.12.25)
90lar çocuğuyum. Bizimkiler ağaç süslerlerdi ama ne zaman başladılar hatırlamıyorum. Ben tek başımayım bana anlamsız geliyor. Ailem bu seneye kadar yapıyordu ama kardeşim uğraştığı için. Şimdi o evlendi kendi evinde yapar ama ailem üşenir diye düşünüyorum. Annem gel bizim eve kur diyordu en son kardeşime :)

Büdüt: Plastik ağaç.
0
peki madem
(18.12.25)
84 doğumluyum, kendimi bildim bileli tüm ailede ağaç ve süs bulunur. Aralık başı açılır, üşenmeye bağlı olarak Ocak sonra - Mayıs aralığında kaldırılır. Hatta hediyeler altına konulur-du. Şimdi ben devam ettiriyorum :)
0
charbiel
(18.12.25)
Dedelerim “sarsol” kutlarmış. (bkz: sersal) Tabii ağaç, santa, çorap, kazak, hediye paketleri vs. yok. Tamamen farklı adetler. Hatta takvim de farklı. Ocak ortası/sonu gibi. Zemheri’nin 20’sinde de yüzük oyunu oynarlarmış mesela. Toplanıp kömbe yenirmiş.

Ailemde 31 aralık ve 1 ocak standart günlerden her anlamda farksızdı hep. Ben küçükken hiç yılbaşı kutlanmadı. Bizim evde de kutlanmıyor. Çocuklarım da kutlamıyor. Kutladığımız farklı günler ve zamanlar var. Yılbaşı bunlar arasında değil. Haliyle, ağaç süslemek bizim için yeni de değil, eski de değil.

Eşimin ailesi süslermiş ağaç. 80’ler başından 90’lara dek. Şu an süslemiyorlar. Yılbaşını özel olarak kutluyorlar mı artık, bilmiyorum. Yılın o diliminde hiç bir araya gelmedik.

Edit: Dünürler ağaç süslemiyorlarmış. Şapka, çerez, tombala, dilli düdük falan varmış…
0
dilemma of subscribtionability
(18.12.25)
annem kendimi bildim bileli süsler.
34 yaşındayım.
0
rain when i die
(18.12.25)
90'larda cocuktum. gorece varlikli bir ailem var. hic suslemedik, fakat yilbasini disarida geciriyorsak gittigimiz yerlerde (restoran, eglence merkezi vs.) olurdu.
0
Sour
(18.12.25)
doğduğum günden beri kurardık. çocukken hatta kapının önüne hediye bırakıp noel baba hediye getirdi de derlerdi. not: 89 doğumluyum
0
tchuck
(18.12.25)
Vay arkadaş. Hep zenginler mi yazmış soruya. Fakirler olarak gizlendik sanırım :D çok fakirdik böyle şeyler yapamıyorduk ne yazık ki :D mandalina falan yiyorduk. Tvde eğlence programlarına bakardık
0
glamdr1ng
(18.12.25)
1982 doğumluyum, yılbaşı ağacı diye bir kavramı hep biliyordum ve bizim evde asla yapılmadı bu. Epey dindar ve muhafazakar bir ailede büyüdüm, 80'lerde 90'larda çok katı bir dindar olan anneannemin etkisiyle bu uygulamanın hıristiyan uygulaması olmasından ve onlara benzememe düşüncesinden dolayı buna asla yanaşılmadı, bizde de hiç merak olmadı.

Sanırım bizde merak oluşmamasının bir sebebi de ailecek görüştüğümüz diğer ailelerde de bu uygulamanın hiç olmamasıydı. Televizyonda görmek bizi etkilemiyordu yani.
-1
muhayyer divan
(19.12.25)
91liyim, ben de kendimi bildim bileli suslerdik, ben ailenin en kucugum, benden once de suslenirmis. genis ailede de olurdu, halamlarda amcamlarda filan, bayaa normal bi durumdu.

biz ama noel’e dikkat ederdik, o yuzden agac 26 aralikta kurulur (katolik noeli sonrasi) ve 5 ocakta kaldirilirdi (ortodoks noeli oncesi). yasadigimiz yerde bu noelleri kutlayan gruplar vardi, biz de muslumanligimiza zeval gelmesin diye bu gunleri atlama ozen gosterirdik.
0
taurina
(19.12.25)
Çocukluğum doksanlar.
Ailede ağaç süsleme geleneği yoktu, bu merak bir bende var büyük ihtimalle bayıldığım Noel temalı filmlerde görüp özenmekle başladı.
Son dört beş yıldır düzenli olarak ağaç kurup süslerim.
0
mutekebbir
(19.12.25)
duyuru sosyal sinifina gore tam ortadan cat diye ikiye ayrilmis :) ben de ben 3 yasindan beri cam agaci susluyorum demek isterdim ama boyle bir gelenegimiz yoktu. 90'larda buyudum.
+2
antikadimag
(19.12.25)
90'larda süsleriyle birlikte plastik bir ağaç alınmıştı. İlkokuldaydım. Bir süre her 31 Aralık'ta çıktı ortaya. Sonra unutuldu gitti.
0
auroraaurora
(19.12.25)
90larda yilbasi agaci icin pedere az yalvarmadik.
en sonunda getirdi, 15cm civari bir cam agaci fidesi modeli bulmus, dalgaci mahmut.
mesaji aldik, bu konu da o sekilde kapanmis oldu.
0
cooperr
(19.12.25)
hiiç süslemezdik etrafımda da ağaç süsleyen filan olmadı. Kendi evime çıkınca da süslemedim, ben estetiğini sevmiyorum da, bilmiyorum. ama çocuğum istediği için bu yıl dünyanın bütün cıngıllı süsleri ışıkları vs olan bir ağacımız var
0
ansya
(19.12.25)
(8)

Ağız kokusu

camlicagazoz
Merhabalar,Dişlerimi fırçalarım, listerine falan kullanıyorum. Ama ağzım kokuyor. Sigara, alkol falan da kullanmıyorum. Ne yapsam belirli bir süre sonra ağız kokusu oluyor. Var mı tavsiyesi olan.
Merhabalar,

Dişlerimi fırçalarım, listerine falan kullanıyorum. Ama ağzım kokuyor. Sigara, alkol falan da kullanmıyorum. Ne yapsam belirli bir süre sonra ağız kokusu oluyor. Var mı tavsiyesi olan.
0
camlicagazoz
(17.12.25)
çürük başlamıştır içten. röntgen baksınlar.

o yoksa aç kan testi. şeker filan var mı baksınlar. ağız kuruluğu varsa bunu öne alabilirsin.

o da yoksa çay-kahve azaltıp, suyu arttırıyoruz. ötesini şimdilik bilmiyorum.
0
xephyr
(17.12.25)
Bir diş hekimine görünmenizde fayda var ama konu sırf diş sağlığıyla bitmiyor ki, bademcik taşından böbrek rahatsızlığına kadar birçok sorun ağız kokusu yapar.

Bir de nefes kokusu testi ile nefeste bulunan gazlar araştırılıp kokunun kaynağının ne olduğu bulunuyor diye eskilerden kalma bir bilgi var bende. Hafızam beni kandırıyor veya yanlış hatırlıyor olabilirim ama nefes kokusu testi konusunu bir araştırmanda fayda var.
0
Mirket
(17.12.25)
aralarda kalıyor olabilir, diş ipi iyi olur
0
gurur
(17.12.25)
Kahve yapabiliyor bazı kişilerde. En azından 3-4 gün kahveyi tümüyle kesip fark olacak mı diye takip edin.
0
mikro patlama
(17.12.25)
Ağzında amalgam dolgu varsa o organları rahatsız edebiliyor. Mideden geliyor olabilirmiş. Bir de bademciklerde pirinç tanesi gibi bişeyler çıkıyordu iltihap adı altında. Neydi onun adı bilemiyorum ama o da koku yapar diye biliyorum. Boğazında ağrı varsa bi doktora gidiver derim.
0
muhayyer divan
(18.12.25)
Eğer ağız ve mideden kaynaklanmıyorsa süt ve süt ürünleri tükettikten sonra artıyor mu takip edin. Laktoz sindirilmediği için olabilir. Bağırsakta candida mantarı sorunu vb. gibi bir çok nedeni olabilir.
0
onyx
(18.12.25)
Dişini fırçalasan da dilinin arka taraflarındaki ölü derileri temizlemediğin müddetçe kokar. Biraz öğürme hissi gelir ama dişinle beraber dilini de fırçalamayı dene. Diğer sebepleri ise bademcik taşı ya da mide kaynaklı sorunlar.
0
Caletti
(18.12.25)
1 ay kadar her turlu sut urunu ve gluteni kesin bir de oyle bakin. eger koku azalmissa ya da gecmisse bunlardan kaynaklidir.
0
65 derece
(18.12.25)
(10)

Yürüme bandıyla kilo vermek

yenibirgüzelnick
Çok heveslenip yürüme bandı aldım. Bugün 1 saat yürüdüm. 70 kiloyum amaç 60a düşmek. Doğum kilosu vermeye çalışıyorum. Çok hevesliydim ama ekşisözlük yorumlarına bakınca kilo verilmiyor filan demişler veya 2 senede 7 kilo verdim diyen olmuş. Ben 6 ay içinde 10 kilo veririm diyordum ya :( Hiç çevreni
Çok heveslenip yürüme bandı aldım. Bugün 1 saat yürüdüm. 70 kiloyum amaç 60a düşmek. Doğum kilosu vermeye çalışıyorum.

Çok hevesliydim ama ekşisözlük yorumlarına bakınca kilo verilmiyor filan demişler veya 2 senede 7 kilo verdim diyen olmuş. Ben 6 ay içinde 10 kilo veririm diyordum ya :(

Hiç çevrenizde var mı böyle kilo veren? Motivasyon olun bana lütfen.
0
yenibirgüzelnick
(17.12.25)
Eğimli yürürseniz etkili olacaktır. Ben yaptım oldu
+1
cay koy geliyorum
(17.12.25)
Mutfakta kilo verir, sporla sıkılaşırsınız.
Kalori sayın.

Bir kilo verebilmek için 7700 kalori yakmanız gerekir. Bir saat yürürseniz 200-300 kalori yakarsınız. Yani 30 saat yürürseniz 1 (bir) kilo verirsiniz.
+1
Mirket
(17.12.25)
diet yapmadan kilo vermek ya sizi çok yorar ya da imkansızdır. evet yürüme bandınız hayırlı olsun. size çok faydalı da olacaktır. yalnız bu yürüme bandına küçük bir diyet eklemeniz lazım. diyet yapmak ölümüne aç kalmak da değil. bir sürü diyet var.

if yapın akşam saatlerinde bişey yemeyin. üç gün zorlanacaksınız ondan sonra alışacaksınız.

yağ ve karbonhidratı aşırı derece kısarsanız vücudunuz savunmaya geçer ve kilo vermekte zorlanırsınız bunu zamanla farkedeceksiniz. bebeğinizi Allah analı babalı büyütsün. nazar değmesin efenim.
+3
Fodera
(17.12.25)
Şimdi l carnitin diye bi enzim var, yağ yakan. Dışardan ekstra takviyesini de alabilirsin, vücudunda da var aynı zamanda. Ama bu enzim belli bi kalp atışı üstünde yağ yakıyor. Yani yürüyerek değil de bi tık koşarak verebilirsin kilo
-9
izmitcan
(17.12.25)
- eğimli yürü +1
- keşke kondisyon bisikleti alsaydınız ama. yürüme bandı dizlere çok iyi değil.
- 2 öğün beslenin. kahvaltıyı geç yapın 11-12 gibi. sonra 17-18 gibi akşam yemeği ile bitirin günü.
-300 400 kaloriden fazla kalori açığı vermeyin bu çok önemli.
0
archmeister8
(17.12.25)
Yüzde 10 eğim, 4 km/saat hız, 30 dakika her gün yürü. Eğimsizde kilo vermen zor.
-1
arbre
(17.12.25)
verirsin. nabzı 140 civarında tutabildiğin her aktivitede kilo verirsin.
ama söylendiği gibi, 70kg'lik %35-36 civarı yağlılığa sahip bedende, 6km hızla 1 saat yürürsen 250 kalor civarı anca yakarsın. bu da 30 saatlik yürüyüşte 1 kilo yapar. diyetten de 400-500 kalori açık verirsen 2 kilo da o yapar. ayda 3 kilo verrisin.
+1
tchuck
(17.12.25)
Ben de diyorum gym'de herkes niye dağ keçisi gibi yokuş tırmanıyor. cevapları görünce dank etti, meğerse son model işe yaramaz gym efsanesi buymuş.

Doğum sonrası kilonun farklı bir dinamiği vardır bu arada, ona bir şerh düşmek lazım ama temel mantık kalori açığı +1
Bu da diyetini ona göre ayarlamakla ilgili ama sütünü vs de düşünmen lazım muhtemelen. O yüzden bir diyetisyen lazım gibi.

Bu demek değil ki yürümek işe yaramaz, yürü ama sadece yürüyerek pek bişi olmaz.
+3
Bruce
(17.12.25)
Ya başkalarının laflarına bakma lütfen. İstediğin her şeyi yapmaya kudretin var, ister çamaşır askısı yaparsın ister çamaşırları üstünden alır çıkar yürürsün. Üstelik yürüyüşle kilo verilmez ama kalbe ve metabolizma hızına muhteşem destek olunur. Yürüyüş harika bir spordur, çok çok iyi etmişsin, en iyisini yapmışsın 🤌🏻🤌🏻🤌🏻🤌🏻🤌🏻👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻🌷🐞🎀
+1
muhayyer divan
(18.12.25)
ay bayılıyorum ezberden konuşanlara ya. doğum sonrası diye belirtilmesine rağmen üstelik... yani belki bebek sabah 6da ayağa dikiyor, öğlen 12ye kadar ne yapacak bu kadın aç aç mı takılacak evde? ya da eşi işten 19.00da geliyorsa o zaman hiç beraber akşam yemeği yiyemeyecekler ya da belki eşi gelene kadar bebekle ilgilenmekten yemek bile yapamıyor olabilir. hepsi yaşandı çünkü...

neyse.

yürüyüş bandı ne kadar işe yarar bilmiyorum. ama bildiğim kadarı ile yapılan yürüyüşün kalori yaktırabilmesi için nabzının yükselmesi lazım. yani aheste aheste yapılan bi yürüyüş işe yaramaz. bant üzerinde koşmanın da dizler için iyi olmadığını duymuştum ben de. chat gpt ile filan bi muhabbet edilip maksimum fayda nasıl alınır bi öğrenmek lazım.

doğum kilolarını vermiş ama doğum öncesi kilosunun biraz üstünde kalmış bi kadın olarak bende işe yarayan formül aç kalmadan kalori açığı yaratmak şeklinde oldu. diyetisyenle de çalıştım. büyük faydasını gördüm. ama sürdürülebilir bir beslenme düzeni yaratamıyorsanız diyet de işe yaramaz. verirsiniz, geri alırsınız. evet bu da yaşandı...

yediklerinizle kalori açığı yaratmaya çalışın derim.
-1
elorelia
(18.12.25)
(10)

Siz de jinekologa gitmekten nefret ediyor musunuz? (Kadınlara soruyorum)

gnosis
Soru başlıkta (⁠─⁠.⁠─⁠|⁠|⁠)
Soru başlıkta (⁠─⁠.⁠─⁠|⁠|⁠)
0
gnosis
(13.12.25)
Nefret demeyelim ama gitmeyi sevmiyorum evet. Yine de hiçbir sıkıntım olmasa dahi senede bir kez görev bilinciyle pap smear için gidiyorum.
+1
kullanicadi
(13.12.25)
Ne yazık ki ben de haftaya aynı sebeple gideceğim ve şimdiden stresi başladı. Aklımın bir köşesinde sürekli.
0
🌸gnosis
(13.12.25)
Nefret değil ama sevmiyorum +1

İşim düşmedikçe gitmem ayrıca. Tahareti suyla aldığın zaman hiçbir sorun çıkmıyor, yeter ki herkesle ve/veya korunmasız ilişkiye giren erkekleri kendine dokundurtma.
-3
muhayyer divan
(13.12.25)
erkek gozunden hic kosarak giden kadin gormedim, hepsi her sene oflaya puflaya giderdi.

soruya kaynak yapayim:
bir tanesi ozellikle erkek jinekolog tercih ederdi, sormustum ne ayak diye, kadinlar cok kurcaliyor, erkek doktorlar hizli sekilde hallediyor, fazla soru sormuyorlar demisti.
beni yemis de olabilir :D, saglamasini yapana gofret alacam.
-1
cooperr
(13.12.25)
yani kosa kosa doktora giden gördünüz mü zaten? ben tercihen hicbir doktora gitmemeyi isterim, sadece jinekoloji özelinde degil. isim düsmesin isterim.
ama gitmek zorundayiz. papsmear icin sürüntü örnegi alinmasi da korkutmuyor. zaten hissetmiyorsun bile. senede bir defa 3-4 saatimi ayiriyorum, kontrolümü olup cikiyorum.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.12.25)
Ben hiç sevmiyorum aslında ama rahim filmi ve amniyosentez işlemi yaptırınca o koltuğa muayene için oturmak çok basit gelmeye başladı. Ama yine d esevmiyorum tabi.
0
suicides underground
(13.12.25)
''korunmasız ilişkiye giren erkekleri kendine dokundurtma'' bunu nereden bilebiliriz ki?
+3
Kahvedesu
(13.12.25)
İşlemin kendisi rahatsız etmiyor ancak benim açımdan sonuçları beklemek stresli. bu yüzden bu gerilimi sağlıkla alakalı her türlü muayenede yaşıyorum. onun dışında pap smear kolay bir işlem bence.
+1
eileengray
(14.12.25)
Kbb ye veya nebileyim göz muayenesine gitmek gibi birşey benim için, çok umursadığım strese girdiğim bir durum değil. Tüpbebek tedavisinden sonra koymuyor da olabilir tabi.
+1
physcos physcos
(14.12.25)
Ben de hiç sevmiyorum ama bir kaç senedir işini iyi yapan bir doktor sayesinde eskisi kadar gerilmiyorum.
Bu arada erkek doktor tercihine katılıyorum. Eskiden hep kadın doktor tercih ediyordum ve zulüm oluyordu. Erkek doktorlar bu konuda daha iyi. Acıtmıyorlar veya daha nazik oluyorlar, özür dileyerek nezaketle yaklaşıyorlar.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(14.12.25)
(30)

Hediyelerimle dalga geçilmesi

egerbiryolcu
Arkadaşlarıma öğretmenler günü için şöyle kitap ayraçları yapmistim. El becerim sıfırdır heves ettim yaptım. Hayaller hayatlar gibi oldu ama ben çok sevimli bulmuştum yine de:d (üsttekiler benim alttakiler örnek)Neyse bı de öğretmenler günü ile ilgili şekilli kurabiyeler yapmıştım kadın figürlü kalp
Arkadaşlarıma öğretmenler günü için şöyle kitap ayraçları yapmistim. El becerim sıfırdır heves ettim yaptım. Hayaller hayatlar gibi oldu ama ben çok sevimli bulmuştum yine de:d (üsttekiler benim alttakiler örnek)

Neyse bı de öğretmenler günü ile ilgili şekilli kurabiyeler yapmıştım kadın figürlü kalpli çiçekli falan..o konuda iyiyimdir ama o gün onları da çok beceremedim.

Sonuç olarak ortada mükkemel olmayan ama el yapımı emek verilmiş bı şeyler vardı.

Verdiğimde tepkileri çok yapmacık gibi geldi. Ayy canım... Hani anlarsınız ya o samimiyetsizligi. İçlerinden biri de kurabiye için evli olan bı arkadaşımıza küçük çocuğunu kastederek bunları Ali mi yaptı gibi bı espri yaptı. Orda baya rencide edilmiş gibi hissettim herkese karşı. Ayraçlar için de bu ne işe yariyo gibi bı cümle geçmisti.

Sevdiğim bir hocam vardı üniversitede bir paket de ona yapmıştım. Bu kızlar da geldi yanıma hediyemi teslim ederken. Hoca baya mutlu oldu tek tek baktı yorum yaptı sarıldı baya içten tepki verdi. Onlar da görmüş oldu. Orda biraz kendime gelmiştim. Yoksa çok mu sacmalamisim diye kendimden şüphe eder hale gelmiştim.

Yani sırf maddi değeri yok diye mi böyle dalga gecilmesi gerekiyor yanlış kişilere mi değer vermişim ya da çok istediğim gibi olmadılar diye üstüne bu tepkiler gelince de alinganligim mi arttı emin olamadım?

hizliresim.com
0
egerbiryolcu
(12.12.25)
Evet, yanlış kişilere değer vermişsiniz ve 'arkadaşlarınız' hanzo.
+10
auroraaurora
(12.12.25)
ilk bakışta ne oldukları anlaşılmıyor, bu nedir diye sorardım ama kitap ayracı açıklamasından sonra anlamlı geliyor, mutlu olurdum
+4
grimavi
(12.12.25)
Piyasada el yapımı çok iyi şeyler varken bunlar ancak 90 larda göz kamaştırır.
Niyet güzel ama daha iddialı ürünler çıkarmalıydın.
Bi de hediyeyi nasıl sunduğun ve sana karşı öncesinde (geçmiş yaşantılar) ne hissettikleri önemli. Sanırım birbirinizi biraz sinir etmişsiniz. Onun etkisi var gibi.
Bu tür durumlarda hediyelerin üstüne isim yazmak kurtarıcı oluyor. Ayse ye verilen hediyenin üstüne ayse yazmak gibi.
-2
luluki
(12.12.25)
yaptıklarınız cok guzel olmus, cok sevımlıler. ne yazık kı o ınsanlar bu nezaketı dusuncelı davranısı haketmemıs, el emegıne saygı duymayan ınsanları sız de cıddıye almayın bence. kötu bıle olsalar yıne de ınsan tsk eder. yıne de cok uzulmeyın, bır daha yapmazsınız, cok yakınlarınıza yaparsınız bu ıncelıklı davranıslarınızı.
+1
deepness
(12.12.25)
El ile bunları yapmak vakit alan şeyler .
O nedenle zihni tanınmış ürün markarıyla format yemiş , her şeyde elitizm arayan, vakit kaybettiren kişilerden uzak durun.

İncelikten anlamakta bir meziyet .
+2
diyecevaplandı
(12.12.25)
Öncelikle ne işe yaradıklarını söylemeseniz ben de anlamazdım. Belki onlardan çok sizin hoşunuza gidecek tarzda bir hediyedir bu. Yine de, ilgimi çekmeyen/çok beğenmediğim ama emek verilmiş bir hediyeye böyle tepkiler vermezdim, tepkileri biraz kaba geldi. Kabalık dışında, çok değer verilmeyen birinden bu tarz hediye geliyorsa çoğunluk hocanız kadar samimi tepki vermeyebilir bence.
+2
matlii
(12.12.25)
Bok yiyin demek lazım da işte insanlık bizde kalsın. Bugün de öğretmen kalitesizliğine doyduk.
+5
sekizdokuzon
(12.12.25)
kabalığın hiç bir durumda savunması olamaz. ayılık ve ökküzlük.
+4
gabe h coud
(12.12.25)
bence arkadaşlarında sorun var, el emeği verilmiş hediyeler şu dünyada herşeyden üstündür kötü bile olsa, siz kapitalist düzenin yozlaştırdığı insanları takmayın kafanıza, beğenmiyorlarsa kendileri bilir.
şu tip bir insanda olabilir mesela zorla kendine hediye aldırmak isteyen, kendinin değerini aldığı hediye ile ölçen, böyle bir öz güvensizliği varsa hoşuna gitmemiştir tabi.
0
eja
(12.12.25)
Bok yiyin +1

İyi veya köyü ben böyle şeylere daha çok değer veririm. Düşünülmüş emek verilmiş. Bence gayet güzeller
0
Rondak
(12.12.25)
bence gayet güzel olmuş. tebrik ederim.
arkadaşların paçoz. kalitesiz insanlar.
ama yine de şunu demeden edemeyeceğim. el emeği şeylerin değeri eskisi kadar yok. sanayide verimlilik çok arttı, bolca seçeneğe çok ucuza erişebiliyoruz. yani kazak örmek yerine kazak alıp hediye etmek daha avantajlı olabiliyor. tasarım, teknoloji, kalite, maliyet konusunda el emeği eskisi gibi cazip değil.
el emeği ürünleri sadece çok yakınlarımız ile paylaşmak daha doğru olabilir.
+1
abelardo
(12.12.25)
hediye diyelim ki gercekten güzel degil, kimsenin kimseye hediye vermek gibi bir zorunlulugu yok, tesekkür eder gecersin. begenmedim demezsin. dalga gecmezsin. "düsünmen yeter" diye lafimiz var. senin icin emek verilmesine, düsünülmüs olmana saygi gösterecek insanligi barindirmiyorsan bile nezaket adina, kalp kirmamak icin cok tesekkür ederim der isine bakarsin. sonra istersen kullanma. cöpe at. baskasina ver.

deger verdiginiz kisiler düpedüz hödük. nezaketsiz ve saygisizlar. bir daha bu varos tipler icin vakit, emek ve para harcamayin. ögretmeni böyle olan toplumun bu hale gelmesine sasirmamali.
bir sonraki sene hediyemi begenen o tek kisiye hediye hazirlar ve onlarin yaninda verirdim. digerlerine hicbir sey vermezdim. nezaketsizliklerinin derecesi hakkinda bir fikir sahibi olurlar belki böylece.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.12.25)
Bugün de buna sinir oldum :/ bacım adres veriyorum bana kargola hakkını veririm dsfdsdf

Emeğine sağlık çok da güzel olmuş bazı insanlar böyle baltalı ilah gibi. Heves kırmak için fırsat kolluyorlar
+3
kullanicadi
(12.12.25)
ben beğendim, güzel ayrıca beğenmiş olmam da bir kriter değil. çevrendeki öküzleri temizle.
0
kisa
(12.12.25)
Tatlış bence ya üzülme
-1
arbre
(12.12.25)
bence bir paket daha yap ve içine şöyle kocaman kalın bir dildo koy.
bu ne işe yarıyor diye sorarlarsa açıklarsın.
+2
deranzo1
(12.12.25)
Çok tatlı görünüyorlar elinize sağlık.
Her zaman gelen hediyeleri beğenmeyebiliriz tamam ama bunu belli etmek çok ayıp.
Hak etmeyen insanlara bu kadar ince düşünmeyi bırakın ya boşverin.
+1
mutekebbir
(12.12.25)
Emeğinize sağlık. Kabalık edilmiş net olarak. Beğenmeseler bile usulen teşekkür etmeli, ne işe yaradığını anlamasalar bile nezaket göstermelilerdi. Normal olan budur. "Daha iddialı" hiçbir şey yapmak zorunda değilsiniz.

Mesajınızdan dahi ne kadar hevesle bir çaba içerisine girdiğiniz yansıyor. Hevesinizi körelten, çabanızı hak etmeyen insanlar için canınızı sıkmaya değmez.
0
dediysem dedim
(12.12.25)
Bana vermiş olsan ben çok coşkulu bir tepki verirdim. Beğenmesem de hiç belli etmezdim. İnsanlar kötü kalpli bence.
0
Gradient_tabanlı_mor
(12.12.25)
nezaketen hiçbir hediyeye laf edilmez birincisi. ayriyeten bu bir el emeği, eşdeğer her seri üretim ürününden kat kat değerli. burun kıvıranlar anladığım kadarıyla öğretmen? eğer böyleyse ülkedeki öğretmenlerin bu kadar temel eğitimden eksik olmalarına çok şaşıracağım. görgüsüz insanlar nasıl bireyler yetiştirecek? ülkede varoş çok var, o yüzden tepkiye şaşırmadım ama bu insanların öğretmen olma olasılıkları beni hayrete düşürdü.

bu arada cevabım emeğinizden bağımsız ancak fotoğraftakiler bence çok tatlı.
+1
eileengray
(12.12.25)
Samimiyetle çok çok özür dilerim peşinen ama öyle arkadaşın amına koyayım.
+2
kumandanim
(12.12.25)
şu hediye verme olayını salt ihtiyaca, alanında iyi olan markaya, maddi değerine, işlevselliğine indirgeyenlerin iticiliğini tarif etmenin imkanı yok.

HİÇBİR ZORUNDALIĞI olmayan biri gelip emeğini, vaktini, parasını güzel düşüncelerle harmanlayıp ortaya bir şey çıkarıyor ama paşalarımız/prenseslerimiz sanki kendilerine hediye vermekle şereflendirilmişiz de bu "basit" hediyelerle o şerefi lekelemişiz gibi davranıyorlar, gel de delirme!

@dediysem dedim +1
+2
m e b
(12.12.25)
Kendileri yapamadığı ve düşünemediği için kıskanmışlar. Bok yesinler gayet de güzeller ellerinize sağlık.
0
suicides underground
(12.12.25)
Çok güzeller, ellerine sağlık. El emeği benim için çok değerli. Bu tarz hediyeleri küçümseyen biri karakterini belli eder.
+1
Kahvedesu
(12.12.25)
çok güzeller elinize emeğinize sağlık. o insanlara ne bir hediye verin ne de bir hediye alın bu saatten sonra. sizin değerinizi anlayamamışlar.
0
koela
(12.12.25)
El becerinin sıfır olduğunu söylemişsin ama bu sıfır haliyse ben bir şey demiyorum :)
Şahane olmuş, eline sağlık. Laf söyleyen arkadaşlarına da söylenecek çok şey var da boşver.
+2
rock n roll
(12.12.25)
Bence "düşünülmek" çok güzel ve çok kıymetli bir şey. İlk bakışta nedir bu diye sorabilir insan, kitap ayracı olması çok mantıklı geliyor sonra. Ürünün ne olduğundan ziyade sırf o kişiyi düşünerek bir şey yapman, üstelik el emeği bir şey yapman bence çok kıymetli. Yanlış insanlara verilmiş +1 Dünya hassas kalpler için cehennemdir:)
+1
huzurlarinizda huzursuzluk
(12.12.25)
Çok güzel olmuş. İnsanlari fazla ciddiye almayin
+1
topkapiaksaray
(12.12.25)
Evet yanlış kişilere değer vermişsin, evet alınganlığın artmış, evet kendine güvenmediğin bir alandan ürün vermemelisin. İyi yaptığın şeyleri öne çıkarmalısın. Kimin insan kalbi taşıdığı artık belli değil çünkü.

Ek: örneği gördüm hiç de başarısız veya çirkin falan değil. Kendi hakkını da yeme bir zahmet.
0
muhayyer divan
(12.12.25)
ilk bakista kitap ayraci olduklarini anlamadim ama bence gayet guzeller.

bu kisilerin ogretmen olmasina ayrica uzuldum. pedagojik formasyonun geldigi noktaya bak.
+1
Sour
(13.12.25)
(3)

1950'lerdeki radyo programı akışını nasıl bulurum?

muhayyer divan
SelamBirinin doğum saatini bulmaya çalışıyorum, 1950'lerde doğmuş, gün ay yıl net ama saati bilinmiyor, sadece belli bir radyo programı vardı deniyor. TRT o yıllardaki akışı saklıyor mudur bulma ihtimali var mıdır? Hatta bulabileceğim başka bir kaynak olabilir mi, ne olabilir?
Selam

Birinin doğum saatini bulmaya çalışıyorum, 1950'lerde doğmuş, gün ay yıl net ama saati bilinmiyor, sadece belli bir radyo programı vardı deniyor. TRT o yıllardaki akışı saklıyor mudur bulma ihtimali var mıdır? Hatta bulabileceğim başka bir kaynak olabilir mi, ne olabilir?
0
muhayyer divan
(11.12.25)
o günün gazetelerinde yazar.

gazetearsivi.milliyet.com.tr
+2
klassno
(11.12.25)
1950'lerde "Radyo Dünyası" veya "Resimli Radyo Dünyası" diye bir dergi var. Onda olma ihtimali var.
+2
cosmicstring
(11.12.25)
Harikasınız ayol 🌷🐞
+2
🌸muhayyer divan
(11.12.25)
(3)

Bütün porselen yemek takımları aynı mı? Lüksü nedir bunların?

lovemyself
Aslında merak ettiğim şu. Çamaşır makinesinde Miele başka bir yerde ya. Ama herhangi bir Türk ailesi çamaşır makinesi alacak olsa Arçelik, Beko vs bakar. Duvar boyası da öyle. Marshall, Filli Boya falan biliniyor ama Jotun daha iyi.Yemek-kahvaltı takımlarının lüksleri neler? Karaca-Jumbo görmekten g
Aslında merak ettiğim şu. Çamaşır makinesinde Miele başka bir yerde ya. Ama herhangi bir Türk ailesi çamaşır makinesi alacak olsa Arçelik, Beko vs bakar. Duvar boyası da öyle. Marshall, Filli Boya falan biliniyor ama Jotun daha iyi.

Yemek-kahvaltı takımlarının lüksleri neler? Karaca-Jumbo görmekten gına gelenler için, duruşu-modeli ile fark yaratacak, luxury markalar neler?

Fiyat konusu mühim değil.
0
lovemyself
(10.12.25)
lükslüğünü bilemem de köklü üreticilerden herend, zsolnay, hutschen reuther, rosenthal, villeroy-boch, royal crown derby, imperial var aklıma gelen.
0
tnz
(11.12.25)
hepsi ayni degil tabii ki. bir takim verdi bana babannem, kemik tozundan. servet ediyor. kemik tozu ürünlere bakabilirsiniz.
avusturya'da porzellanmanufaktur augarten var, tek tek her ürünü elle hazirliyorlar. fabrikasini gezmistim, baya emek var her bir parca arkasinda. almanya'da benzer marka olarak meissen var. rosenthal gene baya köklü.
villeroy & boch, oakwood staffordshire cok güzel ürünler üretiyor ama ne kadar high-end sayilirlar bilemiyorum.
gzhel rusya'da mavi cicekli cok tipik porsellenleriyle ünlü ve oldukca lüks sinifinda.

porselende degil ama keramikte gene bir avusturya markasi var, dünyaca ünlü. her bir parcayi onlar da elde hazirliyorlar. gmundner keramik. gmunden esasen bir kasaba, orada üretildigi icin adi böyle.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.12.25)
Ne kadar rafine dertleriniz var, takdir ettim... 🌷🐞
0
muhayyer divan
(11.12.25)
(17)

Favori mutfak malzemeniz?

sekizdokuzon
Benim bu ara pişirme kağıdı. Ben bu kadar her masada olup oturduğu her masadan alnının akıyla DELİKANLI gibi şerefiyle haysiyetiyle kalkan ve bu kadar iddiasız, alçakgönüllü bir malzeme görmedim.Sizin favoriniz hangisi?Teşekkürler.
Benim bu ara pişirme kağıdı. Ben bu kadar her masada olup oturduğu her masadan alnının akıyla DELİKANLI gibi şerefiyle haysiyetiyle kalkan ve bu kadar iddiasız, alçakgönüllü bir malzeme görmedim.

Sizin favoriniz hangisi?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(10.12.25)
Blender ve düdüklü tencere.
0
rock n roll
(10.12.25)
Stand mikser <3
Bir de büyük ve keskin bıçaklar.
0
kobuzchu kiz
(10.12.25)
Salatalık soyacağı.
+1
mutekebbir
(10.12.25)
sef bicagi
0
baldur2
(10.12.25)
Rondo (soğan için)
Bulaşık teli. Bu olmasa sünger ile sadece napardik bilmiyorum diye her kullanisimda sorguluyorum. Kendisine müteşekkirim.
Pişirme kağıdı +
0
egerbiryolcu
(10.12.25)
ikea pişirme matı. pişirme kağıdının uzun ömürlüsü.
0
archmeister8
(10.12.25)
(bkz: slow cooker)

Her şeyin en hızlısının makbul olduğu şu zamanda, bana yavaşlığın içindeki zenginliği öğreten feylosofik mutfak gereci.

Süpermarketten alınan sıradan bir kemikli kuzu etinin 8 saatte nasıl akla ziyan bir lezzet şölenine dönüştüğünü, sabah işe giderken çalıştırıp akşam eve döndüğünde seni muhteşem bir güvecin karşıladığını görünce ,insanın bunca zamandır sen neredeydin diye bu alete sarılıp öpesi geliyor.
+1
thracia
(10.12.25)
thracia +1000
slow cooker candir.
0
cooperr
(10.12.25)
et bıçağı, mutfakta sağ kolum oluyor kendileri. sadece et değil soğanı falan çok özenli doğruyor öyle keskin öyle işinin ehli. bir de pirge zwilling marka sosyete bıçağı falan değil, ahşap saplı bursa bıçağı.
0
exlibris
(10.12.25)
Her çeşit ölçekli kap, hassas terazi vs.
0
akhenaten
(10.12.25)
Yapışmaz tava +1
Salata kaseleri ve yemek ısıtılan emaye kap kacaklar en sevdiklerim

Ama geçen gün 2 tane toprK güveç aldım yopurt mayaladım ve etli kurufasülye yaptım şahne oldular. Birkaç ay kadar güveçler gözbebeğimdi. Sonra kaldırdım hshsjs
0
love and trust
(11.12.25)
Saklama kabı, irili ufaklı bisürü.
Sebze haşla koy, baharat koy, buzluğa dondur meyve koy yarın 8 tane daha alayım.
0
thesomberlain
(11.12.25)
Mutfağı sevmek böyle bir şey olmalı yahu. Benim müzikteki makamlara usullere anlamlar yüklemem gibi sen de mutfak malzemelerine anlamlar yüklemişsin. Demek böyle oluyor. Vay anasını say.sey.

Şu anlatımına bakarsak ben de en çok ipli rondoya müteşekkirim, soğan meselesini epey hafifleten bir şey. Faydacılık var romantizm yok bu konuda, maalesef. Mutfakta sanat tarafım çalışmıyor 😬
0
muhayyer divan
(11.12.25)
Şu an favorim yok; param olup aldığımda thermomix olacak.
0
auroraaurora
(11.12.25)
tost makinası. tostun bin türlüsü haricinde mangalda yaptığım her şeyi burada da yapabiliyorum. ayrıca ekmek ısıtma, patetes patlıcan kızartma, bayat gevrek ve boyozları taptaze hale getirmeye de yarıyor.
0
ground
(11.12.25)
annem thermomixini hediye etti, şimdilik en ilgimi çeken mutfak aletim bu. ikinci sırada soru “malzeme” olduğu için bir ürünle cevap vereceğim: kereviz sirkesi
0
eileengray
(11.12.25)
manuel çekmeli rondo. yüzyılın icadı.
0
Hallegadola
(11.12.25)
(5)

İşyerinde başka birimden size karşı saygısızlık, hadsizlik yapan kişileri üstünüze bildirmeli mi?

psmstc
Ve ne sıklıkta? Karşıdaki birim şirkette ağırlığı olan bir birim. Sizin yöneticiniz de şirket yönetimini etkileyebilecek kapasitede biri. Bu tarz durumları (haddini aşan üslupsuz tavırlarla) sık sık başka birimlerden yaşıyorsunuz. Her bu tarz durumda şikayet etmek doğru mu? En stratejik açıdan Ne ya
Ve ne sıklıkta?

Karşıdaki birim şirkette ağırlığı olan bir birim. Sizin yöneticiniz de şirket yönetimini etkileyebilecek kapasitede biri.

Bu tarz durumları (haddini aşan üslupsuz tavırlarla) sık sık başka birimlerden yaşıyorsunuz.

Her bu tarz durumda şikayet etmek doğru mu?

En stratejik açıdan Ne yapmak lazım.

Hepsini görmezden gelmek mi daha iyi?

Bir de başka birimlerle ilgili üste olumlu ya da olumsuz deneyimleri aktarmamak mı daha iyi sizce?

Thanks…
0
psmstc
(10.12.25)
sürekliliği varsa bildiririm.
sektör reklamcılık mı? :)
0
eurhka
(10.12.25)
Ben de reklamcılık mı diyecektim, kesinlikle söyleyin, devam etmesi halinde işi bırakmayı düşündüğünüzü bildirin.
0
bartholomew87
(10.12.25)
Karşıdaki kişinin konumu ve bağlantıları vs sizin konumunuz ve bağlantılarınız sonucu belirler.

Sizden üst düzeydedir, mobbing bile uygulasa hiçbir şey olmaz, networkü iyidir, kimi kime şikayet ediyorsun durumu geçerli.

Kurumsal bir yapıda önce kendi yöneticinize gidersiniz, kendi yöneticiniz karşı tarafın yöneticisine gider, karşı tarafın yöneticisi ilgili kişiye gider. bu esnada IK da dahil olur. Ama en kral yerde bile aile çiftliğine çevirmişlerdir, dokunulmaz olanların varlığını kabul etmek lazım.
0
kimlanbu
(10.12.25)
Kibarlık ve kurumsallık dili içinde kalarak anında cevabını verin muhattabınıza. Her seferinde.

Yöneticinize de şikayetle gitmeyin, durum hakkında bilgilendirin sadece.

Mümkünse elinizde yazılı kanıt, email, yazışma vs olsun.
0
michael_knight
(10.12.25)
İş yerinde yapmadığı için bildiremedim ben. Tamamen şahsi bir ortamda, instagram mesajlaşması üzerinden ahlaksız teklifte bulunuldu, bu da iş yerini ilgilendirmez diye düşündüm.
0
muhayyer divan
(11.12.25)
(6)

Eve kimçi alan var mı?

muhayyer divan
SelamAnkara'da yaşıyorum, Korelee vardır sevenlerince meşhur, orada bir gün yediğim hafif acılı kimçi ile sattıkları kimçi aynı acılıkta mı diye sordum evet aynı dediler, bi alıp geldiydim ki zehir gibi acı. Kendim yapmaya çok üşeniyorum, bir sürü şey şimdi. Satın almak daha kolay geliyor ama az acı
Selam

Ankara'da yaşıyorum, Korelee vardır sevenlerince meşhur, orada bir gün yediğim hafif acılı kimçi ile sattıkları kimçi aynı acılıkta mı diye sordum evet aynı dediler, bi alıp geldiydim ki zehir gibi acı.

Kendim yapmaya çok üşeniyorum, bir sürü şey şimdi. Satın almak daha kolay geliyor ama az acılı olsun istiyorum, var mı bildiğiniz birileri?
0
muhayyer divan
(07.12.25)
sorunuza cevap değil ama, kimçi zaten çok acılı olmaz. kore'de bişeye "çok acı mı?" diye sorduğunuzda "kimçi kadar acı" derler; yani turistin ağzını yakmayacak kadar manasında.
ben sevmediğim için hiç satın alasım olmadı ama youtube'da çok sayıda tarif var, bence erinmeyip kendiniz yapınız.
+1
lil siztah
(07.12.25)
@lil siztah

Hiç yapacak halim yok açıkçası. Bir de adamların "acı" anlayışı nasıl çoksa kimçileri bana aşırı acı geldi. Midem çok beter oldu mesela. Neyse artık...
+1
🌸muhayyer divan
(08.12.25)
kimcinin kokusu o kadar iriteci ediyor ki beni, yesem kesin hastanelik olurum.
bir kere hanim almis, dolaptan kokusunu cikartana kadar 1 hafta ugrastim.
yemeyin olm boyle seyleri :/
+1
cooperr
(08.12.25)
gümuşsuyu'na inerken sağda asya marketi var. orada orijinal kimchi satılıyordu kore'den gelen ama biraz pahalıydı. hala var mıdır bilmem. benim de acı toleransım düşüktür ve buradan aldığımı yiyebilmiştim güzeldi.
+1
elektr10
(08.12.25)
3-4 sene önce trendyoldan almıştım ama tadı aklımda kalmamış.
+1
inheritance
(08.12.25)
@bir sıcak el uzanır

Vallahi yapacak mecalim yok, daha eve yetişemiyorum ki kimçiyi nasıl yapayım... eskiden tarhana yapardık biz, artık yapmıyoruz. Ekmek bile yapmıyorum yahu 😔😔
0
🌸muhayyer divan
(08.12.25)
(13)

Ne düşünüyorsunuz aşağıdaki foto hakkında?

Kahvedesu
https://eksisozluk.com/img/tafdf2wa
-1
Kahvedesu
(07.12.25)
Kısıtlı bir kesim için böyle ama genel olarak katılmıyorum, yani instagram'da ya da tv'de gördüğümiz birbirinin benzeri insanlar (estetik makyaj vs) toplumun genelini kapsamıyor, etrafımızda "normal" insan çok var.
+1
kizil karga
(07.12.25)
İki gün önce Bostanlı'da dolaşırken kafama takılan şeyin birebir resmini yapmışlar valla.
0
Mirket
(07.12.25)
Bunu yapmak istediler ama başaramadılar bence. Çünkü bu bir ekonomik rahatlık gerektiriyor ve o rahatlık bizde yok 😍
-2
muhayyer divan
(07.12.25)
Düz fön terörü işte. Düğünlerde gelin hariç herkes bu şekilde.
0
ground
(07.12.25)
Doğruluk payı var ama abartılı biraz.
+1
etna
(07.12.25)
Fön değil olay. Dudaklar, makyaj, saçlar hep aynı. Takım elbise gibi. Giyersen bizdensin. Bu da human suit.
+1
gabe h coud
(07.12.25)
Doğru değil. 90'ların da bir modası vardı, görselde ima edilen yanlış. Her dönemde belli bir eğilim var, ama kimse de tek tip değil. Bu muhabbetler bitmiyor ayrıca... antik çağda bile bu tarz şeylerden yakınan insanlar var.
0
akhenaten
(07.12.25)
romanya'da yaşıyorum ve hiç bir kadın birbirine benzemiyor. çok değişik tipte kadınlar var partiye gitsen de bükreşte metroya binsen de.
0
rain when i die
(07.12.25)
goz onundeki ve parali insanlar icin buyuk oranda dogru.
goz onunde olmayan ve cok da parasi olmayan ortalama insan icin ise kismen dogru diyebiliriz.
0
cooperr
(08.12.25)
Belli sosyokültürel ve maddi seviyenin üzerindeki kişiler için doğruluk payı var.
0
onyx
(08.12.25)
%100 dogru bir görsel
0
koela
(08.12.25)
Sokakta gördüğüm insanlar böyle değil +1 Çeşit çeşit insan var.

Sosyal medyada böyle olabilir onu bilmiyorum kullanmadığım için.
0
peki madem
(08.12.25)
türkiye için yarı geçerli. Yurtdışı için geçersiz.

sık gezen biri olarak söylemek isterim, bu kadar estetik operasyon türk ve arap kadınlarına özel bir şey.
0
galahad reloaded
(08.12.25)
(7)

Çorbaya tel şehriye yerine spagetti olur mu?

dolantindr
Merhaba sevgili eksiduyuru ailesi. Tavuk çorbası yapacaktım, lakin tel şehriye yokmuş. Onun yerine spagetti makarnayı küçük küçük kırdım içine attım. Olur mu diye soracaktım? Olur mu derken, attım artık çorbanın içine de, yine de sorayım dedim. :D
Merhaba sevgili eksiduyuru ailesi. Tavuk çorbası yapacaktım, lakin tel şehriye yokmuş. Onun yerine spagetti makarnayı küçük küçük kırdım içine attım. Olur mu diye soracaktım? Olur mu derken, attım artık çorbanın içine de, yine de sorayım dedim. :D
0
dolantindr
(07.12.25)
Olur ama biraz kalın olur. Tel şehriye de makarna sonuçta.
0
gnosis
(07.12.25)
Afiyet olsun.
0
anon1m
(07.12.25)
Olur olur, onun kırılmamışına ramen diyor Koreliler. Adamların çorbası bile makarnalı 😁 afiyet olsun.
-2
muhayyer divan
(07.12.25)
@muhayyer divan nitpicking yapmayı sevmem ama
Ramen- Japonya
Ramyun- Kore
+2
gnosis
(07.12.25)
@gnosis

O dediğinin ne olduğunu bilmiyorum, düzeltmen ise kötü bir şey değil, sorun yok. Hatta ekleyeyim bir de ramyeon diye bir kelime var, hangi millete ait bilmiyorum, bilmek zorunda da değilim :)
+1
muhayyer divan
(07.12.25)
@muhayyer divan ikisi aynı şey. Bu romanizasyondaki görüş farklılıklarından kaynaklanıyor. Başka bir örnek: Korelilerin kullandığı alfabenin adı da farklı şekillerde latin harflerine çevrilebilir: Hangeul, Hangul ya da Hangıl. Hepsi doğru ama İngilizce konuşulan ülkelerde Hangul kullanımı yaygın.
Pazar pazar gereksiz bilgi bombardımanı için özür dilerim. Bu konular benim hobim gibi bir şey:)
+2
gnosis
(07.12.25)
ramen de kelime olarak cinceden geliyor:

"The word ramen is a Japanese borrowing of the Mandarin Chinese lamian (拉麵, 'pulled noodles')."

en.wikipedia.org
+1
Sour
(07.12.25)
(2)

çocuk boğaz ağrısı için temiz içerikli Pastil önerisi? yaş 5.

mikahakkinen
var mıdır öneri? internette buluyorum ancak nöbetçi eczanede bulabileceğim öneriniz varsa teşekkür ederim.
var mıdır öneri? internette buluyorum ancak nöbetçi eczanede bulabileceğim öneriniz varsa teşekkür ederim.
0
mikahakkinen
(07.12.25)
Evde pastil yapımı tarifleri vardı onlar belki çok daha iyi iş görebilir.

youtu.be

Senin için bulabildiğim en doğru tarif bu, birkaç tarife bakarak kendi tarifinizi de geliştirebilirsiniz, zerdeçal karabiber koyanlar da var... Bir de bal limon zencefil üçlüsü (1 büyük limonu ister kabuklu ister kabuksuz küçük küçük doğruyorsun, limonun büyüklüğünde taze zencefili de aynı küçüklükte doğrayıp 450 ml'lik bir kavanoza koyuyorsun, üstüne bal doldurup en az 12 saat buzdolabında bekletiyorsun, içmeye veya karıştırıp yemeye hazır) var, bunu ışığa yakın sıcak suya karıştırıp içiyorsun iyi geliyor vs.
+1
muhayyer divan
(07.12.25)
Phytorelief kids
+1
limonlu eksi
(07.12.25)
(17)

dis cekimi: genel anestezi mi, lokal mi?

lamartin
Eskiden cok buyuk disci korkum vardi. Bunu bir kac sene once yenmek zorunda kaldim. Bugune kadar sadece dis tasi temizletme ve bir kac defa dolgu yaptirma/ yenileme disinda dislerime bir sey yapilmadi. Hatta uzun suredir dis hekimine gitmeyi sever oldum, o koltuga oturup kalkinca dislerim daha temiz
Eskiden cok buyuk disci korkum vardi. Bunu bir kac sene once yenmek zorunda kaldim. Bugune kadar sadece dis tasi temizletme ve bir kac defa dolgu yaptirma/ yenileme disinda dislerime bir sey yapilmadi. Hatta uzun suredir dis hekimine gitmeyi sever oldum, o koltuga oturup kalkinca dislerim daha temiz ve saglikli oluyor. Dis tasi temizleme ve dolgu sirasinda hic ama hic gerilmiyorum.

Ancak artik (gomulu olMAyan) 20 yas dislerimi cektirmemin vakti gelmis, zira cok ugrassam da iyi temizleyememisim ve curumusler.

Dis cekimi mevzusu beni cok ama cok korkutuyor. Nedeni buyuk ihtimalle daha once hic dis cektirmemis olmam. Bu korkudan dolayi genel anestesi ile mi cektirsem yoksa lokalle mi, arada kaldim.

Genel anestezi: hic bir sey hissetmeyecegim evet, ama hem daha once gitmedigim/bilmedigim bir hastanede yaptirmam gerek, hem de anestezi oncesi aclik-susuzluk, anestezi sonrasi kendine gelme gibi angarya isleri var.

Lokal anestezi: evin yakinlarinda hep gittigim klinik. hem kisa surer, hem de asina oldugum bir yer. Fakat islem sirasinda dogal olarak ayik olacagim.

Daha once herhangi bir dis cektirme tecrubeniz varsa bana yol gostermesi acisindan fikirlerinizi duymak isterim.
0
lamartin
(06.12.25)
Eğer cerrahi bir şey yoksa dolgu ile diş çektirme arasında hasta deneyimi açısından çok büyük fark yok. Lokal anestezi sonrasında hiçbir şey hissetmeyeceksiniz. Hatta muhtemelen hekimin dişi tam olarak ne zaman çektiğini bile anlamayacaksınız. Bence genel anestezinin kendisi gereksiz risk.
+3
salihdt
(06.12.25)
Tabi ki lokal anestezi. Hiç girme genel anestezi olayına.
Hatta bence diş çekimi en az acılı diş işlemi gibi.
Benim geçen haftalarda bi kanalım yapıldı dedim bu neymiş ya.
0
Cezcez
(06.12.25)
Gömülü değilse çat diye çeker lokalle uyutup, ruhunuz duymaz. Benim tüm 20lik dişlerim gömülüydü, lokalle ağrı hissetmesem de basınç hissi rahatsız ediyordu. Gömülü olmayan dişte o sorun da yok. Benim süt dişlerimden bazıları ortaokulu bulmuştu çekilmesi, hepsini diş hastanesinde lokalle çektirdim gayet acısız ve sıkıntısız bir olaydı hiç korkmayın
0
nundu
(06.12.25)
gömülü ve 90 derece duran yirmi yaş dişimi bile düz şekilde çektirdim. Çene cerrahı baya uzun süre uğraştı ama acı vs. olmadı. Düzgün deneyimli biri yaparsa ve sonrasında buz tutup verdiği ilaçları (belki önce de verebilir) kullanırsan sorun olmaz.

hatta gömülü olmayanı çat diye çekiyorlar hiç korkmaya gerek yok.

Genel anestezi gerçekten bildiğimiz anesteziyse böyle bi işlem için hiç gerek yok. Gömülü olsa bile gerek yok. Fakat geçen böyle anestezi olucam diyip "sedasyon" diye daha hafif halini olanı duydum. (bana da saç ektirirken yapmışlardı, bişey hissetmiyordum ama dön dediklerinde dönüyordum hayal dünyasında gibiydim) O anestezi kadar zararlı/riskli değil galiba bi doktor yazsa keşke.
0
nhk ni youkosu
(06.12.25)
Dolguda hissettiğinizden daha fazlasını hissetmeyeceksiniz, duymayacaksınız.
Rahat olun.
Kesinlikle lokal.
-1
Mirket
(06.12.25)
dolgu ve diş çektirme işlemleri yaptırdım. hepsi lokal anesteziydi. genel anesteziyi düşünmemiştim bile şimdiye kadar. zaten lokalde de hissetmeyeceksiniz.
0
black holes in the sky
(06.12.25)
Genel anestezi zaten yapmazlar. Diş hastanelerinde eğer anestezi uzmanı varsa sedasyon yapabilirler, onu öğrenin çok geriliyorsanız.
0
kobuzchu kiz
(06.12.25)
Yazan herkese tesekkur ediyorum. Icim oldukca rahatladi. Pazartesi arayip lokalle cekim icin randevu alacagim.
0
🌸lamartin
(06.12.25)
Koltuğa oturunca geçiyor o stres. İmplant yaptırdım. 0 acı. Bu kadar takmana değmez.
-1
arbre
(06.12.25)
Dişi uyuşturduktan sonra ha kanal yapılmış ha diş çektirilmiş. Bence anlamazsınız. Bu sebeple genel anestezi alınmaz.
0
elorelia
(06.12.25)
Bu kadar buyuk korkun var ve surada yazilan mesajlar yeterli oldu ve ikna mi oldun yani?!
Ya oyle buyuk korkun yok ya da gittigin an ciddi psikolijik sorun yasayacaksin.
Neyse gomuk disimi sedasyonla aldirdim. Bu da bir alternatif bilgin olsun istedim. Biri gomuk biri benim de cok arkada kalinca curumus.. ikisini ayni anda aldilar hazir sedasyon almisken.
Dis hekimi korkum sifir. Asiri rahatim. Ama dis cekimi bambaska bi sey benim icin. Ne dolgu, ne temizlik bence ayni degil cekim.
-1
Kittie
(06.12.25)
genel yaptır.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.12.25)
İğne korkunuz yoksa diş çekimi çok basit bir şey, hem kısa sürüyor, hem de iğne etkisi ile acı hissedilmiyor, tüm 20 yaş dişlerim çekildi, gömülü olan bile çekim esnasında zorlamadı, hekim tarafından aksi önerilmedikçe genel anestezi çok gereksiz. Dolgu hatta diş taşı temizliği tecrübeniz varmış, çekimden hiç korkmayın derim.
-1
(06.12.25)
Diş temizliği daha rahatsız edici bir olay. Hem uzun sürüyor hem diş etine değiyor, garip hassasiyetler oluyor. Diş çekimi bence his olarak çok çok daha rahat bir işlem.
0
eileengray
(06.12.25)
Diş çekimi, diş çok ciddi problemleri olan bir durumda değilse lokal anesteziyle rahatlıkla hallolacak bir şeydir, genel anesteziye kesinlikle gerek yoktur, tekrar söylüyorum, ciddi problemi olmayan dişler için. Bugüne kadar hiç genel anesteziyle diş çektirmedim, hep lokal ile oldu ve doktor zaten dişini yoklar, hissediyor musun diye sorar. İçine sinmediyse hissediyorum dersin, bir ölçü daha uyuşturucu verir iyice uyuşturur. Dişi uyuşturan malzeme bazı bünyelerde çarpıntı yapabilir, bende yapmıştı, geçicidir, tehlikesi yoktur.

Genel anestezi yaptırırsan bütün vücudun çok etkilenecek. Olumsuz etkilenecek. Genel anestezi büyük bir faydayı elde etmek amacıyla feda edilen küçük faydadır, anlatabiliyor muyum? Normal bir diş çekimi gibi basit bir şey için genel anestezi yaptırılmaz. Dişin kökünde büyük iltihap olmuşsa, dişin içinde acaip çürükler bişeyler olmuşsa, daha önce yapılmış bir işlem çok kötü sonuçlar doğurmuşsa vs ancak o zaman, o da kişinin lokal anesteziye direnç gösterdiği durumlarda (mesela çok alkol alan ve uyuşturucunun uyuşturamamasına sebep olan durumlar) genel anestezi verilir.

Korkma lokalden de diş çekiminden de. Ankara'daysan sana hekim önerebilirim 4 tane. Hepsi de kuş tüyü gibi diş çekerler.
0
muhayyer divan
(06.12.25)
disci degilim ama genel anestezi aslan/kaplan gibi isirma tehlikesi olan hayvanlara yapiliyor bildigim kadariyla. hic genel anestezi ile dis cektiren homo sapiens duymadim.

zaten lokal anestezide igneden sonra bisey hissetmiyorsun ki, adam 32 disini cekse haberin olmaz. mevzu igneyi olana kadar.
0
cooperr
(06.12.25)
hekim arkadaslar daha iyi bilir ama gomulu olmayan 20 ilk dis icin genel anestezi siz istesenizde yapmazlar zaten.
0
oscar
(07.12.25)
(15)

Eşiniz oturacağınız ev için annenize borç verdi. Annenizin finansını siz yönetiyorsunuz. Konu açıldığında size "Paramı ver" demesi "ben o parayı borç olarak verdim" vs. demesi üslup açısından rahatsız eder mi? Normal mi?

psmstc
Annenizin finansını siz yönetiyorsunuz. Oturacağınız ev annenizin ağırlıklı parası ile alınıyor. Siz erkeksiniz. Eşiniz sadece evin 6'da biri kadar düğün altınlarını ev alınırken kendi isteği ile borç olarak veriyor. Sonra birşekilde konu açılınca diyor ki: "Paramı ver" "ben o parayı borç olarak ve
Annenizin finansını siz yönetiyorsunuz. Oturacağınız ev annenizin ağırlıklı parası ile alınıyor. Siz erkeksiniz.

Eşiniz sadece evin 6'da biri kadar düğün altınlarını ev alınırken kendi isteği ile borç olarak veriyor. Sonra birşekilde konu açılınca diyor ki:

"Paramı ver" "ben o parayı borç olarak verdim" "mirasa kalacak ben onu mirasta bölüşülsün diye vermedim" tarzı kendince hakkını isteyen cümleler kullanıyor.

Sizce bu eşler arası iletişimde normal sözler mi? Şundan dolayı soruyorum.

Karşıdaki eş (koca) dolandırıcı hırsız değilse eşine borcunu elbette ödeyecek. (annesinin finansını da o yöneten o) Fakat neticede hayat arkadaşısınız bunu bu şekilde dile getirilmesi karşı tarafa baştan güvensizlik ve yanlış bir üslup değil mi?

Yani kendi anne babası ya da kardeşi olsa asla "paramı ver" demeyecek bir insan. Kocasına karşı böyle konuşuyor. Bir de yeni evin alınmasında ısrar eden o ve kök ailesi.

Düşüncelerinizi merak ediyorum da.

Teşekkürler.
-2
psmstc
(06.12.25)
Siz oturacaksanız eşiniz düğünde takılan altınları nasıl size borç olarak veriyor orayı hiç anlamadım kendi de oturmayacak mı o evde?
+6
sadakatsiz
(06.12.25)
Eşler arasındaki iletişime ve o zamanki gerginlik seviyesine bağlı bence. Atıyorum benim sizinle aram bu aralar iyi değildir, söylerken acı acı konuşmuş olabilirim. Veya aramız çok iyidir, zaten iletişimimiz biraz kabadır, böyle şeyler hep söyleniyordur, şakayla karışık paramı ver dolandırcı gibi gülerek birşeyler söyleyebilirim.

İdeal koşullar altında böyle söylerse birşeye bozulmuş veya gerilmiş diye düşünür ama yine de içten içe incinirdim. Asıl mesele "paramı ver" meselesi, düğünde toplanan hediyeler ortak değil mi, hayıydıy kaydeş? Eğer paranın bir şekilde kadına kalacağı kısmında taraflar uzlaşmış ise, borç verilirken borcun şu tarihte, şu şu yollarla geri verileceği ile ilgili bir ödeme planı olmalıydı. O yüzden yakına borç vermek, almak sakat işler.
0
tiredofwaiting
(06.12.25)
10 yıllık evliyim, karı koca arasında borç olmaz. Kolye,bileklik, set, yüzük gibi ziynet eşyası bozulduysa uygun bir zamanda tekrar yapılır. Bunun için diretilmez.
+6
rodeocu
(06.12.25)
Olayın öncesi sonrası belirsiz. Tartışma anında mı söylendi yoksa durup dururken sürekli paramı ver diye darlıyor mu?

Ev annenin üstüne mi alındı? Eğer öyleyse parasını istemekte zaten haklı. Söyleyiş tarzı yanlış ama olaylar nasıl gelişti bilemediğimiz için doğru yorum yapmak zor.
+3
elorelia
(06.12.25)
Gerek yaşadığım evlilikte ve gerekse kafamdaki evlilik düzeninde, şaka olarak söylenenler dışında bu tip diyaloglar olmaz. Senin malın, benim param kafa yapısı aşılmamış evlilik ilişkisi benim aklıma yatmıyor.

Ciddi şekilde böyle bir söz söylendiyse, siz de annenizin finansını yönetiyorsanız, oturduğunuz evden anneniz adına kira isteyin, herkes parasını alsın, olay tatlıya bağlansın.
0
Mirket
(06.12.25)
Üslup esastan önce gelir, haklı bi isteği yanlış bi üslupla söylemiş. Ayıp etmiş.
0
antihero
(06.12.25)
Ev annenin üzerine yapılıyorsa iş değişir tabii orayı kaçırmışım. Kadın haklı bu durumda.
0
sadakatsiz
(06.12.25)
Üslup tamamen yanlış. Eşe karşı güvensizlikte duyduğunu da anlıyoruz. Düğünde takılanların yönetimi çiftin ortak kararıyla yapılması lazım. Sadece gelin tarafının olmaz. Ev alınmadan önce çiftin, damadın annesine verdiği borcun geri dönüşünün nasıl yapılacağına karar verilmesi gerekirdi. Damadın annesiyle konuşup çözmesi lazım. Ama üslup çok irrite edici.
-1
onyx
(06.12.25)
burada kritik nokta düğün altınları. zaten en büyük saçmalıkta bu düğün altınları kadınındırdan çıkıyor. düğünde takılan altınlar o yeni kurulan aile için takılıyor. o altınların tasarrufunda erkeğinde söz hakkı olmalı. o zaman kadın tek başına evlensin.
insanların kişiliğini en iyi işin içine para girince anlarsınız.
şimdiden geçmiş olsun. ilerde bu tavırlar evlilikte başına çok işler açacak.
olaya baktığımızda anladığım kadarıyla o evde siz eşinizle oturacaksınız. zaten büyük kısmını anne vermiş sizde eşinizle birlikte 6da 1ini tamamlamışsınız. işte burada insanların kişilikleri ortaya çıkıyor. zaten kendi oturacağı ev bunun bile farkına varamıyor. ama belli ki ev annenin üstüne asıl sorunların biride bu. eğer kardeşte varsa miras bölünüp bize ev kalmayacak o yüzden ben verdiğim parayı kurtarayım derdide var. böyle düşüncelerin olduğu evlilik sağlıklı sürmez.

yukarıda bahsedildiği gibi o zaman annede kira istesin. çevre dairelere göre güncel kira belirleyin 6da 1ini düşüp gerisini anneye ödeyin.
0
my fault
(06.12.25)
öncelikle kadınlar her zaman haklıdır. der abi. sen erkek olarak aynı cümleyi kursan kan çıkar.
-1
mikahakkinen
(06.12.25)
Başta geri ödemek üzere anlaşıldıysa, eşinizin gazını alacak bir ödeme planı sunmakta ve ufak da olsa geri ödemeye başlanmasında fayda var. Diğer yandan evi uzun vadede siz kullanacaksanız ve diğer mirasçılara benzer başka bir mülkün kullanım hakkı falan verilmiyorsa, sizin de annenize kira ödemeniz gerekir diye düşünüyorum.

Sizin başka bir sorunuz da, “böyle dediği için haklı mı/normal mi?” tarzındaydı. Şimdi burada anket yaparak anormal diye bi sonuca ulaşsanız bile, eşinizin normali o olduğu için, önemli olan o olmalı. Dolayısıyla sorunu tespit edip, çözüme odaklanmak daha faydalı olacaktır diye düşünüyorum.
0
lil siztah
(06.12.25)
1. Miras paylaşma lafı nerden çıktı? Niye böyle bir söz etme gereği duyuldu, böyle bir gündem mi var?

2. Düğünden altınları borç vermeye kadar ne kadar süre geçti, borç verildikten sonra bu konuşmaya kadar ne kadar süre geçti? Borç ödenmediği sürece güvensizlik yaratır kusura bakma.

3. Bizim evde her türlü verilen alınan harcanan edilen şey muhakkak yazıldığı ve kişiler birbirine asla borç takmadığı için benim yaklaşımım "iş başka aşk başka" şeklinde olur. Özellikle de gelin gibi damat gibi kişilere karşı çok daha titiz ve özenli olmak gerektiğine inanıyorum. Güven tesis etmek istiyorsanız kişilere verdiğiniz sözleri vaktinde tutmanız, borcunuzu vaktinde ödemeniz, bunu da erkeklik gururu kocalık gibi egolara hiiiçç bulaşmadan, samimiyetle yapmanız gerekir. Yapın ki eşiniz size güvensin.

4. Allah aşkına başka nasıl bir üslupla söylesin, içini kemirme noktasına gelmiş belli ki, daha önce söyleyip söylemediğini bilmiyorum ama yumuşaklıkla söylemiş olduğunu düşünüyorum, işe yarasaydı bu duyuru açılmazdı bence.
0
muhayyer divan
(06.12.25)
@onyx

Bildiğim kadarıyla hukukta "düğünde/nikahta geline takılan takılar gelinindir" bilgisi var. Ortak değerlendirmeye ancak gelinin kendi hür iradesiyle ve baskı görmemiş rızasıyla alınabilir.
0
muhayyer divan
(06.12.25)
evde eşiniz ve siz oturuyorsunuz, ikinizin düğününde takılan altınlar ikinizin oturacağı ev alınırken harcandığında bu nasıl borç oluyor anlayamadım orasını.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(07.12.25)
@muhayyer divan

Eskiden boşanma durumunda takılar geline kalır şeklinde karar çıkıyordu. Son dönemde takılar kime takıldıysa onundur gibi çıkan Yargıtay kararları var.
0
onyx
(08.12.25)
(4)

30 bin zam hakkindaki dusunceniz nedir

lapaz
?
?
-2
lapaz
(06.12.25)
Kamu israflarından biri. Full özelleşme olsa alırsın adamını verebiliyorsan verirsin istediğin parayı. Böyle olunca halktan alınan kendi yandaşına gidiyor.
0
michael harddd
(06.12.25)
kısmen yerinde buluyorum. kamuda ücretler özel sektöre göre çok düşük kalıyor. bu da vasıflı kişilerin özel sektöre kaymasını neden oluyor.
fiyat dengesini sağlamak önemli ama kamuda bu kadar adam kayırma, yandaş olunca gerçekten işini yapan adamları kaçırıyorlar. sonuçta bu zammı alacak yine yandaş oluyor.
gerçek liyakat esaslı bir düzen olsa bu kadar sorun olmaz.
0
my fault
(06.12.25)
bu işi zammı kademe kademe yapsan sıkıntı olmazdı. uzman kadro gitmesin diye deniyor. cezaevlerinde 1 psikolog 1 shu var o da uzman. e her okulda her branşta belli öğretmenler var. bu zammı kademeli yapmak lazım. uzman kadronun kaçması şimdi mi akıllarına gelmiş. mehmet şimşek şunun farkında bütçenin 3de1 i memur maaşına gidiyor. akp zamanında memur sayısı 5 milyonu geçti. akpden önce 3 milyondu. bu devlete külfet. sen bu kadar memura hakkını vermeden ayarsız zam yaparsan adaletsizlik olur. ama mehmet şimşek şunun farkında değil, millet geçinemiyor. hayatında hiç pazara gitmemiş, hiç fatura ödememiş bu dinci grup anlayamaz bu durumu.

emekli 15 bin alınırken sen uzmana seyyanen 30 bin zam verirsen bu halk gene susar ama bu haksızlıktır.
0
mikahakkinen
(06.12.25)
Benim iş yerindeki yönetici pozisyonundaki kişiler gerçekten o maaş farkını hak ediyorlar ama bu çok yanlış bir hak ediş. Çünkü (ben sanat kurumunda çalışıyorum) şef ve şef yardımcısı sadece sanatla ilgilenmesi gereken insanlar ama uğraştıkları en son şey sanat, o derece çok bürokrasi ve angarya var tepelerinde. Müdürün varlığı ne kadar rahatlatıyor bilemiyorum ama çok fayda olduğunu sanmıyorum, sanat kalitemiz yükselmedi çünkü.

Yani çok haksız bir iş yüklenmesinin karşılığı olarak 30.000 tl haklarıdır ama bu iş yükünü hatta iş tanımını düzenleyen bir madde olması daha öncelikli. Adamlar sabah erkenden gelip çoğu zaman akşam çok geç çıkıyorlar, bizim mesaimizden belki yarım kat fazla çalışıyorlar HER GÜN. Bu ben yaptım oldu tarzı, tepeden inme görev tarzı çok yanlış ama adamlar hak ettiler mi zammı, ettiler.
0
muhayyer divan
(06.12.25)
(8)

Babasıyla Arası Kötü Olan Kadın Neden Tavsiye Edilmez?

lapetitemort
Gönül işlerinde bu durumu kırmızı bayrak olarak nitelendiren birçok yazıya denk geldim. Bir kızın babasıyla küs olması, baba sevgisi görmemesi ne gibi problemler getiriyor?
Gönül işlerinde bu durumu kırmızı bayrak olarak nitelendiren birçok yazıya denk geldim. Bir kızın babasıyla küs olması, baba sevgisi görmemesi ne gibi problemler getiriyor?
+1
lapetitemort
(02.12.25)
genellemelere göre baba sevgisi göremeyen kadın kişisinin o sevgiyi olur olmadık erkeklerle birlikte olarak gidermeye yöneldiği iddia edildiğinden kötü bir mazi biriktirdiğine inanılır ve bu durum gönül işlerinde bazı erkekler için sorun teşkil eder. peki gerçekten öyle midir? kendi tecrübelerime göre evet öyledir. ama bütün genellemeler de yanlıştır.
+5
Improbable
(02.12.25)
Elektra kompleksi yaşamamış çocuğun heybesindeki sevgi kabı hem ayarsız ve hem de dolu değildir.

Kocasına, çocuklarına, çevresine karşı sevgisi hem yetersiz ve hem de ayarsızdır.

Tam bir genel geçer kural diyemeyiz. Küçükken baba rolmodelini üstlenmiş ve başarmış bir erkek varsa bir sorun yoktur. Bu erkek Dayı, Dede veya üvey baba olabilir.

diye yorumluyorum ben.
0
Mirket
(02.12.25)
Ailemizi biz seçemiyoruz. Babamız öküzün tekiyse, bizim suçumuz ne?
+5
Kahvedesu
(02.12.25)
bence tamamen saçmalık. ana kuzusu erkeklerin uydurması.

babam çocukken beni ve erkek kardeşimi çeşitli aletlerle dövüp cezalandırıyordu. sonra da ben 12 yaşımdayken öldü.

bu benim suçum mu? bu yüzden güvenilmez, sevilmez, sevemez, yetersiz, ayarsız biri mi oldum?

travma yarattığı bir gerçek ama benim travmam yalnızca bana zarar verdi. dışarıya melek gibiyken kendime düşman gibiydim. profesyonel destekle de bunu da çözdüm, artık kendime de melek gibiyim. canım kendim.
+6
art cat chocolate
(02.12.25)
Erkeklerle ilişkileri problemli oluyor.
+3
arbre
(02.12.25)
Nerden bileceksin ki baba sevgisi görmediğini veya küs, olumsuz olduğunu? Seninle güzel geçiniyorsa bunlar ne ifade edecek?
+3
muhayyer divan
(02.12.25)
böyle bir genelleme saçma. hiç de öyle olmayan bir sürü insan tanıdım. kız erkek ayrımı mı olur? babasızlık her daim eksiklik hissi yaratır.
+1
mikahakkinen
(02.12.25)
Bu mantığa göre o zaman ailesi ile arası kötü olan insanlar boşuna yaşıyor asla sevilmeyecek zart zurt

Bence aileye karşı çıkma, hayattaki en cesaret gerektiren şeylerden biri. Sonuçta ailen seni geçindiriyor, onlarda kalıyorsun, işten atılsan evsiz kalsan, yine de gidebileceğin bir yer oluyor. Eğer onlara karşı çıkacak kadar cesaretin varsa, zaten bu hayatta tek başına yaşayabiliyorsundur, kimseye muhtaç değilsindir, hiçbir şeyden de korkmuyorsundur. Birini sevdiyse, ondan maddi bir beklenti olmadan onu sevmişsindir.

Böyle bir kadın benden hoşlansaydı, tam tersine gururum okşanırdı.

“yalnız yürümeyeceksin” platformuna bir bakın, bir bakın görün bu hayatta ne aileler var.
+3
substituent
(02.12.25)
(7)

Bonapple ne demek?

muhayyer divan
Selam,Ankara'da Bestekâr Sokak'ta bulunan minicik bir pasta ve kahve evi Bonapple ama adı Fransızca mı İtalyanca mı bir türlü bulamadığım için ne anlama geldiğini de öğrenemedim. Bilen var mı?
Selam,

Ankara'da Bestekâr Sokak'ta bulunan minicik bir pasta ve kahve evi Bonapple ama adı Fransızca mı İtalyanca mı bir türlü bulamadığım için ne anlama geldiğini de öğrenemedim.

Bilen var mı?
0
muhayyer divan
(01.12.25)
bon appetite, fransızca afiyet olsun gibi bir şey. amerikanın cahil kesimi onu bonapple tea sanıyor. onunla alakalı kelime oyunu yapmışlar
+4
glamdr1ng
(01.12.25)
Harikasın, çok teşekkürler 👏🏻👏🏻👏🏻
0
🌸muhayyer divan
(01.12.25)
peki gidelim mi güzel midir bonapple?
0
herseysoyledigimgibioldu
(01.12.25)
Bence gidilebilir, çok minicik bir yer, bir de belki bugüne mahsustur bilmiyorum ama içeri girdiğimde bir rutubet havası vardı ama çayı kahvesi pastası gayet güzeldi.
0
🌸muhayyer divan
(01.12.25)
bonapple tea'yi hic duymadim da turkiye'de kulaga yabanci gelen rasgele kelimeleri mekanlarin, isletmelerin, sirketlerin falan adi yapmak cok eski bir klise.
0
hot potato
(01.12.25)
Bone apple tea çok meşhur ya, bizim dümdüz kelime kelime çevirilerin hepsine chicken translate dememiz gibi bir klişe.
www.reddit.com
0
kobuzchu kiz
(01.12.25)
Bonapple tea nedir, benim bahsettiğim yerin adında tea yok ki
0
🌸muhayyer divan
(02.12.25)
(7)

0/0 tanımsız mıdır yoksa sıfır mıdır

pelovann
sb
sb
0
pelovann
(22.11.25)
Tanımsız değil, belirsizlik.
-1
arbre
(22.11.25)
şıklarda bunu sonsuz işareti olarak mı görürüm peki yoksa direkt belirsiz mi yazar. mat terimleri konusunda cahilim affola
0
🌸pelovann
(22.11.25)
Sayı/sonsuz artı ya da eksi sonsuza eşit oluyor. 0/0 belirsiz.

0/0 belirsizliği geldiğinde fonksiyonu çarpanlarına ayır ya da eslenikle çarp, belirsizlik yaratan çarpan sadelesiyor.
0
sekizdokuzon
(22.11.25)
Sanki 0/0 = 1 diye bir bilgi hatırlıyorum çocukluktan... muzur kafam uyduruyor da olabilir.
-5
muhayyer divan
(22.11.25)
0/0 tanimsiz (undefined) degil, belirsizdir (indeterminate).
tanimsiz sayi/0 gibi durumlari ifade eder.
sebebi de su: A/B = C ise A = BC olmasi gerekli. ama A/0 = C icin A 0 olmadigi hicbir durumda A = 0C saglanmiyor. bu yuzden bir sayinin 0'a bolumu bolme fonksiyonu icin tanimli bir sey degildir.

0/0'daysa farkli bir sey var: 0/0 = C butun C'ler icin saglaniyor gibi gozukuyor. bu yuzden belirsizlik olusuyor.
0
ghilleinthemist
(22.11.25)
Sonsuza eşit değil. Şıklarda sonsuz olabilir ama onu seçersen yanlış olur.
-2
arbre
(22.11.25)
tinyurl.com
Rica ederim.
0
rakicandir
(22.11.25)
(9)

Ağırbaşlı kadın ve enerjik erkek ilişkisi

pembe nohut
Tepkileri yüksek ve daha kontrolsüz, enerjik ve hareketli, fırlama, arkadaş çevresi epey geniş, sosyal ve dağınık yaşayan erkek ile daha sakin, ağırbaşlı, nerede nasıl davranacağını iyi bilen ve kendini kontrol edebilen, kendi üç beş kişisiyle hayatını devam ettiren, rutini olan ve rutinleri seven k
Tepkileri yüksek ve daha kontrolsüz, enerjik ve hareketli, fırlama, arkadaş çevresi epey geniş, sosyal ve dağınık yaşayan erkek ile daha sakin, ağırbaşlı, nerede nasıl davranacağını iyi bilen ve kendini kontrol edebilen, kendi üç beş kişisiyle hayatını devam ettiren, rutini olan ve rutinleri seven kadın ilişkisi... Kadın da duvar gibi değil tabii ki. O da konuşkan, neşeli, sıcakkanlı, baş başayken sadece erkeğe enerjisi yüksek ama erkekle kıyaslanınca haliyle çok daha sakin kalıyor. Özellikle erkeğin arkadaş ortamlarında. Gerçi erkek bu dengelenme halinden hoşlanıyor gibi. Bir de şöyle bir ayrıntı var. Kadın erkekten 10 yaş küçük. İşin sohbet, kafaların uyuşması, fiziksel beğeni, birlikte yaşama kısımları (şimdilik) mükemmelken diğer farklılıklara rağmen bu ilişki uzun vadede yürür mü?
-5
pembe nohut
(17.11.25)
Erkek sevmeyi biliyorsa, sadakatsiz değilse yürür.
0
muhayyer divan
(17.11.25)
beklentiler ne peki? birbirinin farkliligi hosunuza mi gidiyor?

yas farki olmasa adam daha dengeli olur zamanla derdim de 10 yas ne kac yasinda bi erkekten bahsediyoruz

justin&hailey cifti gibi bi vibe
0
ala09
(17.11.25)
"Kadın da duvar gibi değil tabii ki."
Şunu görünce eyvah dedim, kadın cidden duvar gibi muhtemelen.

Kadının uyum sağlayabilme yeteneğine göre değişir sıkıntı olup olmayacağı. Çünkü özellikle erkeğin arkadaş ortamında demişsin, demek ki o ortama uyum sağlaymamış hissettin. Normal şartlarda bu bahsettiğin uyumsuzluğun fark edilebileceği en alakasız yer arkadaş ortamı; sanki arkadaşları buluşup çarli gibi ormanda ağaç yürüyüşü mü yapıyor da sen sakin kalıyorsun. Sosyal statü, ortamda edilen lafların rahatsız ediciliği, kendini aralarına ait görmeme gibi başka şeyler de var gibi geldi bana uzaktan.

Geri kalanlar okeyse bu basit bir sorun ama illa üzerine eğilmek istiyorsa, ki muhtemelen haklısın istemekte; bir sosyal anksiyete işareti de var gibi geldi, o açıdan yaklaşabilirsin.
+1
Bruce
(17.11.25)
Sorma ihtiyaci duyduysaniz muhtemelen olmaz
+1
ghilleinthemist
(17.11.25)
On yaş fark dediğinizin hangi yaşlar olduğu önemli ya. 21-31 sıkıntı ama 35-45'ten bahsediyorsak yaş farkını düşünmeye gerek yok mesela.

Yaş farkını bir kenara koyarsak, olmayacak bir şey yok, ben yaptım oldu:) Kontrolsüz ve fırlama değil ama çok dışa dönük ve çok fazla çevresi olan, çok sosyal bir adamla sekiz yıldır beraberim. Onun yakın arkadaşları benim sakinliğime alıştı, ortamlarına girmek istemediğimde ya da kalabalık bir yerdeyken enerjim tükenip "ben eve döneyim size iyi eğlenceler" deyip (eşimi de orada bırakıp) kaçtığımda fazla yadırgamıyorlar. Ama benim sosyal anksiyetem de azaldı, ben de onlara alıştım. Diğer uçta pandemide aylarca nadiren başka birilerini gördüğümüz zamanı da sıkıntısız geçirdik.

Kadın kendisinin yapmak istemediği şeyler için adamı kısıtlamazsa, adam kadını zorla her yere sürüklemezse, yani aslında ikisi de birbirinden ayrı hayatlar sürdürebiliyorlarsa sorun yok.
+1
kobuzchu kiz
(17.11.25)
O kadın o ağırbaşlılığa kolay ulaşmadı, olmayacak ilişkidir.
0
gece yazan kedi
(17.11.25)
Olmaz abi.
0
gabe h coud
(17.11.25)
Fırlama ve dağınık yaşayan yazmasaydınız olur derdim ama o karakterdeki kadın da erkek de problem. Yürüdüğü kadar yürür. Kavga edip ayrılırlar. Dünyanın sonu değil.
0
gnosis
(17.11.25)
"Yürür" ya da "yürümez" diye kesin bir yargıya varmak anlamsız, sadece kendi deneyimlerimize göre yorum yapabiliriz. Bana kalırsa farklılıklar iyidir, sıkıcılığı önler. Ama bazı ortak nokta ve zevkler de olmalı ki sohbet aksın, birlikte zaman geçirilirken eğlenilsin. Bir de bence çiftler her şeyi beraber yapmamalı, herkesin kendine kalan bir alanı da olmalı. Erkek çok enerjikse gitsin arada arkadaşlarıyla takılsın, kadın o esnada kendisiyle baş başa kalsın işte ne güzel. Win-win.

Şu anda uyum, beğeni falan bazı kısımlar mükemmel demişsiniz. Bu durumun gelecekteki zorluklar karşısında ne kadar esneyebildiği önemli. Geçinmeye gönlü olan, çaba ve gayret göstermeye çekinmeyen kişi böyle farklılıkları önemsemez. Deneyin görün diyorum ben, olursa iyi ki denedik dersiniz, olmazsa yine iyi ki denedik de gördük dersiniz.
+3
kullanicadi
(17.11.25)
(16)

800 milyon Türk lirası büyük para mı?

ulukayin
Bugün işyerinde konu yılbaşı büyük ikramiyesine geldi. Birkaç kişi bu paranın abarttığımız kadar büyük olmadığını iddia etti. Tabii ki bu kişiler ayda en fazla 100-120 bin kazanan kişiler. Bu miktarın sadece günlük faizi bile bu kişilerin 7 aylık maaşı olan bu parayı küçümseme sebepleri sizce ne ola
Bugün işyerinde konu yılbaşı büyük ikramiyesine geldi. Birkaç kişi bu paranın abarttığımız kadar büyük olmadığını iddia etti. Tabii ki bu kişiler ayda en fazla 100-120 bin kazanan kişiler. Bu miktarın sadece günlük faizi bile bu kişilerin 7 aylık maaşı olan bu parayı küçümseme sebepleri sizce ne olabilir?

İkinci sorum ise şu, faiz her zaman enflasyona yenilir mantığını kavramaya çalışıyorum. Ayda 100 bin lira kazanan yani 100 bin lirayla geçinen birisi için neden faiz zararlı oluyor? Kişi zaten 100 bin lira ile geçinebiliyorken ayda ortalama 2.5-3 milyon getirisi olan risksiz garanti kazanç neden zararlı olarak değerlendiriliyor? Şimdiden herkese teşekkürler.
0
ulukayin
(14.11.25)
Tabi ki büyük para. ayda 120 bin kazansa 6.666 ayda kazanabileceği bir para yani 555 yıl :)

bu paraya büyük para dememek için zenginler listesinde ilk 10'da olmak lazım.

ikinci soruya cevap vermeyeyim ekonomist değilim :) Ama çok param olsa ben de faiz yerdim ne yalan söyleyeyim.
+2
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(14.11.25)
Çok büyük para. Ömrüm boyunca yemeden içmeden çalışsam kazanamam.

Enflasyon karşısında yenilmek de çok basit. 100 birime bugün ekmek alıyorsanız yarın 200 birim olur ama sizin paranız sabit faiz vermeye devam eder. Paranın değeri düşer, yenilir.
+3
artıküyeolmakistiyorum
(14.11.25)
@artıküyeolmakistiyorum tamam paranın değeri düşüyor fakat kendimden örnek vereyim. Bugün 100 lira alıyorum seneye olsun olsun 150 lira alayım. Ben bu miktarla (doğru orantıda) geçinip bir hayat yaşayıp ölüp gidebiliyorken neden ayda 30 katı getiriyle bir hayat yaşayıp ölüp gidemiyorum. Bugün ekmek 10 lira seneye 15 lira. Bugün maaşım 100 lira seneye 150 lira. Bugün “risksiz ve garanti” faiz getiri oranı 300000 lira seneye 450000 lira. Faiz sadece finansal olarak değil ruhen ve bedenen de getiri sağlamıyor mu? Mesela çalışmamak?
0
🌸ulukayin
(14.11.25)
800 milyon TL nakit, fabrikası olan insanların bile anca 20, 30 yılda ulaşabileceği bir para. Küçümseme sebepleri 1. matematik bilmemeleri, 2. paranın nasıl kazanıldığını bilmemeleri.

Faizi belirleyenler altını, doları, euroyu dikkate alıp zaten paranı TL'de tutman için çekici bir oran belirliyorlar. Bu oran çekici değilse zaten devlet canlılık istiyordur. Faiz yüksekse değerlendir geç. Enflasyon konusu da bu kadar basit bir şey değil. Her şeyin fiyatı her zaman artmaz. Böyle bir matematik yok. Aylar önce 100 TL olan şey bugün 50 TL'ye satılabiliyor. Arz ve talep konusu. Yani sen bal gibi de kâr etmiş olabiliyorsun. Hiçbir şey yapamıyorsan faizden gelen parayı harcamayıp onunla da yatırım yapabilirsin. Sonuçta elinde nakit var, en değerli şey.
0
arbre
(14.11.25)
20 milyon dolar yurtdisi icin bile buyuk para, turkiye icin cok buyuk para.
+2
cooperr
(14.11.25)
İşin komigi bu loto piyango vs paraları normal halka da çıkmıyor senelerdir :)

Hani boşuna hesap kitap vs yapmaya gerek de yok.
+3
makbur
(14.11.25)
Bana bütün arzuladıklarımı yaptırır rahatlıkla. Meh. Çok güzel para.
+1
muhayyer divan
(14.11.25)
valla yılda 400-500k kazanan swe olmayı hedefleyen ve bunun için çocukluktan beri günde 12 saat ders çalışan şahsım için bile inanılmaz büyük para. loto çıksa okuldan kaydımı siler, kod yazdığım laptopumu kampüsün ortasında parçalarım xd
+1
hold the door
(14.11.25)
Bu soruyu Elon Musk'a, Mark Zuckerberg'e falan sorun, onlar da "Büyük Para" diyecek. 19 milyon dolardan bahsediyoruz. O parayla boğazda yalı bile alınabilir. İnsanı "sayılı zenginlerden" yapmaz, evet. Ama güzel para.
+1
dilemma of subscribtionability
(14.11.25)
Değer olarak büyük , niteliği olarak ise kirli para. Ne de olsa büyük ikramiye ile hayatı mahvolanları gördük toplum olarak.

O arkadaşlarının yanılgısı, kazandıkları ortalamanın üstünde olsa dahi bunu az görmeleri.
6 ay parasız kaldıklarında biraz da fakir mahalle ve sokakları gezdiklerinde
100 - 200bin lirayı da çok göreceklerdir.
Hatta bu haldeyken etsiz hazırlanmış kabak veya patlıcan gibi sebzeli yemekleri sevecekler, ekmeğin üstüne salça sürüp yemenin zevkine varacaklardır.
Zor değil. Empati kurabilmeleri için sadece yapacakları şey biraz konfor alanlarının dışına çıkmaları gerek.
0
diyecevaplandı
(14.11.25)
Büyük para...

Bir de "Faiz her zaman enflasyonun altında kalır" argümanı tartışılır.
Düz faiz ve Türkiye için söz konusu durum geçerli olur ama faiz ve enflasyon arasındaki fark astronomik kalmayacağı için 800 milyon lira her halukarda anaparaya dokunmadan ve başka hiçbir yatırım yapmadan birkaç jenerasyonu güzel bir şekilde yaşatır. ancak tabi ki bu saçma çünkü mesela S&P500 yıllık ortalamada dolar bazında ABD enflasyonunun üzerinde para kazandırıyor, yani ortalama bir yatırımla bile bu parayı bitirmek, lüks sayılabilecek bir yaşam tarzıyla bile, baya bir aptallık gerektiriyor.
+1
salihdt
(15.11.25)
ben hesap yaptım. hayatımın geri kalanı için 6milyon dolar bana yetiyor.

lüks yaşayan biri olmadığım için aylık 5bin dolar ile çok keyifli yaşarım. buda 30 sene daha yaşasam 1.8 milyon dolar ediyor. 2 milyon dolara ev ve arabaları yenilerim. kalan 2.2 milyonda kefen param kötü gün için saklarım.

yani demem odur ki 19milyon dolar benim için çok büyük para.
+1
gercekdunya
(15.11.25)
Abi şöyle düşün yıllardır Galatasaray'da futbol oynayıp bir sürü para şan şöhret kazanan Barış Alper Yılmaz geçen yaz o paranın yarısına Arabistan'a gitmek için Galatasaray'ı tek kalemde silip günlerce peşinden koşturdu koca kulübü, öyle bir para.
+1
kizil karga
(15.11.25)
Benim için büyük para. Beni bozmaz ama büyüktür.
0
mikahakkinen
(15.11.25)
ortalama 20m USD ki bununla bir kişi bir daha çalışmaya bilir orta standartlarda
0
duyurukullanıcısı
(15.11.25)
şu beyaz yaka tayfanın her şeyi küçümsemesine hayranım:) aylık 100 bin tl kazanan beyaz yaka zengin, 800 milyonu olan adam değil öyle mi? vay anasını arkadaş.
0
nothing in my way
(15.11.25)
(7)

siz de kedi videolarina ilginizi kaybettiniz mi?

theconqueror
Videoların AI ile yapıldığı ihtimali sizi de bu videolardan soğuttu mu?Edit: Aslında kedi ile sınırlamadan evcil hayvan videoları diyebiliriz.
Videoların AI ile yapıldığı ihtimali sizi de bu videolardan soğuttu mu?
Edit: Aslında kedi ile sınırlamadan evcil hayvan videoları diyebiliriz.
0
theconqueror
(13.11.25)
Tam bir boomer olduğum için çoğuna inanıyorum.
Kedidir yaa animasyon olsa ne olur ai olsa ne olur her türlü izlenir bence.

Yavru maymun videolarını da çok seviyorum.
+1
mutekebbir
(13.11.25)
Evet, evet, evet.

Doğal olmayan hiçbir şey ilgimi de sevgimi de çekmez.
0
muhayyer divan
(13.11.25)
Dürüst olmam gerekirse, kedileri seven biri olarak internetin başından beri "komik kedi videosu" trendinin asla bitmemesini anlayamıyorum. Kedi işte yani durduğu yerde komik/sevimli bir hayvan. Durmadan komik kedi videosu izlemek boş bir aktivite geliyor. O yüzden sosyal medyada çıkan kedi videolarını bi 10 yıldır falan izlemeden geçiyorum. Köpek videoları daha ilgimi çekiyor ama, en azından bir işlev var çoğunda :D
0
nundu
(13.11.25)
Kedileri de komik kedi videolarini çok seviyorum. Algoritma karşıma çıkarıp durursa art arda izlerim. Ama özellikle çok nadirdir hadi bı kedi videosu açip izleyeyim dediğim. Yapay zeka ile oluşturulanlar artık ilgimi çekmiyor ama bir ara çilekli don'un maceralarina göz atmıştım:d
+1
egerbiryolcu
(13.11.25)
Genel olarak AI içerikten bıktığım için Instagram'dan sıkıldım, çok daha az girmeye başladım. Ama Reddit'teki kedi subredditlerini bırakamıyorum.
0
kobuzchu kiz
(13.11.25)
%1000000. AI bu sevimli amator video sektorunu oldurecek. O videolarin izlenme sebebi gercek ve spontane olmasiydi. Vay anasini nasil yakalamislar bunu faktoruydu.

Fake aksiyon istesem acip tom ve jerry izlerim zaten.
+5
hot potato
(13.11.25)
Birkaç kere yapay zekanın videolarını ilgilenmiyorum seçeneği seçerseniz daha karşınıza gelmiyor ama beğenip de izlemeye devam edersiniz sürekli aynı şey karşına geliyor
0
eja
(13.11.25)
(6)

Ünlü kadınların saçlarının dökülmemesi

egerbiryolcu
Bu nasıl oluyor sizce?Katıldıkları programlarda saçlar upuzun ve hep açik. Yakın çekimlerde hiç dikkatimi çekmedi kollarına omzuna boynuna düşmüş saç teli falan. Yemek pişirirken bile açık saçla pisiriyolar çekinmeden. (İnternet ünlülerini de ekeleyebilirim)Ben saçimi evde açik tutamıyorum birazcık
Bu nasıl oluyor sizce?
Katıldıkları programlarda saçlar upuzun ve hep açik. Yakın çekimlerde hiç dikkatimi çekmedi kollarına omzuna boynuna düşmüş saç teli falan. Yemek pişirirken bile açık saçla pisiriyolar çekinmeden. (İnternet ünlülerini de ekeleyebilirim)
Ben saçimi evde açik tutamıyorum birazcık tutsam her yer saç olur. Bazen çok yoğun döküldüğü dönemlerde bulunduğum ortamda yere bir bakardım benden dökülen saçlar birikmiş. Baya utanıyordum hatta.

Kuaförde pahalı bakımlar mi genetik mi kaliteli beslenmek mi bunun formülünü bulmamız lazım...
0
egerbiryolcu
(13.11.25)
normali onlar. sen anormal olansın. sadece ünlü kadınlar değil, genelde öyle :P
-2
gabe h coud
(13.11.25)
Ya evet kaynak çıtçıt vs kullananlar illaki vardır da ama genel olarak sağlıklı duruyor çoğunluğunun. Gerçi ben kaynak gerçek saç çok ayırt edemiyorum belki cogunununki kaynaktır:s
0
🌸egerbiryolcu
(13.11.25)
Orijinal saçıyla çıkan %30 falandır en iyi ihtimalle.
+1
kizil karga
(13.11.25)
İlla ki dökülüyordur ama azdır. 4 5 yaş civarı travmatik bir saç kesilmesi olayım var. Neymiş efendim çok ince telliymiş de gürleşecekmiş. Çok net hatırlıyorum hala upuzun saçlarla girdim kuaföre, asker traşı olmuş gibi çıktım. O yaşımdan beri de hiçbir güç kestiremez, omuz hizası bile kısa geliyor şöyle en az sırtımın ortasına gelmedikçe rahat edemiyorum. Doğum sonrası çok dökülmüştü sadece ama o da normal zaten. 10 senedir her gün yemek yaparım bir kere bile yemekten saçım çıkmadı. Saçımı yemek pişirirken toplamam. E yerlerde saç oluyor tabi ki ama öyle öbek öbek değil.

Beslenme çok önemli. Protein ağırlıklı bir diyet lazım. Demir, d vitamini, çinko, b12 değerlerinin normal olması da bir diğer dikkat edilmesi gereken nokta. Bunlar dışında 3 ayda bir kuaförde bakım yaptırıyorum. Her gün duşa giriyorum ama saç diplerimi her gün şampuanlamıyorum.
+4
kullanicadi
(13.11.25)
filtre vb. onların da etkisi oluyor görüdklerinizde ama bir kesim çok iyi bakım yaptırıyor ve stresi yok denecek kadar az hayatında :)
+1
sweetoffice
(13.11.25)
Anacım bunun en birinci formülü stresi yönetmek ve sağlıklı yeterli beslenmek. Çinko eksikliği çok etkili onu biliyorum. Ama stres yönetiminin en önemli ayağı sirkadiyen ritim denen şeyi hayatında bir alışkanlık haline getirmek. Güneşin doğmaya başlamasıyla beraber uyanmak ve gece 23.00'te derin uykuya geçmiş olmak, arada güneş görmek temiz hava almak mümkünse topraklanabilmek stresi şahane azaltır. Gündelik hayatta çok fazla uyaran ve stres kaynağı var onun için uykuya topraklanmaya güneşe çok önem vermek lazım.

Stresi azaltmaktadır beraber sağlıklı ve dengeli yeterli doğru vs vs hani temiz beslenme dedikleri şey çok önemli. Et seviyorsan muhakkak et yemelisin, "başka yerden kıs kendine yitecek et al" denebilecek kadar önemli olabiliyor bu durum, demiri proteinleri kolajeni vs...

Yani sirkadiyen ritim ve temiz beslenme diye arasan yeterince sonuç bulursun bence.
0
muhayyer divan
(13.11.25)
(5)

Şu müziği hatırlayan var mıı

muhayyer divan
Selaaamhttps://www.instagram.com/p/DQ-ISTVE8sVBöyle bir müziğe denk geldim ve ben bu müziği hatırlıyorum. Ama nerden. Gerçekten biliyorum bu melodiyi, nerden bildiğimi bir türlü çıkaramıyorum. Nasıl arayacağımı da bilemedim. Bilen var mı biz bu müziği nerden biliyoruz??
Selaaam

www.instagram.com

Böyle bir müziğe denk geldim ve ben bu müziği hatırlıyorum. Ama nerden. Gerçekten biliyorum bu melodiyi, nerden bildiğimi bir türlü çıkaramıyorum. Nasıl arayacağımı da bilemedim. Bilen var mı biz bu müziği nerden biliyoruz??
-3
muhayyer divan
(13.11.25)
bir donem radyo'da trt 2 hava durumu bultenlerinde jingle olarak çalardı diye biri entry yazmış. oradan hatırlıyor olabilir misiniz acaba?
0
matilda
(13.11.25)
müzik yok
+2
herzan
(13.11.25)
Aynısı değil ama Two girls one cup in müziğine çok benziyor. İzlediysen o çağrışım yapmış olabilir
+3
kisa
(13.11.25)
@kisa

Yok o değil, aynen bu müzikti, ama sanki çoook minikliğimde mi dinledim, acaba gerçekten bir jingle mıydı, benzer bişey miydi... o kadar iyi biliyorum ki aynen bu müzik olduğunu...
0
🌸muhayyer divan
(13.11.25)
bana akşama doğru programının müziği gibi geldi ama değilmiş. bazı tınıları benziyor.
www.youtube.com
0
ground
(14.11.25)
(6)

Watsapp’ta mesajlara bakmayan arkadaş

don’t panic
Arkadaşlar merhaba, 2 farklı grupta 2 arkadaşım var, 3-4 sene önceki mesajlara bile bakmamış görünüyor. İletildi var, ama okumamışlar, okumuyorlar. Etiketlendikleri mesajları bile :D Şimdi sorum şu ki admin olarak bu arkadaşları atayım mı gruptan? Sonuçta bu gruptaki sohbet muhabbet umurlarında deği
Arkadaşlar merhaba,

2 farklı grupta 2 arkadaşım var, 3-4 sene önceki mesajlara bile bakmamış görünüyor. İletildi var, ama okumamışlar, okumuyorlar. Etiketlendikleri mesajları bile :D

Şimdi sorum şu ki admin olarak bu arkadaşları atayım mı gruptan? Sonuçta bu gruptaki sohbet muhabbet umurlarında değil madem, atayım diyorum? Ne dersiniz?

Teşekkürler…
0
don’t panic
(11.11.25)
Buyruk senindir admin'im.
+3
makbur
(11.11.25)
Size zaman ayırmayan biriyle kafanızın içinde tartışmanız bile hata.
+1
rakicandir
(11.11.25)
Bu kadar zamandır grupta hiç etkileşimleri olmamışsa elbette salla gitsin. Amaç iletişim, iletişmeyi reddeden insanlarla uğraşmanın anlamı yok.
+2
muhayyer divan
(12.11.25)
Durmalarının ne zararı var ki hocam?
0
kumandanim
(12.11.25)
atın gitsin ya. kimsenin fanı değilsiniz niye dursunlar ki onlar sizi takmamışsa siz de onları hayatınızın hiçbir alanında bulundurmayın. her şey karşılıklı.
0
matilda
(12.11.25)
bende genelde bakmam. gerek duymuyordur cevap verebilecek kadar önemli bir şey değildir.
0
koela
(12.11.25)
(4)

65 yaşındaki anam için yaşlılık karşıtı gece gündüz kremi önerir misiniz?

kanasla intihar eden adam
65 yaşındaki anam için yaşlılık karşıtı gece gündüz kremi önerir misiniz?
65 yaşındaki anam için yaşlılık karşıtı gece gündüz kremi önerir misiniz?
0
kanasla intihar eden adam
(11.11.25)
Dermalogica haric her sey yalan benim icin.
Eger cildi atopik falan degilse, yani ne sürerse sürsün bir sey olmazsa, l'occitane'in anti-aging kremlerinin fanlari çok.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.11.25)
Benim annem q10 hastasiydi. Şimdi yaşadığım yerden daha kaliteli şeyler alıyor olsak da oldukça seviyordu nivea q10'i.
0
logisticsmanager
(11.11.25)
geceleri tretinoin (eczaneden acnelyse bile olur) ya da medik8 retinal kullanıp üstüne nemlendirici. Sabah da güneş kremi.
kısaca yüz temizleme + retinol türevi + nemlendirme + spf

olgun bir cilt için en basit rutin budur. ek olarak şikayetlere göre başka içerikler de eklenebilir (c vit, niacinamide, growth factors gibi)

en üstteki komboyu içeren tek krem (ornek: lancôme renergie crx triple) var ama ayrı ayrı kullanmak kadar etkili olmayabilir. 65 yaşinda birisi bu konuyla ilgileniyorsa birkaç ürün kullanabilir.
+1
eileengray
(11.11.25)
Hakiki gül suyuna hakiki tatlı badem yağı ekleyip sıkıca çalkaladıktan sonra pamukla cildini silmek, her gece yatmadan önce. Bu da çok eski bir doğal yöntem.
0
muhayyer divan
(12.11.25)
(9)

Kafa Karışıklığı

sezai karesort
Selamlar,Direkt konuya girizgah yapıyorum.Mevcut şirketimde 4 yıldır çalışıyorum, fakat 1,5 yılını bahsedeceğim hanımefendi ile her gün iletişimde olmayacak şekilde beraber çalıştık ve çalıştığımız şehirler de farklı. yani hiç yanyana gelip fiziki olarak çalışmadık.Beraber çalışmamız gereken süreler
Selamlar,

Direkt konuya girizgah yapıyorum.

Mevcut şirketimde 4 yıldır çalışıyorum, fakat 1,5 yılını bahsedeceğim hanımefendi ile her gün iletişimde olmayacak şekilde beraber çalıştık ve çalıştığımız şehirler de farklı. yani hiç yanyana gelip fiziki olarak çalışmadık.

Beraber çalışmamız gereken sürelerde iletişimimiz esprili, enerjik özetle samimi bir iletişim şeklinde gerçekleşti. Hatta bu durum benim dikkatimi çekti sanki bir frekans yakalamışız gibi bir durum oldu, diğer çalıştığım ekip arkadaşlarımla yaşadığım gibi bir iletişim değildi. Fakat iş dışında herhangi bir şekilde iletişimimiz olmuyordu açıkçası. Bazen 1 ay iş sebebiyle bile olsa iletişime geçmediğimiz oluyordu.

Ve bu Hanımefendi benimle iletişim kurması gerektiği zamanlarda mail veya teamste yazması kafi olacakken genellikle direkt cepten arayarak iletişim kuruyordu. Bu durumdan da bir kıllandım açıkçası.

Bir konuşmamızda sanırım ben samimiyet boyutunu biraz ileri götürünce sanki ona karşı bir ilgim varmış gibi algıladı sanırım bana "biz seninle bu kadar çok iş yapmazdık ne oldu sürekli yazıyorsun :) " gibi sanki üstü kapalı şekilde bana amacın ne kardeşim mesajı çaktı. Bu soru karşısında afallayan ben "ne diyeceğim lan ben" moduna girip gayet ciddileşip çünkü bu işin bu kısmı senin sorumluluğunda öteki kısmı da benim haliyle sana yazıyorum dedim.

Neyse sonra bir şey daha fark ettim ki -biraz avelim, laglı çalışıyor algılarım- son konuşmalarımızda beni telefonla aradıktan sonra konu daha kişisel özel hayata kapsayacak kısımlara kayıyordu, yani sohbet etmeye çalışıyordu. İşte kurumsal hayat bana uygun değil, şöyle planlarım var vs. gibi sen ne planlıyorsun kendin için vs. gibi. Yani işi konuştuk hallettik fakat telefon kapanmadı farklı bir konu açıldı ama ben her zamanki gibi hımm anladım geri dönüşleriyle neyse o zaman görüşürüz deyip telefonu kapattım genellikle.

Neyse son bölüme geçiyorum.

Geçen Cuma günü pat diye "Bugün benim son iş günüm" diye yazdı.
Şaka yapıyor sandım "ciddi misin ?" diye dönüş yaptım.
"Evet, sizleri tanımak güzeldi :) instagramdan ekle :)" diye geri döndü bana.
Ben de; "Seni tanımak da güzeldi fakat instafram kullanmıyorum, söz açtığım gibi ilk seni ekleyeceğim :) dedim.
"hahaha mantıklı, tamamdır. Kendinize iyi bakın" diye dönüş yaptı.

Lan kafamda deli sorular oluştu sonra dedim "lan kafayı mı yedi bu sanki daha şimdi tanışmışız gibi sizli bizli konuşuyor" tak diye gideceğini söylüyor ve şimdi bana instagramdan ekle vs. diyor. Telefon numaram da var halbuki instagram ne alaka mk diyorum.

Sonra vakit geçtikçe acaba kendisine yalan söylediğimi mi düşündü instagramım yok diye vs. kuruntu yaptım. Sonra dedim bir arayayım sonra dedim bu iş farklı yerlere de gidebilir amacı ne çözemedim şehirler de farklı falan fistan kafam karışık yani anlayacağınız.

Belki söylemedi bana ama benim bulunduğum şehire de geliyor olabilir. İletişimimin kesilmesini de pek istemiyorum ama durum da ciddileşirse diye de korkuyorum. Sanki benim hissettiğim o ikimizin arasındaki freakansı o da hissetti ve "lan belki ?" oldu veya ben kuruntu yapıyorum.

Yardım edin ya :( napayım ben :(
0
sezai karesort
(08.11.25)
ne kaybedersin ki? ara konuş. aniden çıktın gitti ne oldu nereye geçeceksin bir yer buldun mu merak ettim de. cesur ol konuş. gönlü varsa uzar gider muhabbet. gerçekten instagram'ın olmadığını açıkla ama yaş 50 değilse bence aç o instagram'ı. instagram kullanmamak havalı değil. kullanmak da değil. ama günümüzde gerekli bir sosyal medya ve iletişim aracı bence.
+2
art cat chocolate
(08.11.25)
@art cat chocolate +1 bence de instagramı açmalısın. Hatta bunu yaparsan bi taşla iki kuş vurmuş olursun. Onun için instagram hesabı açtığını anlayıp eğer gerçekten aranızda bahsettiğiniz gibi bir frekans varsa ve bunu o da hissettiyse sana kendini daha da açıkça ifade etmesine vesile olacaktır bu hareketin.
Ama yok hala arkadaş gibi davranıyor o zaman da "ya acaba iletişim kursa mıydım?" ikileminden çıkmış olursun ve "en azından denedim." dersin.
+1
mermaidd
(08.11.25)
Bir iş arkadaşınla ilk defa özel konulara girdin sanırım. Bu kadar panik yapacağın bir şey yok. Bunlar normal şeyler. Bunlar ilişki için sinyal değil. Bu arkadaşlık başlangıcı olabilir. Instagram tavsiye etmem. Ona bir sürü erkek mesaj atıyordur. Whatsapp'tan ya da arayıp kahve içelim mi de. O zaman hoşlandığını belli edebilirsin.
0
arbre
(09.11.25)
kimin lafı hatırlamıyorum.

erkekler, kadınların tüm nazik hareketlerini flört çabası zanneder. kadınlar, erkeklerin tüm flört çabalarını nazik hareket zannederler.
+2
co2s2
(09.11.25)
Cevaplarınız için çok teşekkürler arkadaşlar.

İlk olarak ilk defa iş arkadaşlarımla özel konulara girmedim açıkçası özellikle karşı cinsle. Oturup mekana gidip, içip dertleştiğimiz çok oldu fakat herkesin mesafesi gayet netti yani anlayabiliyorsun onu.

Nazik davranış konusunda da katılmıyorum açıkçası. Nazik davranış veda niyetinde olur iyi temennide bulunma olur kalkıp instagramdan ekle diyorsan bu artık nazik davranışın dışına çıkmış oluyor. Bilmiyorum ben mi yanlış yorumluyorum.

Burada asıl sorun asılında benim gibi duruyor.

İşten ayrıldığı için iletişimimizin kopma durumu yüksek şayet ben bir adım atmazsam ama adım atarsam konu artık farklı noktalara da gidebilir işte ben bunu istiyor muyum ondan tam emin değilim ki şu açık belli gibi duruyor bence; eğer iletişimi devam ettirir hatta hafif meyilli konuşmalar yaparsam yüksek ihtimal karşılık alacağım gibi hissediyorum bu sefer olay ciddiye binip farklı bir boyuta geçecek.

İşte ben bunu istiyor muyum ? bilemiyorum. İletişimim kopmasın da istiyorum ama bir sonraki evreye (Sevgililik) de hemen geçmek de istemiyorum.
+1
🌸sezai karesort
(09.11.25)
Tabii ki instagram açmak zorunda değilsiniz. Kullanmıyorsanız kullanmamaya devam edin bence.

Bir buçuk yıldır iletişim halinde olduğunuz birisi için hâlâ "acaba" diyorsanız, hiç zorlamayın derim. Aksi bir durum olsa ve "keşke sevgili olsak" tarzı bir temenniniz olsaydı, farklı konuşurdum.

İkinizin de yolu açık olsun.
0
yadigar
(09.11.25)
Sen erkeksin. Yani hem başlatıcı hem de ilişkiye yön verici sensin. Kadın tarafı aklına yatarsa, uygun bulursa devam eden taraf, beğenen kişiyi beğenirse uyan taraf. Sen bağı kuracaksın ve yöneteceksin. Dolayısıyla hemen sevgili olmak istemiyorsan olmazsın, hiçbir kadın seni istemediğin şekle sokamaz ki, yani senin kadınlar karşısında bu tarz bir iradenin olması lazım. Kendine güvenmeyen bir erkek kaçar evet ama kadınlar da özgüvensiz erkeği ya istemezler ya da elde edip yönetirler, bence kendini iyi bir incele.
-2
muhayyer divan
(09.11.25)
iş için, iş sırasında yapılan muhabbete bence fazla anlam yüklemişsiniz. size özel hissettiğiniz, kıllandığınız davranışların tamamı pekala karşı tarafın doğal hali olabilir.

"İşten ayrıldığı için iletişimimizin kopma durumu yüksek şayet ben bir adım atmazsam..." demişsiniz de kadın zaten "instagramdan ekle :)" diyerek iletişimin kopmaması adına bir girişimde bulunmuş. siz ise reddetmişsiniz.

"adım atarsam konu artık farklı noktalara da gidebilir" kısmındaki "farklı noktalar" ile kastettiğiniz nedir? yani bu noktada kendinize fazla güveniyorsunuz gibi geldi. iş arkadaşlığı dışında muhabbetinizin olmadığı bir kişiyle ilk defa karşılıksız sohbet edeceksiniz ve konuşunca hemen sevgili olacağınızı zannediyorsunuz. karşı taraf da sizi bir arkadaşı gibi görüyor olamaz mı, illa sizden hoşlanmış mı olmalı? hadi hoşlanmış diyelim, belki sohbet sarmayacak ve sürdürmek istemeyecek(siniz). fazla anlam yüklüyorsunuz. biraz rahat olun.

son olarak instagram tanımadığınız bir kişiyi tanıyabilmek için de kullanılan bir araç. yeni açacağınız -yani hiç geçmişi olmayan- hesap saklayacak bir şeyleriniz olduğu şüphesini uyandırabilir. sizin yerinizde olsam instagram hesabı açmamaya devam eder, ama bir şekilde sohbeti farklı kanaldan devam ettirip buluşmaya çalışırdım.
0
tnz
(09.11.25)
instadan eklersin mevzusu özel bir anlam ifade etmiyor bana göre. Ara, de ki merak ettim yaa nereye gidiyorsun nasıl oldu vs. sonra son mesajlarında siz'li biz'li konuştun şirketle beraber bizi de mi geçmişte bıraktın cart curt derken verdiği cevaplar ve tonlardan olay bir yere gidiyor mu gitmiyor mu anlarsın. arkadaşça aramış olursun yani bir şey yok bunda.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(09.11.25)
(12)

Ev sorunsali

alibaba06
Ankara ikamet ediyorum. Kendi evim var. Çalıştığım yer üstünde eskisehir yolu ekseninde ve trafikten artık bıktım. Ev ile iş yeri arası mesafe 18 kilometre ancak 1 saatten önce gitmek artık mümkün olmuyor. Beytepe ve bilkent tarafındaki ev fiyatlarını düşününce de kendi evimi satıp ordan ev alabilme
Ankara ikamet ediyorum. Kendi evim var. Çalıştığım yer üstünde eskisehir yolu ekseninde ve trafikten artık bıktım. Ev ile iş yeri arası mesafe 18 kilometre ancak 1 saatten önce gitmek artık mümkün olmuyor. Beytepe ve bilkent tarafındaki ev fiyatlarını düşününce de kendi evimi satıp ordan ev alabilmem de mümkün olmuyor. Onun yerine kendi evimi kiralayip o tarafta da kendim kiraya mi çıksam diye dusunuyorum. Ama açıkçası ne kiracı olmaya isteğim var ne de kiraciyla uğraşmaya. Böyle bir durumda öneriniz ne olurdu?
0
alibaba06
(07.11.25)
bazen bilkentten eskişehir yoluna çıkmak bile 20-25 dk sürebiliyor :) trafik konusunda malesef ankara bitmiş durumda. çevre yolu bile yetmiyor sabah ve akşam trafiğinde.

eğer işiniz metroya yakın bir konumdaysa benim tercihim evi metro olan bir yere taşımak olur.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(07.11.25)
her gün bir saat yol git kendine bin tane iş açmandan iyidir. gittiğin evde rahat etmezsin. evinde de kalan evini senin bıraktıgın gibi bırakmayabilir. her sözleşme dönemi sen kiracınla, ev sahibin de seninle gerginlik yaratacak sürece gireceksin her sene.. ben ce bir daha düşün
+2
denizmaniaherif
(07.11.25)
İstanbul'da benzer durumdayım. Sabah 45 dakika, akşam 1,5 saat civarı trafikteyim.
Ara ara yılıp taşınmayı düşünsem de insanın kendi evi gibisi yok. Üstelik kiracıyla uğraşmak zorunda kalacağım ve evime geri dönmek istesem hem kiracı hem ben zor durumda kalacağız. Artısını eksisini değerlendirince ben evimde kalmayı tercih ediyorum.
+2
auroraaurora
(07.11.25)
her gün toplu taşıma ile toplam 3 saat yol gidiyorum, araba ile gitsem 4 saat falan sürcek, yakın ev alsam oda sayısı falan düşecek şehir merkezinde oturmak istemiyorum ve yolu çekiyorum sırf kiracı olmamak için. bence 1 saat büyük şehirler için ortalamanın altı bir süre
0
eja
(07.11.25)
Ev ile işyerim trafik yokken 4dk. 40dkda gittiğim oluyor. Bilerek isteyerek yapıldığını düşünüyorum ben, bu kadar vizyonsuzluk olamaz. Sağcılar herkesin evde tıkılı kalmasını çok sever.

Kurtarıyorsa ben de metro diyorum.
+1
aguen
(07.11.25)
valla otur evinde, elindekinin değerinin farkına var. haline şükret diyenler gibi oldu ama cidden şu an sahip olduğun şeyler çok iyi.

ben kiracıyım, ben de ofise 1 saat toplu taşımayla gidiyorum. arkadaşım taa tuzla'dan geliyor 2 saatte.

keşke benim de 1 evim 1 arabam olsaydı da rahat etseydim. bazen yorgun hasta gibiysem taksiye biniyorum, öyle de 1 saat sürüyor yani. keşke arabam olsaydı da 1 saat trafiği kendi arabamda çekseydim. metrobüste milletin pis kokusuna maruz kalmadan, oturarak giderdim ne güzel. sırtımda pc çantasıyla her gün 1 saat git 1 saat gel yapıyorum.
+2
art cat chocolate
(07.11.25)
yani kiracıyla uğraşmam ben olsam. taşınmak ayrı zor bi olay.

kiracı olmak da ayrı zordur. gidiş geliş saatlerini değiştirebilirsin belki esnekse. ya da mümkünse metro ekleyebilirsin ulaşıma. bi yere kadar arabayla gidip sonrası metro vs.
+1
jelly bear
(07.11.25)
başka bir büyükşehirde benzer durumdayım. ne kadar yol çeksem de günün sonunda kendi evime girmek gibisi yok. 2 kez kiracı oldum. en iyi ev sahibi bile çıkarı söz konusu olunca kiracısını çabucak harcıyor bizzat yaşadım. şimdi arabam var ama günde 5 toplu taşıma kullanıp eve geldiğim zamanlar da oldu yine de işe yakın kiraya çıkmayı düşünmedim. bunu da bildiğimden arabada ne kadar trafikte de kalsam o günleri hatırlayıp halime şükrediyorum. ikisi de ayrı büyük konfor şu dönemde bizim ülkemizde çünkü. o yüzden ben kiraya çıkma taraftarı değilim.
0
dedim ben sana
(07.11.25)
Berkant nere yav? Bulamadım, bulsam sana daha net cevap verirdim.

İş yerine metro yakınsa metro civarında bir ev bul derim ben de. Muhit temiz olsun elbette ama kiraya çıkma. Evin varken kirada oturmak büyük rezillik çıkarabilir, bence yapma. Turkuaz tokileri var o civarda oturuyorum, işim evime 35 km uzak ve Ankara bulvarından gidersem anca 45 dakikada ulaşıyorum, Ankara bulvarı şans. Ama yaya gitsem gidiş geliş 4,5 saat sürüyor. Buna göre düşün farklı yollarla ulaşabileceğin bir yerden ev belki daha iyi olur.
0
muhayyer divan
(07.11.25)
beytepe bilkent kastediliyor diye tahmin ediyorum.
ben çevreyoluna çok yakın oturuyorum işimin saatleride normalden biraz farklı sabah trafiğiyle pek muhatap olmuyorum ama akşam trafiğinden ben de etkileniyorum ama genel olarak taşındığımızdan yerden çok memnunum. çevreyolu bağlantısı dibinde olmak çok bğyğk rahatlık.
incek tulumtaş çıkışındayız. burası tatil yeri gibi ağaçlar temizhava az bina bol bol müstakil ev gerçekten iyi ki taşınmışız diyorum.
bu taraflarda hala uygun evler var ev bakanlara tavsiye ediyorum ben.
0
mavicorap
(07.11.25)
hayret kimse dememiş motor ya da scooter hayat kurtarabilir.
0
koela
(07.11.25)
Bilkent olacak. Sorun aslında gidip gelme değil. Cocugu krese bırakınca ise yetişemiyorum. Metro ile de olmaz. Çünkü bilkent metrodan sonra yine yukariya dogru cıkmam gerekiyor.
0
🌸alibaba06
(07.11.25)
(17)

inançsızlar mı yoksa inananlar mı ölümden daha fazla korkuyor?

anlamsiz geliyor
sb.
sb.
0
anlamsiz geliyor
(07.11.25)
Keskin bir soru cevabım yok ama inançsız biri olarak yanılmayı çok isterim. Böylesi çok daha korkunç çünkü.
+1
mutekebbir
(07.11.25)
Ben bunun inanmak yada inanmamakla ilgili olduğunu düşünmüyorum. Bana göre insanlar ölümden tamamiyle belirsizlik dolayısıyla korkuyor. İnanan için de inanmayan için de ortada çok büyük belirsizlik var. Dini kitaplarda ahiret tanımı verilmiş ve açıklanmış olsa da hiçbirimizin gidip görmediği bir yer. İnançlı olmayan kesimin de kendince düşünceleri var ama en nihayetinde her şeyin ucu bilinmeyen bir yere çıkıyor.

Belirsizliğe bir de var olan hayallerimiz, belki arkada bıraktığımız çocuklarımız ve anne-babamız vs gibi etkenler de eklenince iyice korkunç bir hal alıyor ölüm.
+2
mermaidd
(07.11.25)
İnananlar daha fazla korkar çünkü ödül ceza bekler. İnanmayan gidecek yer yok dediği için daha rahattır.
+2
cemallamec
(07.11.25)
İyi ki öleceğiz diye düşünüyorum korkmaktan çok. Çünkü bu ne saçmalık. Din perdesi çekip her işi gören insanlardan midem bulaniyor ve bu işin pirleri memleketimizde bu işi icra ediyor. Bana kalsa hemen şimdi ölebilirim asla sorun değil.
0
artıküyeolmakistiyorum
(07.11.25)
İnansaydım korkardım bence. Ölümden sonrasından korkmuyorum çünkü bir şey yok, beynim durunca bilinç/ruh/töz yok oluyor. Ama yavaş ve acılı ölmekten korkuyorum. Öldükten sonra ipimle kuşağım...

"Her şeyin ucunun bir yere çıkması" da metafizik bir inanç, inanmayanlar olarak çıktığına inanmıyoruz zaten :)
+3
kobuzchu kiz
(07.11.25)
inançla ilgisi var mı bilmiyorum bunun.
etrafımdaki küçük gözlem kümesine göre her iki duruma dair örneklerim var.

inançtan ziyade, ölüme yüklenen anlamla ilgili bence bu.
inanmayanlar da ölüme anlam yükleyebilir. yokoluş ya da yokluk fikri bazı insanlar için düşünmesi korkunç bir şey.
+1
biseysorcaktim
(07.11.25)
İnananlar daha fazla korkuyor tabii. Bir inançsız olarak ölüm sonrası sonsuz uyku olduğunu bildiğimden bir korkum da yok. Hatta bu çok rahatlatıcı bir şey :)
0
sadakatsiz
(07.11.25)
İnanmayanlar daha çok korkuyor.
çünkü elinde dünya, bilim ve diğer maddi akli argüman ve çıkarımlardan başka bir şeyi yok.

Güya yaşlanmayı geciktiren kozmetik ürünleri bile gerçekte ölümden kaçınan dünyaya bağlanan insanı anlatır.
Bir de bilimsel çalışma olarak söylenen cryonics projesi var.
Bu da güya öldükten sonra yeniden dünyaya dönmeyi ifade ediyor.
Ruhu , net açıklayamayan bilim, ruha nasıl yön verecekte yeniden bedenle bir araya getirecek? bu da ayrı bir soru
İnananın ise Rabbi var ve sadece onun merhametine sığınıyor.
-2
diyecevaplandı
(07.11.25)
Soru çok yönlendirici olmuş ancak, ölümden korkmanın inanıp inanmamakla çok alakası olduğunu sanmıyorum. İnsanların bazısı korkuyor bazısı üstüne çok kafa yormuyor, ölüm fikrine alışmış oluyor. Bunların bazısı inançlı bazısı inançsız. Bu tip insanların her birini görmek mümkün.
+1
akhenaten
(07.11.25)
Bence inanmayanların korkması lazım. Ben korkuyorum. Çünkü ne demek var olmayı bırakacağım. Korkmamak çok saçma bir şey zaten ben korkmam diyene inanmam. Yeterince detaylı düşünmemiştir derim.


İnançlı insan niye korksun, onun inancına göre var olmaya devam edecek hiçbir sıkıntı yok.
+1
aguen
(07.11.25)
bunun inanmakla değil kişilikle alakası var. bir gruba ait olmak, belirsizlikten çekinmek vb. özellikleri olan insanlar daha inanmaya istekli. subjektif olarak düşüncem şu, inanan insanların daha çok korktuğunu düşünüyorum.
0
mikahakkinen
(07.11.25)
inançlıyım ve ölümden korkuyorum.
+1
deartheodosia
(07.11.25)
ölüm korkulan bir şey miymiş.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.11.25)
İnançlıyım ve ölümden korkmuyorum. Çünkü istediğin kadar kork, kaçış yok, bir gün bir şekilde başına gelecek ve engel olabilen yok. O halde neden kendime yük edeyim o korkuyu, hiç stres yokmuş gibi bir stres kaynağı daha neden sırtlanayım. Her insanda ölümden deli gibi korkan bir id vardır, bu korku id'in bizi hayatta tutması için yaratılmıştır, id üstüne düşeni zaten her insanda hakkıyla yapmaktadır, bundan fazlası, sürekli düşünüp korkmak bence saçmalık.

Yani bunun inançla alakası yok.
0
muhayyer divan
(07.11.25)
Yaş, iş konum vesaireden dolayı çok fazla cenaze taziye ortamlarına gidiyorum kısa süre de olsa. Aynı zamanda sosyoloji mezunu olmamdan mütevellit gözlem yapmadan duramıyorsun. Sonuç; seküler veya inançsız olduğunu düşündüğünüz ortamlarda sessiz sedasız gayet olağan normal karşılanmış bir ortam görüyorum. Ancak dini bütün, mütedeyyin cenaze ve taziye ortamlarında durum bambaşka. Ağlayanlar bağıranlar Çağıranlar tırnaklarıyla yüzünü çizenler elleriyle başına vuranlar, ayılanlar bayılanlar ağıtlar yakanlar zılgıt çekenler var ortamda. Bu bana hep garip gelmiştir ve hala da garip gidiyor. Anlayanlar için bir şeyler var bu yazıda. İyi akşamlar
+3
ground
(07.11.25)
bence en cok inanma taklidi yapan "dinciler" korkuyor, o yuzden cumalarda falan hep en sirada sevap points kasiyor abiler. tanidigim ne kadar yavsak it ugursuz var ise cumayi kesinlikle kacirmaz. eger varsa, hesap zamani geldiginde "evet kul hakkina girdik ama abi bak hep en saf tuttuk" diyerek yirtmaya calisacaklar, cunku fitratlari bu :)
-2
cooperr
(07.11.25)
din düşmanıyım bir şeyden korktuğum yok.
-2
hold the door
(07.11.25)
(9)

Kadın cinayeti söylemi düşmanlığı

cemallamec
Öncelikle entry şu: https://eksisozluk.com/entry/179631669Özet: Son zamanlarda belki incel ve kadın düşmanı kesim tarafından alttan alta aşılanan “erkek cinayeti de var, kadın cinayeti diye bir şey yoktur” söylemi sizce neden bu kadar destek görüyor? Ben bu entry’de alttan alta kadın düşmanlığı okuy
Öncelikle entry şu: eksisozluk.com

Özet: Son zamanlarda belki incel ve kadın düşmanı kesim tarafından alttan alta aşılanan “erkek cinayeti de var, kadın cinayeti diye bir şey yoktur” söylemi sizce neden bu kadar destek görüyor? Ben bu entry’de alttan alta kadın düşmanlığı okuyorum. Düz okumaya yapınca “ayy canım” oluyor ama öyle değil işte. “Kadın cinayeti” ifadesi sizce sorunlu mu cidden? Bir erkeğin kadını öldürmesi sizce normal cinayetle eş değer mi?


Uzun:

Arkadaşlar, kadın cinayeti söyleminden rahatsız olan abidik gubidik bir kesim var farkında mısınız, bilmiyorum.

Bu entry’yi giren arkadaşa mesaj çektim, tane tane anlattım. Bana “yazdıklarını okumadım bile ön yargılısın” deyip durdu :) Ona yazdıklarımı okumamış ama bana ön yargılı diyor. Uzun uzun, tane tane yazınca da “ben telden uzun mesaj yazmam, okumam da üşenirim” deyip durdu. Ona siz demeyip sen dediğim için üslubuma laf söyledi ama ağzından “oç” kelimesi maşallah eksik olmuyor.

Eskiden sözlükte böyle sığ, b*ktan ifadeler değer görmezken gerçekten alttan gelen kesim bu kadar cahil olabilir mi?

Bir kadının öldürülmesi toplumsal yapıyken bir erkeğin öldürülmesi böyle bir neden bağlanamaz. Kadın sırf cinsiyetinden öldürülür mesela. Giyiminsen öldürülür. Örfünden öldürülür. Baskıdan öldürülür. İstismar edilir öldürülür.

Ama bir kadının erkeği giyiminden, inancından, namusundan, örften adetten öldürdüğü görülmez “neredeyse”.

Şimdi “bakın hep erkekler kadınları öldürüyor diyorsunuz alın size kadınlar da erkekleri öldürüyor. Bunun cinsiyetle alakası yok” demek sizce de kadın cinayetlerini kasıtlı olarak erkek cinayetleriyle aynı bağlama getirmek değil mi? Erkek, erkeği öldürüyor. Öküzün biri neden “erkek cinayeti” yazılmıyor, diyor. Kadının biri sebebi nedendir bilmiyoruz ama okumamışın teki başka şekilde saçmalıyor.

Kadın cinayeti ifadesi sizce sorunlu mu cidden?

Yahu sözlükteki troller bile “şu kadını beğeniyorum ama çok sevişmiş istemiyorum” diye yazıyorlar. Erkekler kendileri kadınlarla yatsın kalksın istiyor ama kadına gelince namus, helal süt, edepli arıyor. Bu olmayınca mesela namus cinayeti çıkıyor. Burada kadının öldürülmesi kadın cinayetine girmiyor mu? Yazacak örnekleyecek çok şey var da alttan gelen nesil cidden b-k gibi.
0
cemallamec
(07.11.25)
uzun zamandir ulke erkekleri olaraktan dayak eksikliginden muzdaribiz.

not: sinirlenip sovecegim icin entryi okumadim.
+1
klassno
(07.11.25)
Kadın cinayeti ifadesi faili örtüyor bir yandan, ortada bir erkek şiddeti sorunu var, erkekleri de öldürüyorlardaki erkekleri de başka erkekler öldürüyor, fakat bununla yüzleşmek yerine sadece kadınlar mı öldürülüyor diye salağa yatmayı tercih ediyorlar. En doğru kavramı kullansak da yüzleşmek istemeyen içn faydasız.
+3
grimavi
(07.11.25)
Kadın cinayetlerini başlık olarak sunmak yetersiz. Bu sosyolojik bir problem.
Deli yürek, kurtlar vadisi gibi dizilerle başlayan, sıfır bir ile zirveyi gören yeni nesil 'erkek' problemi aşikar. Bunun yanına bir de kadını eşya gibi gören ve memlekette önlenemez şekilde yükselen siyasal İslam var.

Tüm bunlar nihayetinde bu erkekleri tercih eden bayanlarda var tabii. Kurunun yaninda yanan yaşlar için üzgünüm ama o dizileri de bu siyasi iklimi de biz seçtik. Efendi adamlar kılıbık oldu, en okuyanı kültürlüsü bile yeri geldi 'maço erkek' istedi. Kıssadan hisse evet kadın cinayetleri vardır fakat gökten inmemiştir. Almanya gibi devlet isteyen Almanlar gibi millet olacak.

Ayrıca ülkede bir şiddet problemi var ve bunun kadını erkeği de yok. Ben entryden onu anladim. Bende öyle düşünüyorum ve kendimi sokakta asla güvende hissetmiyorum. Kadın cinayetleri yeni nesil 'erkek' problemi fakat şiddet hepimiz için var ve apaçık tehlikedeyiz.
-1
artıküyeolmakistiyorum
(07.11.25)
ilgi görmek isteyen ve üstün olmak isteyen erkeklerin saçma sapan tavırları. neden kadın cinayeti dediğimizi anlayacak zekanın kırıntısını taşımıyorlar. aldatma veya boşanma gibi şeylerden eşlerini öldüren erkekler hapse girince de kader mahkumu diyorlar onlara. kafa bu şekilde. gördüğümüz yerde engelleyelim. sayılarının fazla olması çok rahatsız edici.
+1
art cat chocolate
(07.11.25)
"Kadın cinayeti" kavramında bir sorun yok, bunun kullanılması normal, çünkü böyle bir sorun var. "Çocuk istismarı" gibi bir kavrama "Çocuk diye belirtmeye gerek yok, istismar istismardır, yetişkinler de istismara uğruyor" demiyoruz mesela. Buradaki "Kadın" ya da "Çocuk" o durumlardaki güç asimetrisi, sosyolojik süreçler, toplumsal yapı gibi kavramlardan kaynaklanan özel durumlara atıfta bulunuyor.

Örnek verdiğiniz entrynin kavramsal olarak belli hataları var, arkadaş bunları es geçip safsata yapmış. İlk olarak her cinayet aynı değil ve cinayetin işlendiği koşullar ile cinayetin işleyen kişinin motivasyonu alınacak cezayı belirliyor. Zaten o yüzden "Mahkeme" diye bir şey ve bir çok cinayet çeşidi var. Diğer türlü her cinayette aynı cezayı yapıştırıp geçerdik.

Diğer yandan insanların kendi önyargılarına istinaden farklı olaylara farklı tepkiler vermeleri; mesela bir kadın, bir erkek tarafından öldürüldüğünde erkeği lanetlerken bir erkek, bir kadın tarafından öldürüldüğünde kadının cinayeti işlemesine haklı neden bulmaya çalışmaları "Kadın Cinayeti" diye toplumsal bir olgu olmadığı anlamına gelmez. Tıpkı herhangi bir münferit olayda bir kadının bir erkeği tamamen sadistçe bir dürtüyle öldürmüş olmasının "Erkek Cinayeti" diye bir kavram yaratamaması ya da benzer şekilde "Kadın Cinayeti" kavramını ortadan kaldıramaması gibi.
+3
salihdt
(07.11.25)
Kadın cinayeti ifadesinde bana göre sorun yok ama kadın cinayeti ifadesiyle erkeklerin kadınlar tarafından öldürülebildikleri gerçeği örtülüyor sanılıyor, bence yanlış olan bu sanrı, ifadelere ezbere anlamlar yüklemek. Düşünmemek yani.

Burada "erkek cinayeti de var" diye ortaya çıkanların önemli bir kısmı erkeklerin olumsuz ve yıkıcı olduklarını görmeye tahammül edemeyenler, erkeklerle ilgili her zaman ve her türlü ifadeyi mutlaka kendi üzerlerine alınıp sorun çıkaranlar. Evet erkek cinayetleri de var ama bu kadar çok erkek şiddeti yaşanan bir toplumda erkeklerin öldürülmesi bu bahsettiğim tayfanın beklediği canhıraş tepkiyi yaratmıyor. Çünkü ülkemizde çok uzun yüzyıllardır kadınlar erkeklerden hem bedenen hem psikolojik şiddet görerek yaşadılar, kadınlık fikri buna göre evrim geçirdi, erkeklik fikri de böyle. Kolay kolay kurtulabileceğimiz bir halde de değiliz ve bahsettiğim tayfa bunu görmek şöyle dursun, bunu konuşmak yahut öğrenmek dahi istemiyor, gayet iyi biliyorlar çünkü.

Erkek şiddeti de var diyenlerde bu açıdan bakınca belki bir kadın düşmanlığı var gibi, bana göre yok çünkü onların düşmanlık güttüğü şey kadınlar değil, yüzyılların değiştirdiği kadın erkek algısı doğrultusunda saçma sapan bir yere gelen aile terbiyesi. Kadının oğlunun her işine koşması mesela, arkasından elinde kaşıkla yemek koşturması, 10 yaşındaki oğlunun ayakkabısını bağlaması, ödevini yapması vs... kadının oğluna erkek olduğunu hissettirecek başarma duygusunu asla vermemesi, sorumluluk hissini yüklememesi, oğlunun hayatını kolaylaştırmayı onun yerine yaşamak zannetmesi. Ve o annenin bunları bilinçsiz yapması... kadınlar farkında değiller ama oğullarının hayatını da onun hayatına girecek kadınların hayatını da bu tür anneler mahvediyor.

Suç sadece annelerde değil, işin içine bu davranışları bekleyen babalar da giriyor kimse kusura bakmasın. Kadından hizmet görmeyi erkeklik zanneden bir düzen var şu anda. Hizmetçisi değilim diyen kadınlar çok ayıplanıyor çok dışlanıyor hâlâ. Neden? Erkeğe kendisini erkek gibi hissettirmek istemediği için. Halbuki erkeğin kendini erkek gibi hissetme alanı sadece kadınlar değil ki. Hiçbir alanda kendini erkek gibi hissetmeyen erkek elbette kadına ve kadının güçsüzlüğüne de gücüne de muhtaç olur. Kaos da buradan çıkar.

Bu bahsettiğim tayfanın neye düşman olduklarının bilincinde olduklarını da hiç hiç hiç sanmıyorum. Ülkede müthiş bir bilinçsizlik hakim.
-2
muhayyer divan
(07.11.25)
Bir şey daha eklemek istiyorum: çocuk istismarına “çocuk” ekliyoruz, “çocuk gelin” diyoruz ya da “kadın hakları”, “işçi hakları” vb. deniyor da cinayete gelince neden kadın cinayetleri sorun olsun ki? İşin ciddiyetini kaçırıyor filan söylemleri bana boş geliyor. Bence bu söylemlerin altında ataerkil düşünce ya da kadın düşmanlığı yine önde. İnsanlar kabul etmese de bilinçaltlarında bir şekilde görünmeyen düşünceler ortaya kendini çıkarıyor.

Belki de kadın cinayetlerine kadın cinayeti dediğimizde sorun çözülecek. Kadının sırtında sopayı, karnında sıpayı eksik etme/kızını dövmeyen dizini döver tarzı atasözleriyle büyüdük, okuduk, duyduk. O düşünce belki bir yerde tohumunu bırakmıştır.

Bilemiyorum ama sözlükte de instagram’da da twitter’da da böyle tonla böyle tonla malca yorumlar entryler postlar var.
-1
🌸cemallamec
(07.11.25)
yani burada adam kadını dövüyormuş o yüzden kadın kızgın yağla adamı öldürdüğü için burada ''ama kadın da neler çekmiş garibim'' diye bakacaksak olaya, yani cinayet cinayettir demeyip bahanelere ve gerekçelere bakacaksak o zaman da bir adam aldatıldığında karısını öldürdüğünde buna da ''ama adamın namusuna zarar vermiş adam da namusunu temizlemiş aslanlar gibi yatar çıkar'' diyebilmeliyiz o zaman? neticede birini öldürmenin meşru yollarının neler olduğuna kim karar veriyor? bana şiddet uyguladı o zaman öldürebilriim. e ben de belki şöyle bi insanım: bana şiddet falan uygula fark etmez önemli değil ama beni aldatma. ben de aldatmayı şiddetten daha büyük bi hakaret olarak görüyorum onurum zedeleniyor. insan sadece fiziki bir varlık değil ki gururu, onuru da var dokunulmaz olan... o zaman beni aldatırsan seni öldürürüm? sen bana fiziksel değil ama onuruma zarar verdin mesela? benim kafamda da evet aldatılmak onurun zedelenmesi, ben geri kafalıyım diyelim ki... veya farklı ahlaki normları benimsiyorum senden... e gayet mantıklı o kişinin penceresinden baktığında. katil kadınla empati yapacaksak katil erkekle de empati yapacağız madem? neticede ikisi de insan. yaptıklarından sorumlular. hayvan insanı öldürürse mesela sıkıntı yok çünkü sorumlu değil neticede aklı yok iradesi yok. ya da mesela benim ayakkabıma basıldığında delleniyorum , adam öldürüyorum mesela ? ayakkabılarıma çok değer verdiğim bi gün adamın biri yanlışlıkla ayağıma bastı ben de çektim vurdum.. araştıralım bunun da gerekçelerini... yani bunun sonu yok.
beni fikrim: cinayet cinayettir. yapan cezalandırılmalıdır. kadın da olsa erkek de olsa.. adam kadını öldürdüğünde kadın cinayeti tü pis kaka diyorsak, ama o da onu aldatmış hak etmiş diyenleri linçliyorsak... kadın bir erkeği öldürdüğünde de aynısını yapmalıyız. cinayeti hafifleştirmemeliyiz. empatiye başlamamalıyız
-1
f02561
(07.11.25)
şiddet şiddettir. kadına, öğretmene, doktora diyerek bir çözüme kavuşması imkansız. doktora şiddet ile mağaza personeline şiddet arasında gündeme gelme açısından büyük bir fark varsa şiddetin azalması mümkün değil bana göre. eğitim, ekonomik sıkıntılar, geleneksel yasaklar vs. gibi şiddete meyleden sorunlar üzerine düşünülmeli.

neden çocuk istismarı diyoruz da kadına şiddet olmuyor... demiş birisi. çünkü kız çocuğuna istismar diye ayrılmıyor. hepsi çocuk istismarı olarak adlandırılıyor.
0
jepa
(07.11.25)
(9)

muhasebeden anlayan arkadaşlar

jamswety
arkadaşlar selam bir iş yerim var burasını hepsi burada kiraladı. Kira miktarımız net 130.000 tl olarak kontrat yaptık. bu arkadaşlar 130.000 tl yerine 120.786 tl yatırmış. niye böyle yatırdınız diyorum muhasebeye damga vergisi kesintisi diyorlar. bu hesaplamayı nasıl yaptılar bilen varsa bilgilend
arkadaşlar selam
bir iş yerim var burasını hepsi burada kiraladı. Kira miktarımız net 130.000 tl olarak kontrat yaptık. bu arkadaşlar 130.000 tl yerine 120.786 tl yatırmış. niye böyle yatırdınız diyorum muhasebeye damga vergisi kesintisi diyorlar. bu hesaplamayı nasıl yaptılar bilen varsa bilgilendirsin beni lütfen. karşı tarafa yatırdığın beyannameyi gönder diyorum oda yok.
0
jamswety
(06.11.25)
Bence bu bir hesaplama yanlışı değil vergiyi size ödetme şeysi. Onların ödemesi gereken şeyse onlara ödet ama o ödeme size düşüyorsa sanırım doğru yapmış oluyor.
0
muhayyer divan
(06.11.25)
sözleşmeniz önemli, oradaki maddelerde damga vergisi vb. için ne yazıyor, nasıl imzaladınız?
+1
malheiros
(06.11.25)
sozlesmeye bakin damga vergisini kim oder yazıyor. son sayfalarda yazar genelde.
+1
oscar
(06.11.25)
yarı yarıya ödenir.kiracı öder yarısını fatura eder yazmakta
0
🌸jamswety
(06.11.25)
eksik ödenen tutar 130.000 - 120.786 = 9.214 lira. bu kenarda dursun.

damga vergisi, sözleşmenin toplam bedelinin, eğer taraflar tek kişiyse binde 1,89'u, kefil veya ortak varsa binde 9,48'idir.

kira kontratları genellikle yıllık olur. önce hesaplayalım.

net kira 130.000, yani hangi tutardan %20 stopaj ayrılınca 130.000 kalır (çarpı 100 bölü (100-20) yaparsanız bulursunuz. hesaplıyoruz. brüt kira 162.500 lira aylık.

yıllık brüt kira 162.500 x 12 = 1.950.000 lira. damga vergisinin matrahı olan sözleşme bedeli bu.
1.950.000 x 9,48 / 1000 = 18.486 lira sözleşme damga vergisi var.

kontratta yarı yarıya diyorsa ikiye bölelim, 18.786 / 2 = 9.243 lira. ilk satırda ne demiştik eksikliğe? 9.214 lira.

eh küsur farkı dışında tutarlı görünüyor. size düşen yarım damga vergisini ilk kira tutarından kesmişler.
+6
kibritsuyu
(06.11.25)
bu damga vergisi kiralarda her sene mi yoksa bir kere mi, ne siklikta ortaya cikiyor? @kibritsuyu
0
osssy
(07.11.25)
@ossy
damga vergisi=> her yeni yapılan sözleşmede, sözleşmede yazılı para miktarı üzerinden yapılan sözleşmenin türüne göre kesilir. Kibritsuyu yukarıda detaylı hesaplamayı göstermiş zaten, kira sözleşmesi için oran 9,48.

Yani önümüzdeki sene sözleşme yenilerseniz tekrar damga vergisi ödersiniz.

Sözleşmeyi 5 senelik yapmış olsaydınız 5 sene sonra tekrar damga vergisi çıkacaktı. Fakat sözleşmeyi 5 senelik yaptığınız içinde ödeyeceğiniz damga vergisi tutarı 9243*5 olacaktı.
0
zikardo
(07.11.25)
zikardo, tesekkurler. Zaten biraz da bu kira sozlesmelerinde ne yeni sozlesme ne degil o her zaman belli olmadigi icin sordum. 1 senelik sozlesmenin her sene otomatik zamli yenilenmesi, 1 senelik sozlesmenin her sene sozel zam karariyla yenilenmesi, x>1 senelik sozlesmenin her sene zamli kira artisi olmasi ve x+1. sene x sene daha sozlu/yazili yenilenmesi burada damga vergisi acisindan farkli sonuclara yol acabilir mi?
0
osssy
(08.11.25)
hayır yıl sonunda aynı sözleşme otomatik yenilenirse yeniden damga vergisi doğmaz. yeni tutar belirleyip veya şartları değiştirip oturup yeni sözleşme imzalarsanız doğar.

damga vergisi şudur. eskiden damga pulu vardı. bu vergi pulla alınırdı. satın alıp damga vergisine tabi kağıda yapıştırırdınız. sonra dediler ki pulla mulla uğraşmayalım, kağıdı düzenleyen pul alıp yapıştıracağına pulun parasını vergi dairesine versin ama bir şey yapıştırmasın.

yani yapıştırılacak damga vergisine tabi yeni bir belge (elektronik bile olsa, kağıt olmasına gerek yok) oluşuyorsa damga vergisi doğuyor.
0
kibritsuyu
(10.11.25)
(13)

Yumuşak yüzlü müsünüz?

pembediken
Ve yumuşak yüzlü olmak iyi mi yoksa suistimale açık mı
Ve yumuşak yüzlü olmak iyi mi yoksa suistimale açık mı
0
pembediken
(06.11.25)
Yumuşak ve güleryüzlüyüm.
Mesela markette kasada görevli benimle konuşur. Bazen yaşadıkları zorlukları anlatırlar, halimi hatırımı sorarlar.
Sert görünen kişilerden genel olarak bir çekinme hali oluyor insanların.
0
rock n roll
(06.11.25)
Soğuk. Buzdolabı derler böylesi daha iyi
0
artıküyeolmakistiyorum
(06.11.25)
Sanırım yumuşak yüzlüyüm. Çünkü beni yeni tanıyan bi insan bile "sen öyle bı şey yapmazsin" "öyle biri değilsin " ben yaparım mesela" gibi cümleler kullanıyor. Kastedilen konular işte insanlara cevap vermek, çirkef olmak gibi konular ama ben bu durumdan rahatsız oluyorum. Nasıl beni böyle çözüyorlar, yumuşak yuzlulugun belli kodları var ve ben hepsini uyguluyor muyum ister istemez. Bir de bütün duygulara da sahibim öfkem de var kin de tutarım. Haksizliga uğramayı da kaldiramam. Ama insanların beni duygusuz saf iyi biri gibi veya hakkımi savunmayacak biri gibi veya nazik olmamın suistimale açik anlamına gelen biri gibi beni algılamasından sıkıldım.

Yumuşak yüzlü algılanmayan insanlar neden öyle algılanıyor ben de bunu merak ettim şimdi.

Görgü kurallarına uyarım. Teşekkür ederim. Çok konuşan bı insan değilim. Küfür ve argo kullanmam. Çabuk sosyalleşemem. Bir sorun yaşarsam olay çikartarak değil doğru ve düzgün iletişim kurarak çözmek isterim. Olayları abartan biri değilim. Soğukkanlı bir yapıl vardır. Ama içten içe de çok yoğun duygular yaşarım.

Aklıma gelen bazı özelliklerim huylarım bunlar. Ama insanlar benle çok vakit geçirmese de buna vurgu yapan bir şeyler söylerler ve ben off yine mi böyle algılandım diye üzülürüm. Çunku onlarin kastettiği "güçsüz biri" gibi bir mesaj algılıyorum.
+1
egerbiryolcu
(06.11.25)
Çok yumuşak yüzlü, uysal zannediliyorum ama değilim ve insanlarda bu hayal kırıklığı yaratıyor.

Yumuşak yüzlü olmak bu ülkede kötü, başka ülkeleri bilmiyorum.
+2
Gradient_tabanlı_mor
(06.11.25)
Yumuşak ve güleryüzlüyüm ama saygısız bir tavırla karşılaştığım zamanlarda kesinlikle kişiye çok güzel haddini bildiririm.
-2
rock n roll
(06.11.25)
öyleyim ve bunun zararlarını cok yasıyorum
+1
koela
(06.11.25)
Yumuşak yüzlüyüm. Sevimli ve sempatik bir görünüşüm olduğu için insanlar beni kolay yönlendirebileceklerini ya da iyi niyetimden faydalanabileceklerini düşünürler. Damarıma basıldığında tam bir şirret olabiliyorum oysa ki.

Ben seviyorum ama böyle olmayı, benden beklemedikleri tepkiyi gördüklerinde insanların yüzündeki şok ifadesi hoşuma gidiyor
0
kullanicadi
(06.11.25)
Hem gayet yumuşak yüzlüyüm hem de istediğim an bakışlarımla herkesi yıldırabilirim. Aşağıda biri "açılın ben yaşlı ve şişmanım" demiş, Allah'tan ben de öyleyim. Yoksa hiç çekilmezdim. (Bu yaşa gelene kadar bu hale geldiğimi de ekleyelim, insanoğlu şaşırmasın, ilk oeta lise üniversite sürecinde hiç böyle biri değildim, sonradan oldum).
0
muhayyer divan
(06.11.25)
yumuşaklı yüzlü olunca suistimal etmeye çalışıyorlar, adamına göre muamele yapıyorum, mesafeli ve sert olunca kimse suistimale yeltenmiyor ama o da benim doğama ters o ayrı. insanlar yoruyor...özellikle ticaretle uğraşırken büyük sıkıntı, nazik ve yumuşak yüzlüyse
0
gadlemler
(06.11.25)
sert mizaçlı ve güler yüzlüyüm. asabiyim ve aynı zamanda dışarıdan minnoş sevimli bir auram var.
-2
Hallegadola
(06.11.25)
Yumuşak yüzlüyüm, bunun zararlarınıda çekiyorum. Millet sert ve soğuk kişilerle mesafeli ve saygılı konuşurken. benimle farklı konuşuyorlar. Bazen insanlar bana yaklaşırken dik dik bakıyorum suratklarına artık. Bu ülke insanı adamı çıldırtır.
0
komando kani var bende
(06.11.25)
yumuşak yüzlüyüm ve kötü niyetli olmasalar da, insanlar bunu suistimal edebiliyor.
0
co2s2
(06.11.25)
Türkiye gibi, sırada beklerken bile kaynak yapan var mı yok mu diye sürekli alarmda olman gereken bir ülkede tabii ki her şey gibi bu da bir 'açık' olarak görülür ve suistimal edilir.

Naçiz gözlemim, yurt dışında insanlar çok insansever olmasalar da tanımadıkları insanlara karşı güleryüzlü ve kibar davranıyorlar çünkü bu bir görgü kuralı ve toplumun hayat standardını yükseltiyor. Bizde ise dünyanın en iyi kalpli insanı bile tanımadığı insanlarla mubatap olurken somurtmak zorunda çünkü nezaketi ve güleryüzlülüğü acizlik ve ahmaklık zanneden çok ayı var.
0
matarama su ko
(07.11.25)
(17)

Şu konu hakkında düşünceniz nedir?

Kahvedesu
Ev sahibi evde yatılı misafir istemiyor. Kontratta da yazıyor. Benim çok gelen gidenim yok ama en azından herkes ayda iki gün bir arkadaşını getirebilir.Evdeki kızlardan biri bu sorunu grup içinde konuştuğumuzda sesini çıkarmamıştı. Üstelik sadece kendisinin erkek arkadaşı geliyor. Şimdi diyor ki, e
Ev sahibi evde yatılı misafir istemiyor. Kontratta da yazıyor. Benim çok gelen gidenim yok ama en azından herkes ayda iki gün bir arkadaşını getirebilir.

Evdeki kızlardan biri bu sorunu grup içinde konuştuğumuzda sesini çıkarmamıştı. Üstelik sadece kendisinin erkek arkadaşı geliyor. Şimdi diyor ki, ev sahibine demeyelim. Aramızda anlaşalım. Kadını sevmem ama bu da aptal yerine koymak. Hoş değil. Sizce?
-4
Kahvedesu
(05.11.25)
Erkek arkadaş istemiyorsa eve erkek arkadaş giremez yazsaymış ev sahibi. Ben şahsen kiracının yatılı misafirine karışmayı anlayamam, belki Allah korusun bir depremzede oldu veya ciddi bir durum oldu bir yakınını veya birini misafir etme mecburiyeti oldu. Ne münasebet bunun yasaklamak??

Bence arkadaşın haklı, fakat bunu kontrattaki yazıdan dolayı yapmamak gerekir. Kontrattaki maddeyi değiştirtin. Öyle madde olmaz, emsal karar bulursanız hukuki yollara başvuracaz diyerek ev sahibine göz dağı verin bence.
+2
muhayyer divan
(05.11.25)
Herhangi yatılı birini istemiyor.
-2
🌸Kahvedesu
(05.11.25)
ev sahibi kiralarken bu kurali koymus ve bu sekilde kabul edildiyse, ustune pek denecek bir sey yok. tutmayin kardesim bastan begenmiyorsaniz, bunun tek adi cakallik
-1
gule gule
(05.11.25)
Ya ev sahibi aslında bunu hak ediyor da, ben yapmam. Eve yerleşirken bunu söylemedi. Kontratta bu madde çıktı.
-1
🌸Kahvedesu
(05.11.25)
@bir sıcak el, vaktinde bana destek olmayan kişiye ne desteği vereyim?
-5
🌸Kahvedesu
(05.11.25)
sakin olun ben yaşlı ve şişmanım. ilk önce konuyu çat diye ikiye böleceğim.

1 ev sahibinin bence çok gereksiz olan yatılı misafir yasaklaması.
2 sizin ev arkadaşınızla aranızda olan çekişme ve anlaşamama.


1 yasal olarak dayanağı var mıdır bilmiyorum. Duyurunun hukukçuları bu konuya açıklık kazandırır. Zamanında üç gün içinde ev tutmam gerekiyordu. kirası bana uygun ilk evi tuttum. ev sahibi de aynısını demişti o zaman 24 yaşındaydım. gel zaman git zaman Annem geldi. apartman içinde karşılaştık benim annem geldi kalıyor sizin için sakıncası var mı deyince yerin dibine girmişti çünkü hiç tahmin ettiği gibi bir fırlamalığım yoktu. sabahtan akşama ders çalışıyordum.


2 arladaşınızla olan çekişmeniz onun omurgasızlık yapması evet kötü. hem öyle susup hem de söylemeylim demesi daha da kötü ama ben sizin yerinizde olsam bunu kafaya takmam. suratına çat çat biz böyle derken sen susmuştun, getirme kardeşim kimseyi ben istemiyorum rahatsız oluyorum diyin!


ha ben öyle çat çat söyleyebilen bir insan mıyım? hayır. hiç bi zaman o kadar cesur ve dobra olamadım. sinirden içim içimi yedi. burası anonim yer olunca insan kendi yapamadıklarını başkasından yapmasını bekleyebiliyor. hehe
+2
Fodera
(05.11.25)
@fodera, kendin yapamıyorsan bana nasıl akıl verebiliyorsun?
-11
🌸Kahvedesu
(05.11.25)
internet ve anonim olmak bana bu yetkiyi veriyor.

ayrıca en alta bakmanızı öneririm;

'buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. '
+4
Fodera
(05.11.25)
Temel patoloji, ev sanibinin haddini aşmasına rağmen sizin bunu kabullenmiş olmanız.
+4
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(05.11.25)
Ben yapabiliyorum, fodera nin verdiği aklı aynen veriyorum diye say.

Oynayaman teknik direktör de konuşmasin o zaman
+4
kisa
(05.11.25)
@abbabaabbaababbabaababbaabbabaab, ev sahibiyle bu konuyu konuştuğumu doğru bulmadığımı söylemiştim. Aynı şey kendi başlarına gelene kadar seslerini çıkarmadılar. Şimdi de çözün arıyorlar.

@kisa, oynayamayan teknik direktör hayatının bir döneminde oynamıştır. Şuradaki soruya biraz empati yaparak cevap verin.
-4
🌸Kahvedesu
(05.11.25)
"Ev sahibi evde yatılı misafir istemiyor" diye bisey olmaz.
2-3 yetiskin insan, onlerine kontrat konuyor ve boyle bir madde var.
Buna herkesin akli yattiysa, burda zaten ne desek bo$ yaw.
Bunun altina imza attiysaniz zaten olay bitmis, buyuk ihtimal bunu hazirlayan "deli" sizin kapida nobet de tutuyordur o yuzden ben gizli kapakli birini sokup cikartabileceginizi sanmiyorum.

bonne chance..
0
cooperr
(05.11.25)
@cooperr, "2-3 yetiskin insan, onlerine kontrat konuyor ve boyle bir madde var.
Buna herkesin akli yattiysa, burda zaten ne desek bo$ yaw."

Eve yerleştikten sonra kontrat imzalsndı bu bir. Konut krizi var 2.
-1
🌸Kahvedesu
(05.11.25)
imzalamasaydiniz, zaten yerlesmissin.
"boyle bir madde mi olur sen dalga mi geciyorsun" ya da "bize ne demek istiyorsun burasi randevu evi mi yav$ak" diyeceksin (ya da diyecektiniz ama cok gec)
+2
cooperr
(05.11.25)
O zaman tutma diyor. Dedi yani. Çünkü biz hepimiz aynı anda çıksak sırada 17 kişi vardı.
0
🌸Kahvedesu
(05.11.25)
Sorun ettiğin şey ev sahibinin size attığı madik değil de ev arkadaşının bu konuyu ilk kez keşfettiğinizde konuşmaması.

Ben anlamıyorum bu yanlış hassasiyetleri. Ev sahibine karşı birlik olup bir hamle edeceksiniz de o mu bozuyor işinizi? Demeyin evet, ev sahibi size nasıl demediyse sizin de ona dememe hakkınız var. Hukuki değil tabii. Ama etki tepki yasası bunu gerektirir. Kusura bakma ama yanlış şeylere fazla geriliyorsun.
0
muhayyer divan
(06.11.25)
"Ev sahibine karşı birlik olup bir hamle edeceksiniz de o mu bozuyor işinizi? "

Bazı şeylere tüm ev halkı olarak sesini çıkarmazsan, o da canının istediğini yapar. Ben açıkça söyledim, kabul etmedi. Mesela kız arkadaşını getirmiş, 1 haftadır evde. Getireceğini de söylemedi.

Kadına da hak verdiğim konu şu; bir sınır koymazsan evde 4 kişi yerine 6 kişi yaşar.
0
🌸Kahvedesu
(06.11.25)
(8)

Alıngan insanlarla hayat daha zor değil mi

egerbiryolcu
Siz böyle arkadaşlarınızı hayatınızda tutuyor musunuz?Bir yaştan sonra insanın tahammül seviyesi azalıyor mu?Hayatınızda olmak zorunda olan insanlar ise nasıl bir ilişkiniz oluyor?Yakın zamanda bir arkadas grubumda bir kız grupla ilgilenmemeye başladı. Başka bir arkadaş onu cevapsiz bırakmış diye. D
Siz böyle arkadaşlarınızı hayatınızda tutuyor musunuz?
Bir yaştan sonra insanın tahammül seviyesi azalıyor mu?
Hayatınızda olmak zorunda olan insanlar ise nasıl bir ilişkiniz oluyor?

Yakın zamanda bir arkadas grubumda bir kız grupla ilgilenmemeye başladı. Başka bir arkadaş onu cevapsiz bırakmış diye. Diğer kişi ondan özür diledi bilinçli değildi hamilelikten iyi degildim ben de diye. Olay tatlıya bağlandı sanıyordum ama kız hâlâ grupta bizi cevapsız bırakıyor veya belki de sessize aldı bakmıyor bile mesajlara.

İkinci olay da başka bir arkadaş grubumda bir arkadaşım evine hayırlı olsun dediğim halde ev videosuna yorum yapmadığım için beni diğer grup üyelerine kötü gösterip on beş yıllık arkadaşlığı dağıttı. Bazı sebeplerden dolayı o kişiye eski sicakligimi hissedemiyordum o yüzden sadece yapmacık olmamak için yapmacık samimiyet gösteremedim. Ama bu arkadaslik devam etseydi de kendimde hep her an yargılanacak endişesi vardı. Çünkü atladigim bir şey olunca daha önce de yine grup içinde "sen bana şunu demedin" gibi aynı kişiden cikiş yaşamıştım.

Ama mesela baska bı grup var. Orda kaç senelik arkadaşız. Kim kime ne yazmış kim neye cevap vermiş kim kimle daha samimi kimse takılmaz böyle şeylere. Nadir konuşuruz ama birbirimizi de çok severiz kimsenin arasında en ufak bir kırgınlık olmamıştır. Herkes relax ve mesafeli ama saygılı ve gerçekten birbirimizi seven bir arkadaşlık ilişkimiz var.

Hayat zaten yeterince yorucu. Ben böyle insanları artık hayatımda tutmak istemedigimi fark ettim. Neyin takibi bu. Evet tabii ki her şey cevapsız bırakılsa insan ben duvar miyim hissine kapılır ama kastettigim şeyler sürekli göz hapsine alınmak, en ufak bir şeyde arkadaşlığı bitirmeye yer aramak, Dünya sadece kendi etrafında dönüyor zannetmek...
+1
egerbiryolcu
(05.11.25)
vesaire.press

Arkadaşlıklarımızın hayatımızın sonuna kadar devam etmesini istediğimiz idealize bir düşünce var kafamızda fakat romantik ilişkilerimiz gibi arkadaşlıklarımızın da bittiği yerler var
+1
grimavi
(05.11.25)
Alıngan insana tahammül edemem hayatımda da tutmam, henüz yolun başındaysak hemen uzaklaşırım halihazırda arkadaşım olan biriyse de yavaştan mesafe koyarım.
Şu an hayatımdaki tek alıngan insan annem, kotam dolu başkasıyla uğraşamam.
Kendimi açıklamama gerek olmayan insanlarla arkadaşlığımı sürdürüyorum.
+1
mutekebbir
(05.11.25)
ben kişilik yapısı olarak dalgacı bir insanım, özellikle sevdiklerime takılır dalga geçerim. alıngan insanlar zaten bana ters, kişilik yapıma da ters. sizin yazdıklarınız daha kadınların alınacağı konular ben bir erkek olarak bu tarz şeyleri kafaya takmam. burada cinsiyet önemli gibi. ayrıca bu kadar küçük şeylere alınmam, takılmamda.
0
mikahakkinen
(05.11.25)
Eski bir alıngan olarak iki taraf için de çok zor olduğunu düşünüyorum. Rüzgar esip odanın kapısını kapatsa rüzgara bilenecek tıynette bir insandım. OKBB, özşevkat eksikliği, düşük özgüven gibi meselelerle ilgili farkındalık kazancınca hem ben hem etrafımdakiler biraz rahat etti. Bir başka nokta da bu yönünüzü bilen bazı insanlar özellikle damarınıza basar. Onları tatminsiz bırakmanın tadı da bir başka oluyormuş.
0
auroraaurora
(05.11.25)
"İkinci olay da başka bir arkadaş grubumda bir arkadaşım evine hayırlı olsun dediğim halde ev videosuna yorum yapmadığım için beni diğer grup üyelerine kötü gösterip on beş yıllık arkadaşlığı dağıttı"

bu cümleyi kurmanıza sebep olan kişi ile ve ona ayak uyduran arkadaşlarınızla bir daha sakın görüşmeyin. ben en yakın arkadaşlarımdan birinin düğününe gitmeyi unuttum. ablasının bile düğününe gitmiştim, öyle yakın arkadaşım. bir kere lafını yapmadı. sadece 1-2 kez rakı içerken geyik yaptık....
+3
co2s2
(05.11.25)
alınganlık hafif bir narsizm değil mi zaten ya? açık açık iletişim kurmak yerine her şeyin kendisi hakkında olduğuna inanmak, herkesin onun kötülüğünü istediğini sanmak falan... e bu da toksik insan profili benim için. haliyle tahammül etmek yerine uzaklaşırım bunlardan. kendileri alınganlıklarını bahane edip benden uzaklaşıyorsa da ne ala. "Klik" olamamışız demek ki, olacak insanlar da değilmişiz ki lastik gibi uzamamış bu arkadaşlık.

Bu arada ilk olay tatlıya bağlanmış ya. Belki o kız sessiz kaldığı süre boyunca sessizliğin ona iyi geldiğini fark etmiş olabilir, ondan hala sessiz kalıyordur belki. Bir konuşup dertleşip neden hala sessizsin diye sorulabilir özelden. Hala alınganlığı varsa da kendi haline bırakınız, öylesiyle uğraşılmaz.

Benim arkadaş grubumda da var öyle bir tip. Diğer bütün insanlarla ayda bir anca mesxajlaşsak kimse alınmaz, herkes birbiriyle mutlu. Kavga yok dert yok, ama biri her fırsatta bir şeyin alınganlığını yapıp kayboluyor, laf sokuyor. Yüz kere gönlünü aldık hala devam ediyor. Fark ettik ki gönlünü aldıkça daha çok yapıyor, bağımlı mı oluyor nedir. Biz de artık uğraşmayı bıraktık bu yüzden, kendi halinde takılıyor. Arada kabuğundan çıkıp mesaj atarsa ne ala bizim için, güle oynaya cevap veriyoruz sorgulamıyoruz muhabbet ediyoruz. Kaybolursa da nerelerdesin yazmıyoruz.
0
nolmus yani
(05.11.25)
Sen bana şunu demedin tarzı arkadaşlarının çok güzel dertleri var, kafalarına serinlik diliyorum.

Ben 23 yıllık arkadaşlığımı bitirdim. Sebebi de hastayken hasta olduğunu bilmeden (hasta olduğunu söylememesi) ona zaman zaman komikli ilginçli videolar gönderip cevap alamamaktan dolayı tepki göstermem, onun da buna karşılık "hastaydım, çok yoğundum, çok yorgundum, mesaj yazamazdım, telefon edemezdim, bunu bile çok zor yazıyorum" demesi. Ben yeri geldiğinde çok güzel küfür de ederim, küfür kelimesi olmadan da kişiyi atasının köküne sülfürik asit dökülmüş hissettiririm. Ona da ikincisini yaptım ve bitirdim. Sen kalk yıllarca bana bacım de, hasta olduğunu söyleme. Bilmem ne kadar zamandır gönderdiğim mesajlarıma cevap vermeyişini ben sana sitem etmeden açıklama, bir de padişahın sol ******lığı seviyesinde konuş. Bok yesin.

İnsanlar insan kıymeti bilmiyorlar. Ne erkekler kadınlarla konuşmayı biliyor ne kadınlar kendi kıymetlerini biliyor, kimse insan gibi davranmaya niyetli değil, kimse "biz"in anlamını bilmiyor, düşünmek dahi istemiyor.

Alınganlık zor evet ama bence hayatından çıkarmak için yeterli sebep değil. İnsanları alınganlıkları üzerinden değerlendirmek tuhaf. Çok alıngan ama bizzat annem mesela, sizin anneniz babanız böyle olsa onları da mı çıkaracaksınız hayatınızdan? Onunla oluşacak denge başkadır, herkesle öyle olmaz, şu kadarcık zahmete giremiyor musunuz anlamıyorum.
-2
muhayyer divan
(05.11.25)
Alıngan insanlarla uğraşamam. Bizim WhatsApp gruplarında da çıktı böyle insanlar. Gruplar dağılmadı. Uzaklaşanlar uzaklaştığı ile kaldı. Arkadaşlıklar sonsuza kadar sürmek zorunda değil. Bu arada bunlar %1 falan. Kalanlar bunların 100 katı yaşandığı halde alınan veya trip atan olmadığı için mutlu mesut yaşıyoruz.
+2
nawar
(05.11.25)
(8)

Narsist, toksik bir insan kendini sizce değiştirebilir mi?

mahmuttt
Kişi değişmek istiyor. Çevresi durumundan Rahatsız . Bu Değişim reel açıdan mümkün mü? Mümkünse nasıl?Teşekkürler.
Kişi değişmek istiyor. Çevresi durumundan Rahatsız . Bu Değişim reel açıdan mümkün mü?
Mümkünse nasıl?


Teşekkürler.
0
mahmuttt
(05.11.25)
Reelde mümkün değil.
Kişilik özellikleri (ya da bozuklukları) değişmez. Belki biraz törpülenir ama o bile çok büyük irade ve emek ile.
+1
pro9it9is9
(05.11.25)
Narsist birisi zaten narsist olduğunu, kendisinde bir sıkıntı olduğunu kolay kolay kabul etmez. O yüzden çoğunlukla terapiye de gitmez. Narsist in delirttiği normal insanlar daha çok gider terapiye.

Ama narsist tanısını teşhisini kim koydu o da önemli tabi. İnternetten okuyup okuyup "aa bu aynı bizim x, demek narsistmiş" gibi bir tanı söz konusuysa belki de narsist değildir o kişi.

Ben konunun uzmanı değilim ama bir yerlerde tedaviye en dirençli ve en uzun süre terapi gerektiren kişilik bozukluklarından biri olduğunu okumuştum.
+4
kullanicadi
(05.11.25)
imkansız. 39 yıllık hayatımda böyle birinin bırakın değiştiğini hafifçe düzeldiğini bile görmedim. aileden değilse uzak durmak en güzeli. ailedense, zaruri olarak bir bağ varsa işiniz zor tabii. uğraşmanız lazım.
0
awlmi
(05.11.25)
Neredeyse imkansız. İmkansız.

En iyi senaryolardan biri yönlendirme olabilir. Narsisistik duygularini deşarj edebilecegi/yönlendirebileceği bir alan.
0
WithWorth
(05.11.25)
sadece yazdiginiza dayanarak bu kisinin narsist olup olmadigi konusunda suphelerim var. mesela klinik teshis konulmus mu? sanmiyorum. neden? cunku narsistler narsist olduklarinin farkina varmazlar, fakat sizin durumunuzda kisi kendi durumunun farkinda, yani durumun yanlis, kendisinin hatali, problemli oldugunu kabul ediyor ve bunu degistirmek istiyor. bu narsizmin dogasina aykiri. dolayisiyla narsist degil, fakat bazi semptomlari gosteriyor olabilir. bence cevresi cok erken davranip kafasina gore teshis koymus. biliyorsunuz, bu tarz psikolojik/psikiyatrik rahatsizliklar halk arasinda karmasaya neden olabiliyor, canimiz sikildiginda depresyon, kendimizi ovdugumuzde narsist, supheci oldugumuzda paranoyak teshisi koyabiliyoruz kolaylikla.

soruya gelecek olursak bu durumundaki kisi (yani kendi hatalarinin farkinda ve bunu degistirmek isteyen kisi) klinik bir vakaya gore daha kolay degisebilir. narsist olan kisilerde bu degisim arzusu yoktur, zaten mukemmel olduklarini dusunurler. narsistlerin degismesi daha direncli, daha zor, ama mumkun.

kisa cevap: evet.
+1
Sour
(05.11.25)
cok zor. oyle. Durduk yere değişebilecek bir şey değil.
0
koela
(05.11.25)
kimsenin bile isteye narsist ve/veya toksik olduğunu düşünmüyorum. hatta bu özelliklerini kabul edeceğini de düşünmüyorum. kısa vadede böyle bir değişim mümkün değil. yıllar geçtikçe, hayat tecrübesi değiştikçe belki toparlar.
0
co2s2
(05.11.25)
Değişmek isteyen, değişmesi gerekliliğini ve sebeplerini kendi içinde fark eden kişi narsist değildir. Değişir. Her şey çabayla, değişmek de çaba ister. Narsist kendini hatalı görmez. Bir hatası olmadığı için de değişmeyi aklına bile getirmez. Eğer kendinden minicik bir miktar dahi şüphe edebiliyorsa, yav ben mi yanlış yaptım acaba diyebiliyorsa, hatası varken hatasını bulabiliyorsa o narsist değildir. Kendi hatasını bulabilmesi önemli.
0
muhayyer divan
(05.11.25)
(4)

Birine değerli hissettirmek

yuvarlanantencereninkapagi
Ozdeger ve ozsevgi alginizin düşük olduğunu ya da depresyonda olduğunuzu düşünün. Cevrenizdekilerin size nasil davranmasını, ne yapmasını isterdiniz?
Ozdeger ve ozsevgi alginizin düşük olduğunu ya da depresyonda olduğunuzu düşünün. Cevrenizdekilerin size nasil davranmasını, ne yapmasını isterdiniz?
0
yuvarlanantencereninkapagi
(04.11.25)
Öncelikle büyük şeyler yapmamak. Çok sırıtıyor çünkü.

Günaydın deyip nasılsın diye sormak.

Yeri gelince bi çay ısmarlamak

Size derdini anlatınca; her şey çok güzel olacak/ileride seni güzel günler bekliyor demek yerine, şöyle gerçekten empati yapılmış bir şekilde “geçmiş olsun” demek.
0
substituent
(04.11.25)
Rahatsız olduğum konular için daha dikkatli olmalarını, söylediklerimi iyi dinlemelerini, anlamaya çalışmalarını isterdim. Abartılı bir söylemimde beraber üzerinden geçmeyi isterdim. Özel günleri unutmamalarını isterdim. Beraber etkinliklere ya da gezmeye çıkmayı isterdim.
Bunlar genel olarak insana kendini değerli hissetirecek şeyler.
0
sevilen progressive türkücü
(04.11.25)
Kişiye göre, aradaki iletişim türüne göre değişir sanırım. Sevgilisinden başka, ailesinden başka, kardeş kuzenden başka, iş arkadaşından başka, normal arkadaştan, komşudan başka bir tavır görmek ister insan. Herkes patronummuş gibi davranmasın mesela, herkes annemmiş gibi, abimmiş gibi vs.

Kibar ve güzel konuşmak beni çok olumlu etkiler mesela. Her şeyi kendine yontan, her lafı kendine yapıştırıp sürekli kendinden bahseden insanlar kimseye değerli ve seviliyormuş hissettirmez mesela. Konuşurken onu sinirlendirmekten zevk almak, onu üzmekten zevk almak, sürekli şaka adı altında onun sınırlarını delmek değersiz, sevilmiyor ve kötü hissettirecektir diye düşünüyorum. Yani her gün uğrayıp sigara alınan büfeci veya iş yerindeki kantinci veya temizlik görevlisi değilsen, bunlardan azcık daha derin bir hukukun varsa olması gereken bunlar diye düşündüm. Sevgiliysen annesi babasıysan kardeşiysen daha da hassas şeyler olabilir, olmalı belki...
0
muhayyer divan
(04.11.25)
En son ozguvensiz ve moralsiz hissettiğimde (dün) "Anlattıklarınla kimsenin kafasını şişirmiyorsun." denmesi iyi gelmişti.
0
sekizdokuzon
(04.11.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.