Giriş
(8)

flörtünüz böyle bi şey dese soğur musunuz

asap raki
çalıştığı şirketle ilgili konuşurken patronun kızını attı önce, sonra da oğlunu attı, oğlu için ‘çocuk çok farklı bi olay yaa’ dedi. aynı ofiste çalışıyorlar, büyük bir şirket. beni çok soğuttu bu. siz ne düşünürsünüz?
çalıştığı şirketle ilgili konuşurken patronun kızını attı önce, sonra da oğlunu attı, oğlu için ‘çocuk çok farklı bi olay yaa’ dedi. aynı ofiste çalışıyorlar, büyük bir şirket. beni çok soğuttu bu. siz ne düşünürsünüz?
+2
asap raki
(09.03.26)
o patronun oğluna gitsin, sen de patronun kızına git işte.
+2
malheiros
(09.03.26)
Alacagini al, yol ver.
-1
die fetten jahre sind vorbei
(09.03.26)
Buz gibi
0
okumakserbestbegenmeksart
(09.03.26)
Evett
0
gabe h coud
(09.03.26)
Dervişin fikri neyse zikri de odur.
0
kizil karga
(09.03.26)
Flört ettiğinizi biliyor mu?
0
muhayyer divan
(09.03.26)
@muhayyer

biliyor tabi, fiziksel bi şeyler de yaşandı
0
🌸asap raki
(09.03.26)
uzak durulmalı. basitliğe gerek yok ya.
0
suicmeyenadam
(09.03.26)
(2)

Arkadaşlar kedi alerjisi olup Alerjen Azaltan Proplan Liveclear serisi mama kullanan var mı?

Sadece soruyorum
Hikaye kısmı:Daha önce de duyuru açmıştım. Eşimin geçen hafta yapılan antikor testinde düşük oranda kedi alerjisi çıktı. Kedimiz ilk geldiğinde bir sorun yoktu, 9 ay geçtikten sonra muhtemelen maruziyet arttı ve mevsimsel etkiler de bir araya geldi vs. alerji ortaya çıktı. her şubatta aynı şey oluyo
Hikaye kısmı:
Daha önce de duyuru açmıştım. Eşimin geçen hafta yapılan antikor testinde düşük oranda kedi alerjisi çıktı. Kedimiz ilk geldiğinde bir sorun yoktu, 9 ay geçtikten sonra muhtemelen maruziyet arttı ve mevsimsel etkiler de bir araya geldi vs. alerji ortaya çıktı. her şubatta aynı şey oluyor. burnu tıkanıyor gözleri kızarıyor hapşırmaya başlıyor ve burnundan nefes alamıyor. geçen sene geçirdiği atak nisan mayıs gibi azalmıştı, haftada 1 bazen ayda 1 desmont alıyordu ve idare ediyorduk şubat ortası ağır atak başladı tekrar. 2 hafta sonra ciltten de alerji testi de yapılacak bir sorun çıkmazsa.

eşim de ben de kediyi vermek istemiyoruz, şu anda kalıcı veya geçici olarak verebileceğimiz hiçbir yer yok. o yüzden evde her gün temizlik yapıyorum. yatak odasına kediyi 1 haftadır sokmuyoruz ve eşim kediye hiç dokunmuyor, düzenli olarak desmont (antihistaminik) kullanıyor, bu şekilde atak dönemini atlatmaya çalışıyoruz. bazen iyi bazen kötü oluyor durumu. 1 dahiliye doktoruna sorduk, alerjinin düşük çıkması nedeniyle (0,39 çıktı antikor testinde) idare edebilirsin kediyi vermene gerek yok dedi. ama asıl yorumu immunoloji doktoru yapacak, dediğim gibi onun için de 2 hafta sonrasını bekliyoruz. eğer kedi gitsin derse güvenli bir yuva bulmak zorunda kalacağım, kalbimdeki yükü kimsenin anlayabileceğini sanmıyorum. şu anda sadece eşimi biraz rahatlatmak için çareler arıyorum.

Sorum:
Pro Plan LiveClear Somonlu Alerjen Azaltan Kısırlaştırılmış Kedi Mamasını kullanıp en ufak da olsa bi fayda gören var mı? kediye bir zararı var mı? geçen seneki alerji atağında veteriner bunun pek işe yaramayacağını söyleyip beni umutsuzluğa kaptırdı ben de almadım ama bu sene bi denemek istiyorum.

Olayların faili:
hizliresim.com
(asla parayla almadım, parayla alan biri bakamadığı için verdi bana)
0
Sadece soruyorum
(09.03.26)
Kedimi 3 aylıkken aldık, şu anda 5 yaşında ve alerjim olduğundan ötürü ilk günden beri bu mamadan veriyoruz. Kedimizde bir sıkıntı yaşamadık çok şükür. Alerjiye de faydası var, normal yaşantımı sürdürebiliyorum konforlu şekilde. Sadece gece uyurken yanıma aldığımda alerjimin arttığını hissediyorum (burun kuruluğu ve tıkanması olabiliyor) ama onun haricinde ok. Çok fazla yalayan bir kedi olduğu için buna dikkat etmeye çalışıyorum, mamaya rağmen tenimde kızarıklık olabiliyor. Genel izlenimim bu şekilde.
0
theseachange
(09.03.26)
Problem sadece kedide değil ama, eşinin de antialerjik beslenmesi lazım. Doktora gitmekte çok gecikmişsiniz, bağırsak sağlığını düzeltmek gerek, vücudunda alüminyum varsa dışarı atacağı bir uygulama gerek, antihistaminik kullanıyor zaten, başka hastalıkları varsa onları da göz önüne alarak bir plan oluşturulması lazımdı bugüne kadar. Alerjisi olan hiçbir besini yememek, basit karbonhidrat (şeker un nişasta) fakiri beslenmek, mümkünse hayvansal proteini ve lifi artırmak, bol su içmek D vitamini almak (D vitaminini de ölçtürün) çok iyi gelecektir. Ama işte başka rahatsızlıkları ve hassasiyetleri varsa onları da hesaba katmak lazım vs.

Bunlar eşini rahatlatacaktır, biz kedilerin sularına gümüş iyonu verilmiş distile su katıyoruz az miktarda. Annemle kardeşim alerjik astımlı oldukları halde öksürmüyorlar, sorun çıkmıyor. Biz de aynı sudan her gün içiyoruz.

Çok geçmiş olsun, işin bir de bilinçaltı boyutunu çalışsanız ne kadar iyi olur. Belki de hiçbir sorun yoktur bunu görmüş olursunuz...

Bu arada kedinin cinsi eğer hibrit türlerden ise belki de bu türlere mahsus bir alerjidir, ülkemizde bunu çalışan kuruluş var mı bilmiyorum ama bu da aklınızda olsun.
-1
muhayyer divan
(09.03.26)
(19)

Duyuruya nasıl yeni üye kazandırabiliriz?

mimikikili
10 yılı aşkın süredir aralıklarla burdayım. Evet eski havası yok. Günde en az 3 sayfa soru olurdu. Şimdi? Günde 1 sayfa ancak doluyor. Bi ara ruh hastası bi yönetici tüm cevapları keyfince siliyordu. Bu sitenin katili oydu. Yüzlerce kişi o sıra ayrıldı.Şimdilerde bi hareket var. Compü epey uğraşıyor
10 yılı aşkın süredir aralıklarla burdayım. Evet eski havası yok. Günde en az 3 sayfa soru olurdu. Şimdi? Günde 1 sayfa ancak doluyor. Bi ara ruh hastası bi yönetici tüm cevapları keyfince siliyordu. Bu sitenin katili oydu. Yüzlerce kişi o sıra ayrıldı.
Şimdilerde bi hareket var. Compü epey uğraşıyor da esas mesele biz 40 50 küsür kişi whatsapp grubu gibi kalmışız.
Ekşisözlük gibi bi kaynaktan buraya bi gecede binlerce yeni kullanıcı gelebilir. Bunu nasıl organize edebiliriz?
Birlikte bişeyler yapalım mı?
Yoksa site 2027 yi görmeyecek.
📊 Bu soru faydalı
0
mimikikili
(06.03.26)
Sosyal medyaya link bırakmak lazım.
0
yurtsuz john
(06.03.26)
Yav neden böyle bi motivasyonumuz olsun ya da binlerce yeni üyenin ne faydası olacak ben onu pek anlamıyorum, yani sözlükten twitter'dan adam gelecek de ne olacak iti köpeği ruh hastası gelecek burada zaten yokmuş gibi, böyle istekleri olanların buraya üye çekmek yerine olan yerlere iştirak etmesi bence daha sağlıklı olacaktır, buranın zaten ayakta kalması açıklanamayan bir mucize, çok fazla kurcalamaya gerek yok.
+12
kizil karga
(06.03.26)
Compu 15 yıl önce eklenmesi gereken şeyleri şimdi yapıyor.
Şimdi ise internet başka bir devrim yaşıyor...
+7
anon1m
(06.03.26)
duyuru o kadar saçma bir yer oldu ki. şu herkesin bayıldığı engelleme meselesi mesela. herkes deli gibi eleştirdikleri ampule dönmüş durumda. kimsenin eleştiriye falan da tahammülü yok. aşırı toksik ve (ne alaka artık) popüler olmaya çalışan, en çok ben para kazanıyorum ben abd’de yaşıyorum ben beyazım falan kastığı boş insanlarla dolu bir ortama dönmüş durumda.
-2
deartheodosia
(06.03.26)
Whatsapp grubu kendini birşey zannedip pizza tüketen yarım dünyaların sağa sola salça olup kendini gruptaki kadınlara beğendirmeye çalışan tiplerle doluydu, bunları arayan kadınlar olduğundan pek de orası için söylenecek birşey bulamıyorum. Ayrıca çok pis muhabbettler vardı. Belki şimdilerde öyle değildir. Belki 10 yıla yakındır buradayım, profil anlamsız biçimde farklılaştı. Dolandırıcısı bile vardı duyurunun, polislik oldu. Neyse benden uzak nereye yakınsa yakın. Şahsen 2015-17 dönemleri burası iyiydi ama şu an neden kaliteli bir kullanıcı buraya üye olsun?

Şahsen ben hep okurdum bir dönemler, şimdi twitter var insta var çok da manalı gelmiyor. Yapay zeka da yetiyor.

Ha bu arada duyuru yönetimi, duyuruya 10 sene önce getirmesi gerekenleri bugün getirip yaptık demesi hoş olmuyor. Yanıtlarını beğenmedikleri herkesi uçuruyorlar. Bu zihniyetle de zor.

Bence şu an potansiyelinin %60-70'inde olan bir duyurudan ediyoruz. Yani yukardakiler olmasa dahi uber iyileşmeyecektir. Neden? Eskiden bir soruya tek bir yanıt gelirdi, yanıt. Şimdi 10 yanıt var, karalama defteri. Dinlemeden yorumlar. Birinin belki 20 kez üye olduğu bir yer burası :) neyse.

Öyle bir dünya değil. Öyle bir mecra da yok bana göre.

Daha önce de böyle bir başlık vardı, bir zaman önce. Güncel okumak isteyen olursa diye yazdım.
+2
baldan kaymak
(06.03.26)
eski duyuruyu çok özlüyorum gerçekten. sanırım tek kötü yanı insanların fikirlerini almayı bir alışkanlık haline getirdi ve gerçek dünyada bu pek de fayda sağlayan bir şey değil. forum mantığını özümsemeyen insanlar çok garip buluyor hatta.

burası benim için eski nispeten kaliteli interneti temsil ediyor, yapay zekaya değil de birbirimize sormayı hala çok değerli buluyorum. sorunuza gelirsek reklamı yapılabilir bence.
+1
suicmeyenadam
(06.03.26)
kadınlar kulübü ya da donanımhaber’e dönerse şu anki mevcut kitle de terk edecektir. popülasyonun artmasını istiyorsanız çevrenizdekilere söylemeniz daha mantıklı. herkes 2-3 kişi getirse yeterli olur.
+2
eileengray
(06.03.26)
Buraya üye değil , nitelikli üye lazım .
Belli konu veya iş alanlarında yetkin, uzman kimseler bilgi aktarımında bulunmalı. Maalesef çoğunlukla günlük veya duygusal konular, çeşitli şikayetler etrafında günü bitiriyoruz.

Hiç değilse bazen konu başlıkları :
... konusunda bilgi sahibiyim soruları alalım.
... yerinde 6 yıl kaldım. bölge hakkında ne öğrenmek isterseniz?
... doktoruyum/teknikeriyim/mühendisiyim soruları alayım..
... hastalığını uzun bir tedavi sürecinden sonra atlattım soruları alayım.
...davasını kazandım. Dava süreci hakkında bilmek istediklerinizi sorabilirsiniz...

gibi başlıklar da görmek isterim doğrusu.
Ama sorular da nitelikli ve ilgili konu etrafında şekillenmesi sağa sola siyasete vs. çekmeden olmalı.

Ha diyeceksiniz yapay zeka veya diğer siteler var . Evet var ama burada da bir seviye nitelik olması lazım . Kullan at sitesi olmamalı.

Kalite ve niteliğin engelleme yapmakla olacağını sananlar var .
Gerçek hayat ise her zaman öyle değil.
+2
diyecevaplandı
(06.03.26)
nicelik degil nitelik lazim. uyelik kapali olacak, ufak ufak alim yapilacak. eleyerek ilerleyeceksin.

Country club gibi yonetmen lazim kaliteyi korumak icin, halk plajina donunce boyle oluyor:

youtu.be
+3
cooperr
(06.03.26)
Bir reklam kampanyası ile ekşi kullanıcılarının burayı bir kez kullanmalarını sağlamak gerek. 100 kişi bir kez kullanırsa bunlardan bir kısmı kullanmaya devam edecektir. Sözlük'te reklam verilsin. Belli bir zaman diliminde duyuru yapan kullanıcılar arasından kurayla belirlenecek bilmem kaç kişiye bilmem ne ödülü verilecek diye. Sponsor bulup ödülleri de bedavaya getirebilirsiniz. Kitap ödülü, kablosuz kulaklık, yazıcı vb. olabilir. Hedef kitlenin özelliklerine göre artık.
0
santimantal
(07.03.26)
O ruh hastası yönetici hâlâ var, onları temizleyin önce. Bazı cevaplarımı silmiş bazılarını bırakmış, silindi diye haber bile verilmiyor falan... sonra da insanlık bekleniyor. Şaşıyorum!
-3
muhayyer divan
(07.03.26)
Kazandıramazsın. Z kuşağı böyle kasıntı ortamlara hayatta katlanmaz. Soruya cevap olarak kendini övmek dışında bir şey yok bu sitede.

"Bak ben falanca yılda, 145 bin dolarla..." z kuşağı gelmez bu kafalara
0
runaway
(07.03.26)
Ablacım sen bu beyazlık meselesine çok kafayı takmışsın.Geçenlerde çok alakasız bir duyuruda da aşırı alakasız biçimde millete saldırmıştın.Anlamadım çirkin ve türbanlı mısın? Hayatında ters giden şeylerin sorumlusu özendiğin hayatı yaşayabilenler değil, sensin. Üstelik eleştiri hakaret ederek, iğneleyerek, laf sokarak olmuyor. Orada da yanlışın var.
+5
huladancer
(07.03.26)
"ruh hastası yöneticileri" zamanında compu'ya çok şikayet ettik ama ya ilgilenmedi ya da ilgilenince onları haklı buldu.
+2
parka
(07.03.26)
Namus bekçiliği yapilmasaydi burası son kale olarak kalırdı.
0
topkapiaksaray
(07.03.26)
sorulan soruya faydalı cevap verilebilir. bazen kreşe girmiş gibi hissediyorum.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.03.26)
cooper +1

Eski 80630, ogzl gibi bir sey olsun. Ucretli olsun.
0
thetruenorthstrongandfree1
(07.03.26)
ruh hastası yönetici sorunu +1
şahsen birkaç mantıklı ve haklı mesajım silindikten sonra artık takip
etmeyi bıraktım. ayda yılda bir denk gelirse girer oldum.
0
orpheus
(08.03.26)
Bu arada birçok kişi ruh hastası yöneticilerden bahsetmiş ama bence buradaki kitlenin büyük bir kısmı da en az yöneticiler kadar ruh hastası ama kimse "ya ben de az göt değilim" şeklinde özeleştiri yapıp duyurunun içine sıçtıklarını kabul etmedikleri için sorun sadece yöneticilerdeymiş gibi bir hava oluşmuş ama sizin yüzünüzden de birçok kayıp yaşamıştır burası onu da atlamayın lütfen, herkes sorunlu da bi normal siz değilsiniz.
0
kizil karga
(08.03.26)
(3)

Fantom Pratik P 1200 dik süpürge kullanan var mı?

anaphylacticshock
Merhaba, İçinizde evinde Fantom Pratik P 1200 dik süpürge kullanan var mı? Memnun musunuz? Evde 3 tane kedi var. Hem dökülen tüylerden hem de tuvaletten saçılan kumlardan dolayı ev çok çabuk tozlanıyor. Büyük bir süpürgem var ama devamlı onu kullanmak zor geliyor. Bu süpürgeyi çok kişi beğenmiş. Çe
Merhaba,

İçinizde evinde Fantom Pratik P 1200 dik süpürge kullanan var mı? Memnun musunuz?

Evde 3 tane kedi var. Hem dökülen tüylerden hem de tuvaletten saçılan kumlardan dolayı ev çok çabuk tozlanıyor.

Büyük bir süpürgem var ama devamlı onu kullanmak zor geliyor.

Bu süpürgeyi çok kişi beğenmiş. Çekiş gücü çok iyimiş.

Cidden söyledikleri kadar iyi mi?

Günlük temizlik için siz ne marka ve model süpürge kullanıyorsunuz?
0
anaphylacticshock
(03.03.26)
Halıda performansı düşük bence. Ama sert zeminlerde güzel çekiyor.
0
inawen
(03.03.26)
Bende fantom provac p5000 var, sadece sert zeminler için kullanıyorum, kedi kumu tüy kıl vs için. Bence çok iyi ama sadece sert zeminler için, kuru kullanımda tabii. Halıya olmaz çünkü halıyı temizleyecek fırçası yok, halıda en fazla halı üzerine kum geldiyse almak için kullanılır. Fakat p5000'in emiş gücü 850 w p1200'emiş gücü 500 w yazmışlar, bu durumda p1200'ün emiş gücü epey düşük olsa gerek. P5000 tavsiye ederim.
-1
muhayyer divan
(03.03.26)
Nedense cok tutuluyor ama ben pek sevemedim
Nega:
1.biraz ağır.
2.sesi yüksek
3.baslığında tekerlek gibi birşey yok, halıyı falan tutuyor kullanmak zor oluyor.
Pozi:
1.toz boşaltması pratik.
2.emis gücü yüksek.
3.pil derdi yok
0
parka
(04.03.26)
(5)

gençlik bir güzellik kriteri mi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
birisi yaşlı erkekler için yaşın bir güzellik kriteri olduğumu söylemişti. birisi geçse güzeldir diye düşündüklerini anlatmıştı. sizce bu iddia doğruyu yansıtıyor mu?
birisi yaşlı erkekler için yaşın bir güzellik kriteri olduğumu söylemişti. birisi geçse güzeldir diye düşündüklerini anlatmıştı. sizce bu iddia doğruyu yansıtıyor mu?
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.03.26)
Evet
+1
baldur2
(03.03.26)
Genclik güzellik kriterleri arasinda herkeste her millette her cinsiyette ortak olan tek kriter.

Bunun deneyi var hatta. Insanlarin begendigi ortak özellikleri topluyorlar ve ortaya bir bebek cikiyor.
Büyük gözler, kücük bir cene vs.
0
Purple life
(03.03.26)
Gençlik güzellikle aynı anlamı ifade etmez ama gençlik enerjisi, gencin yaşama sevinci (yani olması gereken hali), gencin hevesliliği, neşesi, hareketliliği, yetişkinlere göre daha fazla olan umudu ve iyimserliği ona bir güzellik katar evet. Özellikle ileri yaşlardaki erkeklerin ilk veya yeniden evlenmek/ilişki kurmak için genç kadın seçmelerindeki kriterler bunlar, gençlik çok fazla etkiliyor. Cinsiyeti yok diye düşünüyorum.
-1
muhayyer divan
(03.03.26)
genç insanın algısı açıktır, huysuz değildir, sağı solu ağrımaz, otururken kalkarken garip sesler çıkarmaz, hayattan şikayet etmez, gözü bozuk değildir, yatakta daha aktiftir.

yani o kadar çok artısı var ki , 20li yaşlarında birini 30lu yaşlara tercih ederim ki ediyorum çünkü türkiyede yaşamak zorunda değilim. yaşadığım yerde kimle olmak istediğimi seçme özgürlüğüm var.
0
plastic_angel
(03.03.26)
tek bir insandan bahsediyorsak evet gençliği genellikle yaşlılığından daha güzeldir ama sofia vergara'nın 53 yaşını ayşe özgün'ün gençlik haline tercih eder herhalde herkes. tek başına hiç bir anlamı yok yani kimse için de yaşlı erkekler de genç tavlayabilmek bir statü göstergesi gibi olduğundan çekicidir belki onu bilemiyorum.
0
semaforo de medianoche
(03.03.26)
(2)

Hiç arayıp sormuyorsun diyen insanlar

yakalayamadığın.ışıklar
Bu süre zarfında kendileri de arayıp sormamışlarsa, sadece kendilerinin hatrı sorulmaya değer insanlar olduklarını düşünüyor olmuyorlar mı? Bu bencilce tavır hangi mantıkla yerleşmiş?
Bu süre zarfında kendileri de arayıp sormamışlarsa, sadece kendilerinin hatrı sorulmaya değer insanlar olduklarını düşünüyor olmuyorlar mı? Bu bencilce tavır hangi mantıkla yerleşmiş?
+2
yakalayamadığın.ışıklar
(02.03.26)
Eskiden “e sen de aramamışsın demek ki” diye uzatırdım ama uğraşılmıyor.
“Yaa evet öyle oldu” deyip geçiyorum artık.
+1
mutekebbir
(03.03.26)
Buna gerçekten değer veren insan bunu problem eder ve benim gibi burun seviyesinden taşmaya başlayınca tak diye çıkarır hayatından. Çünkü şahsen yıllarca aramayıp sormayıp bir gün karşılaşınca bu kadar kopukluk olmamış gibi devam edebilenleri dümdüz samimiyetsiz hatta ikiyüzlü buluyorum. Gerçekten bir kıymetim olsaydı hiç değilse yılda bir kez aklına gelirdim de bir mesaj olsun atardı diye düşünüyorum. Hatta 23 yıllık "kanka"mı, hastalandığını bana söylemediği, aylarca aramalarıma ve mesajlarıma da dönmediği, dönmeme sebebi olarak da çok yoğun ve yorgun olup sesli mesaj dahi atmak istemediği, bu arada hayatı gayet güzel yaşayıp kardeşini falan evlendirdiği ve bana davetiye falan da göndermediği için hayatımdan çıkardım. Aylarca aramalarıma mesajlarıma dönmedi dedim ya, öncesinde de ben aramadıkça ve mesaj atmadıkça böyle biri yok hükmündeydim. Ama aradığımda o kadar güzel konuşurduk, nadirattan görüşebildiğimizde de öyle güzel vakit geçirirdik ki onun bu kadar yabani olduğunu görememişim, bu kadar kıymetsiz bir arkadaşlık anlayışı olduğunu kabul edememişim.

Onun için, bunu gerçekten dert ediyorsa, o sana bunu dediğinde sen onun üstüne var bakalım ne oluyor. Hanyayı konyayı anlarsın, çekinme. Allah aşkına bir menfaat çatışmasına bakar hayatından çıkması.
-1
muhayyer divan
(03.03.26)
(4)

Akıldan çıkarma

arbre
Soğuma sonrası (kırıcı bir sürü olay) duygularda azalma var. Stalk bırakılmış. İletişim kesilmiş. Ama hâlâ akılda. Bir sonraki aşama ne?
Soğuma sonrası (kırıcı bir sürü olay) duygularda azalma var. Stalk bırakılmış. İletişim kesilmiş. Ama hâlâ akılda. Bir sonraki aşama ne?
-12
arbre
(02.03.26)
Efendimiz Umut Sarıkaya demiş zamanında;
karikaturistan.wordpress.com
+6
logisticsmanager
(02.03.26)
Hafıza zayıflaması yani hatıralarını gittikçe daha az hatırlanması, böylece duyguların gittikçe daha da körelmesi, hissizleşme.

Verilen değer eksiltilirse bu iş daha kolay ve çabuk olur.
+1
muhayyer divan
(02.03.26)
muhayyer divan, bir şey olmuyor, hâlâ aklımda ama nefret ediyorum
-4
🌸arbre
(02.03.26)
Demek ki sende daha yavaş işliyor süreç. Demek ki dikkatini ondan çevirmeye daha fazla gayret etmelisin. Dediğim gibi, ona verdiğin değeri azaltmak işini kolaylaştırır. Ama bazı insan saplantılı sever, bazen egonun o sevgiden bir edinimi vardır bunu kaybetmemek için her şeyi sineye çekmeye yatkındır. Bunu yaşıyor da olabilirsin. Sor kendine "bu acıyı çekerek acaba ne fayda sağlıyorum" bu soruyu sorarken rahatsız olma lütfen, bu soruyu kendini suçlamak veya kendine ceza vermek için sormuyorsun, kendini anlamak için soruyorsun. Bir kase salatanın içinde ne malzeme var diye bakmak gibi düşün. Acı biber var veya yok diye kızmak için değil de neler var neler yok diye tespit etmek için bakıyorsun. Onun için kendinle kavga etmeden, kendine kendini açık yüreklilikle açarak bak kendine. Böyle bir ikincil kazanım varsa ortaya çıksın ki onun işaret ettiği sıkıntıyı giderebilesin.
0
muhayyer divan
(02.03.26)
(6)

dişler çürümeye kaç yaş gibi başlar

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
30, 40, 50, 60? dişlerimiz çürümüş ve fark etmemiş olabiliriz mi?
30, 40, 50, 60? dişlerimiz çürümüş ve fark etmemiş olabiliriz mi?
-5
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.03.26)
anne karninda bile baslayabilir.
+3
Purple life
(02.03.26)
oluşması farklı bir konu ama düzenli kontrole gidiyorsanız fark etmeme ihtimaliniz yok. bir kesim hiç gitmiyor o yüzden yazıyorum.
+4
eileengray
(02.03.26)
benim 20li yaslarda basladi.
hanim 40i gecti onda tek curuk yok.
ne kadar iyi bakarsan bak genetik.
+1
cooperr
(02.03.26)
Diş hekimi arkadaşım var, o bana bir şey yiyip diş temizlenmediğinden itibaren 48. saatten itibaren çürüme aktif olarak başlar demişti.
0
muhayyer divan
(02.03.26)
Senede bir kontrole gidip diş röntgeni cart curt verip muayene de olursanız her türlü fark edilir
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(03.03.26)
çok değişkenli bir durum , genlerle ilgili olabilir
benim hiç çürük dişim olmadı dolgu yapılmadı kanal tedavisi vs bilmem
diş etlerimde apse sıkıntısı var şişiyor kızarıyor .
bir arkadaşımın çocuğu daha 7 yaşında 8 dişi çürük dolgu yapılacak
+1
devilone
(03.03.26)
(17)

kedi alerjisinden en kötü ne olabilir

Sadece soruyorum
2024 yılında eve bir kedi aldık (sahiplendik yani), meğerse eşimin alerjisi varmış. 2025 yılında alerjisi çıktı ve burnu tamamen tıkandı. grip olursunuz 1 hafta sonra geçer ya, 2 ay falan geçmedi, sürekli bunu tıkanık, hapşırma + öksürme + göz kızarıklığı ile devam ediyordu. neyse alerji ilacı aldı
2024 yılında eve bir kedi aldık (sahiplendik yani), meğerse eşimin alerjisi varmış. 2025 yılında alerjisi çıktı ve burnu tamamen tıkandı. grip olursunuz 1 hafta sonra geçer ya, 2 ay falan geçmedi, sürekli bunu tıkanık, hapşırma + öksürme + göz kızarıklığı ile devam ediyordu. neyse alerji ilacı aldı kullandı falan o arada yaz geldi alerji hafifledi, bir süre hiç ilaç kullanmadı. şimdi yine başladı. bu işi nasıl çözeceğiz bilemiyoruz, en kötü ne olabilir? astıma falan çevirir mi?

(kediyi verebileceğimiz biri yok. alerji olduğunu bilsek hiç almazdık. kedi geldikten 7-8 ay sonra çıktı alerji)
0
Sadece soruyorum
(02.03.26)
hava temizleme cihazı ve sık sık desmont
yapacak bir şey yok
+1
croswell
(02.03.26)
Hayatı hayvanlarla iç içe geçmiş, astım ve alerjik bünyeye sahip olan biri olarak 40 yaşından naçizane tavsiyem eşinizin yaşam alanında alerjen olmaması. Hayvanları çok seviyorum, kedi alerjim olmasına rağmen hala kedimiz var ama bence alerjik insanın kendine yapabileceği en büyük kötülük alerjenle aynı ortamda yaşamaya çalışması.

Vücudunuz sürekli sinyal veriyor, siz bastırmaya çalışıyorsunuz. Bir süre sonra alerji hapları yetersiz gelmeye başlıyor, kaşınan ve sulanan göz kronik alerjik konjonktivite dönüyor, deride kaşıntı oluyorsa bu egzamaya dönebiliyor. En azından benim deneyimim bu yönde, ki ben kediyi köpeği ağzına yüzüne sokan insanım.
+1
kaymaktutmayansicaksut
(02.03.26)
@kaymaktutmayansicaksut
kedi gelsin diye ısrar eden bendim, ve olayların bu noktaya geleceğini asla bilemezdim çünkü eşimin kedilerle arası çok iyiydi. ama şu anda kediyi bırakabileceğim hiçbir yer yok mecburuz birlikte yaşamaya. biz de çok seviyoruz bebeğimiz gibi.
0
🌸Sadece soruyorum
(02.03.26)
@sadece soruyorum
Son yirmi senemi hep bir kedi-köpekle geçirdim ve ikisine de alerjim vardı :) Çok iyi anlıyorum, o sevgiyi de biliyorum, o kıyamama halini de. O kadar yerinize koyabiliyorum ki kendimi. Eşiniz bu durumda olduğu için çok kötü de hissediyorsunuz muhtemelen, o da hem sağlığından oluyor hem kediye kıyamıyor, hem sizi üzmek istemiyor.
Sokak-ev alıştırabileceğiniz bir kediyse,eviniz güvenli bir yerdeyse belki bu seçeneği değerlendirebilirsiniz. Biz kedimizi kakasını dışarı yapacak şekilde alıştırdık, küçüklükten beri de sokak-ev birlikte büyüdü, dışarıya çok alışık. eve gir-çık yapıyor,i geziyor, evde hapis gibi yaşamıyor. Böylelikle hayat daha kolay.
0
kaymaktutmayansicaksut
(02.03.26)
@kaymaktutmayansicaksut +1

bizim de kedimiz part-time evde takılıyor. daha doğrusu bizim bahçemizde sokak kedisiydi, pandemiyle beraber evimize girip çıkmaya başladı, tuvaletini dışarı yapıyor. sadece akşamları özellikle kışın kapalı balkonumuzu otel olarak kullanıyor :)

ama sizin kediniz eve daha çok alışıktır tabii öyle gördüğü için. o yüzden onun için özel bir alan yaratabilirsiniz. kapalı bir balkon olur, oda olur. arada da dışarı çıksın tabii. eşiniz mümkün olduğunca az etkileşimde bulunsun. bir de hepa filtreli havalandırma cihazları da çok işe yarar. onun dışında aklıma bir şey gelmiyor.

bence sakın birine vermeye kalkmayın. olan olmuş artık yapacak bir şey yok. eşinizin sağlığını minimum etkilemesini sağlayın yeter.

not: bu arada ben de alerjik astımlı biriyim. ben de kedim ve köpeklerle minimum temas halindeyim. arada tabii kedimi mıncırıyorum ondan da bir şey olmuyor zaten.
0
elektr10
(02.03.26)
biz bu sorunu dysonla çözdük. her gün özellikle kedinin yattığı yerleri süpürmek çok işe yaradı.
0
scudman1
(02.03.26)
bahar geldi normal alerjinin azması, bende de kediye %100 alerji çıktı hapşırma göz kızarıklığı oluyor ama 3 sene sonra heralde kedinin tüyüne alıştım artık eskisi gibi ataklar olmuyor veterinerde demişti kedin senin evdeki toz akara bünyesi alıştığında sana alerji yapmayacak 7 uyumlanacaksınız demişti.

+1 atak zamanları desmond hava cihazı ve yoksa kesinlikle hepa filtreli robot süpürge her gün çalıştırısanız alerjiyi inanılmaz azaltıo toz her gün sürüldüğü için
0
eja
(02.03.26)
arkadaşlar öyle böyle değil adam ölü gibi yatıyo evde. hafta içi gündüz dışarıda olduğu için sorun yok ama gece neredeyse hiç uyumuyor sabaha kadar nefes almaya çalışıyor. hali hal değil görseniz bi :( öyle süpürmeyle falan olacak gibi değil
0
🌸Sadece soruyorum
(02.03.26)
Kedi alerjisi ve kedisi olan arkadaşımın yatak odasında hava temizleme cihazı vardı, gece sıkıntınızı çok azaltır.
+2
kobuzchu kiz
(02.03.26)
kedi alerjim yok ama alerjik rinitim ve astımım var. 2 kedim var. 5 yıldır beraber yaşıyoruz. alışılıyor. evi havalandırmak ve düzenli temizlik şart.
0
art cat chocolate
(02.03.26)
'En kötü ne olabilir?' sorusuna 'Bir şey olmaz yaaa.' tadında ve ona yakın cevapları hayretle okudum.
Arkadaşlar bu alerji denen olay böyle homojen, her insanı aynı derecede etkileyen, öyle bir biraz rahatsızlık vermek dışında bir sıkıntı çıkarmayacak bir dert midir?
Emin misiniz?
Kedi alerjisinden anafilaktik şok olabilir mi? Hayati risk gelişebilir mi?
Bir araştırın bence.
+2
Mirket
(02.03.26)
Antihistaminik kullanmak lazım. Doktora sormak şartıyla tabii. Fakat yakın zamanda bir bilgi okumuştum, bebeklikten itibaren yapılan aşıların içinde alüminyum varmış ve bu metal alerji deneylerinde vücudu alerjik hale getirmek için kullanılırmış. Yani vücuttaki alüminyum varlığını giderince alerji tepkisi ortadan kalkabilir. Bunu bir araştırmanızı öneririm, şu ağır metaller meselesiyle de ilgisi olabilir.
-6
muhayyer divan
(02.03.26)
Vay arkadaş evdeki birey acı çekecek kadar alerjik ama kediyi hala evde tutuyolar
0
kullaniciadimvar
(02.03.26)
çözüm belli ama senin o çözüme pek yanaşasın yok gibi görünüyor malesef, biraz içini rahatlatmak, "bak insanlar sorun olmaz dediler" demek için sormuş gibisin. "kediyi verebileceğimiz kimse yok" demek çözüm değil, bir şekilde sahiplendirilir. dünyada çok çeşitli ağrılar acılar vardır belki ama nefes alamamak kadar hayat kalitesini düşüren şey çok azdır. ben de alerjik biri olarak 2 kez eşimin ısrarıyla kedi besledim ki çok da seviyordum kedileri ama sürdürülebilir değil malesef. en kötü ne olabilir derken ölümden bir tık öncesine kadar zorlayacak gibi sormuşsun ama şu an adama işkence ediyorsun.
+1
hrskrs
(02.03.26)
Kedi tam bir haydut, eşşek gibi ısırıyor, birine versem almaz. Kaldı ki dünden beri eşime yalvarıyorum lütfen birilerine soralım belki almak isteyen çıkar diye. Kendisi de kabul etmiyor kediye kıyamıyor. Ben zorlamıyorum onu. Aldık artık bırakamayız diyor. Bi de geçen sene de böyle olmuştu mart sonu nisan gibi hafiflemişti belki yine öyle olur diye bekleyelim diyor.
-1
🌸Sadece soruyorum
(03.03.26)
@Sadece soruyorum

Buralarda beni sevmezler, muhtemelen sen de sevmeyenlerdensin bilmiyorum ama bak yukarıda günlük süpürme konusunu ve söylediğim şeyleri es geçmeyin. Kediye alerji aldığınız gün eşinde mevcut olsaydı en geç 2 saat içinde belirtilerini yaşardı, 7-8 ay sonra ortaya çıkması vücudun aslında kediye alerjiyi sonradan geliştirdiğini gösterir. Bu da eşinin vücudunda bazı biyolojik ve belki de psikosomatik değişiklikler olduğunu gösterir. Belki de sadece bilinçaltı çalışmasıyla geçebilecek bir şey bile olabilir, buradakiler şimdi eksi yağmuruna tutarlar beni, yine de araştırın diye ısrar ediyorum.
-6
muhayyer divan
(03.03.26)
abi alerjiniz varsa evlenip milletin basini belaya sokmayin diye defalarca soyledik.
bo$an coco, kedinle sen birbirinize yetersiniz. :D
0
cooperr
(03.03.26)
(15)

Görgüsüzlük gibi gelen davranislar

Purple life
Bana yemek paylasmak artik görgüsüzlük gibi geliyor.Benim de yaptigim bir seydi ve gercekten kötü niyetim yoktu. Ama artik görgüsüzlük ve hatta aclik gibi geliyor.Sonucta yiyen var yemeyen var. Parasini bulamayani geçtim. Diyet yapan var, alerjisi olan var. Cok degisik bir seyse cok yakinlarina gönd
Bana yemek paylasmak artik görgüsüzlük gibi geliyor.

Benim de yaptigim bir seydi ve gercekten kötü niyetim yoktu. Ama artik görgüsüzlük ve hatta aclik gibi geliyor.

Sonucta yiyen var yemeyen var. Parasini bulamayani geçtim. Diyet yapan var, alerjisi olan var. Cok degisik bir seyse cok yakinlarina gönderirsin ama full paylasmak bana artik görgüsüzlük gibi geliyor.

Günes gözlügü ve spor ayakkabi haric marka amblemi olan kiyafetler giymek de cok gereksiz geliyor.

Size görgüsüzlük ya da en azindan düsüncesizlik gibi gelen neler var?
0
Purple life
(02.03.26)
Yanlışlıkla iki kere açmışsın.

Ben de bakın kocam, evim, marka çantam paylaşımlarını görgüsüzce buluyorum.
+2
Kahvedesu
(02.03.26)
Yemek fotoğraflarına bakmaya bayılırım. Bana özellikle "bak şurası yeni açılmış gittim şundan yedim", "şu viral tarifi denedim çok güzel sen de dene" diyerek yemek fotosu atılsın isterim. Insta keşfetimin büyük bir kısmı yeme içme, mekan önerisi falan. Gördüğümde rahatsız olmam.

Marka amblemi minimal ve belli belirsiz değilse ben de rahatsız oluyorum. Boydan boya marka logolu şeyler giymem.
+3
kullanicadi
(02.03.26)
10 dakikada AI ile sunu yaptim. Bir haftasonunda bilmem ne projesi yaptim temali asiri zekali oldugunu alttan alttan vurgulayan paylasimlarin yapilmasi. Ozellikle surenin belirtilme kismi rahatsiz ediyor. Gercekci olmayan paylasimlarla insanlarin psikolojisini bozuyorlar.
+1
mbond
(02.03.26)
türkiye'de genel bir ahlaki çöküş var o yüzden görgüsüzlüğün sınırları zorlanıyor, genel olarak trafik kurallarına uymamak, hızlı giden arabadan direksiyon storysi atmak, futbol kavgası yapmak benim için yıllardır devam eden görgüsüzlük şekilleridir
+1
nahtoderfahrung
(02.03.26)
Yemek yapmak, markası gözüken kıyafet giymek benim için görgüsüzlük değil. Umrunda olan şey de değil.

Ama toplu taşımada bağırarak konuşan, “geçen x’e gittim şekerim” diyerek tüm vagona sesini duyurmaya çalışanlar benim için tamamen görgüsüz. Sabah 7 da yüksek sesle konuşanları kafam almıyor.

Kimseye zararı olmadığı sürece isterse direksiyon storysi paylaşsın, isterse biosuna yazar @ ekşi, yazsın.
-1
substituent
(02.03.26)
Yemek çok paylaşırdım ben en sevdiğim şeydi ama artık rahatsız oluyorum en büyük isteğim Instagram'a öne çıkanları gizleme özelliği gelmesi.
Çünkü bazen gittiğim bir yere ne zaman gittiğimi hatırlamam gerekiyor, yediğim o güzel yemeği nerede yediğime bakmam gerekiyor, bu gibi durumlar için kullanırdım ama artık hoşlanmıyorum sadece kendimin görebileceği şekilde saklama imkanım olsa güzel olurdu.
Kendi yaptığım şeyleri paylaşırım ama rahatlıkla, özellikle çikolata/tatlı yaptığım zamanlarda atmayı seviyorum.

Üzerinde markası belli olan şeylerden hoşlanmıyorum kıyafette asla tercih etmem bazı ayakkabılar amblem olarak belli oluyor yapacak bir şey yok Nike çok rahatsız etmez mesela ama New Balance'ın o kocaman N harfinden hoşlanmıyorum.
Çantada da üzerinde kocaman Chanel amblemi olan bir sırt çantam vardı, modeline bayıldığım için almıştım zaten orijinal değil ya rahatlığından çok sıkıntı görmüyordum takmakta bir de çok alacalı bulacalı bir modeldi göze batmıyordu.


Tamamı marka ismiyle dolu giysiler giyenleri görgüsüz olarak değerlendirebilirim sanırım hem de hiç şık değil asla anlamıyorum neden alınır bunlar.
Birinin yemek tabağımdan yemek almasını da görgüsüzlük olarak yorumlarım, sorsa bile, ne diyeyim ki alma mı diyeyim yani neyse...
Mesela atılan doğum günü kutlama hikayelerini tekrar paylaşmayı da biraz görgüsüzlük olarak yorumlarım, hızını alamayıp gelen mesajı paylaşan bile var, bence hoş değil.
0
mutekebbir
(02.03.26)
Yemek paylaşmak denince masada yediğinden ikram etmek geldi aklıma. Bunun nesi görgüsüzlük diye düşündüm. Ben sosyal medya kullanmadığım için pek fazla maruz kalmıyorum bu tarz içeriklere.
Günlük hayatta kendinden farklı olan bakışı ve davranışı ele veriyor bazılarının görgüsüzlüğü. Geçende kulak misafiri oldum. Adamın biri sokağımızda oturan engelli bir gençten "Yanlış anlamayın da engelli bir arkadaş var. Sürekli evden kaçıyor." diye birilerine sözümona dert yanıyordu. Hödük, evde zincire bağlı durmuyor o arkadaş diyemedim ya içimde kaldı. Ona kalsa sokağa adımını atmasın, kimsenin gözüne görünmesin istiyor herhalde.
Başka biri de siyahi birinin yanından L yaparak geçti. Hem ırkçı hem de saklama gereği bile duymayacak kadar sağduyusuz.
Maddi konular değil bunlar, ama kesinlikle sosyo-kültürel görgüsüzlükle alakalı.
+1
auroraaurora
(02.03.26)
yemek benim de çok gözüme batmaz. ama sadece yemek olacak. gittiği mekanı background'a alıp içki / yemek paylaşımı aşırı cringe bence.

bana daha çok ebeveynlerin yeni doğan bebekleri için yapılan şovlar görgüsüzce geliyor. balonlu ışıklı süslemeler yani. doğum günleri de buna dahil bu arada.

Avukat & doktorların instagram hesaplarına Av. ya da Dr. yazmaları da çok görgüsüzce (kişisel hesaplardan bahsediyorum iş içinse ok).

Yine marka gösterme meraklıları, evlerini gösterme meraklıları da görgüsüzler.

Sanırım bu kadar.
+1
elektr10
(02.03.26)
Yemek yiyen var yiyemeyen var, tatile giden var gidemeyen var, akşam güzel bir mekana eğlenmeye çıkan var çıkamayan var, güzel bir hobi edinmenin maddi yükünü kaldırabilen var, istediği halde yapamayan var. Bunları paylaşmak görgüsüzlük değil bence. Hatta en masumu yemek sanırım, herkes bir şekilde hergün yemek yiyor, fotoğraftakini yemese başka bir şey yiyor. Hayatı boyunca diğerlerini yapamayan insanlar var. Eğer insan hayatının doğal akışından bir parça gösteriyorsa o kişi öyle yaşıyordur. Yani az buçuk varlıklı bir insansanız hiçbir şey paylaşmamanız lazım bir yerde. Utanılacak bir şey değil ki bu.

Görgüsüzlük olan bu tip fotoğrafları imalı yorumlarla paylaşmak veya "göstermek" temasıyla paylaşmak. Hani şu pahalı otomobillerde mal beyanı yapan ve büyük ihtimal o aracın sahibi bile olmayan tipler gibi, yapaylık baya anlaşılıyor.

Bu konu dışında bence en görgüsüzce davranışlardan biri her ortamda birilerine yol göstermeye çalışmak. Misafirliğe geliyor örneğin, yok onu böyle yapsaydın, şu şöyle olmaz, bak ben seni şuraya götüreyim de orada gör bir de bunu, bak bu işi böyle yapacaksın falan diye sürekli bir şeyler zırvalayan insanlar var. Çok kötü ya, allah yakınlarına sabır versin.
+2
akhenaten
(02.03.26)
bu tarz şeyleri kafaya takıyorsak yaşlanıyoruz demektir. artık dönem değişiyor görgü kurallarıda değişiyor.

gün içinde o kadar çok görgüsüz hareket görüyoruz ki, artık düşünemiyorum bile.
0
mikahakkinen
(02.03.26)
@akhenaten +1
Birileri kolayca ulaşırken başkalarının ulaşamadığı şeylerin sonu yok ki.

Tatile çıkanların gittikleri yerlerden bol bol fotoğraf paylaşmasını çok seviyorum, merakla bakıyorum hepsine. (Müze, tarihi yerler, yabancı bir kültürün günlük hayatı, lokal yemekler... Yoksa havuz başında kokteyl fotoğrafları bir yere kadar.)
Yemek fotoğraflarıyla beraber tarifler ya da güzel restoran önerileri paylaşanları da seviyorum.
Konserden, tiyatrodan, sinemadan post atarken fikrini de paylaşanları yine seviyorum, "aa bu oyuna ben de gideyim, şu grup konsere gelirse kaçırmayayım" diye not alıyorum.

Kocişkolu, yeni gelinli, sunumlu, markalı, yapay, küçümseyen tavırlı ve bana görgüsüzce gelen şeyler paylaşan insanları zaten takip etmiyorum.
+1
kobuzchu kiz
(02.03.26)
Kalem, silgi veya yemek olsun kibarca da olsa birinin malıma çökmesi. Kalemimi unuttum alabilir miyim diyor sonra geri vermiyor. Adam silkiyor ayak üstü.

Destursuz davetsiz kişisel alanıma odama dalınması. Telefonuma bilgisayarıma bakılması. Topluca ortaya yemek alındığında sona kalan ürünlerin toplanması.
-1
Hallegadola
(02.03.26)
Konu "gibi gelmek" ise yanlış kelime kullanımları, yanlış telaffuzlar, kişinin anadili hakkında yaptığı yanlışlar resmen görgüsüzlük bence. Gibi gelmesi de değil yani.
-2
muhayyer divan
(02.03.26)
alakasiz konularda surekli paradan puldan maldan mulkten bahsetmek.
alakasiz konularda dandik fistirik maasli beyaz yaka pozisyonunu one cikartmak.
surekli "ben aptal degilim, XYZyim" lansmani yapmak, kendini ispatlama ihtiyaci.
bunlar beni darlayan hareketler, malesef birkac tane cok sevdigim arkadas ile bu yuzden yollari ayirdim.

bir gazel ile bu cevabimi noktaliyorum:

derdime vâkıf değil cânân beni handân bilir
hakkı vardır şâd olanlar herkesi şâdân bilir
söylesem te'siri yok sussam gönül râzı değil
çektiğim âlâmı bir ben bir de allah'ım bilir.
+1
cooperr
(03.03.26)
Yurtdışına çıkınca her anın fotoğrafını paylaşmak…
0
but that was just a dream
(03.03.26)
(5)

Hediye Ne Alabilirim?

rock n roll
Diş hekimim hamile. Ben onu çok seviyorum ve ona bir hediye almak istiyorum. Şimdi bütün hediyeler bebek için geliyor, ben hediyemi ona almak istiyorum. Bebekle ilgili ya da bebeğe hediye değil de kendisine hediye ne alabilirim? Beni düşünmüş diyeceği daha çok manevi değeri olan bir şey. Yeteneğim o
Diş hekimim hamile. Ben onu çok seviyorum ve ona bir hediye almak istiyorum. Şimdi bütün hediyeler bebek için geliyor, ben hediyemi ona almak istiyorum.

Bebekle ilgili ya da bebeğe hediye değil de kendisine hediye ne alabilirim? Beni düşünmüş diyeceği daha çok manevi değeri olan bir şey. Yeteneğim olsa kendim bir şey yapmak isterim ama yok. Gördüğü zaman ne kadar değerli olduğunu hissetsin istiyorum. Sizce ne olabilir?
0
rock n roll
(27.02.26)
Paşabahçe’nin tasarım ürünleri çok güzel. Bir miktar pahalı ama uygun olanları da var. Oradan güzel bir hediye seçebilirsiniz.
0
love and trust
(27.02.26)
love and trust
(27.02.26)
Masaj aleti,
Tek kişilik özel güzel bir kahve kupası, yanında kurabiye koyma yeri de olanlardan.
Çok güzel bir bira bardağı
Kitap okuma ışığı
Şirin, komikli kırlent(küçük yastık mı denir ismini bilmiyorum)



Süs eşyası aman almayın. Eve kalabalık yapıyor. Zaten evde kısıtlı yer var, herkes beğendiği şeyleri kendi seçip alıyor zaten.
+2
michael_knight
(27.02.26)
Alacağım hediyenin yanında bir de marteniçka hediye etmek istiyorum. Sizce?

Birine marteniçka hediye etmek, o kişiye "sağlıklı ve uzun bir ömür dilemek" demekmiş. " Sana uğur getirsin" gibi anlamı da varmış.
+2
🌸rock n roll
(27.02.26)
Çok eskiden sevgiliye yahut çok sevilen çok kıymet verilen kişiye ayna hediye ederlermiş. "Sana verecek senden daha güzel bir şey bulamadım" demekmiş. Çok etkilenirim bundan.

Mesela ahşap üstüne gümüş sırma içine sedef kakmalı aynalar var. Diş hekiminin tarzına uygun düşerse böyle bir şey verebilirsin, veya imkan varsa gümüş el aynası gibi bişey.
-1
muhayyer divan
(28.02.26)
(16)

Gezecek bir yer yok ne demek?

kaptan maydanoz
Ankara’da yaşıyorum. Ankarada yaşamayan tüm tanıdıklarımdan bu eleştiriyi alıyorum. Ama ne istediklerini de anlamıyorum. Mesela İstanbul’da İzmir’de olup da Ankara’da olmayan ne var? (Deniz hariç) Ne olsun istiyor bu insanlar?
Ankara’da yaşıyorum. Ankarada yaşamayan tüm tanıdıklarımdan bu eleştiriyi alıyorum. Ama ne istediklerini de anlamıyorum.
Mesela İstanbul’da İzmir’de olup da Ankara’da olmayan ne var? (Deniz hariç)

Ne olsun istiyor bu insanlar?
0
kaptan maydanoz
(27.02.26)
Ankarada cidden gezicek bi yer yok

Izmirde efes, sirince bile tek basina ziyaret sebebi olabilir. Istanbulda tarihi yapilar cok fazla yine. Ama ankara? Avm + aoç...

Bi de denizi neden haric tutuyoruz. Ist nefret etsem de vapurla karsiya gecmrk bile insanin havasini degistirir

Ek: ankarayi cok seviyorum. O sogukluk, ruhsuzluk cok guzel
0
üğpoıuy
(27.02.26)
Sanırım bu bir önyargı. Bende de mesela Ankara hatalı kodlanmış bir şehir. Denize kıyısı olmadığı için sıkışmış ve sıkıcı bir şehir algısı var bende. Oysa ki değil.

Bir de Ankara'da yapacak bir şey yok düşüncesi, insanların kendi deneyimlerinden ziyade Ankara'nın yıllardır memur şehri olarak anılmasından kaynaklı olabilir. Eskiden yapılacak şeyler sınırlıymış, hayat erken bitermiş. Artık öyle değil. Adı çıkmış Ankara'nın.
+1
kaymaktutmayansicaksut
(27.02.26)
yani bence gezecek yer olup olmamasından ziyade ankara ile istanbul'da yaşayan insanın gezme anlayışı farklı. mesela istanbul'da arkadaşları ziyarete gitmiştik. elde kamp sandalyeleri ile moda sahile inene kadar canımız çıkmıştı. ankara'da bi insanın tüm yükünü sırtlayıp parka oturmaya gittiğini pek göremezsin. gidiyorsa da arabasıyla filan gider gerçi.

ya da ne bileyim ben batıkentte oturuyorum. yarım saati aşan mesafeler benim için 'uzak' sınıfına giriyor. istanbul'da arkadaşlarla buluşmaya 2 saat yol gidiyor millet üşenmeden. ankara'da o kadar sürede beypazarı'na kadar gidersin. az daha zorlasan eskişehir'e gidersin hatta :D

parksa park, müzeyse müze. hepsi var aslında ama. yani iki günden sonra hadi bi müzeye daha diyemezsin mesela misafirine.

ha denize karşı bir saat oturmak oradakiler için bi etkinlik. ankara'da bu yok. botanik parkında bir saat oturduktan sonra kurtlanmaya başlayabilirler.

neye bağlayacağımı ben de tam bilmiyorum. evet çok fazla gezilecek yer yok heralde.
0
elorelia
(27.02.26)
istanbul kültür sanat, etkinlik, tarihi yapı, doğal güzellik vs pek çok açıdan daha önde, buna bir itirazım yok. fakat ankara'nın gayet de sevilebilecek bir yer olduğunu düşünüyorum. yapmak istedikten sonra ankara ve çevresinde de çeşitli imkanlar bulunuyor. bunun yanısıra trafik istanbul'daki kadar keşmekeş değil, bulunduğu coğrafi konum izmir'deki gibi sıkış tepiş değil, havası Antalya gibi nemli değil. insanlarda sebebini anlamadığım şekilde sürekli bir Ankara'yı kötüleme ve beraberinde başka bir yer övme hali var. ben Ankaralı olmamama rağmen -çok eleştirildiği için bu örneği veriyorum- bu şehirde avm gezdiğimde de keyif alabiliyorum.
+3
yap desem yapmazsin he
(27.02.26)
ankara bence çok beton..doğma büyüme buralıyım ama uzun süre dışarıda kalıp gelince farkediliyor. yeni yapılan parklar bile komple beton yazın asfaltın yalımı vuuryor. ağaçlı parklar da anormal kalabalık. ormanlık alanlar da güvenli değil. kızılay ve tunalı dışında butarz bir yer yok. toplu taşıma zayıf. her yere araç zaruruiyeti var.
+1
iwillsee
(27.02.26)
deniz net bir cevap. su yoksa o şehirde etkinlik azalıyor.
0
mikahakkinen
(27.02.26)
Beyazıtta İstanbul üniversitesi
Kapalı çarşı
Çemberlitaş
Ayasofya
Yerebatan Sarnıcı
Süleymaniye Cami
Eminönü meydanı
Mısır Çarşısı
Tahtakale dükkanları
Galata Köprüsü
Karaköy Meydanı ve dükkanları
Tünel Taksim arası tarihi tramvay
Galata kulesi
Pera ve tarihi mimarisi
İstiklal Caddesi ve her çeşit mağazalar
Taksim meydanı Atatürk Heykeli
Atatürk Kültür Merkezi
Kurtuluş mahallesi farklı din ve mezheplerden yurttaşlar
Nişantaşı, Teşvikiye, Cihangir semtleri. Sokaklarda ünlülere denk gelmek
Rumeli Hisarı
Aşiyan Mezarlıgı. Orhan Veli'nin kabri.

Yoruldum yeter herhalde. Bunlar var İstanbulda (:
+1
yurtsuz john
(27.02.26)
“Gezecek yer yok..” demek o kişilerin kendi sığlıklarını gösterir. Doğma büyüme istanbullu ve istanbul fanatiği olan biri olarak, angara’ya gittiğimde kendine ait bir düzen, nizam hissetmiştim ve orayı da çok sevmiştm. Güzel olan herşeye aşık olabilen biri olarak da ankaranın kendine has bu halini de çok sevmiştim. Daha fazla kalsam eminim ki gezicek bir sürü yer bulurdum.
0
love and trust
(27.02.26)
ankara çok güzel diyenlerin bir tane örnek yer verememesi de buna örnek işte mis gibi.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(27.02.26)
istanbul gibi kaç tane şehir var zaten dünyada. o yüzden öyle bir kıyasa girince tabi ankara'da gezecek yer olmaz. hatta tüm türkiye'de yok bu mantıkla. bundan dolayı istanbul 20 milyon sıkış tepiş, yaşayanların yüzde 90'ı yukarıda yazılan imkanlardan faydalanamıyorlar. yani istanbul'un yüzde 90'ı ankara'da hatta ankara'dan daha kötü yerlerde yaşıyor. bu kafayla yaşanmaz. ankara'nın tabiki gezilecek yerleri var
+3
paintov
(27.02.26)
yok yok, cidden gezecek yer yok. 20+ yıldır (hayatımın yarısından fazla) ankara'da yaşıyorum, resmen bu şehir yüzünden asosyal oldum. hafta sonu evden dışarı çıkmadan bilgisayar başında takılıyorum. b.k gibi şehir, gelmeyin sakın!!!

angaralı olmayanlar bundan sonrasını okumaz zaten :) ankara'da gidilecek, gezilecek yerler illaki var ama ilgisi ve imkanı olana. örneğin deniz olmasa da millet katlanır sandalyesini alıp eymir'e oturmaya gidebiliyor. ama buradaki sorun eymir'in kolay ulaşılabilir olmaması. arabası olmayan kişilerin saat başı geçen bir otobüse binip 1 saat dolaştıktan sonra gidebildiği bir yer eymir. tabi bu gidemeyen için dezavantaj olurken gidebilen kişi için avantaj oluyor. zira kalabalık olmuyor böylelikle. bunun dışında örneğin çubuk barajı rekreasyon alanı var. buraya sanırım toplu taşıma ile gitmek de mümkün değil. burası eskiden çok daha popüler bir yermiş ama zamanla pek bir olayı kalmamış. yine de bilen ve imkanı olan gidip takılıyor. ankara'da herkesin ilgili alanına göre gezecek yerler var ama kimisi çok bilinmiyor ve ulaşım biraz zor oluyor.

ayrıca tarihi açıdan istanbul'la kıyaslamak haksızlık olsa da örneğin istanbul'da 94 müze varken ankara'da 70 tane varmış (www.aa.com.tr/tr/kultur/edirne-muze-sayisiyla-turkiyede-ilk-5te-yer-aliyor/3690081) ki ankara istanbul'dan sonra 2. sırada. sanatsal etkinlik derseniz özellikle tiyatro'da ankara yine istanbul'dan sonra 2. sırada ki bunun sebebi de sinema/dizi sektörü istanbul'da olduğu için oyuncuların çoğunlukla istanbul'da olması ve özel tiyatrolarını çoğunlukla orada açmaları.
+1
shadowfollower
(27.02.26)
Anıtkabir tek başına yeter. Bayram tatilinde gideceğim inş.
+1
HellKeePer
(27.02.26)
Ankara’nın okumuş kitlesi İstanbul’dakilerden üstün bence. Bir kere İstanbul’da entelektüeller coğrafi genişlikten dolayı yayılmış durumda, Ankara’da bu kitle daha kompakt yaşıyor. Daha çok bir araya geliyor. Ankara benim için sosyalleştikçe güzelleşen bir şehir. Yoksa tek başına yapacak pek bir şey yok. Bir de İstanbul’da siyah beyaz gibi mekanlar yok.
0
eileengray
(27.02.26)
Gidene kadar ben de sevmeyeceğimi düşünüyordum ama Ankara'da farklı zamanlarda farklı sürelerde bulundum.
Deniz aşığı olmama rağmen (yüzmek anlamında değil izlemek anlamında) Ankara'yı sevdim. Bir de Ankara'da öğrenci olup da orayı sevmeyen bir kişiye bile rastlamadım, öğrenciler bile bu kadar aktif yaşayıp kendilerine eğlence bulabiliyorlarsa kimse şikayet edemez diye düşünüyorum.
Biraz deniz seven insanların önyargısı bence bu söylemler.
0
mutekebbir
(27.02.26)
Şehir merkezinden çok da uzakta olmayan Tulumtaş mağarasını, Kurtuluş Savaşı'nda düşmandan 7 kere geri alınan Duatepe'yi, Ankara Kalesi'ni, August Tapınağı'nı, Hamamönü ve içindeki müzeleri, Eğmir Gölü'nü, Beynam ormanlarını, Mogan Gölü'nü, Seğmenler Parkı'nı, Kuğulu Park'ı, İlk Meclis'i... bunları beğenmeyen gelmesin arkadaş. Gelmesin yani. Her yerin kendine göre az veya çok, şu veya bu miktarda özellikleri vardır, ne demek kendi memleketi hakkında kötü kötü konuşmak. Ara bul kardeşim, gidecek bir yer yokmuş. Başka yerde aklını her şeye kullanırken iyi, Ankara'ya gelince mi tutukluk basıyor? Hiçbir şey bilmiyorsan önce Anıtkabir'e sonra da cumhurbaşkanlığı külliyesine ve kütüphanesine git gez. Can sıkıcı geliyor herhalde.

Kaptancım Maydonozcum tepemin tası attı, bu laflar sana değildi. Aklına gelen her fırsatta her şeye burun kıvıranlaraydı. Ben bu ülkenin millî eğitim bakanı olsam bütün çocuklara ülkesive halkıyla ilgili olumlu konuşma, olumsuz tek kelime etmeme eğitimi veririm, memurlardan sorumlu kişi olsam herkese kendi ülkesiyle ve insanıyla ilgili olumsuz konuşma cezası yazar bol bol para kazandırırım bu hazineye. Hükûmet demedim, oraya dikkat. Elimizde şöyle muhteşem bir memleket var da alabildiğine burun kıvırıyoruz, çok büyük kıymet bilmezlik bence.
-5
muhayyer divan
(28.02.26)
7 gobek ankaraliyim. ankara'yi severim. ancak durust olmak lazim yapacak bir sey yok.

kaleye gittin, eski sokaklari gezdin, amm'yi ve belli basli birkac muzeyi gordun, anitkabir'i gezdin. bitti. gecmis olsun.

yani bir manzarasi bir guzelligi yok. belki cok zorlarsak golbasi, ahlatlibel taraflari mesire yeri gibi diyebiliriz. ama denizle istanbul, ege, akdenizle kiyaslanmaz.
0
antikadimag
(28.02.26)
(5)

Merak, okuma ve öğrenme isteği zeka ile mi ilgili?

perfectlysplendid
Sizce merak duygusu ne ile ilgili ?
Sizce merak duygusu ne ile ilgili ?
0
perfectlysplendid
(27.02.26)
Ek olarak merakı teşvik edilen insan potansiyel zekasını yakalama fırsatı bulur
0
mezzosprite
(27.02.26)
Bence merak yaşamsal libidonun (yaşama coşkusu anlamında) sağlıklı çalışması ile paralel. Normal çalışan fizyolojide her insanda biraz merak duygusu olmalı, bu dedikodu anlamında değil içinde bulunduğu doğa, şartlar, ortam vs. Bu duygu yoksa genel yaşam enerjisi de düşük oluyor.
0
titanic kemancısı
(27.02.26)
bilimsel bi kaynağım yok ama bence evet. belli bir zeka kapasiten yoksa zaten olmaz bunlar.
0
paintov
(27.02.26)
Zekâ öğrenme isteğiyle ilgili değil, kavrayış ve çözüm üretme hızıyla ilgili. Öğrenme isteğini gösterseydi Aziz Nesin o lafı etmezdi diye düşünüyorum.
-1
muhayyer divan
(28.02.26)
bence oyle. zihin bilgi tuketmeye ihtiyac duyuyor.
0
antikadimag
(28.02.26)
(7)

Parfüm vücuda mı sıkılır elbiseye mi?

komando kani var bende
Siz nasıl kullanıyorsunuz parfümü?
Siz nasıl kullanıyorsunuz parfümü?
0
komando kani var bende
(26.02.26)
Duştan sonra vücuda.
0
orient blue
(26.02.26)
Vücuda, zira parfümü vücuduna sıktığında vücut sıcaklığına göre notaların dağılımı değişir koku düz bir şekilde ilerlemez, özellikle nabız noktalarında, ayrıca esans vücutta sebuma yapıştığı için daha uzun süre kalır, elbiseye sıktığında bunlar olmaz, ha ama çakma parfüm kullanılıyorsa tabii ki vücudunuza sıkmayın.
0
kizil karga
(26.02.26)
ben kıyafetime sıkıyorum. doğrudan cildime kimyasal sıkmaktan hoşlanmıyorum.
+1
gurur
(26.02.26)
kıyafete sıkarım. bazen boynuma.
0
tabudeviren
(26.02.26)
boynuma sıkıyorum
0
cay koy geliyorum
(26.02.26)
Vücuda sıkmayın deniyor, özellikle boğun ve göğüs bölgesine sıkmak tiroid bezini çok ciddi etkileyebiliyormuş. Bunu öğrendiğimden beri kıyafete sıkmaya çalışıyorum ama alışkanlık çok beter bişey.
+1
muhayyer divan
(26.02.26)
Lenf sistemimi çok seviyorum, bu sebeple tenime direkt temas ettirmiyorum.
0
alice in potatoland
(27.02.26)
(10)

Arkadasla iletisimi azaltmak

Kittie
Bir arkadasim var. Konusmuyordum. Basina kotu bir olay geldi, beni aradi, ben de destek oldum, bulustuk.Sonra bir kez daha bulustuk. Gecen yine bulusmak istedi (10 gun icinde oluyor bunlar)Hayir cok yorgunum dedim. 1 saat falan sonra tekrar aradi senin ust caddede bir cafede oturuyorum gel dedi. Yor
Bir arkadasim var. Konusmuyordum. Basina kotu bir olay geldi, beni aradi, ben de destek oldum, bulustuk.
Sonra bir kez daha bulustuk.
Gecen yine bulusmak istedi (10 gun icinde oluyor bunlar)
Hayir cok yorgunum dedim. 1 saat falan sonra tekrar aradi senin ust caddede bir cafede oturuyorum gel dedi. Yorgunum ama dedim. Ama senin icin geldim, yorulma diye dedi. Yine ciktim gittim napiim. 5 dakka yurume mesafesinde cafe.

Yani cok israrci. Evet onla vakit gecirmeyi seviyorum ama cok arada takilmalik biri benim icin. Nasil sinir konur? Veya tamamen hayatimdan cikarmam mi gerekir, arada takilma diye bi sey olmaz mi?
Bir daha semtime gelirse ne desem ki
0
Kittie
(22.02.26)
evde değilim, şu an başka bir arkadaşımlayım malesef gelemem vs.
0
orpheus
(22.02.26)
Baska: arkadas olarak gormuyor degilim ki. Yani senin mesela tum arkadaslarin her dakika gorustugun insanlar mi? Bu kiz direkt beni en yakin arkadasi yapiyor. Yani arada sirada gorustugun insan arkadas olmuyor mu? Illa cok yakinlasmak mi lazim
+1
🌸Kittie
(22.02.26)
Buenosdias: Kendi yorumunu niye katiyorsun ki. Gunluk hayatinizda da boyle misiniz siz ya. Var senin gibilrr burada baya da coksunuz hatta
-1
🌸Kittie
(22.02.26)
@kittie o demek ki senden güç buluyor ve seni her daim yanında istiyor. sana ihtiyacı var. sen ise ay benim bugun seninle gorusme modumda degilsin diyosun.

ben reddedemiyorum. arkadasım isterse yanında olurum.
-2
Başka
(22.02.26)
"Baska" senin bu ellinci nick'inmis. Kim oldugunu ogrendim. Sana cevap yok.
0
🌸Kittie
(22.02.26)
"Müsait olmadığım zamanları kollarsan elbette görüşemeyiz"
"Şu an hiç uygun değilim başka zaman lütfen"
"Bana sormadan plan yapma"

Gibi cümleler kurulabilir.
+1
muhayyer divan
(22.02.26)
Hep başına gelen olayla ilgili mi konuşuyosunuz yani o konuda mı desteğe ihtiyacı var. Ne gelmiş başına?
0
benim bir gizli bildiğim var
(22.02.26)
çürük sebze temas ettiği sağlam sebzeleri de çürütür.

herkese mesafeli olmak, mıçmıç ilişkiler olmaması ya da arada kafayı dinlemeniz güzeldir. konuşmak istemiyorsanız direkt ' bu akşam başkasına sözüm var' cümlesi yeterli gelecektir.
0
galahad reloaded
(23.02.26)
bir daha semtinize gelirse bir kere telefonu acmayin, mesaj atarsa da cevap vermeyin. 3, 4 saat sonra mesaj atin ve sunlardan birini soyleyin: 1) partnerimleydim deyin (eger varsa), 2) ailemleydim, akrabamlaydim (eger varsa), 3) evde degildim, 4) uyuyordum. bazi insanlar musait degilimden anlamiyor ki boyle durumlarda musait degilim demek kaba karsilanabiliyor. o nedenle oncelikle sizin baska bir hayatiniz oldugunu, bu gibi oncelikleriniz oldugunu belirten durumlar sunmaniz gerekiyor. eger gelirse ve bu durum yasanirsa daha iyi olur. orada bekler bekler, sonra gider, bir daha da yapmaz. siz her seferinde giderseniz hep yapacaktir. ama gitmemenin de guzel bir aciklamasi olmali (bu kisi icin).
+1
Sour
(23.02.26)
Sormadan etmeden kalkıp gelmek ne ya bu ne saçmalık.
Senin için geldim diyor bir de. Bunun önünü kesmeniz önemli, birkaç kez orada olmadığını, işin olduğunu söylersin haberleşmeden gelmemeyi öğrenir.
Geç cevap vermek, planları daha seyrek hale getirmek çözüm olabilir.
Programınız yoksa bile varmış gibi davranabilirsiniz, bazı insanlar buna mecbur bırakıyor.
+1
mutekebbir
(23.02.26)
(3)

Kiskanilmak neden hosumuza gider?

Purple life
Romantik anlamda kiskanilmak neden bazi insanlarin hosuna gidiyor? Hatta kisitlanmak neden insanlara sevildigini hissettiriyor?
Romantik anlamda kiskanilmak neden bazi insanlarin hosuna gidiyor? Hatta kisitlanmak neden insanlara sevildigini hissettiriyor?
-1
Purple life
(22.02.26)
Kısıtlanmanın hoşa gitmesini hayal bile edemiyorum, böyle birini de görmedim aslında. En fazla ne olabilir, babasından anasından böyle görmüş böyle alışmış olabilir, onun için hoşuna gidiyordur.

Kıskanılmanın hoşa gitmesi de bence "dikkati benim üzerimde, bana karşı hassas, beni kaybetmek istemiyor" düşüncelerini uyandırmasından. Bence.
0
muhayyer divan
(22.02.26)
benim gitmiyor ya. kıskanmayı ve kıskanılmayı sevmiyorum.
0
benibulmanlazim
(22.02.26)
Kıskanılıyorsan partnerinin gözünde cinsel piyasa değerin yüksektir,. Yetişkin bir insan zihnindeki yıllara yayılmış yaşanmışlıktan , yüzlerce tanışıklıktan ve binlerce gözlemden süzülmüş bir veri tabanına göre “bu adamın-kadının alıcısı taliplisi çok olur” sonucuna ulaşılmıştır. Değerli olduğunu bu yüzden hissedersin.
0
loch ness
(22.02.26)
(4)

Çocuklarda probiyotiğin etkisi ve önemi?

mikahakkinen
çocuk sebze yiyor, yoğurt yiyor, turşu vb. yiyor. doktorumuz omega 3'ün takviye olarak yeterli olduğunu söyledi. ama çocuk hastalandı mı, çok bilmiş anneler diyor ki probiyotik içiriyor musun? yok şu takviyeyi veriyor musun? tamam bunlar bağışıklık sistemini güçlendiriyor ancak bizim çocukta paketli
çocuk sebze yiyor, yoğurt yiyor, turşu vb. yiyor. doktorumuz omega 3'ün takviye olarak yeterli olduğunu söyledi. ama çocuk hastalandı mı, çok bilmiş anneler diyor ki probiyotik içiriyor musun? yok şu takviyeyi veriyor musun? tamam bunlar bağışıklık sistemini güçlendiriyor ancak bizim çocukta paketli gıda ve hazır hiç bir şey yemiyor.

yani probiyotik takviye (nbl, enterogermina vb.) vermezsem ne kaybederim, yoksa illa ki vereyim mi?
0
mikahakkinen
(21.02.26)
Hiçbir şey kaybetmezsin. Sen çocuğa ne yedirdiğinden ne yedirmediğinden emin olduktan sonra kimseye kulak asma. Kadınlığın en zor yanlarından biri çevre baskısına göğüs germektir. Herkes konuşur herkes etkilemeye çalışır, bırak boşver, kimseye hesap vermek zorunda da değilsin kimsenin sözünü yerine getirmek zorunda da değilsin. Kendinden eminsen hiç sorun yok. 👊
0
muhayyer divan
(21.02.26)
Ne mutlu size çok güzel alıştırmışsınız.

Yalniz antibiyotik kullandığımızda bütün bağırsak floramiz vs mahvoluyor. Hızlı toparlamasi için o dönemde takviye almak elzem. Belki hastalanma ile bu durumu kastetmis olabilirler.
0
makbur
(21.02.26)
adı üstünde, çok bilmiş.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.02.26)
Bildiğin gibi devam et müdür. Ezberci doktorunu değiştir.
Köy yumurtası al pazardan. Yoğurdunu mutlaka kendin yap. En iyi beyaz peyniri yedir. Bir de kuzu eti yesin kerata.
0
halk
(22.02.26)
(3)

Temizliğe yardımcı alanlar

yenibirgüzelnick
Bir süredir yardımcı kadın tribinden bıktığım için hiç almamıştım. Bir kaç sene hatta. Şu an ücretler Ankara’da 3-4k civarında olmuş. Haftada bir alanlar 12-16k para mı veriyor şimdi? Yoksa anlaşınca daha uyguna gelme ihtimali var mı? Diğer bir soru da nerden buluyorsunuz bu kadınları? Ben çevreden
Bir süredir yardımcı kadın tribinden bıktığım için hiç almamıştım. Bir kaç sene hatta.
Şu an ücretler Ankara’da 3-4k civarında olmuş.
Haftada bir alanlar 12-16k para mı veriyor şimdi? Yoksa anlaşınca daha uyguna gelme ihtimali var mı?
Diğer bir soru da nerden buluyorsunuz bu kadınları? Ben çevreden ordan burdan numara buluyorum arayıp sorduğumda evin uzak, evin büyükmüş, 3 hafta doluyum sonra ara, beni evimden arabayla alacaksan gelirim gibi bahaneler duyuyorum. En son gelmeye karar veren iki kişi de son dakika vazgeçti.
Cidden nereden bulabilirm?
+2
yenibirgüzelnick
(21.02.26)
Biz yakın zamanda 3 ayrı kişiden son dakika golü yedik. İkisi iki kişi geliyoruz dedi ve son anda iptal etti, biri tek kişi gelecekti ama üç defa gelemedi ve sonuncuda da evinizi bulamadım döndüm gidiyorum dedi 1.5 saat beklettikten sonra. Biz de vazgeçtik, kendimiz devam. İnsanlar da bal dökmesinler yalamasınlar napalım yani. Gerçekten bulunmuyor, gelmiyorlar.
0
muhayyer divan
(21.02.26)
Haftada bir alınca daha uyguna geliyorlar. Biz sülalece bir ablanın 5 gününü dolduruyorduk birimizin işi çıksa diğerimiz alırdık o sebeple de uygundu ama emekliye ayırlı kendini. Ben bezdim artık kafama göre birini bulamıyorum şartı şurtu olmayan insanlarla düzeni oturtamadım. Mahallede ihtiyaçlı bir hanım buldum çocuğunun okul saatlerinde çalışıyor, kendi gücümün yetmediği yerleri 20 günde bir gelip hallediyor. Tüm camlarımı siliyor, 2 banyomu tepeden tırnağa temizliyor, mutfağımı dolap içine girmeden fayanslarıdır dolap çekmektir tepeden tırnağa temizliyor. Geriye sil süpür toz al kalıyor onu da haftasonları kendim yapıyorum.
+1
cilekli pasta
(21.02.26)
Evet bize gelen abla 3bine geliyor, haftalık etrafımda da fiyat aynı
0
mirty
(21.02.26)
(5)

Bu hafta gerçekten üzüldüğünüz şeyler

sekizdokuzon
Bu hafta kalpten, yürekten iki şeye çok üzüldüm; ilki üçüncü kocasına kaçan kuzenimin annesinde bıraktığı 3 yaşındaki kızı görüntülü konuşmada bana "Anne" dedi, ikincisi zogukan'in muhabbet kuşu Heisenberg hakka yürümüş. Duygu potporisi gibi bir hafta oldu benim için.Siz bu hafta nelere gerçekten ço
Bu hafta kalpten, yürekten iki şeye çok üzüldüm; ilki üçüncü kocasına kaçan kuzenimin annesinde bıraktığı 3 yaşındaki kızı görüntülü konuşmada bana "Anne" dedi, ikincisi zogukan'in muhabbet kuşu Heisenberg hakka yürümüş. Duygu potporisi gibi bir hafta oldu benim için.

Siz bu hafta nelere gerçekten çok üzüldünüz?

Teşekkürler.
-3
sekizdokuzon
(20.02.26)
+ Tanıdığım biri çocuğu için yaptığı videoyu gösterdi bana. Böyle bir şeyi yaşayamama hissi beni zorladı açıkçası.
+ Meşhur peluş oyuncağa sarılan maymun yavrusu videosu.
+2
rakicandir
(20.02.26)
1989 yapımı bir belgesel, 23 yaşında bir genç kızın AIDS'e yakalandığını kendi ağzından anlatıyordu. kızın o yıllardaki belirsizlk ve çaresizliğe rağmen soğukkanlılığı ve hayata tutunması beni çok etkiledi.
+1
suicmeyenadam
(21.02.26)
Çok güzel ama salak bi genç kızı kadıköy de soyup kış günü feminist eylemde kullanmışlar. Karton kağıda özgürlük istiyoruz yine yazıp kaldırıyordu.
Nasıl bi çaresizlik...
-1
luluki
(21.02.26)
Aile hekimim sahadaymış diye bana diğer doktorlar bakmadı. Öyleymiş.

Dün de kardeşime onun aile hekimi (benimkiyle aynı) 1 aylık eğitimdeymiş diye ilaç yazmamış doktor, benim vazifem değil demiş. İlçe sağlık müdürlüğü de evet öyle bir mecburiyetleri yok demiş.
0
muhayyer divan
(21.02.26)
İki ünlü ölümü beni çok üzdü bu hafta.
Kanbolat Görkem Arslan ve Eric Dane...

Masumlar Apartmanı'na başladım Safiye'ye çok üzülüyorum.

Dünden beri de şu küçük maymun karşıma çıkıyor sürekli yüreğim paramparça.
0
mutekebbir
(21.02.26)
(10)

Bu iki hırkadan hangisi daha sıcak tutar?

norules
Ürün bilgileri;1- %61 Pamuk %39 Poliester 2- %85 Pamuk %15 Poliester Gemini 1, Chatgpt 2 diyor. Sizce peki?
Ürün bilgileri;

1- %61 Pamuk %39 Poliester
2- %85 Pamuk %15 Poliester

Gemini 1, Chatgpt 2 diyor. Sizce peki?
0
norules
(18.02.26)
Polyester daha sıcak tutar ama daha sağlıksızdır. Pamuk yüksek ısırıyorum vermez ama vücudun ısısını muhafaza eder etmesine, polyester kadar uzun sürmez, fakat sağlıklıdır.
0
muhayyer divan
(18.02.26)
1. Daha sıcak tutar.
Sagliksizdir demek için kriter lazım. Polyester hava almaz sıcak tutar ama terkeyeceksen terli olmuş olursun. Pamuk, terleyince terini emer ama habalanmazsa üzerinde kalmış olur yine. Sağlık kısmına çok takılma. Mont olduğu için hava alması zaten sinirli olacaktır.
Yani sağlıksız kısmı sadece terli kalmakla ilgili.
iç çamaşırı alırken tabi polyester alma ama mont gibi bir şeyde çok takılma.
+1
kisa
(18.02.26)
@kisa Kapüşonlu ve çok da kalın durmayan hırka tipleri bu arada, onu da eklemiş olayım.
0
🌸norules
(18.02.26)
pamuğa nazaran polyester; ama sağlıksız bir sıcaklık verir. sıcaklık önemliyse yün karışım bakınız.
+1
lil siztah
(18.02.26)
Mantık aynı, polyester olan daha sıcak tutar ama nefes aldırma oranı düşüktür.
kriterin hangisi daha sıcaksa polyester planı çok olan
Ama ihtiyacın nedir ona göre karar ver. Baharlık bir şeyse pamuk oranı yüksek olan daha rahat olabilir vs. Bir de oranlar öyledir ama iki farklı üründe kumaşın kalınlığı farklı olabilir.
deneyip bak.
0
kisa
(18.02.26)
1
0
koela
(18.02.26)
pamuk sıcak tutmaz, kat kat lahana gibi giyinsen de tutmuyor.
canını sevdiğim sentetikleri sıcak tutar.
chatgpt niye öyle demiş anlamadım.
0
parka
(18.02.26)
sentetikler sicak tutabilir ama kasinti yapip rahatsizlik verir, gereksiz terletir.
0
turkuaz
(18.02.26)
yun hırka alin pamuk degil
0
oscar
(19.02.26)
polyester. polar dedigimiz sey polyesterden yapiliyor zaten. pamuk nefes alir, havayi tutmaz o nedenle yalitim icin cok iyi degildir.
0
antikadimag
(19.02.26)
(33)

Cocuk istiyor muyum

Purple life
Kafam cok ama cok karisik…Normalde cocuk planladigimiz icin cocuk olunca gidilmesi zor olan yerlerden biri vietnam ve kambocyaya geldik. (Cocuk varken de geziliyor demeyin please ayni sey degil. Cocukla o kadar uzak yerlere gitmek hem cocuga hem anne babaya cok zor bana göre. Yapan oluyordur ama ald
Kafam cok ama cok karisik…

Normalde cocuk planladigimiz icin cocuk olunca gidilmesi zor olan yerlerden biri vietnam ve kambocyaya geldik.

(Cocuk varken de geziliyor demeyin please ayni sey degil. Cocukla o kadar uzak yerlere gitmek hem cocuga hem anne babaya cok zor bana göre. Yapan oluyordur ama aldigin fayda gösterdigin cabaya bana göre degmez.)

Ve su an gördüklerimle burada tanistigim insanlarla ilgili sunu fark ettim. Buraya gelen cogunluk turistler ya 20li yaslarin basindalar. Singlelar ve macera ariyorlar.
Ya da 50 yasin üstü cocugunu okutmus büyütmüs sorumluluklari bitince rahatlamis tipler.

Cocuk varken30lu 40li yaslarda böyle bir tatil yapmak imkansiz. Yaslaninca da su an gençken oturabildiğin barlara oturmak imkansiz. Herkes genc alien gibi kalirsin aralarinda.

Cocuk yapinca en güzel yaslarin boş vakitlerini cocuga adayarak geciyor. Bu nerden baksan 15-20 yil demek.

Cocuk olmadan son kez gezelim dedigimiz yerden cocuk istegimle ilgili müthis bir kafa karisikligi yasayarak dönüyorum.

Cocuk yapanlar cocuksuz hayatinizdan nelerden vazgectiginizi bilerek mi yaptiniz yoksa cahil cesaretiyle mi?

En yakin Arkadasimin cocugu var. Bebek arabasiyla oldugu icin metrodan asansörle cikmak zorunda kaliyoruz. Normalde 30 snlik is asansör cagir asansör bekle önce baskalari ciksin vs 5-10 dk sürüyor. Bu en ama en basit örnegi ama bu bile gözümde asiri büyüdü.
-11
Purple life
(18.02.26)
Mevcutta çocuğu olanlar artık bu işin geri dönüşü olmadığı için “ay çocuk muhteşem bir şey” türünden yanıt verecektir.
Durumun ele alındığı başlık da var, bu topraklarda çocuk yaptığıma pişmanım demek mangal gibi yürek ister.
(bkz: çocuk doğuran hiçbir kadının pişman olmaması)
Herkes neden pişman olsun? “Kimsenin” pişman olmadığını, müthiş bir şey olduğunu söylemesinden bahsediyorum.
Sadece erkeklerin bildiği cumartesi olayı gibi bir şey bu. Çocuk yapınca otomatik olarak artık müthiş bir şey olduğu, kesinlikle pişman olunmadığının söyleneceğine dair gizli bir anlaşma yapılıyor bilmiyor musun? (git: Swh)

Bu arada aramızda bazı tipler at binmeden önce at olmak gerekir fikrini benimsemiş belli ki. Bunlara en fazla “aynen” deyip geçmek gerek.

Bu kafayla İlişki terapistlerinin, çocuk gelişimcilerin, pediatristlerin 10 tane falan çocuğu olmalı; mesela erkek jinekologların da öncelikle vajinası olmalı ki ilgili konular hakkında yorum yapabilsinler. Cehalete bakın, bu bir dramdır.
:D
-8
dawsonscreek
(18.02.26)
Evli ve çocuklu biri olarak en özet cümleyi yazayım:
Ne çocukla oluyor ne de çocuksuz...
Çok zor bi iş. Masallardaki o sevimli anne baba değilseniz kafanız yersiniz.
Zevk olarak değil de iş olarak düşünün çocuk sahibi olmayı. Ona göre tekrar düşünün.
0
luluki
(18.02.26)
Herkes pisman da söylemiyor mu yani? :)
Psikolojide bir durum var. Emek verdikce sevmek zorunda kaliyorsun.
(bkz: Cognitive Dissonance Theory)

Yani pisman olmadiklari pisman degilim demiyorlardir da gercekten pisman olmadiklarini düsünüyorlardir bence.
-4
🌸Purple life
(18.02.26)
@thetrue, broo kanadada yasiyor olsam senin deyisinle cambodia ya gidince ben de zorlanmazdim. ^^
0
🌸Purple life
(18.02.26)
Çocuğum olana kadar epey gezmiştim hevesimi biraz almıştım yani, çocuk olduktan sonra da gezdim (tek çocukla Singapur, Bali, New York, Almanya, Hollanda, Belçika, İtalya, Balkanlar gibi destinasyonlara; iki çocukla da Mısır sharm el sheikh, İsveç, Danimarka, İsviçre, Yunanistan, Romanya, Avusturya, Katar'a gittim) çocukla daha zor bunu inkar edemem ama imkansız değil. İsteyen yapar.

Mevcut durumdan optimum keyfi almayı bilen birisiyim, arada vuku bulan ufak tefek mızıklamalar beni etkilemiyor. Bu kadar büyütmüyorum kafamda. Yanıma oyun hamuru, boyama, ufak legolar alıyorum. 5 6 günlük bir gezinin bir gününü çocuklara adayacak şekilde falan plan yapıyorum (rust'taki rulantica'ya götürmüştük bir gün onları. Gezinin geri kalanında müzelerde sokaklarda gık duymak istemediğimi de net bir şekilde söylemiştim) neye alıştırırsanız öyle gider. Sürekli çocuk eğlemek zorunda değiliz. Bırakın sıkılsınlar, kendilerini oyalamayı öğrenirler. Bırakın aç kalsınlar bazen de, bulduklarını yemeyi öğrenirler. Yürüyen merdivenden çıkabilecekken asansör işgal edenlerin ayıbı metroda yaşadıklarınız da (en azından pusetli veya tekerlekli sandalyeli birini görünce yer verip beklemeleri lazım)

Belli bir yaştan sonra zaten zorluğu kalmıyor. 9 yaşındaki oğlum yazın Glyptoteque'i benimle gık demeden gezdi. Yorum yaparak gezmek eğlenceli oluyor, onların gözünden dünyayı deneyimlemek hoşuma gidiyor. Beni genç tuttuklarını düşünüyorum

İtiraf: 2. Çocuğumdan sonra biraz sarsılmıştım. Hayatım bitti gibi gelmişti bir dönem. Onu yarım gün kreşe yollayıp part time işe dönene kadar kendime gelemedim. Yine de pişman değilim. Çocuk sahibi olmak kişinin kendisine kalmış bişi, herkesin bakış açısı beklentileri farklı.
+7
kullanicadi
(18.02.26)
Hayatın boyunca gezmek istemeyeceksin. Çocuk büyüyünce istediğini yapabilirsin. Çocuk sahibi olmanın bir zamanı var ama paran varsa istediğin zaman gezersin.
0
michael harddd
(18.02.26)
çocuk istiyorsun ama kafanda bir baskı kurmuşsun kendine, işi aceleye getiriyorsun. Henüz kendi hayatını yaşamamışsın belli. tatmin olmamışsın. Yaş kaç bilmiyorum ama 29-30 yaşındaysan çocuk fikrini 3-4 sene kadar ötele. Önce sen hayattan tatmin olacaksın ki sonra beklentilerini ve hayalerini çocuk üstünden yaşamak zorunda kalmayasın. 35 yaşındaysan öteleme tabii.
34 yaşında anne oldum ve 30-34 yaş arası geçirdiğim en verimli dönemli, iyi ki o dönemde çocuğum yokmuş.

Bunu da göndermemiş olmayayım: www.reddit.com
Zannedildiğinin aksine çocuktan pişman olmak az rastlanan bir şehir efsanesi değil, çocuğu hem sevip hem pişmanlık yaşayan sürüsüne bereket insan var., Bitçoğu psikiyatri kliniklerini dolduruyor.
+3
alice in potatoland
(18.02.26)
İstediğim zamanda hazır olduğumda çocuk yapmaya karar verdim ve pişman değilim. Ki özgürlüğünü, bireyselliğini çok seven biriyim. Son cümlenizden zaten hazır olmadığınız belli, herkes çocuk sahibi olmak zorunda değil.
+4
ekimoloji
(18.02.26)
2 yaş bebeyle tayland’a da gittim afrika ülkelerine de. beni çocuğum değil babası zorladı ve zorluyor (boşanma). imkanım olsa 1 çocuk daha isterdim kesinlikle. bence müthiş bir şey. ama bence. ayrıca gez gez bir yerden sonra sıkıyor.

tabii gezme açısından bakılırsa çocuk en alakasız yerde “anne çişim geldi, anne kakam geldi” diyecek. sonra “orada kaka yapmam ben” diyecek. ya da günlük hayatta yemek yemek istemeyecek, yaşıtları ilerlerken daha okumayı sökemeyecek mesela ya da dehb ya da disleksi olabilecek :) istediği ya da istemediği bir şey için inat edip tutturabilecek ya da en basitinden oyuncağınu bir yerde unutacaksınız ve krize girecek, istiyorum da istiyorum diyecek. kucakta taşınmak isteyecek, seyahat için gittiğiniz yerlerde bi kolunuzda bebek arabası diğer kolunuzda çocukla merdiven çıkmanız gerekebilecek. çantanızda yedek kıyafet, hırka/kazak, sağlıklı atıştırmalıklar vs taşımanız gerekecek ilk aklıma gelenler. hasta olacak, ağlayıp mızmızlanacak <3 çocuk ve çocuklu hayat işte. daha ergenliğe gelmedim (benimki 5 yaşında hala).

dediğim gibi çocuk değil çocuğun diğer ebeveyni daha çok zorluyor bence. benim deneyimim böyle.
+2
deartheodosia
(18.02.26)
çocuk yapmak isteyen veya istemeyen sen değilsin. hormonların.
o yüzden kendinle kavga etme.
0
plastic_angel
(18.02.26)
20-30 yaş arası gezmeyenler napsın cocuk mu?
0
koela
(18.02.26)
Yazdığın yazıda senin için ÖNEMLİ OLAN çocuk değil gezmek, sadece kendi hayatını yaşamak. Şu halde bence çocuk sahibi olmamalısın çünkü eğer olursan onu düzgün yetiştiremezsin, onun hayatını yapılandıramazsın mesela, sadece herkese çocuğum var diyebilmek için doğurmuş olursun, çocuğa kendi hayatını yaşatırsın, onun hayatını değil. Şu halin bence çocuk sahibi olmaya hiç ama hiç uygun değil.
+5
muhayyer divan
(18.02.26)
Çocuk da alışıyor o rutine, anne babayla birlikte olabilmek için. Kardeşim böyle mesela, geçen de eşi, dört yaşındaki çocuğu ve bir arkadaşlarıyla Filipinler'e gittiler. Orada havalimanında bagajları kaybolmuş, çocuk da onlarla oturup beklemiş. Çocuk da bayağı eğlenceli, enteresan bir insana dönüşüyor aslında. Benim 40 yaşında gördüğüm ülke sayısı 2 (biri Türkiye), 4 yaşındaki çocuğun min 6-7. Ama daha zor mudur, kesinlikle. Herkes bu stresle baş etmek ister mi, istemez.
+1
sekizdokuzon
(18.02.26)
eşim hamile. çocuk yapmayı hep ölçüp tarttık ve bunun mantıkla, ölçüp biçerek verilebilecek bir karar olmadığına kanaat getirdik. çocuk hayatına çok ciddi kısıtlar da getirebilir, çok büyük ve hiç tadamayacağın güzellikler de. o yüzden bu tarz gezerim gezemem vs gibi yüzeysel bir bakış açısıyla cevap bulma şansın yok. cevap vereceğin soru şu: başına neyin geleceğini bilmiyorsun, tanrıcılık oynamanın manası yok. fakat eşinle birlikte bu dünyaya bir birey getirip bu duyguyu hakkıyla yaşamak istiyor musun? soru sadece bu.

not: çocukla seyahat iki kişiden mutlaka daha zordur, ama yanında evladınla gezmenin tadını bilmeden böyle bir kıyaslama yapmak doğru değildir.
+2
awlmi
(18.02.26)
Fikrimi sorulaştırayım, sonra da benimle aynı fikirde olmayanlara cevap yetiştireyim düşüncesiyle açılan başlık sayısında bir artış mı var bu aralar?

İnsanoğlunda hayatın anlamı zaman içinde değişikliğe uğruyor. 3 yaşında bir çocuk oyuncak reyonundan geçerken bir oyuncak aldırabilmeyi amaçlarken, ergenleşme esnasında yaşam amacı karşı cinse kayıyor.
Şu an senin amacın dünyayı yanında puset taşımadan dolaşmak ve asansör sırası beklememek olabilir ama bir gün gelecek bir çocuk hayal edeceksin.
Bunu mutlaka isteyeceğini ben iddia ediyorum. Önerim de şu: Her şey zamanında güzel. Zamanını kaçırma.
+3
Mirket
(18.02.26)
merhaba!

evli, cocuksuz, 34F olarak benzer dusunceler icindeydim gecen seneye kadar. bolca gezdik tozduk yedik ictik eglendik esimle, sonra bir anda sikildim gezmekten. bayaa baayaa plan yapmaya usendim ki normalde bayilirdim. hani "ee bi sonraki seyahat nereye olsun hadi bakalim" gibi konusmalara giresim gelmedi. 10+ sene once gezdigimiz yerlerden yaptigimiz seyleri hatirlamaya calistim, ne yedik, ne ictik, nerelerde kaldik, nereleri gezdik vs, zorlandim detaylarda. bazi hissettiklerimi net hatirliyorum ama ayrinti yok. resimlere bakinca geliyor.

simdi pesimistik bir senaryoyla 65 yasima kadar yasasam, 30 sene var onumde. 30 sene daha gez gez nereye kadar diye dusunuyorum artik. hani 30 sene daha yasayacaksam 1-2 cocuk da buyuteyim madem. ha nolur, cat diye bi aksam arkadaslarla bara gidemeyiz kolayca ama bu insanlarla gorusmenin/takilmanin tek yontemi degil. bar olmaz kahvalti olur, cay olur, evde kahve olur, parkta oyun olur; olur yani, yeter ki istek olsun. bir de cocugun getirdigi yeni deneyimler var, iste akvaryumdur, hayvanat bahcesidir, parkurdur, derstir, kumdan kale vs. vs.

insan alisiyor bence her turlu icinde bulundugu duruma. cocuk olunca nromaliniz zaten cocuga gore hareket etmek olacagi icin asansorler fln gozunuzde o kadar da buyumeyecek. bir de asansore zaten ufaklikta 1-2 sene ihtiyac duyacaksiniz, sonra gececek.

zaman; cocuk olsa da olmasa da geciyor. bir kismi da cocuklu geciversin modundayim ben.

bu arada eger okumak isterseniz the baby decision (Merle Bombardier) kitabini oneririm, okuyucuyu ozellile bir yone cekmeden her iki tarafi da dusunmeye itiyor.
+5
taurina
(18.02.26)
Cocuklu ve cocuksuz hayatlar cok farkli oluyor.En guzeli once cocuksuz sekilde 4-5 sene hakkini vererek cift olarak takilmak sonra da cocuk yapmak.Cocuk olunca 6-7 yasina girene kadar iptal oluyorsunuz sonra cocuk buyuyunce buyumus bir ekiple geziyorsunuz.Onun da tadi farkli.
+2
turkuaz
(18.02.26)
6 yaşında çocuğumuz var 2 yaşından beridir beraber geziyoruz öncesinde de eşimle çok gezdik.

Gezme konusunda %100 katılıyorum aynı şey değil ama maşallah bizim çocuk çok uyumlu biz hiçbir şey kaybetmedik gezme lüksümüzden.
Ha gezdiğimiz yerlerde yakın yerler değil güney Afrika meksika amerika vs hala da çok güzel geziyoruz maşallah hiç hiç problem çıkarmıyor aksine çok eğleniyor

Çocuk başka bir olay tüm dünyayı çocuğum için bir çırpıda düşünmeden çöpe atabilirim. Gezme tozma lüksü falan bunların hepsi çocuğun tek nefesi yanında boş balonlar.

Bence çocuk olayını gezme tozma ile falan tartıp kıyaslamayın derim. İki farklı dünya.

lüks için çocuk istemiyorsan bahane yaratıyorsun aslında gerçekten çocuk istemiyorsundur
+1
basond
(19.02.26)
biz biraz geç yaşta çocuk sahibi olduk. Şu an ki tek pişmanlığımız keşke daha önce genç yaşta yapsaydık cocuğu diyor oluşumuz. 30 ları geçtikten sonra mental olarak çok zorluyor bence çocuk sahibi olmak. Ancak çocukla geçirdiğim zamandan sonra iç huzuru daha önce deneyimlediğim hiçbir şeyde de bulamıyorum.
0
administ
(19.02.26)
Evlilikte özgürlüğünden vazgecip huzuru ve dinginligi tercih etmek gibi iste (tamam siz evliliginizde de ozgursunuz, size demiyorum). Vazgectigin bazi seyler var, bunun yaninda elde ettigin bazi seyler var. Hangi duygulara daha cok ihtiyac duyduguna karar vermekle ilgili

Bence "ok ben yasicami yasadim, artik kendimden vazgeciyorum" dedigin noktada cocuk :)
0
üğpoıuy
(19.02.26)
Ya Vietnam Kamboçya nedir ki ya gezmek tozmak bara gitmek yeni bir şeyler keşfetmek kariyer yapmak bomboşş. O kadar boş ki sadece çocuğu olanlar anlayacak beni.
Benim çocuğum planlı bir bebek değildi. Hamileyken de çok ağladım hayatım mahvoldu gezemeyeceğim diye. Şimdi düşünüyorum da yani koyayım gezisine :D
İkisi kıyaslanacak şeyler değil, tabi bu benim hayatım için geçerli belki sende aynı şekilde işlemeyecektir.
Eskiden hevesle kendim için gezerdim şimdi oğlum görünce ne tepki verecek diye sırf onun için geziyorum, onun mutlu olacağı yerlere gitmek istiyorum. Kısıtlanmadım başkalaşım geçirdim :)
Anne/baba olduktan sonra eskiden zevk aldığın şeylerden zevk almayacaksın zaten yeni zevkler geliyor :)

Edit: tabii ben 33 yaşında doğurdum. Daha erken olsa başka olabilirdi.
+1
kaptan maydanoz
(19.02.26)
kendi hayatınızdan ödün vermeyecek / veremeyecek biriyseniz çocuk zor. hiç girmeyin o topa. çocuğa da size de yazık. çocuk fedakarlık gerektirir.

onun harici paranız, fiziksel ve mental gücünüz varsa her yeri çocukla gezebilirsiniz.
0
galahad reloaded
(19.02.26)
Çocuk yapma kararını gezme tozma endeksine bakarak alırsanız büyük hata yaparsınız, bunun yerine bir çocuk yetiştirmek için psikolojik olarak, maddi olarak, donanım ve eğitim açısından uygun muyuz diye bakmanız daha sağlıklı olur.
Şahsen oğlum doğduğundan bu yana hayatımın kısıtlandığını hissettiğim hiçbir an olmadı. Hayatımızı kısıtlayan şeyler çocuk değil, iş güç maddiyat, sağlık gibi durumlar oldu sadece. 3 gün yalnız bir festivale veya iş gezisine gitsem oğlum yanımda değilse çok sıkılıyorum yukarıda birinin yazdığı gibi zaten gezip tozarken de keşke o da şunu görseydi fotoğrafını çekeyim de ona göstereyim kafasında geziyorum. Çocuk yetiştirirken onun psikolojisini sağlam tutar ve güvenli bir çevre sunarsanız zaten genetik olarak büyük sürprizler olmadığı sürece uyumlu bir birey olacaktır. Bizimkini daha 6 aylıkken çadır kampına götürdük o gün bugündür de bir yere gittiğimizde bize sorun çıkardığı bir an olmadı.
0
creepy
(19.02.26)
çocuktan sonra hayatta hiçbir şey aynı şey değil zaten orası ayrı da çocukla gezmek keyifli bi şey ya, 2 yaşındaki çocuğumun altıncı ülkesini gördüğü geziden dün döndük daha. vietnam ve kamboçya özelinde bilmiyorum ama avrupa amerika bizim için çok keyifli oluyor. tabii ki çocuksuz zamanlarımızdaki esneklikler yok yani çocuklu gezi çocuksuz geziden daha iyidir değil iddiam ama çocukla gezmek çocukla evde oturmaktan çok daha iyidir.
0
mezzosprite
(19.02.26)
ben de bebek bekliyorum, ara ara geliyor bu düşünce nasıl gezcem bebeyle diye ama en azından çişim geldi ve acıktım demeyi başardığı an gezmelere götüreceğim oni. öyle karar verdim. alışır o da.
0
Hallegadola
(19.02.26)
> gezmek tozmak bara gitmek yeni bir şeyler keşfetmek kariyer yapmak bomboşş

böyle büyütecekseniz keşke yapmasaydınız çocuk
-2
aguen
(19.02.26)
Cevap mecburen cinsiyetçi olacak ama anne olup da bu durumdan (hayatının ekseni tamamen kaysa da) memnun olmayan kadın azdır. O küçük gurupta değilsen sıkıntı olmaz.
-4
parka
(19.02.26)
çocuk yapma kararı bir noktada geri alınabilir bir karar olsaydı ilkokul 1. sınıfa giden bir tek çocuk bile kalmazdı dünyada. insanoğlu tam bir riyakar şovmen. bebekler sevilir. küçük çocuklar, onların şirinlikleri, ilk kez konuşma sancıları, ilk adımları, cıvıltıları , komiklikleri, yarattıkları kaos ve zahmete denktir. 8-10 yaşından sonra kim s*ker Yalova kaymakamını. dürüst olalım biraz.
-7
loch ness
(19.02.26)
@hallegadola aslında çişim geldi acıktım demeye başlamadan önce daha da kolay oluyor :) dayıyoruz memeyi biberonu, her yerde bebek bakım odası var zaten altını orda değiştir bu kadar. ne yiyecek derdi olmadan önce. asıl ihtiyaç/görüş beyan ettiğinde ve yürüdüğünde işler biraz daha zorlaşıyor (ama yine de çok güzel)
+2
mezzosprite
(19.02.26)
Hocam asansör işi gözünüzde büyüdüyse bence çocuk için hazır değilsiniz.

Sadece bir cümleden yüzeysel bir tespit yaptım o kadar.
0
kumandanim
(19.02.26)
@aguen, çocuk yapıp yapmayacağımı sana soracak değilim. Ve bu saydıklarım o kadar boş ki inan bir gram değeri yok çocuğumun yanında.
+2
kaptan maydanoz
(19.02.26)
hayattaki bütün ihtimalleri aynı anda yaşayamayız ki ama. yaptığımız bir seçim diğer seçenekten vazgeçiştir.
mesela ben çocuk yaptım, hatta baya bile isteye tedaviyle yaptım, harcadığım emek, zaman, para başka yerlere gidebilirdi. ama bu sefer de çocuğum olmayabilirdi. bi seçenek seçtim ve ilerledim.
evet o yerlere tatile gidemeyebilirsin ama önünde başka ihtimaller açılır bu sefer. çocuğunla parka gitmekten zevk alabilirsin, çocuğun biraz büyüyünce müze müze gezebilirsiniz vs.
ya da çocuk yapmaz, yetişkin etkinliklerinde de takılabilirsin.


bir de her yaşın ihtiyacı farklı oluyor, 20lerinde zevk aldığından 50 yaşında zevk almayabilirsin.

bu arada çocuğum olduktan sonra daha çok dışarı çıkmaya gezmeye başladım çocukla evde durulmuyor çocuk da alışınca gezmeye durmuyor :D
+1
rayde
(19.02.26)
çocuklarım her şeyim, ama bunca şeyi en başta anlatsalar vallahi istemezdim, mantıkla değil duyguyla karar vermiştik. pişman değilim ama bugünki kadar bilincim olsa tabiki istemezdim. düşünsene 90 yaşına gelsen aç mı tok mu diye hala kaygılanacaksın. akıl işi değil. ömürlük bi kaygı satın almak anne babalık.
+1
antihero
(22.02.26)
(33)

Evlilikte kadının kendisi için birikim yapması?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Bir kadının evlilik çatısı altında kendi maaşından kötü günler için kendisi için kenara para atması hakkında ne düşünüyorsunuz? Eşinden gizli ya da değil. Cinsiyet belirtip cevap verebilir misiniz?Cevaplar için çok teşekkürler.
Merhaba arkadaşlar,

Bir kadının evlilik çatısı altında kendi maaşından kötü günler için kendisi için kenara para atması hakkında ne düşünüyorsunuz? Eşinden gizli ya da değil. Cinsiyet belirtip cevap verebilir misiniz?

Cevaplar için çok teşekkürler.
0
Amaranta ursula
(16.02.26)
Her kadının muhakkak yapması gereken şey bence, hatta büyükannem bana kimsenin bilmediği, kocanın çocuğunun annenin dahi bilmediği bir paran olmalı demişti. Bayanım.
+4
sessizce aglayan sanat
(16.02.26)
Hangi kötü günler?
ailenin kötü günleri mi? Ayrılırsak kendimi garantiye alayım kötü günü mü?
+5
kisa
(16.02.26)
@kisa,
Kendisi için garanti olsun diye ama ailenin kötü günü için de kullanılabilir.
-1
🌸Amaranta ursula
(16.02.26)
Kadınım. Eşimin de benim de sadece kendimize ayırdığımız kişisel birikimlerimiz var. İmkanı olan her kadının yapması gerektiğini düşünüyorum.
+2
fotrsapka
(16.02.26)
Erkekte atsın o zaman. Ailede ortada para kalmasın.
0
michael harddd
(16.02.26)
Sorun değil.
0
Bruce
(16.02.26)
Bu işin kadını, erkeği yok bana göre. Her insan maaşının bir kısmını kendi özel şeyleri için ayırmalı evli olsa da. Erkeğim.
+5
arbre
(16.02.26)
Yine çok bilinmeyenli denklem.

Saklanan paranın bedeli nedir?
Yani tekne tatili mi yoksa eve alınacak 1kg kıyma mi? Neye karşılık o para ayrılıyor?

Yazarken sildim,
eşler arası gelir ve iş yükü dağılımı adil ise herkes ortak ve genel masraflar dışında kalan şahsi para ile istediğini yapabilmeli.
iki taraf için de kimse birbirini sömürmeli.
+1
kisa
(16.02.26)
Ben, evliliğimde de birlikteliklerimde de kadın kişisinin geliri ve harcamaları ile kesinlikle ilgilenmedim. Ama bu konuda hepsinden Allah razı olsun ki, maddi güçlerini müşterek hayatımıza ellerinden geldiğince vakfettiler.
Ancak, aksini iddia ederseniz şu an en az üç tane tiktok veya insta videosu koyabilirim ki, kadınların anladığım kadarıyla çoğusunda bir 'benim param benimdir, senin paran ikimizindir.' mantığı hakim. O kafada bir kadınla zaten bir birlikteliğim olmaz. Onları değerlendirmem dışı tutuyorum ve soruya cevap olarak oyumu 'onun parası, ne isterse yapar.' şeklinde kullanıyorum.
0
Mirket
(16.02.26)
Evlilikte “gizli” yapılan her şey yanlıştır bence.
Bu gizliyi yapan insan zaten karşısındakine güvenmiyordur ve belki karşısındaki belki de evren bunu hisseder ve kötü bir şey olur ve “iyi ki güvenmemişim, bak ne oldu sonunda” diye kişi kendini çok haklı ve iyi yapmış hisseder.

Ha bazen çiftlerden biri gizlice değil de çaktırmadan para biriktirir ve günü gelince “bunu peşinat yapalım ev/araba” alalım der. O başka.
Gizlilik değil de güvensizlik kısmı belirleyici.
+1
michael_knight
(16.02.26)
iki tarafın da hem kendi adına hem çift olarak ortak birikim yapması gerektiğini düşünüyorum. kişisel birikimler ortak amaç için de kullanılabilir elbette. yani bu birikim gizli ya da habersiz olmalı demiyorum.

bu devirde birikim yapmayan ve birikim yapamayan insanla birlikte olmak çok tehlikeli.

kuş kadar maaş alıyoruz, neyine birikim yapacağız kısmı tartışılır elbette ama birikim yapabilme imkanı olduğu halde bunu farketmiyor çoğu insan. hayat pahalı, maaşım az bahanesine sarılıyorlar. kimisi için gerçekse de kimisi için bahane bu durum.
0
biseysorcaktim
(16.02.26)
Bir insan kendi kazandığı parayı canı isterse götürüp çöpe bile atabilmeli. tek kriterim, serbest hareket ettirilecek para miktarını yükseltmek için diğer eşin mali yükünü artırmamak. bu konudaki kurnazlıktan aşırı derece midem bulanıyor.
-1
loch ness
(16.02.26)
Gizlilik garip bir konu. Hem gizli olmasına hak verebiliyorum (çok garip insanlar var çünkü hayatta) hem vermiyorum. Gizli ise üzücü bulurum. Eşlerin en başta bu maddi konularda nasıl karar aldığı ve eşlerin karakterleri önemli.

Bizde mesela serseri serbest stil.
Kimse kimsenin harcamasına karışmıyor, hesap sormuyor. Kazanç olarak aramızda baya büyük bi fark da var. Ama bakış açımızı degistirmiyor.

Ben kadınım. Yarına çıkacağım ne malum deyip harcamayı ve yaşamayi tercih ediyorum kötü bir örneğim aslında ama maaşımdan kalan anlamsiz miktarları biriktirdiğim oldu. Hiç saklamadim. Ya da gizleme ihtiyacı duymadim. Mesela bilinirse ne olur ki? Niye gizli olsun. Kardeşimin ya da eşimin kimin ihtiyacı olsa veririm. Benim için de onlar öyle yapar. Hem eşe hem aileme baya guvendigim için kenarda bir şey olsun ya kaygım da yok herhalde.

Başıma gelen kötü seyin çözümü yeterki para olsun. O bulunur fikrindeyim hep. (Saçma ama benim fikrim, yaşayışım bu)

Yani erkek olsaydım ve eşimin benden gizli para biriktiriyor olsaydı guven vermiyorum herhalde diye kirilirdim.

Kısaca bu konu bana güvenle çok ilintili geldi. Yapani yadirgamam, mantıklı bulurum ama bı taraftan da üzülürum. Kendim yapmam.
0
a perfect lie
(16.02.26)
her evlilik ayniymis gibi "gizli" olmasina takilmak abes. bu ülkede teyzesinin kiziyla evlenip, karisi kanser olunca kadini "ugrasamam" diyip ana evine götürüp birakan insanlar var (true story).
kadinin birikim yapmasi, ev ekonomisini idare ettirmesi ezelden beridir olan bir sey. isgücüne katilmayan, gidecek bir kapisi olmayan, adamin eline bakan kadinin, hele isin icinde dayak, alkol, kumar, metres ya da baska bir tür hirtlik varsa birikim yapmasi ve bunu gizli tutmasi kadar normal bir sey yok. adamda bunlar olmadigi durumlarda dahi bosanmalari durumunda adam ay sonu gene maasini alir. kadin ne alacak? özellikle is gücüne katilmayan kadinin birikim yapmasi sart. istediginde kapiyi cekip cikabilmesinin yolu o.
+11
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.02.26)
arbre'nin tek eksilenmeyen hatta arti rekoru olan entrysi bu galiba :D

calismayan kadin yapabilir, garipsemem. calisan kadinin veya erkegin gizli birikim yapmasini tuhaf bulurum. zaten birikim yapiyor olmasi lazim ama bunu gizli yapiyorsa (mesela atiyorum mortgage'a girmisiz para ucu ucuna yetiyor, arabanin da tamir edilmesi lazim, parasi yokmus gibi davranmamali) veya ne kadar parasi olduguna dair kabaca bir fikrim yoksa veya sorunca gizliyorsa olmaz.
+2
antikadimag
(17.02.26)
erkeğim. eşimle ortak hesabımız da var, kendi hesaplarımız da. ikimiz de hem kişisel olarak hem ortak olarak birikim yapıyoruz. yapılır yani bir sorun görmüyorum bunda ben.
+1
elektr10
(17.02.26)
Eşimle herşeyimiz ortak eve giren çıkan para hakkında ikşmizde çok net ve şeffafız.

Birimiz derse ki ben şu kadar parayı kendime harcayacam yada kenara koyacam diğerine kimse karışmaz.

Biz bir aileyiz böyle ayrı gayrı gizli saklı işler bana göre değil. Ben yapmam bana yapılırsada bozulurum.
+1
basond
(17.02.26)
saçmalık.
+1
summerjam0306
(17.02.26)
ben maaşımın tamamını eve vereceğim, karı kenara gizlice para atacak öyle mi?
amaç ne? bu adam beni ilerde boşarsa güvencem olsun diye mi?

evlenirken karıların hepsi golluma dönüşüp zaten altın ziynetleri, bir sürü gereksiz ev aleti almıyor mu? sürekli arkadaşlar yurtdışına gidiyor biz de gidelim diye erkeği darlamıyor mu? harcaması bitmiyor ki kadının...

böyle salak ve bencilce birşey yaptığını öğrendiğim an dava açar boşarım.
-3
plastic_angel
(17.02.26)
kadının türk toplumu içinde gördüğü muameleyi bilip "yapmaması gerekir" diyen erkek bikini giysin.
+1
birdirbir
(17.02.26)
kadınım. her kadının birikmiş parası olması gerektiğine inanıyorum. bu eşe güvenip güvenmeme meselesi değil dünyanın bin türlü hali var.

bizim evde ailenin ortak birikimi de bende durduğu için ayrıca birikim yapmadım. zaten hepsi bende.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(17.02.26)
Bence birikim olmali ve gizli olmasina teoride gerek yok. Hatta bence aldatma gibi bir sey bu. Ama su kosullarda gizli olabilir. Karsidaki sifira sifir yasamayi seviyordur, ondan ekstra para istiyordur, kumar bagimlisidir vs bu durumda saklamak lazim.
Saklayanlar genelde para biriktiremeyenler oluyor olabilir baska türlü.
+3
Purple life
(17.02.26)
iki tarafta kendi kişisel zevkleri, ihtiyaçları için kenara bir miktar para ayırıyorsa sorun yok.
ama tek taraf ve gizli bir şekilde oluyorsa sıkıntı. hele ki bu ilerde ayrılırız önüme bakarım kafasıysa.
0
my fault
(17.02.26)
Meriçler ve kedici kadınlar toplanmış birbirlerini nasıl da haklı çıkartıyorlar.

Adam veya kadın; kumarbaz, alkolik veya para biriktirmeyi bilmiyor şeklinde nedenleriniz olsa dahi kabul edilebilecek bir durum değil. Boşa o halde. İt gibi çalış, her türlü harcamalarda elini taşın altına koy.. ama evin hanımı “bir süre sonra bu beni boşarsa güvencem olsun” diye senden gizlice para biriktirsin, yok öyle yağma. Kadın erkek eşit ve eşit olacak diye çingenelik yapan bunlar değil miydi yahu? Ne oldu şimdi? Herkes eşit ve harcamalar da, birikimler de aynı şekilde eşit olmalı. İyi günde kötü günde diye neden söz veriyorsun o halde iki yüzlü !!

Evlilikte veya ilişkide bir taraf diğer taraftan iyi niyetli de olsa bir şey saklıyorsa, ki burada iyi niyetli bir durum yok tamamen bencillik var… ondan bir halt olmaz.
-1
dedeminhirkasi
(17.02.26)
21. yüzyılda evlenmemek için yeterli şeyler bunlar. evlenmek 21. yüzyılda erkek için çok saçma.

herkes b planıyla yaşıyor.
evlilik denen şey karşılıklı alışverişe dayalı bir şeydi. şuan iki taraf da birbirine bişey verip, bir şey alma derdinde değil. ev arkadaşı gibi. o yüzden manasız.

ben ne düşünürdüm?
şunu düşünürdüm; dünyanın kalna %99'u gibi, bu kadın da evliliği "ev arkadaşlığı" olarak görüyor ve yarın bir gün zor günler geldiğinde basıp gidip "başka evde yaşamak" için kendine yolluk hazırlıyor.

o zor günler hiç gelmeyebilir, gelebilir.
-1
tchuck
(17.02.26)
Erkek.
yapabilir. hatta kokusunu alırsam borç isterim :)

bende eşimde çalışıyoruz. maaşımın cüzi bir kısmını kendime alıp kalan tüm parayı eşime gönderiyorum, çocuğun okul taksidi, ev, mutfak, fatura şu bu kalanına karışmıyorum. herkese tavsiye ederim.
0
galahad reloaded
(17.02.26)
Eşten gizli para biriktirmeyi neden bu kadar kötülediniz anlamadım, kimi buna ihtiyaç duyar kimi duymaz. Siz ihtiyaç duymadınız diye bunun yapılmasını ya da yapanları neden kötü ilan ediyorsunuz ki. Dünyanın milyarlarca hali var, kadın erkek fark etmeksizin herkesin yapması gereken bir şey olduğunu düşünüyorum şahsen. Nedir yani, başkasına yedirirse tepki gösterin bence, mesele gizli biriktirmek olmamalı.
-2
muhayyer divan
(17.02.26)
cinsiyetten bagimsiz olarak yapilmasi gereken bir durum olarak goruyorum. hem erkek hem de kadin maaslarindan bagimsiz olarak kendilerine para ayirmali, birikim yapmali.

ikincisi gizli olmasi durumu kotu bence. ne bicim iliskileriniz var anlamis degilim. insanin kendini dusunerek para ayirmasi ve bunu partnerine soyleyememesi, soylediginde ise partnerin buna kizmasi veya engellemeye calismasi ne igrenc bir durum.

cinsiyet: erkek
+1
Sour
(17.02.26)
Erkek. Esim de ben de calisiyoruz.Esime kendi adina yatirim yapabilmesi icin bir yatirim hesabi actirdim.Maasi gelir gelmez %90'ini oraya atiyor.Bu su acidan faydali oluyor.Butceler zaten ortak.Eger sadece benim aile icin actigim (kendi adima) yatirim hesabini kullanacak olsak esim birikim yapma hissiyatinda olmayacakti.Bu sekilde her ay canli canli biriktirilen miktari-yatirilan miktari gorerek motivasyon oluyor ona. Her sey acik oldugu surece sorun yok
0
turkuaz
(17.02.26)
@Gradient_tabanlı_mor Her kadin yapmali, fakat sende yok cunku aileninki sende zaten?
Feminist diliniz zarar verici. Birikim iyidir. Ailenin birikim yapmasi cok iyidir. Fakat kendi yapmayip her kadin yapmali demek?
+2
osssy
(17.02.26)
Soruyu, 'Evlilikte taraflardan birinin ...' diye sorsaydın, daha adil cevaplar alırdın diye düşünüyorum.

Çünkü bu sitede 'Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız olarak kadını haklı görsem.' diye bekleşenler var.
0
Mirket
(18.02.26)
Her kadının gizli bir zulası olduğunu düşünürüz, o kadar ki herkesin yapması gerektiğini bile düşünürüz ama şu “kendisi için” kısmı şüphe uyandırıyor.

“Ben yarın öbür gün bundan boşanırsam elimde hazır param olsun” diye düşünmek art niyetli bir yaklaşım. Gözden çıkaracağı insana masraflarını yıkıp, kendini maddi olarak tatmin olmuş noktaya getirdiğinde eyleme geçmeyi planlıyormuş gibi.

“İyi gün var kötü gün var. Kimsenin aklı kalıp da çarçur etmeyeceği şöyle bir parayı bulundurayım da ailenin başına kötü bir şey gelirse bir derde derman olur” ne kadar iyi bir düşünce ise diğeri de bir o kadar kötü, ahlaksızca.

Dışarıdan bakınca değişen bir şey yokmuş gibi görünüyor; herkesten gizli para biriktiriyor kişi. Durumu belirleyen ise niyeti oluyor bu durumda.

Tahmin edilir ki; erkeğim.
+1
lazor
(18.02.26)
kadınım. böyle bir birikim yapılıyorsa, bir ayrılık yaşanması durumunda ya karşı tarafın o gün göstereceği tavra güvenilmediğindendir, ya da o gün gelince kadının kendisi adil bir yaklaşım sergilemeyeceğindendir. konu ilkiyse, belki kabul edilebilir. ya da erkek eş o biriken paranın değerlendirilmesi noktasında zayıfsa, çarçur etme gibi alışkanlıkları varsa vs, olabilir. bunların söz konusu olmadığı bir ilişkide, gizli şekilde para ayrılması çok doğru gelmiyor.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(18.02.26)
(11)

63 günlük bebek

camlicagazoz
Merhabalar, 63 günlük bir kızımız var. 3100 gr ve 50 cm doğdu. Bugün ölçümde 4770 gr ve 57 cm çıktı. Gaz ve kaka yapmada bie problem yok. Gece uykusu da var çok şükür. Emiyor da annesini. Mama vermiyoruz. Ama eşim kafaya takiyor. Acaba sütüm yetmiyor mu, doymuyor mu gibisinden. Sizce kilo ve boy nor
Merhabalar, 63 günlük bir kızımız var. 3100 gr ve 50 cm doğdu. Bugün ölçümde 4770 gr ve 57 cm çıktı. Gaz ve kaka yapmada bie problem yok. Gece uykusu da var çok şükür. Emiyor da annesini. Mama vermiyoruz. Ama eşim kafaya takiyor. Acaba sütüm yetmiyor mu, doymuyor mu gibisinden. Sizce kilo ve boy normal mi?
0
camlicagazoz
(12.02.26)
oglumuzda da maalesef benzer bir sorun yasamistik. 3450 gr dogup 2900a kadar dustu. Sut yetmiyor diye kisisellestirmemek lazim. bir cok doktor gezdik en son bir profesor kalori hesabi yapip anne sutune ek mama ihtiyacini hesapladi. o gunden sonra da oglan toplarmisti. mama konusunda cok on yargiliydim ve o gune kadar istememistim ancak farki gorunce kendimi cok kotu hissetmistim.
kilo kaybi yuzunden sarilik tehlikesi de atlatmisti ve surekli uyuyordu. uyandirmak bile cok zordu.
+2
zseak
(12.02.26)
Kilo ve boy ideal gorunuyor bence. Zaten doyup doymadigini gunluk cisli bez sayisindan (min 3tu diye hatirliyorum), kaka sayisindan ve genel huzursuzluk halinden anliyorduk sanirim.

Edit: mutlu uzun omru olsun :) gozunuz aydin. Bence turp gibi hic uzulmesin esiniz butun kadinlar bu tedirginligi yasiyor
+1
üğpoıuy
(12.02.26)
Günde 4-5 kere bez degistiriyoruz.
0
🌸camlicagazoz
(12.02.26)
İlk haftalarda tüm yeni doğanlarda benzer durum yaşanır. Benim kızımda da oldu.

Nedeni ile ilgili zamanında şöyle bir bilgi okumuştum. Anne karnında su içerisinde bulunduğundan bedeni ve derisi çok fazla su tutması ve doğum sonrasında suyun kaybı ile hızlı kilo verme olarak gözüküyor.

Bu durum tüm yeni doğanlarda görülen bir durum.
0
kaiserr76
(12.02.26)
Hayırlı olsun.
Verdiğiniz bilgilere göre gelişiminde bir eksik görünmüyor.
Beslenmeye mama eklendiğinde genelde yavaş yavaş annenin sütü azalmaya başlıyor diye biliyorum. Bu konuda çok bilgili veya tecrübeli de değilim ama ben öyle sanıyorum.

Çocuk doktorunuza net şekilde bu endişeyi sorup net cevap alana kadar sormaya devam edin. Annenin de sizin de aklınızda şüphe kalmasın.

Anne, endişesinin önemsiz görüldüğünü aman asla hissetmesin.
0
michael_knight
(12.02.26)
Tombul bebek merakı ileride morbid obez evlat elde etmekle sonlanır, eşin aklını başına devşirsin bak. Ben babaanne ve muhallebi kurbanıyım, daha ilk bebeklikte un nişasta ve şekerle mahvettiği bağırsak floramı asla normale döndüremedim (annemin de payı var, bütün suç babaannemde değil rahmetli). Eşin sakın ola ki ek gıdaymış hazır mamaymış bilmem ne lafına girmesin. Ayrıca bebeğe meyve püresi de vermeyin, pür şeker. Sakın. Emsin emebildiği kadar. Sanki benim çocuğum, çok hassaslaşıyorum bu konuda. Çok çile çektim arkadaş evladınızın beslenmesine dikkat edin.
+1
muhayyer divan
(13.02.26)
sikinti yok gibi. kilo aliyor ve uzamis.
ac kalan bebek uyumaz, aglar surekli.
0
cooperr
(13.02.26)
Allah analı babalı, sağlıkla büyütsün inşallah.
Her şey normal hatta iyi görünüyor. Annelerin var böyle evhamlari. Bizim oğlan 3 yaşına girecek İlk zamanlar Bizim hanım da böyleydi.
Yazdıklarına bakılırsa sarılık bile olmamış demek ki anne sütü işe yarıyor.
0
etna
(13.02.26)
benim eşim de benzer durumu yaşamıştı acaba sütüm yetmiyor mu diye. aman aç kalmasın diye ağladıkça emzirdi. şimdi 13 aylık ve gece her uyandığında meme isteyen bir bağımlı oldu. emzik de asla tutmadı. umarım sizinki emzik alır. hayattaki en büyük şansınız olur bebeğin emzik sevmesi.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(13.02.26)
Hiç telaş etmeyin. Genel durumunda bir problem yoksa hiç meraklanmayın.

Bizimki de düşük doğum ağırlığı ile doğdu. Sonradan 3-4 ayda tosuncuk oldu çıktı :)

İlk bir iki ay biraz telaşlı olmanız da çok normal. Doktora rutin kontrollerinizde danışın o sizi rahatlatır. İyi sizi sakinleten insan iletişimi yüksek bir doktor olması da çok iyi olur.

Allah analı babalı büyütsün İnşallah güzelliklerini görün hep :)
0
mahmuttt
(13.02.26)
3100g / 50cm normal dogum kilosu ve boyu icinde. düsük ya da yüksek degil.
bebekler dogumdan sonraki ilk hafta dogum agirliklarinin %10'u hatta bazi durumlarda %15'i kadarini zaten kaybediyorlar. bu da normal bir sey. yani kiziniz bir haftalikken muhtemelen 2800g falandi. bunun üstüne kilo almaya ve uzamaya baslamis.
bebegin sivi tüketiminin yeterli olup olmadigi islak bez sayisina, bebegin kilosunun ve boyunun yeterli olup olmadigi ise persentile göre belirlenir. eger persentil icinde altlara dogru kaymiyorsa sorun yok. sayet her ay ölcümde persentili azaliyorsa ilk önce emzirme teknigi degerlendirilir, emme süresi ve emme miktari degerlendirilir, bundan sonra mama destegi baslar. yani mama destegi aslinda düsünülenin aksine son care olarak düsünülür. mamada da PRE ibaresi önemlidir, üstünde PRE yazmayan mamayi kullanmayin.
eger böyle bir sikintisi varsa esinizin, sertifikali bir IBCLC'den danisma almakta fayda var (doula gibi hippie büyücülerinden degil). isini bilen bir IBCLC, tongue tie, cheek tie gibi degerlendirmeler de yapar ek olarak ve sübyana ve anneye cok ciddi konfor saglayabilir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.02.26)
(11)

İçim sıkılıyor

artıküyeolmakistiyorum
Daha önce de duyuru açmış ve başka bir departmandan iş teklifi aldığımı, ofise en az 2 gün gitmem gerektiği için ev tutacağımı eşyalar alacağımı vs yazmıştım. Hepsini yaptım. Bir ev tuttum, eşyalar aldım(almaya devam ediyorum bitmiyor), yerleştim vs. Fakat pişman gibiyim. Çünkü ben tamamen uzaktan ç
Daha önce de duyuru açmış ve başka bir departmandan iş teklifi aldığımı, ofise en az 2 gün gitmem gerektiği için ev tutacağımı eşyalar alacağımı vs yazmıştım.

Hepsini yaptım. Bir ev tuttum, eşyalar aldım(almaya devam ediyorum bitmiyor), yerleştim vs. Fakat pişman gibiyim.

Çünkü ben tamamen uzaktan çalışıyordum, keyfime göre şehir değiştiriyor, canım isterse memlekete dönüyor kira falan ödemiyordum. Her şey benim kontrolüm altındaydı.

Fakat şimdi hem birikimimden harcama yaptım, düzenli kira-fatura yüküne girdim hem de en az 2 gün ofise gidiyorum. Güzel bir zam alsam da nezdimdeki karşılığı hiç tatmin edici gelmiyor. Pişman mıyım değil miyim bilmiyorum.

Bir düzenimin olmasını çok istemiştim. Fakat hep de memlekete dönüp kira vs ödemeden birikim yapma planlarım vardı. Keyfim yerindeydi. İş yönünden sorunum yok ama kendimi kafese alınmış, çaresiz hissediyorum.

Bir yandan da abartma herkes aynı sistemin içinde çocukluk ediyorsun diyorum. Bilmiyorum.

Fazla teselliniz var mı? Tsk
-3
artıküyeolmakistiyorum
(10.02.26)
Yanlış yola girdiğini hissediyorsan vakit kaybetmeden o yoldan çıkmaya bak derim. Belli ki bu uymamış sana.
0
michael harddd
(10.02.26)
Full remote u bırakmak hata olmuş. Ha şirket zoruyla ofise çağırılma ihtimalin olan bir yerden geçtiysen sıkıntı yok. Kendi kendine patlardı o bi ara. Fakat yurt dışına falan full remote çalıştığın işi bıraktıysan yazık olmuş.
0
hububrad
(10.02.26)
Yok tamamen yurtiçi. Dönüşüm var mı bilmiyorum, kurumsalda ani dönüşler zor olur. En az bir sene bu görevde kalmam gerekiyor. Yönümü kaybetmiş gibiyim, zamanın ilacı bana da yarar umarım.
0
🌸artıküyeolmakistiyorum
(10.02.26)
Eski departmandaki isinin full remote kalacaginin bir garantisi yoktu ki. Bir de memlekete gidip aile evinde kalmak da bir sure sonra sikardi, cok surdurulebilir degildi belki. Esyalar birikiminin cok buyuk bir kismini yediyse gereksiz pahali esya aliyor olabilirsin.
0
hot potato
(10.02.26)
Pandemiden önce ofise gidiyorduk.
Pandemide evlere yolladilar.
Bir süre sonra cogu insan yazlık bölgelere veya memleketine gitti.
Öyle olunca, pandemi de uzayınca, bizim sözleşmeyi remote a çevirdiler.
Hala öyle devam ediyoruz ama diğer sirketlerin yaptığı gibi bizde de ara ara ofise çağırmalar dillendirilmeye baslandi.
Yani günün sonunda remotelara da yine istanbul izmir ankara yolu gözüküyor gibi duruyor.
O yuzden devam etseydin bile ne kadar daha oyle gidecegi belli degildi +1

Bu olmadan, erkenden is olanaklarinin cok oldugu yerde duzen kurmak daha iyi olabilir.
Zorluk iyidir. Rahatlık + remote insanin gelismesini yavaslatiyor.
Belki biraz giderler artinca geliri yukseltmeye yönelik yeni cozumler bulursunuz bu vesile ile.
+1
ananiyimioguz
(10.02.26)
Dramatik şekilde harcama yapmadım. Fakat zam da alsam aile evinde kalma planım kadar birikim yapamam. %50 azaldı öyle diyeyim. Bilmiyorum belki birkaç ay sonra iyi ki diyeceğim. Ya da birkaç aya kalmadan kaçıp gideceğim. Zaman
0
🌸artıküyeolmakistiyorum
(10.02.26)
Ben sende biraz kaybetme korkusu ve fazla fazla gelecek endişesi görüyorum. Kazanamayacağına inanmış gibisin. Halbuki bu harcamaların çok "olması gereken", çok iyi şeyler. Bunlar senin evin oldular. Gayet güzel kazanırsın da, evini de alırsın, birikim de yaparsın, aileden zengin olmayınca böyle zor oluyor işte çoğumuzun yaşadığı gibi. Ama sen çalışan kazanan ve ne yapacağını bilen birisin aslında, kendine güvensizliği yakıştıramam. Bilmediğimiz engeller varsa onu bilmem ama sadece eski düzenin bozuldu diye çok huzursuz olmuşsun o kadar, düzen kurmayı para kaybı olarak gördüğün için böylesin, düzen kurmak ve kendine ait yeni bir düzene sahip olmak diye görürsen bence sorun kalmaz.
+1
muhayyer divan
(10.02.26)
çok büyük hata yapmışsın.
her gün erken kalkıp suratsız insanlarla muhattap olma, trafik, salgınlar, yıpranma, gürültü içinde geçen bir gençlik...
halbuki bir güney asya ülkesinde, kıbrısta, kazakistanda çalışıp şu kısa ömründe hayatını yaşayabilirdin. çünkü yaşlandıkça insanın ne bir yere gidesi geliyor ne de gençliğindeki neşesi oluyor.
hemen remote bir iş bul ve eski hayatına dön.
burdaki kurumsal kölelerden olma. özgürlüğe paha biçilemez.
+1
plastic_angel
(11.02.26)
@plastic_angel, her gün değil, haftada iki gün. Trafiğe çok girmiyorum günde 1,5 saat. Suratsız insanlarla işim yok, güleryüzlü olunması gereken tarafta değilim. İş konusunda özgürüm, mesai saatlerini ben belirliyorum.
Konu iş özgürlüğü mesai vs değil. Neyse gecenin kasvetinden çıkınca şimdi daha iyiyim.
0
🌸artıküyeolmakistiyorum
(11.02.26)
Full remote insan psikolojisine uygun bir sey degil bence.Senin modelin en ideali mis gibi 2 gun git sirketine insan yuzu gor, sosyalles sonra kalan 3 gunde remote devam et. 2 ofis/3 remote emin ol en ideali. Gectiginiz isin sizin icin ideal oldugunu dusunuyorsaniz ardiniza bakmayin.Kafaya takacak bir sey yok.
0
turkuaz
(11.02.26)
her değişiklik insanı bir acaba mı sorusuna yöneltir bence zaten, çünkü her şeçim diğer tüm ihtimallerden vazgeçmek demek. alışmak için kendine zaman tanı ve kendini sürekli "pişman mıyım" "oldum mu olacak mıyım" "şu anda pişman hissediyor muyum" "yapma diyenler haklı çıkacak mı" gibi düşünce sarmalının içine sokma. kendine şefkat göster bu konuda. alışmaya daha çok odaklan derim. bu kararı vermene neden olan olumlu tarafları bir kağıda yaz arada açıp oku.
0
Sadece soruyorum
(11.02.26)
(6)

mısır patlatma makinesi kullanan var mı

OgutucuRecep
işe yarıyor mu varsa hangi model var
işe yarıyor mu varsa hangi model var
0
OgutucuRecep
(09.02.26)
çelik tencerede patlatıyorum, %100 hepsi patlıyor makineye gerek yok bence. patlatırken bir kaç noktaya dikkat etmek gerekiyor

1 tabanlı çelik tencere mümkünse pilav tenceresi gibi geniş olan tencere çok uygun. şunun gibi prnt.sc

2- tencereye hafif ayçiçek yağı ve arzuya göre tuz konur, mısır eklenip karıştırılır

3- orta boy ocakta en yüksek ateşte taban kızdırılır ve kapak açık karıştırılır (1-2 dk)

4- taban ısısı yükselince mısırlar hareketlenmeye başlar, son bir karıştırma sonrası kapak kapatılır ve ocağın altı orta ateşe kısılır (3-4 dk)

5- tencereyi kulplarından hafif sallayarak mısırların yanmaması sağlanır (1-2 dk)

6- mısırlar servis edilir, afiyet olsun
+4
exlibris
(09.02.26)
sanirim,elektrikli isitici, ev dısı kullanim icin.

evde ocak üstu tencere ile daha kolay ve masrafsiz.
0
designer
(09.02.26)
Bizde var, kullanmıyoruz. Varlığını unuttuklarından eminim.
0
muhayyer divan
(09.02.26)
sundan kullaniyoruz:
www.williams-sonoma.ca

sicak hava ile patlatiyor, 2-3 dakika suruyor.
sifir yag.
2-3 senedir kullaniyoruz sikinti yok.
+1
cooperr
(10.02.26)
patlamis misiri seviyoruz. arzum ve wwf kullandim. arzum hala duruyor, yagli ve tuzlu yapabilir diye wwf almistim ancak o da yapmiyor. sade seviyorsan pratik aletler. ancak yag ve tuz kullanabilen bildigim kadariyla yok.
+1
unabomber
(10.02.26)
migrostan uyduruk bir marka almıştık. patlatmasına yapıyor işini ama yağ konmuyor kesinlikle ve bu sebepten bana yavan geliyor. ayrıca bi tık da yakıyor gibi geliyor. yani pergorması 6/10 bana göre
0
iwillsee
(10.02.26)
(8)

ev alma

panamera
bir ev almaya niyetlendim ama bu işlerden hiç anlamıyorum (25 yıllık kiracıyım). resmen stresten karnım ağrıyor. sanki son aşamada hiç aklıma gelmeyen problemlerle karşılacağım gibi geliyor. daha ilk gezme görme aşamasındayım, emlakçı gösterdi, ev sahibini görmedim. sizin ev alma esnasında beklemedi
bir ev almaya niyetlendim ama bu işlerden hiç anlamıyorum (25 yıllık kiracıyım). resmen stresten karnım ağrıyor. sanki son aşamada hiç aklıma gelmeyen problemlerle karşılacağım gibi geliyor. daha ilk gezme görme aşamasındayım, emlakçı gösterdi, ev sahibini görmedim. sizin ev alma esnasında beklemediğiniz sorunlar oldu mı? o konuları sorayım yeri gelince. mesela rayiç bedelle ilgili bir şeyler söyledi emlakçı, ben bedeli ne ise tapuda onu söylerim diye düşünüyorum, ama satıcılar bazen kendileri aldıklarında alım fiyatlarını düşük gösterdiklerinde satarken de fiyatını da düşük göstermeye çalışıyorlar. aklımdaki sorulardan biri bu.
0
panamera
(09.02.26)
hocam bir aydır ev bakıyordum, neticesinde üç gün önce aldım.

öncelikle baya bir mesai ayırmak gerekiyor. ve mümkünse bir kişi daha sizle beraber olsun. çünkü süreci tek başına yönetmek çok zor olacaktır. öncelikle sahibinden ilanlarından sizin filtrenize uyan ilanlara her gün bakın. devamında ise fiziken ev görme aşaması olacak. şunu söyleyeyim, ilk 10 gün eve çok bayılsanız da satın alım yapmayın. çünkü süreç içinde daha doğru düşünmeye başlıyorsunuz. zaten evler de hemen öyle üç beş günde satılmıyor.

sizin bajhsettiğiniz kısımlar daha sonra. rayiç bedel ne kadarsa, fiyatı onun biraz üzerinde gösterirsiniz ki daha az harç vergi masraf çıksın. gibi gibi. bunlar çok sonraki konular. aslolan bütçenize uygun ve içinize sinen evi bulmak
+1
kel aynak kusu
(09.02.26)
Evet sahibiyle muhatap olmadan ve tepeden tırnağa iğneden ipliği her şeyi didiklemeden alma. Ev sahibi geldi evi uzun uzun gezdin bol bol sorular sordun son anda ciddi bir konuda içinde şüphe oluştu, yine alma. O kadar parayı soru işaretlerine ve bilinmezliğe veremezsin, hiç merak etme, onlar hiç vermezler. Para senin, kendinden son derece emin bir şekilde dik dur. Pokır feys ol ayrıca sakın duygularını belli etme. Bunlar çok önemli. Bence her şeyi en yaz yarı yarıya senin duruşun belirler.
0
muhayyer divan
(09.02.26)
Ses yalıtımı. Gerisi bir şekilde hallolur
0
artıküyeolmakistiyorum
(09.02.26)
Üçe beşe bakma konut kredisi kullanmadan alma. Gerekirse 100 bin lirası için kredi çek ama çek. Çek ki eksper eve girip tapuda evin durumunu kontrol etsin. Zaten bir problemi varsa banka bu işe olur vermez. Nakit almaya çabalama.
+1
onepointzero
(09.02.26)
evi alacağınız apartmandaki komşulardan 1-2sinin zilini çalıp bina ve çevre ile ilgili herhangi bir sıkıntı olup olmadığını sormak da iyi bir fikir. sonuçta insan az para bağlamıyor.
+1
oldtimer
(10.02.26)
eğer alacağınız eve 2 yıldan önce taşınmayı düşünüyorsanız kesinlikle
kiracılı ev tavsiye etmem, bunun yanında içerisinde ev sahibi olan ev tavsiye etmem.
alacağınız ev boş olacak. emlakçı, ahmet, mehmet, belge vb bunlar hep fasa füso

emlakçı karıtştırmadan sahibinde ev bulmaya çalışın, emlakçı komisyon olarak başta adını koymazsanız iş bittikten sonra yüzde 2 + kdv varan para isteyebilir.
buda örnek 5milyonlluk bir evde 120bin civarında para eder. olurda emlakçı ile ev alacaksanız ev sahibi ile konuşmadan önce emlakçıya ben bu iş olursa örnek 50bin komisyon veririm başka vermem. kabul etmiyorsa tam ne kadar istiyorsun diyerek sonra işlemlere başla.

evin bedeli tam gösterilmelidir. tapu normalde yüzde 2 satıcı yüzde 2 alıcı şeklindedir. fakat bazı ev sahipleri uyanıklık yapıp bu yüzde 2 alıcıya iteliyor. olurda evi satın alırken tapuya düşük gösteriler ise örnek 5m ev fakat ev sahibi 1m sattım dedi. sonrasında vergi dairesine gidip 4milyon için pişman oldum diyerek senin hesabına düşen vergini ödeyebilirsin. böylece ev sahibine de fatura gider o da kendi 4m için vergisini öder.

emlakçıda eğer komisyonda indirim yapmış olsun veya olmasın, onu da aynı şekilde tapu işlemleri yapılırken tapuda bu ticarette emlakçıda vardı diye ekleyin. böylece oluşacak tüm hukuksal problemlerde emlakçıda sorumludur.

evi kredili almak para konusunda yardımcı olur hem de kredi ile alınan evlerde eksper hizmeti aldığın için sorun var yok belli olur. fakat bugün de 1m altında kredi çekmemekte gerekir masrafları düşürmek adına.

alacağın evin ayrılmış eşler, ticarette batmış insanlardan falan olmamasına dikkat edin. çünkü olurda ileride dava açılırsa mal kaçırma işlemleri oldu adına sizde hukuksal problemler ile uğraşmak zorunda kalabilirsiniz.

hatta en son evde kiracı vardı ise onunda gerçekten kendisi taşınıp taşınmadığını komşulardan öğrenin.

borçlanırken korkmayın, yani elinizde evi nakit alacak para varsa onunla araba, emtia alın ama yarısını kredi çekin, çünkü olası bir nakit sıkıntısında arabayı satabilirsin fakat para bulamayabilirsin. peşin alırken altın, döviz gibi borçlardan uzak durun.

komşulardan evin durumunu sormak her zaman fayda sağlayacaktır. parayı elden vermeyin. havale yapın. yada banka hesabına yatırın. kabul etmedi elden verecekseniz de en azından bir belgeye bir kaç şahit ile birlikte parayı ödediğinize dair imza atın.

problemler olacak diye olaydan soğumayın çöze çöze ilerleyin. kesin niyetli olun sonuca vardırın. fakat bu da gözünüzü kör etmeden olası riskleri de hesaplayarak devam edin. tekrar tekrar birilerine sormaktan çekinmeyin.
+1
sivri sinek
(10.02.26)
Birisi daha söylemiş ama tekrar etmek isterim.

Evi almadan önce mutlaka bir komşunun (mümkünse üst komşunun) zilini çalıp evi almayı düşündüğünüzü, bir problem olup olmadığını sorun ve yöneticinin dairesini sorun. Bir de yöneticinin zilini çalıp konuşun.

Belki 4-5 yıllık geliriniz kadar para vereceğiniz bir ürünü alırken bu konuda utangaçlık, üşengeçlik etmeyin. Ayıp değil.

Büyük ihtimalle değerini düşük gösterelim diyecekler ve büyük bir çanta nakit para taşıyıp vermeniz gerekecek ama onlar sonraki aşamalar.

Evi almadan önce belediyeye gidip evin durumunu sormayı da unutmayın. Planı, projesi, ruhsatı her şeyi doğru mu diye bilgi veriyor belediye.
+1
michael_knight
(10.02.26)
Vergi daireleri, rayiçten gösterenleri artık sıkı takip ediyor ve aradaki vergi farkını alıyor + ceza kesebilir. Mümkünse normal bedelinden gösterin.

.
0
kartallar yuksek ucar
(10.02.26)
(3)

Ne yaparsa gözden düşer?

loch ness
Öyle kısa süreli ilişkiler yada yeni tanıştığınız insanlarda gördüğünüz red flag'lerden bahsetmiyorum.Hayatınızda olup, uzun vadeli planlar yaptığınız, çok sevdiğiniz sevgiliniz ne yaparsa gözünüzden tamamen düşer? İlgisizlik?Özel günleri unutmak? Hakaret?Darp?İhanet?Travmalarınızı, sırlarınızı size
Öyle kısa süreli ilişkiler yada yeni tanıştığınız insanlarda gördüğünüz red flag'lerden bahsetmiyorum.

Hayatınızda olup, uzun vadeli planlar yaptığınız, çok sevdiğiniz sevgiliniz ne yaparsa gözünüzden tamamen düşer?

İlgisizlik?
Özel günleri unutmak?
Hakaret?
Darp?
İhanet?
Travmalarınızı, sırlarınızı size karşı kullanmak?
Maddi çıkar beklentisi?
Ailenize saygısızlık?

Vs. Vs.

Çok ağır yada çok hafif olabilir. Yaşadığınız hangi olaylar sizleri ilişkiden tamamen çıkmaya itmiştir?
0
loch ness
(09.02.26)
+ konuşulduğu halde eski problemlerin defalarca açılması.
+ özür dilenmemesi.
+ sözlerin çarpıtılması.
+ bir de iletişimi tek tarafın sürdürmeye çalışması.

Kişisel olarak ihaneti tercih ederdim bunları yaşamktansa. Hiç değilse hayatından çıkarırsın, ve kafandan çıkar. Bu ve benzeri meseleler insanın zihninde her gün seninle yaşamaya/yaşlanmaya devam ediyor.
0
rakicandir
(09.02.26)
Kimi en ağır şeyleri bile rahatlıkla kaldırır, kimi en hafif bir yanlış anlamayı bile kaldıramaz. Hatta bazılarında bu ikisi aynı anda bulunabilir bile, ben onlardan biriyim. Sıklıkla hakareti saygısızlığı kafasızlığı kaldıramam. Çoğunlukla ilişki başlamamıştır veya çok yenidir. Eğer ilerlemişse ve gerçekten sevmişsem çok büyük tepki göstersem bile sonradan sineye çekip affettiğim şeylerin haddi hesabı olmuyor. Neyin kafasıysa artık...

En son yaşadığım şey, hasta olduğumu (iki günlük uykusuzluk, alkolden kalma mide bulantısı, yine alkolden kalma ve açlığın da etkilediği baş dönmesi ve müthiş baş ağrısı) göre göre beni 40 km araba kullanmaya gönderebilmesi. Üstelik bunu gözümün içine baka baka, sabahın köründe yapması. Açım dediğimde evde bişey yok, ben günlük yaşıyorum yaa demesi. Ve o gün ona sabahtan bir misafirin geleceğini söylemek yerine "sen buradayken ben gideceğim yer için hazırlık yapamıyorum, ütü yapamıyorum banyo yapamıyorum" demesi. Bunları kaldıramadım artık.
0
muhayyer divan
(09.02.26)
Küfürlü konuşmasına dayanamıyorum, hele ki hiç sevmediğimi çok rahatsız olduğumu gayet iyi bildiği halde hele hele gereksiz küfür kullanıyorsa uzatmıyorum yok ediyorum.
+3
sessizce aglayan sanat
(09.02.26)
(4)

dolar verip fon almak veya altın mı?

mavicorap
elimde fiziki dolar var kasadan çıkacak. döviz bazlı fon hiç almadım. almak mantıklı mı? ne alayım? veya şu youtuber bu twitçi biliyor dediğiniz biri var mı? veya bunlara hiç girmeyip satıp altın gümüş mü alayım?yaklaşık 10bin dolar kadar ve hemen ihtiyaç olacak bir para değil. kötü gün parası. elim
elimde fiziki dolar var
kasadan çıkacak.
döviz bazlı fon hiç almadım. almak mantıklı mı? ne alayım? veya şu youtuber bu twitçi biliyor dediğiniz biri var mı?
veya bunlara hiç girmeyip satıp altın gümüş mü alayım?
yaklaşık 10bin dolar kadar ve hemen ihtiyaç olacak bir para değil. kötü gün parası.
elimde euro da var ama az.
0
mavicorap
(09.02.26)
Kardeşim yatırım uzmanlarını takip ediyor, olmayan parasıyla ne yapabileceğini kovalıyor 🫠 öğretmen sevgilisine sürekli ya altın ya gümüş aldırıyor, kıza hayatını yaşatmıyor nerdeyse :)) öğrendiğim şu, eline geçen her türlü parayı gram bile olsa altına yatırmak, granül ile 10 gram bile olsa gümüş almak ve bu şekilde biriktirmek uzun vade için en kârlısı. Fiziki olacak ama, bankada sanal bir yatırım olmayacak. Diğer türlü bankaları zengin ediyoruz bize yarayacağına.
-4
muhayyer divan
(09.02.26)
eurobond(dolarada alınıo) gibi şey mi alacaksınız, bankaya direk döviz yatırıp parayı bozmadan döviz ile alabiliyorsunuz fonları, yalnız fonların risk seviyeleri var aldığınız adet değişmiyor ama adedin tl karşılığı düşerse çıkmasını beklemeniz gereken bir dinamiği var.
fonlar risklere göre ayrılıyor ama en azından düşük riskli fonda 3-5 gelir faiz olarak(bozduruncada geri dolar yatan fonmu diye teyit ettirin tabi).
bazen şube sana özel fona sokuyor kazancı daha fazla oluyor bir bankaya danışmakta yarar var. ytd tabi.
0
eja
(09.02.26)
Sepet yapmanızı öneririm.
Bankanızdan dolar ile eurobond alabilirsiniz. Vade bitimine az kalmış olanları tercih etmenizi öneririm.
Bankanızdan dolar karşılığı altın alabilirsiniz. Bankanızın fx uygulaması varsa makas çok daha az olur. Vadeniz çok uzun değilse fiziki altın önermem. Makası çok olur.
ve Dolar ile alınabilen fonlardan alabilirsiniz. Listesi google'dan bulunabilir. TL ile yabancı borsalara yatırım yapan fonlarda döviz fiyat artışı da stopaja tabi olduğu için önermem.
0
Mirket
(09.02.26)
doları boz türk lirası faizine yatır, kredi kartlarıyla 3 taksitli olarak altın al, faizden gelen parayla kart borçlarının asgarisini öde. böylece hem paranı kaybetmemiş, hem de uzun vade borçlanarak altın almış olacaksın. ama cebindeki parayla direk altın alırsan, cebindeki para gidecek.

daha basit olarak şöyle anlatayım:
elimde 10 liram var diyelim. Bu 10 lirayı cebimde tutarsam öylece durur. Ben de gidiyorum onu **"Sihirli Kumbara"**ya (Faiz) koyuyorum. Bu kumbara, her ay bana "Aferin parana sahip çıktığın için" diyerek 1 lira hediye veriyor.

Sonra canım bir altın elma almak istiyor. Ama kumbaradaki parama dokunmuyorum! Gidiyorum satıcıya, "Benim bir kartım var, bu elmanın parasını 3 ayda parça parça ödeyeceğim" diyorum.

1. Ay: Kumbaradan gelen 1 lirayı alıyorum, gidip elmanın o ayki borcunu ödüyorum.

2. Ay: Kumbaradan yine 1 lira geliyor, elmanın ikinci borcunu ödüyorum.

3. Ay: Yine hediye paramla son borcu ödüyorum.

Sonuç ne oldu? Kumbaradaki 10 liram hala orada duruyor, hiç azalmadı! Ama artık elimde bir de altın elmam var. Üstelik o altın elmanın fiyatı artarsa, ben daha da karlı çıkıyorum. Yani aslında altın elmayı, ana paramı hiç harcamadan, kumbaranın bana verdiği ödüllerle almış oldum.

Neden Bu Mantıklı? (Büyükler İçin Not)
Bu yöntemi şu üç basit kurala dayandırıyoruz:

Paranın Zaman Maliyeti: Türk Lirası faizi şu an yüksekse, nakit paran sana düzenli bir nakit akışı sağlar.

Başkalarının Parasıyla Zenginleşmek: Kredi kartı taksitleri, aslında bankanın sana verdiği "faizsiz" veya "düşük maliyetli" bir kredidir. Enflasyonun olduğu bir yerde, bugün aldığın taksitli borç, 3 ay sonraki maaşınla veya gelirinle daha kolay ödenir.

Varlık Çeşitlendirme: Dolar tek başına beklediğinde (eğer kur artışı faizin altındaysa) aslında erir. Ama bu sistemde hem faiz getirisi hem de altın gibi değerli bir madene sahip oluyorsun.

Özetle: Nakit parayı "işçi" olarak çalıştırıp maaşını alıyorsun; o maaşla da taksitle "mal" alıp borcunu bedavaya getiriyorsun.
-2
zeleno
(09.02.26)
(3)

Ankara 14 Subat restoran onerisi

aguen
Merhaba duyuru, gec kaldim biliyorum ama ankara'da olup olmayacagim belli degildi. Nereleri onerirsiniz? Nakia'yi aradim sadece 17-19 arasi bos iki kisi 25k dediler suratlarina kapadim. Alice falan da dolmus. Guzel chill romantik bir yemek nerede yiyebiliriz.edit: neyse tek tek arayip buldum. son da
Merhaba duyuru, gec kaldim biliyorum ama ankara'da olup olmayacagim belli degildi. Nereleri onerirsiniz? Nakia'yi aradim sadece 17-19 arasi bos iki kisi 25k dediler suratlarina kapadim. Alice falan da dolmus. Guzel chill romantik bir yemek nerede yiyebiliriz.

edit: neyse tek tek arayip buldum. son dakikaci diger bireylere faydasi olsun diye, populer yerlerin hepsi dolu. fige yikilmis direkt??? imza restorani olan otellerde yer var ama
+1
aguen
(09.02.26)
Yav Allah aşkına, yiyeceğiniz balıksa 1000 lira verilecek porsiyona 10 bin lira isteyen yerde yemek yemek romantizm midir kıza değer vermek midir gerçekten? O kızlara bi sorar mısınız bu fahiş fiyatlar canlarını yakmıyor mu gerçekten? Yakmıyorsa çok ciddi söylüyorum ayrılın arkadaş böyle sevgi mi olur sevgili mi olunur ya. Her vücut sıvınız para ediyor da para içinde yüzüyorsanız tamam, bişey demiyorum ama şu yaşadığımız şartlarda kıçıkırık bi günde yenecek 1 öğün yemek için bu kadar masraf bekleyen partner gerçekten zalimdir narsisttir rezildir yani. Öffff sinirlendim.
0
muhayyer divan
(09.02.26)
Kocam beni bu sene de düveroğluna götürecek..
+1
Hallegadola
(09.02.26)
sakin ol champ. bazen boyle seyler de lazim. 25k diyip dumduz dolandiricilik yapanlara telefonu kapadim zaten ama normal bi romantik yemek 4k iken bugun 10k vermek cok sikinti degil.

kimse de beklemiyor ayrica benim icimden geldi bu nasil bir kadin dusmanligi?
+2
🌸aguen
(10.02.26)
(5)

Sizin de çalışmaya motive eden şarkılarınız var mı?

dirildimde geldim
Ne zaman bir işi yapacak gücüm kalmasa veya bunaldığımı hissetsem Barış Manço Ahmet Bey'in ceketini dinlerim. Sizi de böyle motive eden şarkılarınız var mı?
Ne zaman bir işi yapacak gücüm kalmasa veya bunaldığımı hissetsem Barış Manço Ahmet Bey'in ceketini dinlerim. Sizi de böyle motive eden şarkılarınız var mı?
+1
dirildimde geldim
(09.02.26)
succession playlistim var. work like kendall, work with logan gibi olanları açıyorum moduma göre.
0
summerjam0306
(09.02.26)
Bad to The Bone dinliyorum djdkdö
0
black holes in the sky
(09.02.26)
benim hayattan bıkmışlığımı diriltecek bir şarkının bugüne kadar üretildiği sanmıyorum ama eypio'nun naim şarkısını beğenirim, dediğiniz kategoriye giriyor.
0
Sadece soruyorum
(09.02.26)
Biraz ayıplı ama napıyım

(bkz: bitch better have my money)
0
tiredofwaiting
(09.02.26)
Benim Mevlevî âyini takıntım var. Bazı eserler öyle coşkulu oluyor ki harekete gelmemek mümkün değil. Benim harekete geçme sıkıntım var, genel müzik camiasında kanımı kaynatabilen şarkı türkü çok az, bazen Mevlevî âyinleriyle bile harekete gelemiyorum, o zaman anlıyorum ki iyi değilim, ciddi bir problem var.
0
muhayyer divan
(09.02.26)
(17)

Özel bir yeteneğiniz var mı?

alice in potatoland
Öğrenilmiş ya da doğuştan gelen? Ben mesela ayağımın topuğunu burnuma ve kulağıma değdirebiliyorum. Doğumdan sonra zorlaşır dediler ama hala değdirebiliyorum. Galiba eşimin özel yeteneği banyo tuvalet temizlenince ilk kullanan olması. Bir insan tuvaletini nasıl temizleneli üç dk geçmemiş ortamı kirl
Öğrenilmiş ya da doğuştan gelen?
Ben mesela ayağımın topuğunu burnuma ve kulağıma değdirebiliyorum. Doğumdan sonra zorlaşır dediler ama hala değdirebiliyorum. Galiba eşimin özel yeteneği banyo tuvalet temizlenince ilk kullanan olması. Bir insan tuvaletini nasıl temizleneli üç dk geçmemiş ortamı kirletecek şekilde ayarlar yoksa? Yetenek işte.
+1
alice in potatoland
(08.02.26)
boğazıma su-yemek kaçtığında öksürme refleksini kontrol edebiliyorum.
0
orpheus
(08.02.26)
Sunu yapabiliyorum;
youtu.be

Ek olarak (bu ne kadar yaygın bilmiyorum) kendi kendimi gegirtebiliyorum;
youtu.be
Ki ağızdan bile nefes almama gerek yok, burundan da oluyor.
+1
logisticsmanager
(08.02.26)
gördüğüm herhangi bir şeyi birebir çizebiliyorum
0
yurtsuz john
(08.02.26)
bir hedefe ağızdan bir şey (mesela buz) fırlatma. küçükken tatil köyünde birinci olup aileme masaj kazandırmıştım. bu komik olan.

bir de spontan dikkat. ne nerede, kim neyi nereye koymuş anında bilirim. görsel her şeyi beynime geri access edebilecek şekilde kaydediyorum.
0
eileengray
(08.02.26)
Dışarda bana çok fazla yer yön adres sorulur sayılır mı
+1
grimavi
(08.02.26)
Burnum çok iyi kötü koku alır. Birşeyde bir yamuk varsa tespit etmem saniyelerimi alır.
0
tiredofwaiting
(08.02.26)
ögrenilmis gizli yetenegim: Geoguessr'im.
önüme konlan herhangi bir fotografin hangi ulkeden oldugunu saniyeler icinde, tam yerini ise birkac dk icinde bulabilirim. cok zorlayici fotolar cikiyor ama bulunuyor yani.
bu yetenegimden burada da faydalanan insanlar oldu 😁
+8
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.02.26)
Kulağımı ve burnumu oynatabiliyorum. Acıya normal insandan daha fazla dayanıklıyım.
0
gabe h coud
(08.02.26)
hafizam asiri guclu. atiyorum bilmemne sifresini giriyoruz ya karisik sifreler, birkac dakika sonra tekrar girmem gerektiginde hafizamda kalmis oluyor. ozellikle ezberlemiyorum. okudugum seyleri unutmam.

nerede ne olayi kimle yasadigimi cok net hatirliyorum. genelde karsimdaki insanlarla konusurken sasiriyorlar. hatta cogu sosyal durumda tuhaf hissetmesinler diye bazi seyleri hatirlamamis gibi yapmak zorunda kaliyorum.
+2
antikadimag
(08.02.26)
Duyduğum melodiyi bire bir doğru notalarla çalabiliyorum (müzisyen değilim).
Belleğim çok iyidir, özellikle görsel bellek ve yüz tanıma.
Belleğim yüzünden evin Google'ı diyorlar bana. Sürekli herkesin arkasını topluyorum.
0
pro9it9is9
(08.02.26)
Ayağımın topuğunu burnuma ve kulağıma değdirebiliyorum +1
Amuda kalkıp, Spagat açabiliyorum. Astavakrasana, tittibhasana, chin stand, super soldier, Atlas gibi yoga asanalarını yapabiliyorum.

Acıya dayanıklılık +1
Hem fiziksel hem psikolojik :p
0
kullanicadi
(08.02.26)
Gördüğümü duyduğumu kokladığımı okuduğumu asla unutmam hiçbir şey gözümden kaçmaz.
Bir ortamda kim kime aşık hemen anlarım.
Filmlerin dizilerin sonunu her zaman anlarım kim kalleş kim değil anında çözerim
0
Hallegadola
(08.02.26)
Soğuğa dayanıklılık. Herkesin montlu olduğu ortamlarda tişörtle gezerim. Çok zor hasta olurum. Bunu yetenek olarak görüyorum çünkü bu aşamaya kendimi kendim getirdim.
+2
dawsonscreek
(08.02.26)
damak tadım olabilir belki, yemeğin içinde hangi baharatlar var tek tek sayabilirim anlayıp, tabi bu bir yetenekse :D
0
darthvader
(09.02.26)
bazen rüyalarımı kontrol edebiliyorum.
0
antihero
(09.02.26)
İçimde biri var, hem saatin kaç olduğunu her zaman çok iyi biliyor hem de zamansız yaşıyor, zamandan kopuk. Bazen uykumun arasında bile saatin kaç olduğunu elifi elifine biliyorum.
-2
muhayyer divan
(09.02.26)
resim yapabiliyorum, her şeyi birebir çizerim ve portreleri çok iyi benzetirim :d bir rengin içinde hangi renkler var kolayca görüp aynı rengi oluşturabiliyorum resim yaparken. müzik kulağım da var ayrıca. mutlak kulak değilim ama notalarını bilmeden bir melodiyi piyanoda çıkarabiliyorum. saten gsl ve gsf mezunuyum.

çok hızlı şekile çok fazla tatlıyı yiyebiliyorum. :d

en yaramaz ve saldırgan kediyi bile uysallaştırabiliyorum. sadece bana uysal oluyorlar tabii :d
0
art cat chocolate
(09.02.26)
(13)

Bu kızla buluşsam mı

arbre
Annemin arkadaşının kızını bir süre önce Instagram'da takip etmiştim. O da beni takip etti. Annesi ikimizi sevgili olarak düşünmüş ama ben arkadaş olarak konuşmak istiyorum. İkimiz de mühendisiz ve arkadaş olabileceğimizi düşünüyorum. Ama bazı çekincelerim var.1. Kız ve annesi sevgililik beklentisin
Annemin arkadaşının kızını bir süre önce Instagram'da takip etmiştim. O da beni takip etti. Annesi ikimizi sevgili olarak düşünmüş ama ben arkadaş olarak konuşmak istiyorum. İkimiz de mühendisiz ve arkadaş olabileceğimizi düşünüyorum. Ama bazı çekincelerim var.

1. Kız ve annesi sevgililik beklentisine girmiş ama ben başka bir kıza aşığım uzun süredir. Bu kızla ilişki düşünmüyorum. Buluşmanın first date değil, arkadaşça olmasını istiyorum ama bu kızın kafasında beni istemedi düşüncesi oluşturmamalı.

2. Beni istemedi olarak düşünürse benimle bir daha buluşmayacağını düşünüyorum.

Bu konuyu nasıl çözebilirim?

Belli bir yaştan sonra kızla erkek arkadaş olamıyor mu?
-25
arbre
(07.02.26)
Bir başkasına âşıkken kadınlarla arkadaşlık kurma kafası nereden geliyor onu anlamıyorum sevgili arbre. Yanlış yapıyorsun, hayat da bunu sana böyle böyle gösteriyor aslında ama okuman yok. Oku lütfen. Delikanlı olun azcık. Her kadın sevgiye ilgiye tok olmaz, her kadın her şeyi arkadaşça düşünmez, rica ediyorum biraz gerçekçi ol.
+3
muhayyer divan
(07.02.26)
muhayyer divan, noluyor kız, ne bu sinir. Aşığım dedim, sevgilim ya da eşim demedim. Kendi kendime ömür boyu aşk acısı çekmem de çok mantıklı değil.
-13
🌸arbre
(07.02.26)
Buluş abi ne kaybedeceksin bilakis belki yeni bir birlikteliğe yelken açacaksın, ha baktınız olmadı zaten kafanda başka biri varmış o kanaldan devam edersin.
0
kizil karga
(07.02.26)
Âşık olsan gözün arkadaş falan aramaz arbreeeeeeee iki kişinin bindiği tır değildir.
+3
muhayyer divan
(07.02.26)
Abi aşık olduğun kız geçen kavgalik olduğunuz ve senin intikam alma soruları sorduğun kiz değil mi?
Vallaha bu kız ile herhangi bir şekilde evlenirsen bizleri çağır çeyrek takalım çünkü bu olayın oluru yok neredeyse iki sene olacak kiz sana bir kere bile evet demedi.
Ne yap bilemem de senin şu kiza takılmayı birakman lazım, aşk tek kişi yaşanmıyor.
Bak bu kiz da mühendis işte tam senlik, bence git gör.
+2
logisticsmanager
(07.02.26)
ortam bu kadar yanlış anlaşılmaya müsaitken neden arkadaş olmaya zorluyorsunuz çok manasız.
+4
iwillsee
(07.02.26)
logisticsmanager, intikam almayacaktım, sadece aynı saygısızlıkla karşılık vermeyi düşündüm ama aramız iyi olunca uzatmadım. Ben de farkındayım o noktaya gelemediğimizin. Ben de takılmayı bırakmak istiyorum zaman zaman ama olmuyor. 1 yılda unutamadığımı şu an hiç unutamam. Mühendis kıza duygum 0. Tamamen ev iş arasında yaşadığım için aktivite için konuşmayı düşündüm.
-7
🌸arbre
(07.02.26)
kizi ve annesinin sevgililik beklentisi var ise ve siz başkasına asıksanız neden bu kızla buluşup kizin ileri de mutlaka üzüleceği bir durum yaratıyorsunuz. bu olay sonunda anneniz ve arkadasinin da araları bozulacak zaten.

asik oldugunuz kızın size yuz vermeyip siz de ilgiyi baska yerden rakip kendi özgüveninizi tazelemek istiyorsunuz gibi. yapmayın
+8
oscar
(07.02.26)
oscar, ilgi istemiyorum, tamamen arada buluşup bir şeyler yapmak için. Kahve içmek, konsere gitmek, gezmek...
-7
🌸arbre
(07.02.26)
kızla siz görücü usulü eşlenmişsiniz artık. tanımadığın ama ailenin tanıdığı kızı eklemeyeceksin, hele "aktivite" için hiç eklemeyeceksin. yanlışsın, yanlış yapmışsın. şimdi kızla buluşup, ciddi ciddi bi ilk görüşme yapman lazım. bundan sonrasında o gçrüşmeyi yapar da olumlu ilerlemezsen annen bir arkadaş kaybedecek, bolca dedikodulara konu olacak.

bir de cevaplara yazdıklarınızdan anlıyoruz ki, özrü kabahatinden büyük derler ya, o hesaptasınız. kızla flört, etkinlik buluşma ama ciddiyet? yok. bir yaştan sonra eşraf kızıyla bunlar olmaz. iş arkadaşınla olur, dans kursundan, seramikten filan olur.

geçmiş olsun.
+2
klassno
(08.02.26)
Ya böyle kendini şartlama. Belki bu kız daha çok hoşuna gidecek muhabbeti saracak. Aşk platonik mi kaldı olm lisede miyiz? Takıl kızla yumul
+1
Hallegadola
(08.02.26)
Hallegadola, yok gitmez o açıdan beğenseydim 10 kere buluşurdum, sadece arkadaş olarak görüyorum
-3
🌸arbre
(08.02.26)
halihazırda birine aşıkken , sizden hoşlanan yada bu anlamda beklentisi olan biriyle görüşmeye gitmeniz bence mantıklı değil, hem siz kendinizi kötü hissedeceksiniz hem de karşı tarafın niyeti zaten belli ve o o açıdan yaklaştıkça siz yine arkadaşça davranmaya çalışarak denge korumak zorunda kalıp hem yorulup hem de kendinizi tuhaf pozisyona sokacaksınız. ayrıca niyeti bu denli netse karşı tarafın sizin gitmeniz bile ona umut vermek olacak ki burada kız zaten üzülecek ve sebebi olacaksınız.
+1
darthvader
(09.02.26)
(9)

Erkekler niye istediğini giyemiyor?

yurtsuz john
Kadınlar takıp takıştırıyor, sürüyor sürüştürüyor ama bizde yok. Yaz sıcağında kadınlar askılı atletle biz tişört, gömlekle.İniyorum plaja bütün erkekler dize kadar şort kadınlarda tanga. Ben de giymek istiyorum g-string neden giyemiyorum? Hayret bir şey ya. Şaka yapmıyorum bu cinsiyet eşitsizliğind
Kadınlar takıp takıştırıyor, sürüyor sürüştürüyor ama bizde yok. Yaz sıcağında kadınlar askılı atletle biz tişört, gömlekle.

İniyorum plaja bütün erkekler dize kadar şort kadınlarda tanga. Ben de giymek istiyorum g-string neden giyemiyorum? Hayret bir şey ya.

Şaka yapmıyorum bu cinsiyet eşitsizliğinden rahatsız oluyorum.
+4
yurtsuz john
(07.02.26)
G-string giymeye birileri cesaret etmeli ki dönemin modası olsun. Çığ da en başında kartopudur. Sen giyersen peşinden geliriz.
+3
yakalayamadığın.ışıklar
(07.02.26)
Abi götüne güvenen giyebilir aslında.
+4
kizil karga
(07.02.26)
Atletle gezebilsek bana yetecek halbuki :)
0
antihero
(07.02.26)
Ben sırt dekolteli bir şeyler giymek istiyorum ama. Toplum buna hazır değil
+1
kisa
(07.02.26)
kimse giymiyor diye giymemek mevcut düzene destek vermektir. ilk siz giyin. bu yolda dönenler, yar göğsüne baş koymadan düşenler olur elbet ama en azından yolu açarsınız
+4
juliette
(07.02.26)
Bi dene istersen :) neden bu konuda öncülük yapmayasın mesela...
-1
muhayyer divan
(07.02.26)
bence herkes istediğini giymeli +1. hatta androjen bir çağa çok okeyim ben.

Ama tabii g string giyip de bize de g dayatıp, giymezsek de kafamızı keseceksen itiraz ederim. zihniyetine tepki gösteririm.
+2
eileengray
(07.02.26)
şu kadınları bir salın arkadaş. ne giyerse giysin. sen bu işi başlat arkandan gelen olur. 1 2 kişi bakar sonra normalleşir.
+2
mikahakkinen
(07.02.26)
Kadınlar istediğini giymek için mücadele etti ve aldı. Niye bizim kucağımıza düşmüyor demek yerine siz de mücadele edebilirsiniz.
+1
peki madem
(07.02.26)
(9)

Hayatı ıskaladığınızı düşündüğünüz anlarda

yakalayamadığın.ışıklar
Nasıl harekete geçiyorsunuz?
Nasıl harekete geçiyorsunuz?
0
yakalayamadığın.ışıklar
(07.02.26)
'bu mal yaptıysa ben de yaparım' diyorum kendi kendime.
+4
yurtsuz john
(07.02.26)
hayatın nasıl yaşanması gerektiğinin bir kuralı yok. dileyen dilediğini yapmakta özgür.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.02.26)
Hayatı dolu dolu yaşayanlar da ölecek.
-2
HellKeePer
(07.02.26)
İşte birisi dolu dolu yaşamış olarak ölüyor birisi tam tersi, ya da o kadar olmasa bile ukde kalıyor birçok şey. Aynı mı yaşamış oluyor ki bu ikisi?
0
🌸yakalayamadığın.ışıklar
(07.02.26)
Sanırım Maslow'un şöyle bir sözü vardı: Hayatı kendi yeteneklerini yaşamamak üzerine kuran insanlar aldıkları her nefeste verdikleri kararın yorgunluğunu yaşarlar gibi bir şeydi. Hayatı kendin olarak yaşamadığın sürece cidden çok yorucu ve sinir bozucu bir yapılacaklar listesi halinde uzuyor önünde. Hem çok kısa hem çok uzun. Ama kendini gerçekten tanıyıp ne istediğine karar verdiğinde gerçekten yaşadığını hissediyorsun. Kendini tanıma meselesi apayrı bir parantez tabii.
+1
sekizdokuzon
(07.02.26)
Yaptığım ilk şey bunu düşünmemek. Geride kalan hiç bir ana pişmanlıkla ahla vahla yaklasmiyorum.
Ben de on yaşındayken deprem oldu her şeyimizi kaybettik. Eski hayatımdaki her şey bir günde geride kaldi. Böyle bir şey yaşanmasa bambaşka bir hayatım olurdu. Senelerce toparlanmaya çalıştık. Ben de kaç yılı iskaladim. E bu senin elinde değildi ki denilebilir ama fark etmez. Belki yapılabilecek farkı şeyler vardı ülkeden gitme şansımiz de vardı tercih etmedik. Netice aynı yere çıkıyor. Yıllar geçti gitti.
Çocukluğu ilk gencligi iskaladim diye dusunebilirdim ama düşünmüyorum. O öyle bı donemdi.
Bunlari yaşamak da bana şuan bambaşka bir stil edindirdi. Mis gibi hayat yaşıyorum. Tüm onceliklerim cogu insandan farkli.

Şimdi sadece önüme bakıyorum. İstediğim her şeyi yapıyorum. Ama bugün yine benzer bir şey yaşasam üç beş on yılım heba olsa, elli yaşımdan sonrası için nasıl guzel yasayacagimin pesinde olurdum.
+1
a perfect lie
(07.02.26)
Yurtsuz john+1.

Denemekten çekindiğim ne varsa yapanlara baktım.
+2
antihero
(07.02.26)
Hayatı sürekli olarak hem isteyerek hem istemeyerek ıskaladığım için böyle şeyleri kafaya takmıyorum. Hareket mareket yok otur aşşaa. O şekilde... ayaklarım çok ağrıyor hareket edince. Bebeklikten beri böyle.
0
muhayyer divan
(07.02.26)
Kendi sınırlarımın içerisinde en iyisi almaya çalışıyorum. Bunun sonu tabii. En iyisini yapmaya çalışırken basit olmaya da çalışıyorum.
0
put it in your appropriate place
(07.02.26)
(14)

Ne dinliyorsunuz?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Kulağınızda/kulaklığınızda/dilinizde ne çalıyor, dönüyor?Yıllar sonra Ozzy Osbourne- I just want you dinleyince bu şarkıyı dinlerkenki hislerim ve düşüncelerim ışık hızıyla geçti. Vaay be nidaları eşliğinde loop'a aldım. Sizde ne var bu gece? Buyrun: https://open.spotify.com/intl-
Merhaba arkadaşlar,

Kulağınızda/kulaklığınızda/dilinizde ne çalıyor, dönüyor?

Yıllar sonra Ozzy Osbourne- I just want you dinleyince bu şarkıyı dinlerkenki hislerim ve düşüncelerim ışık hızıyla geçti. Vaay be nidaları eşliğinde loop'a aldım. Sizde ne var bu gece?
Buyrun: open.spotify.com
0
Amaranta ursula
(07.02.26)
Teeee 1600'lerden 1700'lerden eserler dinliyorum hem de kocaman kocaman eserler. Dinledikçe heyecanım bir daha artıyor bir daha bir daha. Bu gece kısmet Mevlevî ayinlerinden açıldı. Evet.
-1
muhayyer divan
(07.02.26)
şu an böyle saçma şeyler:
youtu.be

bağımlılık yapıyor sona doğru.
0
eileengray
(07.02.26)
Bir instagram gonderisinde levent yuksel - yas denk geldi, hatirladim. Bi sure uzun yolda Levent yuksel dinlenecek mejjbur
0
üğpoıuy
(07.02.26)
Şu sıralar hep içinde handpan olan müzikler dinliyorum

music.youtube.com

Ya da böyle şeyler:

music.youtube.com
0
kullanicadi
(07.02.26)
George michael bilhassa su aralar
-2
Purple life
(07.02.26)
www.youtube.com

buna sardım
0
tabii lan manyak mısın
(07.02.26)
youtu.be

youtu.be

Bu aralar dinlediğim şarkılar bunlar
0
Hallegadola
(07.02.26)
Son zamanlarda en çok dinlediğim müzisyenlere baktım;
Saint Levant
Elyanna
Charlotte Cardin
Mem Ararat

Albüm albüm ya da karışık listelerini dinlediğim için şarkı olarak sabit bir şey çıkmıyor ama hepsinden en sevdiğim şarkıyı ekleyeyim;
Wazira
Yabn el eh
Meaningless
Keziyen yare
0
mutekebbir
(07.02.26)
youtu.be

Bana da bu dolandı,
0
a perfect lie
(07.02.26)
yeni albümleri çıkmış,
youtu.be
0
loch ness
(07.02.26)
birsen tezer'e takıldım yine.
+1
black holes in the sky
(07.02.26)
Porcupine Tree - time flies...
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(07.02.26)
(bkz: İhsan özgen)-
Remembrances of ottoman composers albümünü hatmediyorum bugünlerde. Overthinkinge aşırı iyi geliyor. Adeta zaman yavaşlıyor burası başka bir gezegen

Tam olarak bunu yazarken şu çalıyor

open.spotify.com
0
love and trust
(07.02.26)
şu sıra buna taktım.

seyyal taner - hata www.youtube.com
0
exlibris
(07.02.26)
(4)

en çok kampanya yapan, avantajlı akaryakıt firması ne?

m e b
iyi akşamlar. herhangi bir akaryakıt firmasına üyeliğiniz var mı?en avantajlısı GENEL OLARAK hangisi ve zorundalık haricinde kendi isteğinizle hangi amaçla üyesiniz?
iyi akşamlar.
herhangi bir akaryakıt firmasına üyeliğiniz var mı?
en avantajlısı GENEL OLARAK hangisi ve zorundalık haricinde kendi isteğinizle hangi amaçla üyesiniz?
0
m e b
(06.02.26)
opet tercih ediyorum ben.
0
summerjam0306
(06.02.26)
Türkiye Petrolleri vardı, sanırım bizim oradaki kapanıyor, Aytemiz olacakmış. Bakalım ne yapacaklar, son zamma kadar iyilerdi.
0
muhayyer divan
(06.02.26)
shell'e üye oldum devamlı oradan aldığım için ama verdiği puan komedi. 1 litre benzin 1, 1 litre lpg 0.5 puan veriyor 100 puan 1tl. 60 liraya 1 kuruş gibi yani. bi ilk üye olunca 200tl değerinde puan vermişti.

akaryakıt firmasından çok ödemeyi yaptığın kredi kartının kampanyalarına bak derim onlar genelde daha iyi. benim lpg tankı küçük olduğundan o da işime yaramıyor :D tek seferde 1500-2000tl harcama filan istiyor. boşaltıp fullesem bile o kadar lpg almıyor.

konum olarak en uygun istasyon shell, aynı istasyon po da olsa opet de olsa yine oradan alırdım muhtemelen. akaryakıttan puan kazanamadığım için ben diğer alışverişlerden kazandığım puanları akaryakıta harcıyorum genelde. son 2 ayda puan dışı harcamam 30 lira filan :D 99% puanlarla aldım. en son 410 küsür puan varken 450 liralık benzin aldım işte. son günü yaklaşıyordu puanların bitirmelik alışveriş yaptım. yoksa 400 alır yine full puan kullanırdım.
0
konetsu
(06.02.26)
petrol ofisinin her ay farklı firmayla puan kampanyası oluyor. garanti, axess bu ay worlde 350 puan var. her gün yol gittiğim için takipteyim.
0
mikahakkinen
(07.02.26)
(9)

Turkiyede kadinlar ve erkekler maasinin yuzde kacini harciyor?

lapaz
20-40 yas araligindakiler? Yani son nesil?
20-40 yas araligindakiler? Yani son nesil?
0
lapaz
(06.02.26)
Ben yüzde 50, erkeğim. Kadınların birikim yaptığını görmedim. Yüzde 100 ve eksiye düşme.
-6
arbre
(06.02.26)
29 erkek,

son 2 senedir %90-150 arası. önümüzdeki ay artıya geçecem bu ay sondu.
0
messina123
(06.02.26)
Yüzde kaçını mı harcıyor? Maaşından artırabilen varsa diye belirtmeliydin bence.
+1
muhayyer divan
(06.02.26)
40 yaş nasıl son nesil sdakh. 41 erkek, normal bir ayda %20-30. Tatillerin masrafını da koyarsan %30-40.

son nesil olarak tanıdıklarımdan bahsedeyim. sıfıra sıfır yaşıyorlar.
0
gabe h coud
(06.02.26)
yüzde 0. hepsi bana kalıyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.02.26)
nasıl bi ortalama bulmayı umuyorsunuz ki bu soru ile. çok değişken şartlar var.
istanbul mu konya mı
kira mı kendi evi mi
aile yanı mı şehir dışı mı
asgari ücret mi 50.000 ve üzeri mi
evli bekar mı
çocuk var mı yok mu

soru çok saçma.
+2
elorelia
(06.02.26)
%100+eksi bakiye+kredi karti
+1
ala09
(06.02.26)
gecen sene istanbuldan tasindim, tasinmadan once hic biriktiremiyordum.

su an maasimin yuzde otuzunu biriktirebiliyorum ama sosyal hayatim neredeyse yok. dogru duzgun kiyafet, kometik vs alisverisi yapmiyorum, fuzuli buldugum hicbir harcamaya girmiyorum. yaptigim buyuk masraflari 4-5 takside boluyorum, biri bitmeden yeni masrafa girmiyorum.

cok fazla disari cikmiyorum, haftada 1 defa belki disardan yiyip iciyorum, sigara kullanmiyorum ama alkol tuketiyorum onun masrafi var. platform abonelikleri, kitap, dergi, el isi vs gibi hobisel isler, kedilerimin masraflari ve kucuk seyahatler derken bile durdugum yerde bir suru para harciyor oluyorum malesef.

yani biraz harcamalarimi arttirirsam bu sefer dogru duzgun para birikmiyor. biriken parayla da bi bk yapilmiyor ya gerci, ama param birikmezse kendimi guvende hissedemedigim icin vazgecemiyorum biriktirmekten.

yas 32.
0
aferin cok iyi dusunmussun
(06.02.26)
bebek sonrası nefes alma ve yurtdışı planları sayesinde %100 e yakın gidiyoruz
0
kondansator
(07.02.26)
(8)

Arka bacakları tutmamaya başlayan kedi

nop
Yaklaşık iki yıldır bizim bahçede takılan erkek, sarman bir kedi var.Çok uysal olduğu için ve kendisine ait olmayan yavruları bile kollayıp yaladığı için olacak kendisine sempati duyuyorum.Özellikle havalar soğumaya başlayınca sürekli burnu akıyor. Kendini sıcak tutmayı başaramıyordu.Çok soğuk haval
Yaklaşık iki yıldır bizim bahçede takılan erkek, sarman bir kedi var.
Çok uysal olduğu için ve kendisine ait olmayan yavruları bile kollayıp yaladığı için olacak kendisine sempati duyuyorum.
Özellikle havalar soğumaya başlayınca sürekli burnu akıyor. Kendini sıcak tutmayı başaramıyordu.
Çok soğuk havalarda çalışma odama alıyordum ara ara.

İki ay önce duruşunda bir bozukluk oluşmaya başladığını farkettim. Arka bacakları X şeklinde, dizlerden birbirine bitişik duruyor. Biraz da topallıyor gibiydi. Arka bacaklarını kırıp oturacağına kuyruğu havada ön bacakları kırık değişik bir şekilde oturmaya başlamıştı.

Bunun üzerine belediyenin veteriner kliniğine götürdüm. Onlar da oradan bizde kalsın deyip Kısırkaya'ya gönderdiler. Birkaç gün sonra bir veteriner aradı. Duruşunda bir sorun görmedik ama enfeksiyonu var; tedavisine başladık dediler.
İki hafta sonra da kedi geri geldi.

Ama çok kilo vermişti ve daha bana doğru ilk yürüyüşünde arka kısmının yalpaladığını fark ettim. Hafif sarhoş gibi yürüyordu. Araçla yolucluktan oldu diye düşündüm ama maalesef durum daha da belirgin hale gelmeye başladı. İştahı da iyice azaldı. Kendi kendine su içtiğini de görmemeye başladım. İçeri aldığımda kullansın diye koyduğum kedi kumunu mama sanıp yemeye çalıştı; sanırım pek koku da almıyor; ağzına enjektörle jel mama veriyorum ara sıra.

Bunun üzerine özel bir veterinere götürdüm. Arka kısmını havaya kaldırıp el arabası gibi ön patilerinin üzerinde yürüttü, böbreklerini filan kontrol etti, göz bebeklerine baktı, kulaklarına baktı. Bir şey söylemek zor, nörolojik de olabilir, enfeksiyon da olabilir, travma (düşme, araç çarpması vs) da olabilir dedi. Birkaç çeşit toz, macun vs takviye verdi. Bunlarla bir bakın bakalım ne olacak dedi.

Belki faydası olur diye bir kafes aldım, üşümesin diye içeride tutuyorum. Ama her dengesini kaybetip poposunun üstüne düşmesinde çok üzülüyorum.

Böyle bir durum yaşamış olan, veya deneyimli birinden fikir sorabilecek kimse var mı diye burada sormak istedim.

Teşekkür ederim.
+5
nop
(05.02.26)
Röntgen filan çekmediler mi
0
Sadece soruyorum
(05.02.26)
FIP?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.02.26)
@SS : röntgen çekeriz dediler belediyenin veterineri teslim alırken ama sanırım çekmediler.

FIP belirtilerini böyle listelemiş bulduğum bir site:
Halsizlik +
Yetersiz beslenme +
Ateş (emin değilim)
Uyuşukluk +
Devam eden kilo kaybı +
Göz problemleri (göz sulanması, görme yetisinde azalma, gözde renk değişimi) - (fark etmedim)
Solunumda güçlük (zaten özellikle kışın kronik olarak burnu tıkalı oluyor)
Burun tıkanıklığı (zaten özellikle kışın kronik olarak burnu tıkalı oluyor)
Denge ve yürüme sorunları (maalesef bu var)
Göğüs ve karın boşluğunda sıvı birikmesine bağlı oluşan şişkinlik (böyle bir şey gözlemlemedim. veteriner de bakmış olabilir buna)


Eğer FIP ise oğlanın şansı yok mu demek oluyor? :'(
0
🌸nop
(05.02.26)
Fip'ten kurtulan kedi az oluyor maalesef. Fakat bacak duruşunun bu kadar tuhaf olması ama hekimlerin "bilememesi" çok tuhafıma gitti. Sanki görmezden geliyorlar, öyle bir sıkıntıyı nasıl anlayamazlar anlamadım. Kedilerin köpeklerin canına okuma devrindeyiz malum, emir mi aldılar naptılar bakmamak ya da tedavi etmemek için...
0
muhayyer divan
(05.02.26)
Fip olabilir. Islak kuru fip farklı belirtiler veriyor. Kurtulan kedi var mı? Var gibi son ignelerini oluyor sokak kedimiz. Kurtardı inşallah
0
topkapiaksaray
(05.02.26)
kedi muhtemelen fip, gs ilaci vardi eskiden sadece enjeksiyon olarak yapiliyordu ama cok pahaliydi.

artik tablet formlari var, petcore isimli, cok cok daha uygun fiyatli ve cogu hayvan kurtuluyor, en azindan bir sansi oluyor hayvanlarin.

gittiginiz ozel veteriner tahminen pek iyi bir klinik degil, dilerseniz bana mesaj atabilirsiniz, sizi isinin ehli bir klinige yonlendirebilirim, en azindan gorusursunuz.

not: veteriner teknikeri ve sokak hayvanlari gonullusuyum ama aktif olarak calismiyorum, ikinci meslegim.
+2
aferin cok iyi dusunmussun
(06.02.26)
Çok uğraştım.
İlacı bir şekilde temin ettim. Beş gündür aksatmadan veriyordum. İçeri alıp ısıtmalı, sakince uyuyabileceği yumuşak bir yer oluşturdum. Su içmiyordu,. günde birkaç kez enjektörle su.icirdim. belki bunu yer diyerek çeşit çeşit mamalar aldım, ayağa kalmadığı için elimle besledim. Durduğu odada yatıp kalkıyorum. Dün gece durumu ağırlaştı, sesli ve zor nefes almaya başladı. Gece yarısı veterinere götürüp göğsünden sıvı aldırdım. Umutlanmıştım eve dönünce biraz birşeyler yedi, nefesi de nispeten iyiydi.. ama bu gece yine kötü oldu. İnlemeye başladı. Bu gece vermem gereken ilacı mama yemediği için veremedim. Tekrar veterinere götürdüm gece yarısı.. ve.vedaşmak.zorunds kaldım.

Portik, dünyanın en efendi sarman kedisi, melek oldu.
Bahçedeki anılarımız kaldı bana.
Elime alır almaz mırlamaya başlayan, yattığı yerin yumuşak olması konusunds son derece seçici olan oğlan son beş gününü sıcak alttan ısıtmalı yün minderde geçirip gitti. Keşke daha erken fip denen şeyden haberim olsaydı ve iki hafta önce geceleri içeri almaya başladığımda ilaca başlasaydım. Veya iki ay önce burnunun aktığını gördüğümde antibiyotik, vitamin verseydim.. Keşkeler uzun süre zihnimi meşgul edecek.

Elveda Portik.
+5
🌸nop
(11.02.26)
çok üzüldüm keşke sonuç çok dah güzel olabilseydi. ama kendinizi suçlamayın çünkü binlerce lira para harcayıp her şeyinizi verseydiniz, erken fark etseydiniz bile fıp düzelmesi neredeyse imkansz bir hastalık. o yüzden ona yaşattığınız güzel anları düşünüp mutlu olmaya çalışın.
0
Sadece soruyorum
(11.02.26)
(9)

Toplumumuzda övülen objeyi verme isteği davranışı?

mikahakkinen
bu davranışın adı nedir? mesela üstümde güzel bir tişört var ve arkadaşım tişörtün güzelmiş dedi. bende istiyorsan vereyim dedim.bu davranışın adı nedir?neden toplumumuzda bu davranış var?örneğin hollandadan kuzenim geldi, üstündeki çok güzelmiş dedi, ben de vereyim mi dedim şaşırdı. sadece hoşuma g
bu davranışın adı nedir? mesela üstümde güzel bir tişört var ve arkadaşım tişörtün güzelmiş dedi. bende istiyorsan vereyim dedim.

bu davranışın adı nedir?
neden toplumumuzda bu davranış var?
örneğin hollandadan kuzenim geldi, üstündeki çok güzelmiş dedi, ben de vereyim mi dedim şaşırdı. sadece hoşuma gittiğini söyledim böyle bir talebim yok dedi. neden türkiyede herkes övgü alınca vermek istiyor anlamıyorum dedi.

nedir gençler bu hareketin adı?
0
mikahakkinen
(05.02.26)
Bu hareketin adı ne bilmiyorum ama bende de var o dürtü.
Bir kere pazarda birisi eldivenlerimin çok güzel olduğunu ve çok beğendiğini söyledi. Ben de " hediye olmasaydı size hediye etmek isterdim" dedim. Çok mutlu oldu, teşekkür etti.

Bu bende aşırı var, hemen hediye edesim geliyor.
0
rock n roll
(05.02.26)
Özgecilik? Diğergamlık? Bunlar çok kültürel kodlar. Yetiştiğimiz toplumun /habitusun sonucu. Ha bir de çoğunlukla doğu toplumlarına has.
+4
Amaranta ursula
(05.02.26)
yukarıdaki yorumlara katılmakla beraber (bağ kurmanın ve cömertliğin ötesinde) biraz da kişinin sosyal statüsünü sürdürme kaygısının sonucu olduğunu da düşünüyorum. hediye ekonomisi çerçevesinde biraz da (belki de bilinçaltında) karşılıklı güç ilişkileri kurmanın, altta kalmamanın bir yöntemi.
0
eileengray
(05.02.26)
Abi İranlılarda bu gibi durumlar için "Taarruf" dedikleri bi nezaket kuralı var çok acayip bir şey. Misal arkadaşın tişörtünü beğenince sen Taarruf gereği "kardeşim al senin olsun" diyorsun, o da yine Taarruf gereği kabul etmiyor ama sen yine ısrar ediyorsun karşı taraf da almamakta ısrarcı olmak zorunda alırsa eğer terbiyesiz biri gibi oluyor, yani adamlar bunun için bi nezaket kuralı geliştirmiş her yerde var demek ki böyle şeyler ama bu Taarruf biraz cins bir olay mesela İran'a gittin bi taksiye bindin şoföre "ben Türkiye'den geldim" dedin adam da İranlı Azerbaycanlılardan çıktı ve senden Taarruf gereği taksi ücreti istemedi, sen olmaz vereyim dedin o yine istemedi sen bu defa teşekkür edip indin araçtan, bu defa da sen terbiyesiz oluyorsun çünkü o taksi ücretini vermen gerekirdi adam nezaketen almak istemedi parayı, böyle enteresan şeyler var hayatta.
+4
kizil karga
(05.02.26)
digerkamlik iyiymis. gadasını almak da kullanilir belki, hani sikintin varsa cozeriz gibi, dert etme.

olayin temelinde nazar korkusu da olabilir biraz, hangi baskasinin gozu ilistiyse artik bana yaramaz kafasi, nasilsa basina bisey gelir iyisi mi vereyim, mevzu cozulsun.
0
cooperr
(05.02.26)
bende yok sanırım ama ''daha iyisi senin olsun'' derim hep. :))
0
cay sarhosu
(05.02.26)
bir konferansta tuvalette aynada ruj surerken, lubnanli bir kadina cantaniz ne guzel demistim, kadinla konferansta tanismamistik bile. hikaye tuvalette kadinin bana cantasini vermesi esyalarini orada hediye edilen bez cantalara koymasi ile sonlandi. cok israrli bir sekilde kabul etmedim ama karsi taraf baskin cikti. cok enteresan milletleriz gercekten.
+3
kassiopeia
(05.02.26)
www.instagram.com

Verdiğin örnekte "ihtiyaç sahibi" olunması durumu yok, bu noktada değişen dengeler var diye düşünüyorum. Örnekteki tişörtün güzelmiş diyen kişinin yapısına, bunu söylemedeki amacına, aranızdaki iletişimin tarzına göre değişebilecek bir anlamı var bence.
-1
muhayyer divan
(05.02.26)
gözü kalmasın, yoksa beğendiği şeyin başına iş gelir diye al senin olsun denir hemen. nazardan korkmaktan türemiş bi adet.
+1
antihero
(06.02.26)
(32)

Dindar hristiyan biriyle sevgili olur musunuz?

pembediken
Evli duyurucular da cevap verebilir bekar olsalardı naparlardi
Evli duyurucular da cevap verebilir bekar olsalardı naparlardi
0
pembediken
(03.02.26)
Olurum neden olmayayım.
-4
arbre
(03.02.26)
esim katolik. kayinpederim hristiyan demokrat partiden bakan :p
nema problema.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.02.26)
olmam
+1
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(03.02.26)
Benim hayatıma müdahale edene kadar evet, sonra hayır.
+4
kisa
(03.02.26)
din denen afyona bazilarinin ihtiyaci var.
eger esimin boyle birseye ihtiyaci var ise, beni baglamaz. kendisine iyi gelen ne varsa onunla ugrassin, burda kitabin cinsinin bir onemi yok. zaten asagi yukari hepsi ayni seylerden bahsediyor.
hayat boyle seylere takilmak icin cok kisa, "laissez faire"
0
cooperr
(03.02.26)
Asla.
+2
gabe h coud
(03.02.26)
Hayir. Herhangi bir seye aşırısı olanla yapamam. Din, spor, siyaset, hayvanlar, saglikli beslenme, alkol, komplo teorileri vs vs...
0
duster
(03.02.26)
Dindar ve kendi ülkesinin Akp'sine gönül vermişse sokağından geçmem; dindarsa merhaba-merhaba; inançlı ama inanç seviyesi 1-10 arası 4 ya da altındaysa o zaman olabilir ama tabii Hristiyan var Hristiyan var misal Protestan ya da Anglikan biriyle dindar da olsa sıkıntı yaşamam gibi ama Katolik dindar biri benim için sıkıntı yaratır, bunun Amish'i var var kılı var yünü var oralara girmiyorum bile. Ha Ortodoks kökenli Hristiyan bireyse o da nispeten sıkıntı bi tip olabilir. Kısacası sadece Hristiyan dindar olması tek başına anlamlı bir kriter değil.
0
kizil karga
(03.02.26)
direkt olurdum. +1000 puan.
-3
Purple life
(03.02.26)
Farklı adet, farklı kültür, farklı ritüel.
Hayat zaten yeterince zorken niye, bile isteye yeni yeni sorunlar edineyim ki?
Nikah kilisede mi kıyılacak? Annen gelecek mi nikaha ya da çocuğun vaftiz törenine?
gibi gibi
0
Mirket
(03.02.26)
Soran kişi olarak ben de cevap vereyim. Geçinmeye gönlü varsa anlayış varsa olurum.
0
🌸pembediken
(03.02.26)
hristiyan olanlardan zarar gelmedi ancak müslüman geçinen birisi evli çıkmıştı. tanıdığım en yalancı insandı. bu işler dinle belli olmuyor tabii ancak kendi deneyimime göre müslüman olan dindarlar sorunlu çıkıyor. şahsen uzak duruyorum.
+3
eileengray
(03.02.26)
Olmam. Arkadaşlık başka sevgililik başka, bana müdahale edip etmeyeceği bilinmez.
+1
muhayyer divan
(03.02.26)
Dindar biriyle yolum kesişmez ki. İş zaten oraya varmaz. Hadi zorladık oldu diyelim.
Sonuç yüksek ihtimalle bu olur:

www.reddit.com
0
yurtsuz john
(03.02.26)
ahlak,
tarikat,
atatürk,

kendisi ve ailesi bu kümelerin ne kadar içinde yada dışında kaldigina göre degişir.
0
designer
(03.02.26)
Hangi dine mensup olursa olsun dindar herhangi biriyle birlikte olmazdım. Seküler hayatı seviyorum.
+5
ekimoloji
(03.02.26)
Herhangi bir dine inanan biriyle işleri o noktaya getirmem zaten. Arkadaşlık başka ama sevgili olmam. Karışıp karışmaması da mesele değil, dünya görüşünde din kavramının olması yeterli sevgili olmamam için.
+1
Phoebe
(03.02.26)
mormon olmaz belki ama latin katolik veya istanbul ortodoxları olur.
0
klassno
(03.02.26)
Eşim Katolik. Babam Katolik. Büyürken de kendi evliliğimde de bir sorunumuz olmadı+1.
0
alice in potatoland
(03.02.26)
din tüccarları yüzünden bütün dinler istismar edilmişken. Herkesin dini kendisine deyip kafaya takmam.
0
Rao
(03.02.26)
birkaç sene önce görsem asla derdim. şimdi daha iyi bile olur diyorum.
-1
beatbox yapan metalci
(03.02.26)
Ben okuduğum kurgularda bile daralıyorum bu din işlerinden. Yani cevabim hayır.
+2
a perfect lie
(03.02.26)
Sevgililik dediğin nedir ki zaten, olurdum. Benim inancımla bir derdi yoksa evlilik bile düşünülebilir. Tabii genelde o kadar muhafazakarsa pek yanaşmaz böyle şeylere.
0
mbond
(03.02.26)
hayır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.02.26)
valla bu yasa gelip din islerinin hikaye oldugunu cozememis biriyle gercekten zor. daha baska neleri cozemedi acaba derim. yani ciddi ciddi inaniyorsa, dindarsa olmaz.

ama evrende bir kutsallik, bir ruhaniyet hissedip bunu oyle alisageldigi icin veya kulturel olarak dine kanalize edenler ok. ona takilmiyorum. ozetle koyu dindar hayatta olmaz, ama sirf inancli diye de sorun yapmiyorum.
0
antikadimag
(04.02.26)
dindar hristiyan, hele ortodoks hristiyan ile olurum ama o benimle sevgili olmak istemeyebilir çünkü türküz işte.
0
rain when i die
(04.02.26)
teoloji baglantili her soruda oldugu gibi yine insanimiz dincilik ile dindarligi karistiriyor.
ayrimini bir turlu yapamadik gitti.
+2
cooperr
(04.02.26)
bir de ermeniyse nikahi basardim. biz de dinliyiz kendimizce hizliresim.com
+2
ala09
(04.02.26)
@ala09 onlar kim :)
0
🌸pembediken
(05.02.26)
cooperr Karıştırmıyoruz hocam dinci dediğimiz tipin zaten denklemde yeri yok onun ben amk ama dindara karşı da çok hoş değiliz dünyaya bakışımız farklı.
0
kizil karga
(05.02.26)
@pembediken seyhim ve ben
0
ala09
(06.02.26)
Herhangi bir finin dindarı ile bir şey yaşayabileceğimi zannetmiyorum.
0
cay koy geliyorum
(06.02.26)
(5)

Miele dışında toz torbalı süpürge önerecek biri var mı?

suyin
Evde iki alerjik bireyiz. Miele alacaktım ama yılbaşı ile fahiş zam yaptılar, vazgeçtim. Hepa filtreli ya da Miele'ninki gibi güçlü filtresi olan bir süpürge arıyorum. Siemens, Bosch, Samsung gibi markalardan öneri gelir mi? Philips'le alakalı olumsuz yorum çok fazla ama onu da düşünebilirim. Sadece
Evde iki alerjik bireyiz. Miele alacaktım ama yılbaşı ile fahiş zam yaptılar, vazgeçtim. Hepa filtreli ya da Miele'ninki gibi güçlü filtresi olan bir süpürge arıyorum. Siemens, Bosch, Samsung gibi markalardan öneri gelir mi? Philips'le alakalı olumsuz yorum çok fazla ama onu da düşünebilirim.
Sadece bir odada halı mevcut, gerisi parke ve fayans.
0
suyin
(02.02.26)
Arnica çok kaliteli ürünleri olan yerli bir marka. Bi incele derim. Bizde çoooookkk eski bir modeli var, 25 yıllık desem yeri. O üründen çok memnunuz, hâlâ zevkle kullanıyoruz ama filtre falan yok onda. Bence bi araştır incele, bakarsın şahane bişey çıkar.
0
muhayyer divan
(02.02.26)
Evde 2 kedi var ve benim de kediye alerjim. Electrolux PD82-ALRG Pure D8 aldım HEPA filtreli, çok memnunum üstelik o kadar sessiz ki anlatamam. İlk fişe takıp çalıştırdığımda bozuk geldi sandım o derece )
+2
koskoca kirpi
(03.02.26)
Electrolux tavsiye ederim ben de, Bosch da var Philips de var ama onlara göre sessizliği mükemmel, çekişi de gayet başarılı.
+1
diabolus79
(03.02.26)
Bosch Serie 6 Pro Silence kullanıyoruz, hepa filtresi var, gücünü ayarlamak için veya çalıştırıp durdurmak için makinaya gitmeye gerek yok, direkt sapında uzaktan kumandası var oradan ayar yapılıyor, çekişi oldukça iyi, öneririm.
+1
kimlanbu
(03.02.26)
hem torbalı, hem dikine rowenta var bende. ikisinden de çok memnunum.
+1
co2s2
(03.02.26)
(1)

Sebepsiz silinmiş yazar nick'i ve başlık açma problemi

evimin paspasi
yetkili sözlük yazarından/yazarlarından konuyu kendilerine açıklayacak şekilde yardım istiyorum.
yetkili sözlük yazarından/yazarlarından konuyu kendilerine açıklayacak şekilde yardım istiyorum.
0
evimin paspasi
(02.02.26)
Kesin birilerinin bişeyine çok pis dokunmuş hatta ifşalamıştır. Duyuru'da da var haber vermeden silme olayı. Orada kesin böyledir.
-4
muhayyer divan
(02.02.26)
(11)

Kandil Simidini Kaça Aldınız?

lazor
En son aldığımda 30 lira falandı herhalde. Bugün Avcılar Tahtakale’de köşe başında uyduruk bir fırından kutusunu 120 liraya aldım. Kandil simidi buralara geldi mi yoksa avel tezgahtarın şaşkınlığına mı geldim?Kandiliniz kutlu olsun.
En son aldığımda 30 lira falandı herhalde. Bugün Avcılar Tahtakale’de köşe başında uyduruk bir fırından kutusunu 120 liraya aldım. Kandil simidi buralara geldi mi yoksa avel tezgahtarın şaşkınlığına mı geldim?

Kandiliniz kutlu olsun.
+1
lazor
(02.02.26)
100
+1
kisa
(02.02.26)
off ya 15-16 sene oldu kandil simidi yemeyeli, nasil ozledim tadini..
iyi kandiller..
+1
cooperr
(02.02.26)
Kandil simidi bireysel parayla mı alınıyor yav benim bildiğim şirketler personele dağıtıyor şeklindeydi.
+1
kizil karga
(02.02.26)
Ankara'da ortalama bir fırında tanesi 20 lira.
+1
kibritsuyu
(02.02.26)
ankara'da tanesi 30 liraydı bugün. iyi kandiller
+1
summerjam0306
(02.02.26)
Ankara'dayım, Yaşamkent'teki Çağdaş'tan tanesini 15 liraya almış oldum. Cici kandiller diliyorum 🌷🐞🎀
0
muhayyer divan
(02.02.26)
geçen kandil 90 tl ye almıştım. istanbul

15-20 liraya nasıl alınıyor ya? ankara'da farklı mı satılıyor?
istanbul'da 10'lu kutuda klasik 5 susamlı 5 sade şeklinde kutuda astılıyor.
prnt.sc

iyi kandiller
+2
exlibris
(02.02.26)
istanbul'un kandil simitleri daha küçük, daha kıtır, kuru pasta gibi bir şey.

ankara'da kandil simidi daha büyük, daha yumuşak olur. normal zamanda pastanede satılan ufak beyaz simitlerin tereyağlı ve mahlepli olanı gibi.

i.imgur.com

bu 20 lira. tek tek satılır, kaç tane istersen taneyle alırsın. 10'lu, 6'lı kutuları olur, o şekil çok gidiyor diye önceden kutuya koyup hazırlarlar ama satması pratik olsun diye. öyle satılacak diye bir standardı yoktur.

ben de "kutusunu almak" 100 lira, 120 lira diyenleri anlamamıştım şu açıklamaya kadar, 120 liraya simit mi olur diye, meğer paketli olarak satılıyormuş.
+1
kibritsuyu
(02.02.26)
Kutusunu 100 liraya aldım.
Eskiden 3-5 kutu alır dağıtırdım. efsane bir tat. Evde yapmayı da deneyeceğim.
Hayırlı kandiller
0
love and trust
(03.02.26)
kim kaça satarsa; çok severim kandil simidini; adedini 15-40 tl arasında aldım :)
0
sweetoffice
(03.02.26)
Eklemek istiyorum, yağından mıdır nesindendir bilmem ama hiç beğenmedim simitleri. Kötüydü.
0
muhayyer divan
(04.02.26)
(5)

Yapmayı Atladığım İşler Düşüncesi

rock n roll
Merhaba, Aklımda sürekli bu düşünce var. Yapmam gereken ama yapmayı unuttuğum ya da farkında olmadığım sorumluluklarım var mı acaba? Sırf bu düşünce yüzünden hiçbir işe odaklanamıyorum ve çok bunalıyorum. Yapmam gereken bir şey yok diye biliyorum ama zihnim ikna olmuyor. Ne yapmalıyım?
Merhaba,
Aklımda sürekli bu düşünce var. Yapmam gereken ama yapmayı unuttuğum ya da farkında olmadığım sorumluluklarım var mı acaba?

Sırf bu düşünce yüzünden hiçbir işe odaklanamıyorum ve çok bunalıyorum. Yapmam gereken bir şey yok diye biliyorum ama zihnim ikna olmuyor. Ne yapmalıyım?
0
rock n roll
(01.02.26)
Ben sürekli aklıma geldikçe alarm ekliyorum
O an müsait değilsem erteliyorum yoksa eğer müsaitsem o işi halledip kapatıyorum
0
spacevan
(01.02.26)
Bir haftasonunuzu bu işe ayirsaniz. Mesela günlük rutinlerinizi, iş hayatınızı, ailenizi, varsa beslediginiz evcil dostlarınızı, alışveriş planlarinizi, bütçenizi, yani kısaca kategorilere göre tüm hayatınızı düşünüp her kategori için de planlama tutsaniz. Belki bu kategorileri ayrı ayrı detaylı düşününce atladiginiz evet ya bu da vardı dediğiniz ama unuttuğunuz konular da hattınıza gelir. Veya zaten yaptıklarınız dışında atladiginiz bir şey olmadığını fark edip rahatlarsiniz.
0
egerbiryolcu
(01.02.26)
telefondaki not alma ya da yapılacaklar programını kullanmak ve bakıp bakıp "aaaaa yapacak bir şeyim yokmuş" demek iyi bir çözüm olabilir.
0
co2s2
(01.02.26)
Kendine hata yapma serbestiyeti, unutma hakkı gibi şeyler tanımama koduna sahipmişsin gibi hissettim. Bişey yapacaksan ama şimdi aklına gelmiyorsa sonra gelir. Sonra da gelmiyorsa ya öyle bir şey yoktur ya da yapılması gereken zamanda o kendini sana hatırlatır bir şekilde. İşte bankaların faturanı öde diye mesaj göndermesi gibi mesela.

Acaba kendine fazla mı yükleniyorsun? Olabilir mi?
-1
muhayyer divan
(01.02.26)
Bir rutine ihtiyacınız var gibi. Ayrıca fazla stres yapıyorsunuz sanki. Diğer arkadaşlar da demiş yapılacak işlerle ilgili günlük not tutabilirsiniz
0
pembediken
(01.02.26)
(1)

psikoterapist önerisi

anlamsiz geliyor
özellikle fagofobi çalışan ve başarıyla tedavi edebilecek yetkinlikte tercihen İstanbul içi yüzyüze çalışabilecek birisini arıyorum.
özellikle fagofobi çalışan ve başarıyla tedavi edebilecek yetkinlikte tercihen İstanbul içi yüzyüze çalışabilecek birisini arıyorum.
0
anlamsiz geliyor
(01.02.26)
Fagofobi çalışıyor mu bilmiyorum ama vaktiyle ben epey fayda görmüştüm, Psikolog Hasan Arslan.

www.instagram.com
youtube.com

Uzaktan terapi aldığım halde faydasını görmüştüm. Bence danışanı fagofobi açısından ferahlatacaktır, muhakkak bir bilinçaltı kodunun çözülmesi gerekiyordur, başarıyla halledecektir diye düşünüyorum. Geçmiş olsun.
0
muhayyer divan
(01.02.26)
(7)

Su tarz cocuk yetistirme

tantamount_to_equivalent
Alllah cikardi bu videoyu karsima, bizim bir akraba var aynen su sekilde cocuk yetistiriyor: https://x.com/jurnalhabertr/status/2017922375745233037 Cocuk surekli insanlara saldiriyor, gures, bogusma halinde. Anne, babasi da ilginc sekilde rahatsiz degil. Guluyorlar falan. Istedigi olmayinca agresifl
Alllah cikardi bu videoyu karsima, bizim bir akraba var aynen su sekilde cocuk yetistiriyor: x.com

Cocuk surekli insanlara saldiriyor, gures, bogusma halinde. Anne, babasi da ilginc sekilde rahatsiz degil. Guluyorlar falan. Istedigi olmayinca agresiflesiyor guluyor mu, ciddi mi, sakalasma mi anlayamiyorsun bile. "Cok simarik bu, biraz sert davranin buna" falan diyoruz bu sefer "bizim gibi pisirik, utangac olmasin, biz buyuklerin yaninda agzimizi acamadik, yabanci gelince odaya kacardik, cesur olsun, hakkini arasin" falan diyorlar. Cocugum falan yok. Hakli olma ihtimalleri var mi?
0
tantamount_to_equivalent
(01.02.26)
Okulda arkadaşlarını, ileride iş hayatında iş arkadaşlarını, oturduğu apartmanda komşularını zorbalamaz umarım.
+1
rock n roll
(01.02.26)
Bu yaptıkları şey, çocuklarının sosyal iletişimlerini değil önce duygusal ilişkilerini şekilendirecek bir şey. Babasına bunu yapabilen erkek çocuk partnerinde bir otorite davranışı gördüğünde ona da böyle yapacak. Annesine bunun yapabilen erkek çocuk kendisine bunları yapamayacağı her kadını kullanıp kullanıp atacak mesela. Bunları yapabileceği kadınlar seçtikçe de onlara şiddet gösterecek, bunun şiddet olduğunun bilincinde olmadan, çünkü bunu aile böyle öğretti.

Sosyal ilişkilerde de benzer şeyler olacak tabii. Ben istediğimi yapamadığım/söyleyemediğim herkese şiddet uygularım kafasında olacak.
+1
muhayyer divan
(01.02.26)
Ben şahsen çocuğumun böyle olmasını istemem. Ama bu anlayışa sahip ebeveyn sayısı da azımsanamayacak ölçüde. Toplumumuzda diğer insanların hak ve sınırlarına riayet etmemek yaygın bir davranış. Doğru düzgün bir hesap verme mekanizması da olmadığı için diğer insanların mağduriyetinde bir bedel ödenmiyor. Dolayısıyla bu insanlar bu tarz etkileşimler sonucunda karlı çıkan taraf oluyorlar. Hayatlarında gerek aileden alınan terbiye gerek kişilik özellikleri gereği bu insanlara karşı koyamamış insanlar da çocuklarının da benzer dezavantajlar yaşamalarını istemiyorlar.

Meşrulaştırmak için söylemiyorum ancak arka planda yatan mekanizma bana kalırsa bu şekilde.
0
but that was just a dream
(01.02.26)
Z kuşağından itibaren şehirli tayfa ebeveynler çocuklarını böyle yetiştiriyor.

Çocukerkil aile yazınca Google'da güzel tanımlamalar çıkar.


Bu çocukların büyümüş hali de antisoslal kişilikli oluyor işte. Trafikte bol miktarda karşımıza çıkıyor kural uyumsuzu tipler.
+1
Mirket
(01.02.26)
çocuk ileride senin benim çocuğa yönetici olacak at fava bekle.
0
WithWorth
(01.02.26)
haklı mı değiller mi bu çok garip bi soru, hatalılar orası kesin. bu çocuğu da bir gün akranları döver, dövmezse zaten bi şeye yaramayan biri olur çıkar.
0
klassno
(01.02.26)
böyle şeylerden utanmak yerine bir de övünerek sosyal medyaya atıyorlar, cidden tuhaf bir zamanda yaşıyoruz... kural tanımaz, nerede ne yapacağını bilmeyen çocuklar demek ki böyle yetişiyor... bu yetiştirilişle hakkını arayan yada pısırık olmayan biri değil, saygısızlığı meşrulaştıran bir ortam sunuluyor..
0
darthvader
(02.02.26)
(6)

Dans spor ilişkisi

muhayyer divan
SelamSporu dans gibi yapmak istiyorum. Bu işlerden anlayan var mı, kime danışılır bu iş? Olay şu, çook kilolu ve muhtemelen de tip 2 diyabetli olduğum için hem ortopedik hem de metabolik olarak kendimi harekete getiremiyorum, ağrılarım çok, hareket etmezsem daha beter olacak, spor yapmayı da o kadar
Selam

Sporu dans gibi yapmak istiyorum. Bu işlerden anlayan var mı, kime danışılır bu iş?

Olay şu, çook kilolu ve muhtemelen de tip 2 diyabetli olduğum için hem ortopedik hem de metabolik olarak kendimi harekete getiremiyorum, ağrılarım çok, hareket etmezsem daha beter olacak, spor yapmayı da o kadar tuhaf acaip ve anlamsız buluyorum ki, yüzme hariç spor da yapamıyorum (yüzmüyorum yani, yüzme hariç her şey anlamsız geliyor, dans çok daha anlamlı ve eğlenceli geliyor).

Benim gibi böyle ağrılı sıkıntılı bir kadına yavaş yavaş harekete başlatıp hareketi sevdirecek, hareketini ve enerjisini artırmasına yardımcı olacak, iskeletine çok yüklenmeden yapabileceği dans gibi bir spor arıyorum. Bu işin tıbbî bir uzmanlığı varsa (bence yoktur, keşke olsa) beni aydınlatır mısınız?

Line dance diye bişey çıktı karşıma, o uygun mu mesela?
-1
muhayyer divan
(01.02.26)
Step aerobik olmaz mı?

www.google.com

Yalnız anladığım kadarıyla grup derslerinde geri kalır ya da zorlanırsın. Eklemlerine binecek yükü en iyi sen bilir, durman gereken noktayı sen takdir edersin.

Onun için grup dersi değil de bilgisayar başında evde kendin başlaman için de şöyle şeyler var.

www.youtube.com
+1
Mirket
(01.02.26)
Evet evet grup dersi olmaz, anca bir doktor veya uzmandan görüş ve tavsiye alarak tek başıma başlarım diye düşünüyorum, zaten utangaçlık da var kolay kolay uluorta dans edemem :)

Fakat işte step aerobik pek dans değil gibi, müzikle uyumlu ve anlamlı hareketler olsun istiyorum :)

Göksu Tümaç iyiymiş yalnız, bakalım bakalım, güzel başlangıç 👏🏻👏🏻👏🏻🤌🏻🤌🏻🤌🏻🤌🏻
0
🌸muhayyer divan
(01.02.26)
Aradığınız şey barre olabilir, bale egzersizleriyle karışık esneme ve kardiyo hareketleri. Yakınınızda barre dersi varsa çok keyifli olabilir aslında. Ya da takip edebileceğiniz bir sürü video var. www.youtube.com

O olmazsa zumba var, hiç utanıp sıkılmadan derse gidebilirsiniz bence, benim kuzenim gidiyor, sınıfında her boyda her kiloda kadınlar var, çok eğleniyorlar. Ya da yine Youtube'dan yapabilirsiniz. www.youtube.com
0
kobuzchu kiz
(01.02.26)
Çok teşekkürler, zumba epey hareketli zıplamalı atlamalı bir şey, şu an için yapmam pek mümkün değil. Ufak hareketler lazım. Step gibi bir dans olsa çok tatlı olur. 👏🏻👏🏻👏🏻🌷
-1
🌸muhayyer divan
(01.02.26)
Kilonuz çoksa, kendi seçtiğiniz dans tarzı hareketler içeren bir sporla sakatlanma/kendine zarar verme ihtimaliniz yüksek olur. Bu sebeple, güvenli bir kiloya inene kadar yürüyüş öneriliyor. Eğlenceli bişeyler dinleyerek yürüyüş yapabilirsiniz mesela. toplayamadığımdan ara vererek yaptığım setler, sonrasında hiç zorlamaz oldu. Bir yaştan sonra kalp açısından da dikkat etmekte fayda var.
+1
lil siztah
(01.02.26)
Evet onu yapmaya da gayret ediyorum, anlamsız gelse de yapıyorum :)
-1
🌸muhayyer divan
(01.02.26)
(3)

Nohut yemeği ve şiskinlik

egerbiryolcu
Dün küçük bir kase nohut yemeği yedim. Tüm gece uyuyamadim şiskinlikten. Hâlâ da devam ediyor. Bu kadarı abartı değil mi??Çorek/ poğaca yemiştim evde yapılan. Bir de antibiyotik kullanıyorum. Ama bence en şüphelisi nohut gibi geldi bana. Mide olarak hassas biriyim ama merak ettiğim bu tür rahatsız e
Dün küçük bir kase nohut yemeği yedim. Tüm gece uyuyamadim şiskinlikten. Hâlâ da devam ediyor. Bu kadarı abartı değil mi??
Çorek/ poğaca yemiştim evde yapılan. Bir de antibiyotik kullanıyorum. Ama bence en şüphelisi nohut gibi geldi bana.
Mide olarak hassas biriyim ama merak ettiğim bu tür rahatsız eden yiyecekler sadece hassas midesi reflusu olanlari mi bu derece rahatsız ediyor yoksa genel olarak hassaslık olmasa da yaşıyor mu herkes?

Hayattan soğudum. Doğal yöntem var mı bu baskıyı geçirecek? Doktor birkaç ay önce reflü için birlac ilaç yazmıştı doktordan sonra kendime gelince ilaçları hiç kullanmamıştım. Böyle zamanlarda onları mi kullsnmaliyim?
0
egerbiryolcu
(01.02.26)
En şüphelisi antibiyotik kullanma sürecinde gıda diye yediğin ama bağırsak floranı çok yanlış oluşturan beyaz un, nişasta, şeker ve yağ birleşimleri. Şüpheliyi geç en yanlışı bu. Antibiyotik kullanma sürecinde beyaz un ve şeker muhakkak ve mutlaka sıfır olmalı ki doğru prebiyotik probiyotik alımını, doğru protein ve yağ miktarlarını ayarlayasın. Bağırsak florasını un şeker nişasta resmen hasta eder. Bu işi lütfen bir araştır. Nohut bunların arasındaki en masumu.
0
muhayyer divan
(01.02.26)
Bakliyatı gece suda bekletirken buzdolabına koyun. Pişirirken de oluşan köpüğü alın. Bakteri oluşumunu engellemiş olur, gaz sorunundan kurtulursunuz demişti, yanlış hatırlamıyorsam Ahmet Şef.
0
Mirket
(01.02.26)
Nohut ve poğaça şişkinlik konusunda çok masum değillerdir ama esas sorumlu antibiyotik gibi duruyor, benim de midem hassastır, antibiyotik almak zorunda kaldığımda muhakkak mide koruyucu kullanıyorum.
0
(01.02.26)
(8)

imamoğlu'nun kürt tarihi öğretilsin çağrısı

plastic_angel
vahim mi yoksa gayet ponçik bir talep mi?duyurucular ne düşünüyor merak ettim.
vahim mi yoksa gayet ponçik bir talep mi?
duyurucular ne düşünüyor merak ettim.
0
plastic_angel
(01.02.26)
Öğretilmeyen her şey ilahlastiriliyor. Öğretilsin nedir
0
topkapiaksaray
(01.02.26)
Bence goygoy olsun diye demiş, bir yere gitmeyeceğini kendisi de biliyor.

Kürt tarihi kime göre öğretilecek, türkler mi yazacak o mu okutulacak kürtler mi yazacak. O iş yaş.
0
tiredofwaiting
(01.02.26)
Olan şeyi öğretecek olsalardı iyiydi, olmayan, uydurulan, varmış gibi kabul ettirmek amacıyla uğraşılan bir şey bu. Selahaddin Eyyubi de Türktür ayrıca.
+2
muhayyer divan
(01.02.26)
goygoy +1
0
Rondak
(01.02.26)
özkürt özel'le birlikte dem parti'ye gidebilirler.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.02.26)
bunlar vatandaşın oturup tartışması için yapılan açıklamalar değil. iktidarın durumu kontrol etmesini engellemek, gündem belirlemesini önlemek için.

şu an havuz medyasına cayır cayır ''kürt seçmen akın akın cumhur ittifakına koşuyor'' haberleri yaptırılıyor.
0
yurtsuz john
(01.02.26)
siyasetçi bunlar, siyaset yapıyorlar. boş insanların, boş işi.

ekonomi, eğitim, sağlıkta yazılı politikalar (policy) açıklamadıkça pek ciddiye almamak lazım.
0
klassno
(01.02.26)
Kürtler 1000 yıldır falan bu topraklarda yaşayan, kendi dilleri, kültürleri ve tarihleri olan bir topluluk. Bugün Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde de sayıları 20 milyonlarla ifade ediliyor. 40-50 yıldır bu etnik topluluğun bağımsızlığı için mücadele eden bir terör örgütü var. Öyle ya da böyle binlerce insanın ölümüne sebep olmuş bir çatışma durumu var. Bu insanların kendi devletlerini kurmak istemelerini önlemek istiyorsak devleti onlara ortak etmemiz gerekiyor. Bu da bir Türk’ün sahip olduğu bütün hakları kayıtsız şartsız bir Kürd’e de vermek anlamına geliyor. Türk tarihi nasıl öğretiliyorsa Kürt tarihi de öğretilmeli. Nasıl her üniversitede Türk dili ve edebiyatı bölümleri varsa benzer bölümler Kürtçe için de olmalı.

Nasıl biz kendi kültürümüzü korumak, dilimizi ileriye götürmek, tarihimizi bilmek istiyorsak Kürtlerin de kendi kültürlerini, dillerini ve tarihlerini korumak istemeleri en doğal hakları.

Aksi takdirde yok oluyorsun çünkü. Tarihin olmayınca dilin olmayınca yok oluyorsun. Birileri gelip sana Kürt değilsin diyor mesela. Hayır abi ben Kürdüm, anam Kürt babam Kürt diyorsun ama yok tepeden inme biri geliyor sen Kürt kökenli Türksün diyor mesela. Başka biri geliyor mesela Kürt tarihi diye bir şey yoktur diyor. Bütün bunlar karşında insanların Kürt kimliğini korumak istemeleri kimseyi terörist yapmaz. İnsani bir taleptir bu.

Ben Türküm ve bundan memnunum. Birisi benim Türk kimliğimi yoksaysaydı eğer ya da tarihimi inkar etse, dilimi ve kültürümü hakir görseydi eğer kimliğime sahip çıkmak için elimden geleni yapardım.
+1
but that was just a dream
(01.02.26)
(12)

Sikayet eden insanlara katlanamiyorum

Purple life
Su an kendim de sikayet ettigim icin bir celiski oluyor, evet.Ama sikayet eden insanlara katlanamiyorum. Havadan sikayet edenler, isinden sikayet edenler wtfffKomik bir sekil de sikayet edebilirsin. Ama ciddi ciddi mutsuz olan insanlarin sikayetlerini dinlemeli miyiz? Bedava terapi veriyormusum gibi
Su an kendim de sikayet ettigim icin bir celiski oluyor, evet.

Ama sikayet eden insanlara katlanamiyorum. Havadan sikayet edenler, isinden sikayet edenler wtfff
Komik bir sekil de sikayet edebilirsin. Ama ciddi ciddi mutsuz olan insanlarin sikayetlerini dinlemeli miyiz? Bedava terapi veriyormusum gibi hissediyorum. Cözüm de istemiyorlar. Anlasilmak ve pohpohlanmak motive edilmek istiyorlar wtfff

Ben düsünce kimse kaldirmadi. Insanlar neden düşük hissedince birilerine yapisarak ayaga kalkma ihtiyacı duyuyorlar?
-4
Purple life
(01.02.26)
ben de katlanamıyorum. bunların bir de bir tık üstü var. şikayet ettiği şeye çözüm bulur, yol gösterirsiniz ama aksiyon almazlar. çünkü onlar o şikayetle yaşamaya alışmış onunla beslenirler. onu elinden alırsanız vasıfsız kalırlar.
+1
Rondak
(01.02.26)
@rondak, cook dogru. Aradiklari cözüm degil. Sadece anlasilmak ve sen de kötü hisset istiyorlar. Asiri toksik geliyor.
0
🌸Purple life
(01.02.26)
Benim de katlanamadigim şikayet ederler ederler sen en ufak bir şey paylaşırsın yav bunu mu taktın modunda gezerler veya dinlemezler. Bence bu davranışı da her şeyden şikayet edenler yapıyor olabilir.

İkinci kategori de güzel şeyler yaşayıp kötüymüş gibi yansitip yine her şeyden şikayet edenler. "Ataninca da dertler bitmiyor kuzum" "yurtdışında da her şey pahalı" "araba aldık ama masrafı çok" bla bla
+1
egerbiryolcu
(01.02.26)
+2
klassno
(01.02.26)
sürekli şikayet duymak yorucu olabilir evet. ben yine de şikayet eden insanları da anlıyorum. çünkü kimsenin hayatı kolay değil ve herkesin mutsuz olmak için bir sürü sebebi var. bu insanlar duygularını bastırırlarsa o kişi veya çevresi açısından çok daha kötü sonuçlanabilir. herkesin psikoloğa verecek parası yok ne yazık ki. neyse ki chatgpt çıktı da herkes onunla dertleşiyor ciddi ciddi. bence oldukça faydalı oldu bu konuda.

çözüm diye sunduğunuz şeyler de size çözümmüş gibi geliyor ama aslında bilmediğiniz başka detaylar ve etkenler olduğu için, o şey çözümü geç, ek sorun bile yaratabilecek bir şey olabiliyor.

bu insanlar negatif değil. hayatları gerçekten bok gibi. çenelerine vuruyor mecburen. ülkemiz hatta dünyamız nereye gidiyor farkında değil misiniz? gülüp oynayabilecek bir hayat yok.

basit dertleri olanlara ben de anlam veremiyorum ama bir şey demiyorum. onlar da hep pamuklara sarılı gibi bir hayat yaşayınca en ufak bir pürüzde sarsılıyorlar galiba. alışkın değiller hayatın kötü yönlerine. şey gibi... birisi 30 bin lira borcum var diye ağlıyor, diğeri de 30 bin lira borcum olsa zil takar oynarım diyor ya insta reelslarında. tam o durum. :d
+1
art cat chocolate
(01.02.26)
@art, ülkemiz dünya kötüye gidiyor olabilir ama herkes ayni yerde.
Benim de düsününce bir ton derdim var. Herkesin var.

Bir derdi bir kere iki kere dert edinirsin ve paylasirsin. Degistiremiyorsan uyum saglarsin. Ben mi cok hödük düsünüyorum?
-3
🌸Purple life
(01.02.26)
şikayet eden insanlara hep şunu diyorum bugün düşündükleriniz yarınlarınızı belirliyor. O yüzden güzel düşünün yarınlarınız da güzel olsun. Bir kitaptan alıntı ismini unuttum.
-1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(01.02.26)
@konusma, eger cözüm aramiyorlarsa niye dert anlatiyorlar? Bir degil iki degil.

Havadan sikayet etmek, işini sevmemekle ilgili şikayet edip durmak asiri immature.
-2
🌸Purple life
(01.02.26)
sürekli birlikte vakit geçirdiğiniz insanlar, sürekli birlikte geçirdiğiniz vakitte, sürekli şikayet ediyorlarsa evet oldukça bunaltıcı bir durum. bir de herkes benzer dertlerden muzdaripse. ben eskiden gazlamaya çalışırdım, artık bıraktım. sen nasıl istiyorsan öyle olsun, haklısın, doğru diyorsun, istediğini yap falan deyip geçiştiriyorum.
0
black holes in the sky
(01.02.26)
bir de şu var.

senin keyfin yerinde olduğu için, diğer insanların mutsuzluğu seni yoruyor. çünkü sen "o kadar da kötü değil ya hayat" düşüncesine kendini tam inandırmış ve biraz rahat hissetmeye başlamışken, hayatın kötü yönlerini duymak sinir bozucu olabilir. "hayat o kadar da kötü değil ne bu negatiflik, çok abartıyorlar her şeyi, mızmızlanmayı bıraksınlar artık yeter" gibi düşüncelerin oluyordur.

ancak sen de mutsuz modda olsaydın, diğer mutsuz insanlar seni rahatsız etmezdi. anlaşılmış hissederdin, "evet lanet olsun böyle işe yeter ya, bıktım artık bir işim de yolunda gitsin" falan diyerek sen de ona katılırdın. pozitif bir insan gördüğünde de o kişinin çok umursamaz, hayatı ve problemleri ciddiye almayan, sülalesi rahat, kaymak tabakadan biri falan olduğunu düşünür ve sinirlenirdin.

yani herkes bir döngüde aslında. bir ara pozitifiz, bir ara negatifiz. kendimiz gibi düşünmeyeni hemen damgalayıp kötülemek yerine, bir gün kendimizin de o noktada olabileceğini düşünüp anlayış göstermek lazım.
0
art cat chocolate
(01.02.26)
Doğal değil mi? Güçsüz hissediyorum, hayatta kalmaya ya da hayatta kalacağım hissine, o güvene ihtiyacım var, bunu da o güvene ve güce sahip birinden karşılamaya çalışıyorum. Bence gayet doğal. Doğal olması doğru veya iyi olması anlamına gelmese de doğal.

Bazı insanlar çok lüzumsuz şikayetçi ve olumsuzlar evet. Bazıları başkalarına verdikleri pozitif enerji ve manevi desteği kendilerine veremezler (ben) bazıları başkalarına da olumlu şeyler yansıtamazlar kendilerine de böyşe şeyler yaşatamazlar... Bu biraz bilinç, farkındalık, bilgi, değer verme meselesi. İnanç meselesi hatta, hatta hayat tecrübesi meselesi.

Bir de insan en çok görüştüğü 5 kişinin ortalamasıymış. Yakınında her gün görecek 5 kişi bile olmayanlar var. Olanların da olumsuz/kötümser olduklarını düşünürsek bu vaziyet virüs gibi yayılır tabii.

Her anlamda çok çok zor şartlarda yaşıyoruz, birbirimize destek vermezsek bırakalım başkalarını, kendi geleceğimiz için yaşama ihtimalimiz olan iyiliği engellemiş oluruz, kendimize zarar yani. Evet insanların olumsuz hallerine besin olmayalım tamam ama bizde olan gücü veya olumlu enerjiyi çevreye saçabilelim diye düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(01.02.26)
şikayet değil de ben çok söylenen insanlardan sıkılıyorum. bi yere gideceğiz mesela, zevkine bak ne söyleniyorsun? yola söyleniyor, arabaya söyleniyor, şoföre söyleniyor, gittiğin yerde söyleniyor otururken söyleniyor kalkarken söyleniyor. böyle fenalık geçirdiğim oluyor.
0
Sadece soruyorum
(02.02.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.